satır arası

Saç ekimi, saç dökülmesinin oluşması sonucu gereken bir işlem olup, erkeklerde ve kadınlarda sık görülen bir sorundur ve saçı dökülen bireylerin ruhsal sağlığını büyük ölçüde etkiler. Her sene saç kaybı nedeniyle tedavi alan hasta sayısında artış olmaktadır. Saç ekimi; saç köklerinin daha yoğun bulunduğu bölgelerden, saç dökülmesi nedeniyle saçsız kalan bölgelere nakledilmesi işlemidir. Saç ekimi, işlem yapılacak bölgelerin lokal anestezi yöntemiyle uyuşturulmasından sonra uygulanan küçük cerrahi bir işlemdir.

Saç ekimi kimlere yapılabilir? 

Saç ekimi, en sık olarak uzmanlar tarafından androgenetik alopesi adı verilen hormonal nedenlerden kaynaklanan saç dökülmesi durumunda uygulanır. Burada, dihidrotestosteron adı verilen hormon kritik rol oynar. Dökülmenin yoğun olduğu bireylerde ilgili bölgelerde bu hormona aşırı bir duyarlılık söz konusudur. Erkeklerde saçların büyük kısmı dökülse bile ensede bulunan saç kökleri, dihidrotestosterona duyarlı olmadığından buralardaki saçlar dökülmemektedir. Saç nakli de genellikle enseden alınan köklerin saçsız alanlara nakledilmesi şeklinde gerçekleştirilir. Bu sayede saç ekimi sonrası ekim yapılan saçlar hormonal etkilere duyarsızdır ve bunlarda hormonal nedenlerle dökülme olmaz.

Nadiren yaralanma, yanma veya ameliyat nedeniyle saç kayıpları yaşanabilmektedir. Bazı cilt hastalıkları da kalıcı saç dökülmesinden sorumlu olabilir. Bunlar arasında "dairesel saç dökülmesi" nedeni olan ve halk arasında saçkıran olarak bilinen alopesi areata en sık karşılaşılan durumlardandır. Kalıcı saç dökülmesinin nedenleri arasında uzun süreli hipotiroidi, tedavi edilmeyen saç mantarları, kafa derisini etkileyen sedef hastalığı gibi başka hastalıklar da bulunur.

Saç ekimi tedavisi, geri dönüşümsüz saç kayıplarında yapılır. Hormonal saç dökülmesi durumunda doktorlar genellikle önce bir tıbbi tedavi denemesi yapar. Kadınlarda ilaç tedavisi ile saçların tekrar çıkması sağlanabilirken, ilaçlar erkeklerde sadece dökülmenin durdurulması ve ileri saç dökülmesine karşı çözüm sunabilmektedir. Finasterid ve minoksidil etken maddesine sahip ilaçlar bu amaçla başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

Birçok hasta uzun sürelerle ya da ömür boyu ilaç kullanmak istememektedir. İlaç tedavisinin mümkün olmadığı ya da sonuç alınamadığı durumlarda saç ekimi yapılması planlanır. Bununla birlikte, hormonal saç dökülmesi söz konusu olduğunda, birçok doktor erken müdahalenin iyi sonuç vermediği kanısındadır. Bunun için hastaların en az 30 ila 35 yaşlarında ve saç dökülmesinin durmuş olması istenir. Çeşitli nedenlerle saç ekimi yapılamayan bireyler ise protez saç kullanabilirler. Protez saç kişiye özel tasarlanan doğal görünümlü bir tür peruktur.

Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

Saç ekim işlemi, temelde saçlı derinin farklı bir bölgesinden alınan saç telinin kökleri ile birlikte saçsız bölgeye yerleştirilmesi şeklinde özetlenebilir. Bu işleme yönelik geliştirilmiş pek çok teknik bulunur ve uygulama şeklinden, donör olarak kullanılacak alana kadar pek çok faktör tercih edilen tekniğe göre değişiklik gösterir. Bazı durumlarda saç ekiminde kullanmak üzere toplanan kıl kökleri yalnızca saçlı deriden elde edilirken bazı uygulamalarda göğüs ve sırt bölgesinde bulunan kıllar tercih edilebilir. Uygulamanın başarı ile sonuçlanması için ekimi yapılacak saç köklerinin doğru şekilde toplanması ve gerekli bölgelere büyük bir hassasiyetle ekilmesi gerekir.

