Pek çok farklı sebepten dolayı hastanın organlarından birinin görevini sağlıklı bir şekilde yerine getirememesi, kişinin hayat kalitesi düşüren ve çoğunlukla yaşam fonksiyonlarını etkileyen bir durumdur. Medikal tedavi yöntemleri ile iyileştirilmesi mümkün olmayan organın, transplantasyon yöntemi ile donörden alıcıya nakledilmesi organ nakli olarak tanımlanır. Organ bağışı sayesinde pek çok kişinin hayat kalitesi yükselirken, bir o kadarının da hayata tutunması sağlanır. Kronik organ yetmezliği gibi hayati durumlarda organ bağışı son derece önem kazanır. Gönüllülük esasına dayalı olmak üzere, 18 yaşın üzerindeki herkes organ bağışçısı olarak bir başka kişinin hayatını kurtarabilir. Kişi, hayattayken organ ve dokularını bağışlayabileceği gibi tıbben ölümü gerçekleştikten sonra da ailesi, organlarının bağışlanmasını sağlayabilir. Ülkemizde hâlâ oldukça düşük seviyede olan organ bağışı son derece önemli ve hayati niteliktedir. Özellikle kişinin hayattayken tıbben ölümünden sonra organlarını bağışlaması, kalp ve kornea gibi doku ve organların nakli için son derece önem taşır. Çünkü bu tip doku ve organlar, canlı kişilerden alınamaz. "Organ bağışı nasıl yapılır?" sorusuna geçmeden önce "Organ bağışı nedir?" sorusunun cevabını iyi anlamak gerekir.

Organ bağışı nedir?

Organ bağışı tamamen gönüllülük esasına dayalı tıbbi bir uygulamadır. Türkiye'deki tüm beyin ölümleri Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi tarafından takip edilir. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra ilgili hastanedeki organ nakli koordinatörü kişinin yakınları (öncelikli olarak birinci derecede yakınları) ile görüşür. Yakınlarının organ bağışı için onay vermesi üzerine kadavranın organları diğer hastalara yeni bir yaşam fırsatı sunmak üzere nakledilir. Kişi sağlıklıyken, ölümünden sonra organlarının bağışlanması için onay verdiyse nakil merkezi bu konu hakkında bilgi sahibi olur ve organların nakledilmesi için harekete geçer. Dolayısıyla organ nakli tamamen gönüllülük ilkesine dayalıdır.

Organların bir kısmı ya da tamamı, beyin ölümünden sonra başka kişilerin tedavisinde kullanılmak üzere bağışlanabilir. Bunun için kişinin 18 yaşını doldurmuş olması ve kendi hür iradesiyle organ naklini istiyor olması yeterlidir. Bağış için kişi, sağlık müdürlüklerine, yetkilendirilmiş özel ve devlet hastanelerine ya da sağlık ocaklarına başvurabilir. Organ bağışı formunun doldurulmasının ardından kişiye organ bağışçısı olduğuna dair kart verilir ve bu bilgi, Sağlık Bakanlığı'na ait Organ ve Doku Bağışı Bilgi Sistemi'ne girilir. Bu bilgiye bakanlık yetkilileri haricinde kimse ulaşamaz. Ancak organ bağışı kartının, tek başına bir hükmü yoktur. Kişinin bağışçı olması ve bağış kartını yanında taşıması, organ naklini gerçekleştirmeye yeterli değildir. Kişinin beyin ölümünden sonra yetkililer sistem üzerinden kişinin bağışçı olup olmadığını sorgular. Eğer kişi bağışçı ise, kartın varlığına bakılmaksızın doku ve organlar, diğer hastaların hayatını kurtarmak üzere kişinin ailesinden talep edilir. Ailenin kararı, bağışın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin kesin hükmüdür. Ancak kişinin organ bağışçısı olması, aile için vasiyet niteliğinde olduğundan genellikle ailenin karar vermesini kolaylaştırır.

