20'lik Diş Nedir? 20'lik Diş Çekimi Nasıl Yapılır?

20'lik Diş Nedir? 20'lik Diş Çekimi Nasıl Yapılır?

20’lik dişler, genellikle çenenin en arka kısmında çıkan üçüncü azı dişleridir. Bazı kişilerde sorunsuz şekilde çıkabilirken, bazı kişilerde yer darlığı nedeniyle gömülü kalabilir, ağrıya, şişliğe, enfeksiyona veya komşu dişlerde baskıya neden olabilir. 20’lik dişin çekilip çekilmeyeceği; dişin konumu, çıkma durumu, ağız sağlığına etkisi ve kişinin şikâyetlerine göre diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 84.748
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

20’lik Diş Nedir?

20’lik diş, ağızda en arka bölgede bulunan üçüncü büyük azı dişidir. Genellikle ergenlik döneminin sonları ile yetişkinliğin ilk yıllarında çıkmaya başladığı için halk arasında “20 yaş dişi” olarak adlandırılır. Her bireyde 20’lik diş çıkmayabilir azı kişilerde hiç oluşmazken, bazı kişilerde birden fazla 20’lik diş bulunabilir.

20’lik dişler, çenenin en arka kısmında yer aldığı için ağız içinde çıkacak yeterli alan bulamayabilir. Bu durumda diş tamamen çıkabilir, kısmen çıkabilir ya da gömülü şekilde çene kemiği içinde kalabilir. Özellikle çene yapısı dar olan kişilerde 20’lik dişler komşu dişlere baskı yapabilir, diş eti altında kalabilir veya enfeksiyona zemin hazırlayabilir.

Bazı 20’lik dişler hiçbir şikâyete neden olmadan ağız içinde sağlıklı şekilde yer alabilir. Ancak bazı durumlarda ağrı, şişlik, ağız açmada zorlanma, diş eti hassasiyeti, kötü koku, çene ağrısı veya komşu dişlerde baskı hissi oluşabilir. Kısmen çıkmış 20’lik dişlerin çevresinde yiyecek artıkları ve bakteriler birikebildiği için diş eti iltihabı ve çürük riski artabilir.

20’lik dişin çekilip çekilmeyeceği her hastada farklı değerlendirilir. Dişin konumu, çıkma yönü, çene içindeki yeri, komşu dişlere etkisi ve ağız hijyenini zorlaştırıp zorlaştırmadığı diş hekimi tarafından incelenir. Gerekli durumlarda panoramik röntgen veya farklı görüntüleme yöntemleriyle dişin durumu detaylı şekilde değerlendirilir.

Kısacası 20’lik diş, ağızda en son çıkan azı dişlerinden biridir. Her zaman sorun yaratmaz ancak gömülü kalması, yanlış yönde çıkması veya enfeksiyona neden olması durumunda diş hekimi tarafından takip ya da çekim planı yapılabilir.

20’lik Diş Belirtileri Nelerdir?

20’lik diş belirtileri, dişin çıkma şekline, çene içinde yeterli alan olup olmamasına ve dişin gömülü kalıp kalmadığına göre değişebilir. Bazı kişilerde 20’lik dişler herhangi bir belirti vermeden sorunsuz şekilde çıkabilir. Ancak bazı kişilerde yer darlığı, diş eti baskısı, enfeksiyon veya komşu dişe baskı nedeniyle çeşitli şikâyetler ortaya çıkabilir.

20’lik diş çıkarken en sık görülen belirtilerden biri çenenin arka kısmında ağrı ve baskı hissidir. Bu ağrı hafif başlayabilir, zamanla çiğneme sırasında artabilir veya kulağa, boğaza, başa ve çene eklemine doğru yayılabilir. Özellikle diş yanlış yönde çıkıyorsa ya da gömülü durumdaysa ağrı daha belirgin hale gelebilir.

