Ramazan’da açlık ve sinirli olma eğilimi

Psikolojik açlık nedir?

Ramazan aylarında gündemimizde olan konulardan belki de en önemlisi açlık ve açlık hissinin neden olduğu ruhsal durumlar. Bilindiği üzere 21 Haziran bulunduğumuz coğrafi konumda en uzun gün ve bu tarihe yaklaşırken günlerin uzaması oruç tutarken aç kalma süresinin daha uzun olmasına yol açmaktadır. Uzun saatler aç kalmak da ardından yorgunluk, sinirlilik, tahammülsüzlük gibi durumların gelmesiyle seyretmektedir. Açlık, insanlar için fiziksel ve psikolojik olmak üzere iki yönlü zorlayıcı bir durumdur. Fiziksel açlık, açlık hormonun yükselmesi ve tokluk hormonun düşmesi sonucunda vücudumuza gıda alma ihtiyacıdır. Bu durum yemek yedikten yaklaşık 4-5 saat git-gide artan bir şekilde kademi olarak belirir. Fiziksel olarak yaşadığımız bu açlık durumu olması gerektiğinden fazla ve kontrol edilemeyecek boyutlarda ise ardından bir sağlık sorunu çıkabilir. Böyle zamanlarda sorunun kaynağını bulmak için kişilerin bir sağlık kontrolünden geçmesi faydalı olacaktır. Fiziksel açlığa dayandırılamayan ve bir sağlık sorunu ardında barındırmayan diğer bir durum ise psikolojik açlıktır. Genellikle, bir stres faktörü sonrasında aniden ortaya çıkar. Duygusallığın boyutuna göre saldırırcasına yemek yeme ya da doyması gerektiği halde doyamama ile seyreder. Tüketilmek istenilen gıdalar genellikle besleyici değil; sağlıksız ve haz vericidir. Bu gibi durumlarda kişinin psikolojik olarak zorlandığı noktalar olduğu akla getirilmelidir ve bununla ilgili yardım alması faydalı olabilir.

Psikolojik açlık gündelik hayatı nasıl etkiler?

Ramazan ayında; fiziksel açlığın üzerine psikolojik açlığın eklenmesi, ayrıca yaz aylarında hava sıcaklığının yükselmesi fazla sinirli olmaya yol açabilir. Bunun bir sebebi biyolojik saatimizin şaşırması; böylece mutluluk ve stres hormonlarının salgılanmasında oluşan dalgalanmalar. Bir diğer sebebi ise, insanların günlük tahammül kapasitelerinin kısıtlı olması ve tüm enerjiyi açlık duygusuyla baş etmeye çalışarak harcamak. İstenmeyen duygu ve düşünceleri yönetmemizi sağlayan zihinsel dayanıklılığımız ramazan aylarında zayıf düşerek daha öfkeli tepkiler sergilememize yol açabilir. Sinirli tepkileri ortaya koymak ise sosyal bağlamda ilişkilerimize zarar verebilir.

Ramazan’da sağlıklı bir psikoloji için nelere dikkat etmek gerekir?

Ramazan ayında daha kaliteli bir süreç geçirmek için bazı durumlara dikkat etmek faydalı olacaktır.

  • Günde ortalama 8 saat uyku süresi önemlidir. Günlük iş ve hayat koşullarımıza göre bu süreyi iyi bir şekilde yönetmek için kişisel bir uyku planı hazırlamak faydalı olacaktır.
  • Gece sahur için uyanıldığında bu sürenin 30-40 dakikayı geçmemesi önerilir. Besleyici, tok tutucu, susatmayan gıdalar ile yapılan sahur sonrası 15 dakika dinlenme süresinden sonra tekrar uykuya geçmek için hazırlanmak faydalı olacaktır. Tok karnına uyumak mide problemlerine yol açabileceğinden yatma esnasında mümkün olduğunca kafa seviyesinin yüksek tutulmasında yarar vardır.
  • Sabah uyanıldığında ise mümkünse ılık bir duş alarak güne başlamak ruhsal bakımdan enerji kazanmamıza yardımcı olabilir. Bu şekilde sıcak hava koşullarına karşı da bir önlem almış oluruz.
  • Gün içinde gereksiz yere enerji tüketmekten kaçınmak ve gün içinde yapmamız gerek işleri dengeli bir şekilde dağıtmak da yardımcı olacaktır.
  • Sağlıklı bir psikoloji için sağlıklı fiziksel koşullar oldukça önemlidir. Bu yüzden stres artırıcı koşullara karşı işlevsel ve motive edici yöntemler geliştirmek daha rahat bir süreç geçirmeyi sağlayacaktır.