Organ bağışının önemi

Toplum üzerinde organ bağışı hakkındaki en büyük korkulardan biri, kişinin organ bağışçısı olduğunun öğrenilerek kötü niyetli kişiler tarafından bu bilginin kullanılmasıdır. Bu tür gerçek olmayan söylentiler yüzünden pek çok kişi organ bağışından vazgeçmektedir. Kişinin organ bağışçısı olup olmadığını yalnızca Sağlık Bakanlığı yetkilileri bilir. Dolayısıyla herhangi bir kişinin, organ bağışçısı olup olmadığının üçüncü şahıslar tarafından öğrenilmesi mümkün değildir. Organ nakli canlıdan canlıya ya da kadavradan yapılabilir. Canlıdan canlıya organ nakli genellikle böbrek, karaciğer ve akciğer gibi organlar için uygulanır. Çoğunlukla aile içindeki kişiler arasında yapılan bu nakil tipi, hastanın hayati tehlikesinin olduğu ve ilgili organın nakil yolu ile yenilenmesi sayesinde iyileşme olasılığının belirlenmesinden sonra yapılır. Bu durumda hastaya gönüllü olarak organ bağışlayacak olan kişi, sağlık taramalarından geçirilir. Kan ve doku uyumu kontrol edilir. Bağışçı, tek böbrek ile hayatını devam ettirebileceğinden böbreğinin biri hastaya nakledilir. Karaciğer ve akciğer gibi organlar ise bağışçıdan tamamen alınmaz. Bunun yerine ilgili organın bir bölümü alınarak hastaya nakledilir. Organ bağışının önemi bu noktada ortaya çıkar. Canlıdan canlıya yapılan nakillerde, az da olsa bağışçı için risk bulunur. Bu durum organ bağışının ne denli önemli olduğunun da bir kanıtıdır. Toplum bazında yeterince organ bağışı olması durumunda canlıdan canlıya doku ve organ nakli oranı oldukça alt seviyelere iner. Donörün hayattayken bağışçı olması durumunda ilgili doku ve organlar, organ nakli bekleyen hastalar için büyük bir umut olur. Özellikle kalp ve pankreas gibi hayati organların nakli canlıdan canlıya nakli mümkün değildir. Bu organlara ihtiyacı olan kişilerin hayata tutunmasının tek yolu bağışçılardır. Kişinin beyin ölümünün gerçekleşmemesi durumunda organlarının alınması ise mümkün değildir.

Organ nakli ve beyin ölümü

Organ nakli, ancak donörün beyin ölümünün gerçekleşmesinden sonra yapılabilir. Beyin ölümü, beynin geri döndürülemez bir şekilde tamamen tüm fonksiyonlarını kaybetmesi ile gerçekleşir. Beyin ölümünün ardından kısa bir süre sonra tüm organlar canlılığını kaybeder. Suni olarak bedene oksijen gönderilmeye devam edilse de beyin ölümü gerçekleştikten sonra kişinin tekrar iyileşmesi ya da hayata dönmesi mümkün değildir. Beyin ölümü gerçekleşen kişi, tıbben ve yasal olarak ölü kabul edilir. Bu durum koma ve bitkisel hayat ile kesinlikle karıştırılmamalıdır. Kişinin beyin ölümünün gerçekleştiği, bir nöroloji ya da nöroşirürji uzmanı ve bir anestezi ya da yoğun bakım uzmanı olmak üzere toplam iki uzman hekim tarafından oy birliği ile karara bağlanır. Beyin ölümünün yazılı olarak raporlanmasının ardından organ bağışı için ailenin onayı talep edilir. Ailenin onayı, kişinin bağışçı olup olmamasından bağımsız olarak mutlaka alınır. Ayrıca kadavradan organ çıkarma işlemi de canlı ameliyatı gibi büyük bir hassasiyet ile yapılır ve operasyon sonrasında kesi mümkün olduğunca estetik dikiş ile dikilir.

Organ bağışı nasıl yapılır?

18 yaşını dolduran ve akıl sağlığı yerinde olan herkes organ bağışçısı olabilir. Gönüllülük esasına dayalı olan organ bağışında bağışçı olmak için sağlık müdürlüklerine, devlet ve özel hastanelerin organ bağışı koordinatörlerine ya da sağlık ocaklarına başvurulmalıdır. Bu noktalarda organ bağışı formu doldurulduktan sonra bağışçıya organ bağış kartı verilir. Kişinin bağışçı olduğuna dair bilgi, Sağlık Bakanlığı Organ ve Doku Bağışı Bilgi Sistemi'ne girilir. Bağışçının beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından son kararı aile vereceğinden organ bağışçısının, doku ve organlarını bağışlamak istediğine dair bilgiyi ailesi ile paylaşılması da son derece önemlidir. Kişi dilediği zaman aynı kurum ve kuruluşlara başvurarak organ bağışçısı olmaktan vazgeçebilir. Her yıl 3-9 Kasım tarihlerinde kutlanan organ bağışı haftası, toplum bazında organ bağışının öneminin anlatıldığı ve toplum bilincinin artırılmasının hedeflendiği bir dönemdir.

Siz de organ bağışçısı olarak, bir ya da birden fazla kişinin yaşama tutunmasına şans tanıyabilirsiniz. Organ ve doku bağışı hakkında en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak daha ayrıntılı bilgi alabilir ve ilgili yerlere başvurarak organ bağışçısı olabilirsiniz.

451