Ramazan ayı, uzun süren açlık ve susuzluk nedeniyle vücudun farklı bir düzen içerisine girdiği, buna bağlı olarak beslenmenin ve sağlığın daha fazla önem kazandığı bir süreçtir. Özellikle günlerin daha uzun olduğu yaz aylarına denk gelmesi durumunda oruç, 17 saate varan bir açlık süreci içermesi nedeniyle oldukça zorlu geçebilmektedir. Açlık ve susuzluğun haricinde Ramazan ayında tutulan oruç, sigara kullanan kişiler için de oldukça zordur. Özellikle de fazla miktarda ve sık olarak sigara tüketen kişiler için 16-17 saat gibi bir süre sigara içememek sinirlilik, titreme, huzursuzluk gibi sorunlar meydana getirir. Bu sorunlar nikotin bağımlılığının da birer göstergesidir. Bu nedenle sigara kullanan kişilerde Ramazan döneminde iftarın sigara ile açılması, iftardan sonra aşırı miktarda sigara içmek gibi davranışlar görülür ve bu yanlış davranışlar oldukça ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle bereket, huzur ve sabır ayı olan Ramazan ayında iftardan sonra aşırı miktarda sigara içmek yerine Ramazan ayı fırsat bilinerek sigara bırakılabilir.

Zararları çoğu kişi tarafından bilinen sigara, dünya çapında oldukça fazla tüketilen bir tütün ürünüdür. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan verilere göre yaklaşık olarak her 3 yetişkinden biri sigara kullanmaktadır. Ayrıca her yıl dünya çapında yaklaşık 4.9 milyon birey, sigara kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Akciğer kanseri başta olmak üzere sigaranın pek çok kronik hastalığın oluşumunda direkt olarak rol oynadığı, birçok hastalığın ise görülme sıklığını artırdığı bilinmektedir. Yalnızca sigara tüketenlerde değil, sigara içilen ortamda bulunarak buradaki kirli havayı soluyan kişilerde de pasif içicilik nedeniyle bu etkiler görülür. Bu nedenle gerek ülkemizde, gerekse tüm dünyada sigara kullanımı, vücut üzerinde pek çok olumsuz etkiye yol açabilen ciddi bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ramazan da sigara tüketimine ilişkin yapılan yanlışlar

Düzenli olarak sigara kullanan kişilerin, özellikle de Ramazan ayının bahar ve yaz dönemine denk gelmesi ile günün 17 saatine yakın bir süre boyunca açlık ve susuzluğa ek olarak sigara içememeleri söz konusudur. Sigarayı nadir olarak tüketen, günde yarım paketi aşmayan veya bazı günler sigara kullanmayan kişilerde bu durum çok büyük sorunlara yol açmasa da günde 1 paket ve üzerinde sigara içen kişilerde nikotin bağımlılığı üst düzeyde olduğu için bu kadar uzun süre sigara içmemek birtakım fizyolojik ve psikolojik sorunlara neden olabilir. Genel bir gerginlik hali, mutsuzluk, depresyon benzeri belirtiler, ellerde ve ayaklarda titreme, öfke hali gibi sorunlar bu kişilerde Ramazan'da sigara içememeye bağlı olarak görülebilecek belirtilerden bazılarıdır.

17 saatin sonunda sigarasızlığa tahammül etmekte oldukça zorlanmış olan kişiler genellikle iftarla birlikte art arda çok sayıda sigara içer, bazıları orucu sigara ile açar veya bir bardak su içtikten sonra yemek yemek yerine öncelikle sigara içer. Bu davranışlar oldukça yanlış olup ölümcül derecede ciddi sağlık sorunlarının oluşumuna zemin hazırlayabilir. Ramazan ayında iftardan hemen sonra bir bardak suyun ardından içilen 3-4 adet sigara, ani ritim bozukluklarına ve kalp krizine neden olabilir. Bunun sebebi karbondioksitin kanda aniden birikmesi sonucunda oksijen dengesinin bozulmasıdır. Buna bağlı olarak kalpte ritim bozuklukları meydana gelir ve bu da kalp krizine kadar varan sonuçlar doğurabilir. Ayrıca iftarda arka arkaya içilen sigaralar nedeniyle vücutta aşırı nikotin yüklemesi meydana gelir. Bu durum koroner damar spazmına zemin hazırlar, pıhtı oluşumunu hızlandırır ve kalp krizi riskinin artmasına sebep olabilir.

Ramazan ayında sigarayı bırakmak için neler yapılabilir?