Bir diğer belirti diş etinde şişlik, kızarıklık ve hassasiyettir. 20’lik diş kısmen çıkmışsa diş eti çevresinde yiyecek artıkları ve bakteriler birikebilir. Bu durum bölgede iltihaplanmaya, kötü kokuya, ağızda kötü tada ve dokunmakla hassasiyete neden olabilir. Diş eti şişliği ilerlediğinde ağız açmakta zorlanma da görülebilir.

Çiğneme sırasında ağrı da 20’lik diş belirtileri arasında yer alır. Dişin bulunduğu bölgede baskı oluştuğunda kişi yemek yerken rahatsızlık hissedebilir. Özellikle sert gıdalar tüketildiğinde ağrı artabilir. Bazı durumlarda karşı çenedeki diş, şişmiş diş etine temas ederek ağrıyı artırabilir.

20’lik dişler bazen komşu dişlere baskı yapabilir. Bu durumda arka azı dişlerinde hassasiyet, sıkışma hissi veya çene içinde basınç oluşabilir. Uzun süre devam eden baskı, komşu dişte çürük veya diş eti problemi gelişme riskini artırabilir.

Ağız kokusu ve kötü tat da özellikle yarı gömülü 20’lik dişlerde sık görülebilir. Dişin çevresinde temizlenmesi zor bir alan oluştuğunda bakteri birikimi artabilir. Bu durum ağız hijyenine dikkat edilse bile tekrarlayan kötü kokuya veya ağızda rahatsız edici tada yol açabilir.

Bazı kişilerde 20’lik diş sorunları çene ağrısı, baş ağrısı veya kulağa vuran ağrı şeklinde hissedilebilir. Ağrının kaynağı arka bölgede olduğu için kişi bunu kulak ağrısı ya da çene eklemi problemiyle karıştırabilir. Bu nedenle ağrının nedeni diş hekimi muayenesi ve gerekli durumlarda röntgenle değerlendirilmelidir.

20’lik dişle ilişkili enfeksiyon geliştiğinde yüzde şişlik, ateş, yutkunma güçlüğü, ağız açmada zorlanma ve genel halsizlik görülebilir. Bu belirtiler ihmal edilmemelidir. Enfeksiyonun ilerlememesi için vakit kaybetmeden diş hekimine başvurulmalıdır.

20’lik Diş Kaç Yaşında Çıkar?

20’lik dişler, genellikle 17-25 yaş aralığında çıkmaya başlayan üçüncü büyük azı dişleridir. Bu nedenle halk arasında “20 yaş dişi” olarak adlandırılır. Ancak her kişide aynı yaşta çıkmaz. Bazı kişilerde daha erken dönemde belirti verebilirken, bazı kişilerde daha geç yaşlarda çıkabilir ya da hiç çıkmayabilir.

20’lik dişin çıkma zamanı çene yapısına, dişin çene içindeki konumuna, genetik özelliklere ve ağız içindeki yer durumuna göre değişebilir. Çenede yeterli alan varsa 20’lik dişler sorunsuz şekilde ağız içine sürebilir. Ancak yer darlığı varsa diş tamamen çıkamayabilir, yarı gömülü kalabilir veya çene kemiği içinde gömülü şekilde kalabilir.

Bazı kişilerde 20’lik dişler ağız içinde hiç görünmese bile çene kemiği içinde bulunabilir. Bu nedenle ağrı, baskı hissi, diş eti şişliği, ağız kokusu, çene ağrısı veya komşu dişlerde sıkışma hissi varsa diş hekimi muayenesi önemlidir. Gerekli durumlarda panoramik röntgen ile dişin konumu değerlendirilir.

20’lik Diş Ağrısı Neden Olur?

20’lik Diş Ağrısı Neden Olur?

20’lik diş ağrısı, dişin çene içinde yeterli alan bulamaması, gömülü kalması, yanlış yönde çıkması veya diş eti çevresinde enfeksiyon gelişmesi nedeniyle ortaya çıkabilir.

20’lik dişler ağızda en son çıkan azı dişleri olduğu için çoğu kişide çene yapısında bu dişlere yeterli yer kalmayabilir. Bu durumda diş tamamen çıkamayabilir, komşu dişe baskı yapabilir veya diş eti altında sıkışarak ağrıya neden olabilir.

