satır arası

Pankreas nakli; sağlıklı bir kişinin pankreasının cerrahi işlemle alınarak, pankreası işlevi bozuk olan bir kişiye nakledilmesidir. Pankreas nakli hakkında merak edilenler yazının devamında açıklanmıştır.

Pankreas Nedir?

Pankreas, midenin alt kısmının arkasında yer alan bir organdır. Pankreasın vücuttaki temel görevi kan şekerini düzenlemektir. Pankreastan salgılanan insülin hormonu, kandaki şekerin hücreye alınmasını ve böylece kan şekeri düzeyinin düşmesini sağlar. Açlık durumunda ise pankreastan salgılanan glukagon hormonu, şekerin vücuttaki depolardan kana karışmasını sağlar ve böylelikle kan şekerini yükseltir.

Tip 1 diyabet, pankreasın yeterince insülin üretemediği bir hastalıktır. Pankreas nakli de genellikle bu hasta grubuna yapılır. Ancak pankreas naklinin önemli yan etkileri olabileceğinden nakil işlemi diyabete bağlı ciddi komplikasyonları olan hastalara uygulanır. Komplikasyon oluşmayan hastalar, insülin tedavisi ile yaşamına devam eder.

Bazı durumlarda Tip 2 diyabeti tedavi etmek için de pankreas nakline başvurulabilir. Yine pankreas kanseri, safra yolu kanseri gibi kanser türlerinin tedavisinde de nakil işlemi tercih edilebilir.

Pankreas nakli, özellikle diyabete bağlı ciddi böbrek hasarı olan hastalarda böbrek nakli ile birlikte yapılabilir.

Pankreas Nakli Neden Yapılır?

Pankreas nakli, diyabet hastalarında normal seviyede insülin üretilmesi sağlamak ve kan şekerinin kontrolünü iyileştirmek için yapılır. Ancak pankreas nakli diyabet hastalarında standart tedavi değildir.

Pankreas nakli

  • Standart tedavi ile kontrol altına alınamayan Tip 1 diyabeti olan
  • Sık sık insüline bağlı hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) atağı yaşayan
  • Kan şekeri kontrolü zayıf olan
  • Böbreklerinde ciddi hasar bulunan
  • Tip 2 diyabeti olup İnsülin direnci düşük ve insülin üretimi az olan hastalarda pankreas nakli bir tedavi seçeneği olarak göz önünde bulundurulabilir.

Tip 2 diyabette hastalardaki asıl sorun, vücut hücrelerinin insüline verdiği yanıtta azalma olmasıdır. Genellikle insülin üretim miktarında bir azalma söz konusu değildir. Dolayısıyla bu hastalara sağlıklı bir pankreas nakledilse de hastalık ortadan kalkmaz. Tip 2 diyabet hastalığı tedavisinde pankreas naklinin tedavi olarak düşünülebilmesi için hastada hem insülin direncinin hem de insülin üretiminin düşük olması gerekir. Pankreas nakillerinin yaklaşık %10’u bu şartları sağlayan Tip 2 diyabet hastalarına yapılır.

Pankreas naklinin birkaç farklı türü bulunur. Bu türler:

  • Sadece Pankreas Nakli: Diyabeti olan ancak böbrek hastalığı olmayan veya böbrek hastalığının erken evresinde olan hastalara sadece pankreas nakli yapmak yeterli olabilir.
  • Kombine Böbrek-Pankreas Nakli: Diyabeti olan ve böbrek yetmezliği riski taşıyan hastalara aynı anda hem pankreas hem de böbrek nakli uygulanabilir. Bu işlemin uygulandığı hastalarda gelecekte diyabete bağlı ciddi böbrek hastalıkların görülme riski de azaltılmış olur.
  • Önce Böbrek Sonra Pankreas Nakli: Böbrek ve pankreas vericileri için uzun süre beklemesi gereken hastalarda eğer uygun verici (donör) bulunursa öncelikle böbrek nakli yapılabilir. Daha sonra uygun pankreas da bulunduğunda hastaya bu nakil de yapılır.
  • Pankreas Adacık Hücre Nakli: Pankreasta insülin hücre üretiminden sorumlu hücrelere adacık hücre adı verilir. Bu nakil türünde sağlıklı pankreastan alınan adacık hücreleri, hastanın karaciğerdeki toplar damarına enjekte edilir. Enjeksiyon işleminin birden fazla kez tekrarlanması gerekebilir.

Pankreas Nakli Nasıl Yapılır?

Pankreas nakli için sıra bekleyen hastalar tetikte olmalıdır. Çünkü uygun verici bulunduktan sonra 18-24 saat içerisinde naklin gerçekleşmesi gerekir. Dolayısıyla nakil bekleyen hastaların, doktorları kendilerine ulaştığında kısa sürede hastaneye gidebilecek durumunda olmaları önemlidir.

Nakil ameliyatı öncesi hastaya genel anestezi uygulanır. Dolayısıyla hasta ameliyat sırasında hiçbir şey hissetmez ve etrafının farkında olmaz. Hasta ameliyat sırasında entübe haldedir yani solunumu makineye bağlı olarak devam eder.