Pek çok sağlık sorununun oluşumunda rol oynayan sigara tüketimi, ülkemizde ve dünyada giderek yaygınlaşmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada sigara kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybeden birey sayısının 2025 yılında 10 milyon civarına ulaşacağı öngörülmektedir. Sigarayı bırakmak, kişi kaç yıldır sigara içiyor olursa olsun sağlık açısından pek çok olumsuzluğun önüne geçilebilmesini sağlar. Kişinin iradesinin ve psikolojik bağımlılıkla verdiği mücadelenin başrolde yer aldığı sigarayı bırakma davranışı için Ramazan ayı, oldukça uygun bir dönemdir. İnsanlar üzerinde manevi etkisi oldukça büyük olan Ramazan ayı iradenin güçlendiği, sabır seviyesinin yükseldiği bir aydır. Oruçluyken hissedilen arınma duygusu, birçok kişide sigarayı bırakmaya yardımcı etkiye sahiptir. Yapılan araştırmalara bakıldığında da sigarayı bırakan kişilerin birçoğunun Ramazan ayında bıraktığı görülmektedir.

Sigara kullanan kişilere bakıldığında birçoğunun sigarayı bırakmak istediği, büyük bir kısmının hayatı boyunca en az bir kez sigarayı bırakmayı denediği ve başarısız olduğu görülmektedir. Bu noktada en önemli etken iradedir. Normal dönemde kişinin sigara içmesinin önünde herhangi bir somut neden olmadığı için bırakmak istese de son bir paket, son bir ay gibi ertelemeler nedeniyle başarısız olduğu görülür. Fakat Ramazan ayında oruç nedeniyle sigara içmenin tamamen imkansız olması, günün 17 saatinde sigara içme davranışının önüne geçer. Bu dönemde yalnızca iftar ve sahur arasında içilen sigara miktarının yavaş yavaş azaltılması ve tamamen bırakılması yılın diğer zamanlarına oranla çok daha kolaydır. Bu yüzden iftar ve sahurda ardı ardına sigara içmek yerine Ramazan fırsat bilinerek sigara bırakılmalı veya bir tek sigaradan fazlası içilmemelidir. Gerekirse bir sağlık kuruluşuna başvurularak sigaranın bırakılmasına yönelik fizyolojik ve psikolojik destek alınabilir.

Nikotin bağımlılığının tedavi yöntemleri nelerdir?

Sigarayı bırakmada rol oynayan en önemli etkenler irade ve motivasyon olmakla birlikte nikotin bağımlılığı ile mücadele eden kişilerde gerekli görüldüğü takdirde fiziksel destekleyiciler de kullanılabilir. Nikotinin yerine koyulması (nikotin replasmanı) şeklinde uygulanan tedavi, bu amaçla en sık uygulanan tedavi yöntemlerinden bir tanesidir. Bu tedavide birtakım medikal ürünler veya tabletler ile vücudun bağımlı olduğu nikotin karşılanır ve öncelikli olarak kişinin fiziksel anlamda sigaraya olan bağımlılığından kurtulması hedeflenir. Genellikle hafif düzeyde bağımlılığı olan kişilerde uygulanan bu tedavi yöntemi mutlaka hekim tarafından önerilmeli ve sadece bu tedaviye uygun kişilere uygulanmalıdır. Bunun dışında kalan tedavi yöntemleri psikolojik yöntemlerdir ve terapi, psikolojik anlamda sigaranın bırakılmasını destekleyici bazı ilaçların kullanımı şeklinde uygulanabilir.

Sigaranın bırakılmasını zorlaştıran etkenler genellikle psikolojik etkenlerdir. Sigara içen kişilerin birçoğunda nikotinin vücuttaki dopamin seviyesini yükseltmesi ve bu şekilde duygusal durumu iyileştirmesi nedeniyle sigarayı bırakmak zorlaşmaktadır. Bazı kişilerde çay veya kahve içmek, araba kullanmak, uzun yolculuklar veya yoğun iş temposu aralarında verilen molalar ile ilişkilendirilen sigara, bu davranışların oynadığı tetikleyici rol nedeniyle de bağımlılık yapar. Psikolojik tedavide tüm bu davranışlar ele alınarak sigarayı bırakmaya yönelik önlemler alınması hedeflenir. Tüm bu tedavi yöntemleri ve kişisel irade, özellikle de Ramazan ayının yardımcı etkisi ile birleştiğinde sigarayı bırakma üzerinde oldukça etkilidir. Eğer siz de Ramazan ayını fırsat bilerek sigarayı bırakmak istiyorsanız iftar ile sahur arasında tek bir sigaradan fazlasını içmemek, ayın yarısından itibaren sigarayı tamamen bırakmak gibi kendinize hedefler belirleyerek bu süreci başlatabilirsiniz. Bu dönemde tıbbi destek almak isterseniz bir sağlık kuruluşuna başvurarak sigarayı bırakmak ve buna yönelik tedavi almak istediğinizi belirtmeniz yeterli olacaktır.

9566