Uygulama öncesinde işlemin yapılacağı bölgelere lokal anestezi uygulanır ve sonrasında saç köklerini daha iyi tespit etmek için çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılır. Bu işlem için bazı durumlarda uygulama bölgesinin tıraşlanması gerekebilir. Günümüzde saç köklerinin çıkarılması için sıklıkla mikromotor cihazlar tercih edilir. Yaklaşık 0.7 mm incelikte uçlara sahip olan bu cihaz ile saç kökünde bulunan folikül ve kökü çevreleyen doku, bütünüyle korunarak çıkarılır. Greft olarak adlandırılan bu yapı, işlem boyunca uygun koşullarda bekletilir ve toplama işlemi bittikten sonra her bir greft, saç ekimi yapılacak bölgeye özenle yerleştirilir. Bazı uygulamalarda saç kökünü yerleştirmek için saç ekiminin yapılacağı alanda öncelikle kanal açma işleminin uygulanması gerekir. Kanal açma işlemi, uygulama yapılan bölgede minimal doku hasarına yol açar ve bu nedenle işlemden sonra pansuman ve özel bakım ihtiyacı doğabilir. Saç ekim yöntemleri arasında en yenilerden biri olan DHI saç ekimi, dokuda kanal açma gibi girişimlere gerek duyulmadan son derece hızlı ve güvenli şekilde gerçekleştirilir. Diğer yöntemlere kıyasla pek çok avantajı bulunan DHI yöntemi günümüzde en sık uygulanan yöntemlerden biridir.

Kişinin kendi saç köklerinden saç ekimi

En yaygın uygulanan tedavi yöntemidir ve saç durumuna bağlı olarak saç kökleri başın arkasından tek tek (FUE yöntemi) veya bir doku şeridinin üzerinden alınır (FUT yöntemi) ve saçsız alanlara nakledilir.

Saç mikropigmentasyonu

Bu yöntem aslında bir saç ekim yöntemi değildir. Bu teknikle saç kökleri ve yapıları taklit edilerek saçsız alanlara renk pigmenti enjeksiyonu yapılır. Özellikle saçkıranda olduğu gibi bölgesel saç kaybı söz konusuysa kozmetik olarak iyi sonuçlar verir. Saç ekimi sonrası ek tedavi prosedürü olarak da saç mikropigmentasyonu tedavisi yapılabilmektedir.

PRP saç tedavisi

Bu yöntem, kişinin kendi kanının kellik olan bölgelere enjekte edilmesi şeklinde uygulanır. Öncelikle kişinin kolundan alınan kan, özel santrifüj cihazı kullanılarak bazı işlemlerden geçirilir. Bu teknikle büyüme faktörleri bakımından zengin özel bir serum elde edilir. PRP tedavisi saç dökülmesine çözüm olarak uygulanabileceği gibi saç ekimi sonrası nakledilen saç köklerinde büyüme oranını artırmak amacıyla da kullanılabilir. Saç nakli sonrası PRP tedavisi, daha iyi saç ekimi sonuçları alınmasını sağlar.

Saç ekimi sonrası saç bakımı nasıl yapılmalı?

Saç ekimi sonrasında ekilen saç köklerinin zarar görmemesi için;

  • İlk birkaç gün kafa derisini terletecek aktivitelerden kaçınmak gerekir. Çünkü ter nakledilen saç köklerine zarar verebilir.
  • Yine ilk günlerde uyurken ekim yapılan bölgelerin yastığa sürtünmesini engelleyecek pozisyonda yatılmalıdır.
  • İlk iki gün saçlar kesinlikle yıkanmamalıdır.
  • Üçüncü günden sonra saç bakımı ve yıkanma işlemi doktorunuzun önerisi doğrultusunda uygun pH’ya sahip şampuanlarla yapılmalıdır.

33064

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.