Hasta anestezi etkisi altına girdikten sonra;

  • Karnın ortasından aşağıya doğru bir kesi yapılır.
  • Vericiden alınan pankreas ve küçük bir bağırsak kısmı, hastanın karnın alt bölgesine yerleştirilir.
  • Vericiden alınan küçük bağırsak parçası hastanın mesanesine veya bağırsağına dikilir.
  • Vericiden alınan pankreas ise hastanın bacaklarına giden kan damarlarına bağlanarak beslenmesi sağlanır.
  • Hastanın kendi pankreası, sindirime yardım etmesi amacıyla yerinde bırakılır.
  • Pankreas nakli ile birlikte böbrek nakli de gerçekleştiriliyorsa, böbrekler de alt karın bölgesinde damarlara bağlanarak beslenmesi sağlanır.
  • Nakledilen böbreğe ait üreter (böbrekle mesaneyi birleştiren ince tüp şeklinde yapı) mesaneye bağlanır.
  • Hastanın kendi böbreklerinde enfeksiyon benzeri bir sorun yoksa eski böbrekler yerinde bırakılır.

Hastanın solunumu, tansiyonu, nabzı; ameliyat boyunca takip edilir ve bu yaşamsal göstergelerde bir sorun meydana gelirse hemen müdahale edilir.

Pankreas nakli 3 ila 6 saat arasında sürebilir. Hastaya pankreasa ek olarak böbrek nakli de olacaksa bu süre uzayabilir.

Ameliyattan sonra hastanın yapması gerekenler:

  • Birkaç gün boyunca yoğun bakım ünitesinde kalmak: İşlem sonrası hasta yoğun bakımda sağlık çalışanları tarafından sıkı gözetim altında tutulur. Bu süre boyunca hastada ameliyata bağlı komplikasyon gelişip gelişmediği, hastaya nakledilen organların çalışmaya başlayıp başlamadığı gibi konular takip edilir.
  • Bir hafta kadar hastanede kalmak: Hasta stabil hale gelip yoğun bakımdan çıktıktan sonra servise yatırılır. Burada hem hasta takip edilir hem de hastanın ameliyat yaralarının iyileşmesi beklenir. İyileşme sürecinde hastanın ayağa kalkıp yürümesi, kendi başına tuvalete gidebilmesi gibi becerileri kazanması da beklenen durumlardandır.
  • Sık sık kontrole gitmek: Hasta taburcu edildikten sonraki 3-4 hafta boyunca yakından izlenmeye devam eder. Bu süre zarfında hastayla ilgilenen doktor hastayı sık sık kontrole çağırabilir. Bu nedenle hastanın bir süre boyunca naklin yapıldığı hastaneye yakın yerde ikamet etmesi gerekebilir.
  • Ömür boyu ilaç kullanmak: Pankreas nakli sonrasında hastanın ömrü boyunca ilaç kullanması gerekir. Kullanılan bu ilaçlar bağışıklık baskılayıcı ilaçlardır ve hastanın bağışıklık sisteminin yeni pankreasa saldırarak hasar vermesini önler.

Pankreas naklinin başarı bir şekilde gerçekleşmesinin ardından tip 1 diyabet hastasının insülin tedavisine devam etmesine gerek kalmaz. Ancak hasta ve verici arasında yüksek uyum yakalansa bile organ reddi adı verilen bir durum gerçekleşebilir. Organ nakli, hastanın bağışıklık sisteminin yeni takılan pankreası yabancı olarak algılayıp saldırması sonucu oluşur. Hastada pankreas reddine bağlı oluşabilecek belirtiler:

  • Karın ağrısı
  • Ateş
  • Nakil bölgesinde aşırı hassasiyet
  • Kan şekerinde yükselme
  • Kusma
  • İdrar üretiminde azalma olarak sıralanabilir.

Organ reddi durumunun gerçekleşmesini önlemek için hastanın immünsupresif yani bağışıklık baskılayıcı ilaçlar kullanması gerekir.

Pankreas Nakli Riskleri Nelerdir?

Pankreas naklinde ameliyata bağlı bazı riskler vardır. Bu riskler:

  • Kan pıhtılaşması
  • Kanama
  • Enfeksiyon
  • Kan şekerinde yükselme (hiperglisemi) veya diğer metabolik problemleri
  • İdrar yolu enfeksiyonu gibi çeşitli idrar yolu sorunları
  • Takılan pankreasın yeterince işlev göstermemesi
  • Organ reddi olarak sıralanabilir.

Hastanın kullandığı bağışıklık baskılayıcı ilaçların da bazı yan etkileri vardır. Bu yan etkiler:

  • Kemik erimesi (osteoporoz)
  • Yüksek kolesterol
  • Yüksek tansiyon
  • Mide bulantısı, kusma, ishal
  • Güneş ışığına karşı hassasiyet
  • Ödem
  • Kilo alımı
  • Diş etlerinde şişme
  • Akne
  • Kıllanmada artış
  • Saç dökülmesi olarak sayılabilir.

Pankreas nakli Tip 1 diyabet hastalığı için standart bir tedavi olmasa da özellikle diyabete bağlı ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşan hastalarda önemli bir tedavi seçeneğidir. Hastaların nakil için uygun bir aday olup olmadığı öğrenmek, olası tedavi seçeneklerini tartışmak için donanımlı bir merkeze başvurması faydalı olur.

satır arası

734

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.