Organ nakli nedir? Hangi organ ve dokuların nakli yapılmaktadır?

Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Nefroloji ve Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Havva Asuman Yavuz, organ naklinin ne olduğu, organ nakli prosedürleri, bekleme süresi gibi merak edilen önemli sorulara yanıt verdi.

Organ nakli nedir? Hangi organ ve dokuların nakli yapılmaktadır?

Organ nakli, tedavisi tıbben mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görev yapamayacak  derecede hasar gören organların yerine, canlı ya da beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden alınan sağlıklı organın nakledilmesine denilmektedir.

Dünyada karaciğer, kalp, böbrek, akciğer ve pankreas, ince barsak nakilleri ve ayrıca; kan, kemik iliği, kalp kapağı, kornea, kemik iliği, deri, kemik ve pankreasın insülin salgılayan hücrelerin nakli de yapılabilmektedir.

Hangi yaş aralığındaki insanlar organ nakli için uygundur?

Nakil merkezlerinin çoğu, böbrek nakli alıcı adaylarına belli bir yaş sınırı koymazlar.  Hastalar, yaşlarından çok nakle uygunlukları yönünden göz önüne alınır. Örneğin, 70 yaş üzeri alıcı çok ince değerlendirilir. Bunun sebebi hekimlerin bu yaşın üzerindeki hastalara nakledilen böbreklerin “harcanmış” olduğunu düşünmeleri değil, bu hastaların nakil ameliyatını genellikle tolere edememe riski taşıması ve ameliyat sonrası böbrek vücut tarafından reddedilmesin diye verilen ilaçların bu yaş grubu hastalara çok ağır gelmesidir. 70 yaş üzeri alıcı çok ince değerlendirip nakil yapıldıktan sonra gayet sağlıklı olarak hayatına devam edebilmektedir. 

Organ nakli için nerelere başvurmak lazım? Gerekli şartlar nelerdir?

Türkiye’de bakanlık onaylı ve ruhsatlı yaklaşık 80 civarında böbrek nakil merkezi bulunmaktadır. Kişinin, herhangi bir böbrek nakil merkezindeki böbrek nakil koordinatörlüğüne başvurması yeterli oluyor. Gerekli şartlar nakil merkezlerinde detaylıca anlatılmakta, ayrıca internet üzerinden www.organ.saglik.gov.tr sitesinden tüm detaylara ulaşılabilir.

Organ nakli kimlerden yapılabilir?

Türkiye’de böbrek nakillerinin yaklaşık %80’i canlı donörlerden, %20’i kadarı da kadavradan yapılmaktadır. Bunun ana sebebi kadavra bağış oranlarının düşük olmasıdır. İspanya’da bu oran tam tersidir. Yani neredeyse 5 nakilden 4 tanesi kadavradan, 1 tanesi ise canlı donörden yapılmaktadır. Amerika’da ise bu oran yarı yarıyadır. Bizim ülkemiz adına sevindirici olan şey, akrabalarımız veya yakınlarımız böbrek yetmezliği olan yakınları için kendi böbreklerinden bir tanesini severek bağışlıyor. Yurt dışında bu oran çok düşük, o yüzden genelde kadavradan nakil yapılıyor. Ülkemizde ise bir yakınımızın beyin ölümü gerçekleştikten sonra nedense böbrekleri, kalbi ya da karaciğeri bağışlamaktan diğer ülkelere göre geri kalıyoruz. Yaklaşık %20 kadavradan nakil yapmamızın ana sebebi budur. Son dönemlerde Sağlık Bakanlığı’nın ve Türk Nefroloji Derneği’nin desteğiyle birlikte bu oran artmaya başladı ve bu oran %25’lere ulaştı. Bazı illerde kadavradan nakil hiç kabul olmamakla birlikte Bursa, Samsun, Antalya gibi bazı iller kadavra bağışı açısından iyi iller arasına girmektedir.

Kadavradan nakillerin gerçekleşmesi için ölümden sonra ne kadar bir süre geçmesi gerekiyor?

Beyin ölümü gerçekleşen kişi tıbbi olarak ölü demektir yani beyinde kan akımı durmuştur. Birkaç saat, en fazla 1-2 gün içerisinde, kalbi duracak ve defin işlemleri başlayacaktır. Beyin ölümü tanısı koyabilmek için beyin cerrahı, kardiyolog, nöroloji uzmanı ve yoğun bakım hekimleri bir arada ortak karar alırlar. Beyin kan akımı durduğu zaman zaten makine desteğiyle yaşayan kişinin vücut fonksiyonları birkaç saat içerisinde son bulmaktadır. Kalp atışı durduktan sonra maalesef organlar alınamıyor.

Nakil sonrasında kişilerin iyileşme sürecinde nelere dikkat etmesi gerekmektedir?

Nakil sonrası cerrahi işlemler iyi yapıldığında ameliyatlar hasta ve organ nakli ekibi için kolay ve sıkıntısız geçebilmektedir. Tabi burada cerrahi seçim ve ameliyattan sonraki takip çok önemlidir. Biz ameliyat olan hastanın 30 günlük bir sürede nakil yapılan şehirde kalmasını istiyoruz. Canlı vericiler 1 hafta içerisinde hastaneden taburcu olabilirken, kadavralardan yapılan nakillerde genelde 10 gün içerisinde hastaları taburcu ediyoruz. Haftalık kontrollerle birlikte, 1 ayın sonunda yapılan kontrollerin ardından hastanın memleketine dönmesini uygun buluyoruz. Bundan sonraki 3 ay, dışarıda kalabalık ortamlarda hastanın maske takmasını rica ediyoruz. Evde maske kullanmalarına gerek yok, ancak, steril bir ortam yaratmak oldukça önemli. En çok dikkat edilmesi gereken konu ise ilaç kullanımı oluyor. Verilen ilaçları eksiksiz ve saatinde almak çok önemli. Nakil yapılan hastanın sağlıklı bir şekilde yaşamına devam etmesi için ilaçlarını hekim kontrolünde ve düzenli şekilde kullanması gerekiyor.

9-13 Kasım, organ bağışı haftası ile ilgili söylemek istedikleriniz nelerdir?

Maide suresinde bir ayet var. Orada “Bir insana hayat veren tüm insanlığa hayat vermiş gibi olur.” diyor. Bir insana hayat verebilmek, böbreğimizin bir tanesini vererek onların yaşama tutunmasını sağlayabilmek dünyanın en güzel mutluluğu diye düşünüyorum. O insanın yaşadığını ve hastalıktan kurtulduğunu görebilmek anlatması çok zor bir hissi tetikliyor. Çünkü böbrek nakliyle diyaliz arasında dağlar kadar fark var. 40 yaşındaki ve diyalize giren bir kişi kabaca ortalama 8 yıl yaşarken, böbrek nakliyle bu kişi 25-30 yıl yaşayabiliyor. İş gücü açısından, topluma katılma açısından ve devlete maliyeti açısından da çok büyük bir fark var. Ülkemizde 60 bin civarında diyalize giren hasta var ve diyalizin yılda 20-25 bin dolarlık bir maliyeti söz konusu. Böbrek nakli ise bu rakamların çok daha altına yapılabilmekte ve maliyet anlamında kıyaslandığında, nakil işlemi diyalize göre cost efektif olarak karşımıza çıkıyor. En önemlisi ise, hastalar diyaliz makinalardan kurtulup hayatına devam etme şansını yakalıyorlar.