20’lik diş ağrısının en sık nedenlerinden biri gömülü veya yarı gömülü dişlerdir. Dişin bir kısmı ağız içine çıkarken diğer kısmı diş eti altında kalabilir. Bu durum, diş eti çevresinde yiyecek artıklarının ve bakterilerin birikmesine yol açabilir. Zamanla bölgede kızarıklık, şişlik, hassasiyet, kötü koku ve ağrı gelişebilir. Bu tablo diş eti iltihabı veya enfeksiyonla ilişkili olabilir.

Bir diğer neden ise 20’lik dişin yanlış yönde çıkmasıdır. Diş, dik şekilde çıkmak yerine yana, öne veya komşu dişe doğru eğimli şekilde ilerleyebilir. Bu durumda yanındaki azı dişine baskı yaparak çene ağrısı, diş hassasiyeti, baş ağrısı veya kulağa vuran ağrıya neden olabilir. Baskı uzun süre devam ederse komşu dişte çürük, kök hasarı veya diş eti sorunları gelişebilir.

20’lik diş bölgesinin temizlenmesi zor olduğu için çürük oluşumu da ağrıya yol açabilir. Diş fırçasının ulaşmakta zorlandığı arka bölgelerde plak ve bakteri birikimi daha kolay oluşur. Hem 20’lik dişte hem de komşu dişte çürük gelişebilir. Çürük ilerlediğinde sıcak-soğuk hassasiyeti, zonklama, gece artan ağrı ve çiğneme sırasında rahatsızlık görülebilir.

Bazı kişilerde 20’lik diş çıkarken diş etinde basınç ve gerilme hissi oluşabilir. Bu süreçte hafif ağrı, kaşıntı hissi, çene arkasında baskı ve diş etinde hassasiyet görülebilir. Ancak ağrı şiddetliyse, şişlik varsa, ağız açmakta zorlanma gelişiyorsa veya ateş eşlik ediyorsa enfeksiyon ihtimali değerlendirilmelidir.

20’lik diş ağrısı bazen çene, kulak, boğaz ve baş bölgesine yayılabilir. Bu nedenle ağrının kaynağı her zaman kişi tarafından net anlaşılmayabilir. Dişin konumu, gömülü olup olmadığı ve çevre dokulara etkisi diş hekimi muayenesi ve gerekli durumlarda röntgen ile değerlendirilmelidir.

Kısacası 20’lik diş ağrısı yer darlığı, gömülü kalma, yanlış yönde çıkma, diş eti iltihabı, çürük veya komşu dişe baskı gibi nedenlerle oluşabilir. Ağrı uzun sürüyorsa, şişlik, kötü koku, ateş, ağız açmada zorluk veya yutkunma güçlüğü varsa vakit kaybetmeden diş hekimine başvurulmalıdır.

20’lik Diş Ağrısına Ne İyi Gelir?

20’lik diş ağrısına iyi gelebilecek yöntemler, ağrının nedenine göre değişir. Dişin çıkma süreci, diş eti iltihabı, çürük, gömülü diş, enfeksiyon veya komşu dişe baskı gibi farklı durumlar ağrıya yol açabilir. Bu nedenle evde uygulanabilecek yöntemler yalnızca geçici rahatlama sağlayabilir ağrı uzun sürüyorsa veya şiddetleniyorsa diş hekimi muayenesi gerekir.

20’lik diş ağrısında öncelikle ağız hijyenine dikkat edilmelidir. Dişin bulunduğu arka bölgeye ulaşmak zor olduğu için bu alanda yiyecek artıkları ve bakteriler kolayca birikebilir. Dişler düzenli fırçalanmalı, diş ipi veya arayüz fırçası gibi yardımcı temizlik ürünleri hekim önerisine göre kullanılmalıdır. Özellikle yarı gömülü 20’lik diş çevresinde temizlik yetersiz olursa diş eti iltihabı ve ağrı artabilir.

Ilık tuzlu suyla gargara yapmak, diş eti çevresindeki hassasiyetin azalmasına ve bölgenin temizlenmesine yardımcı olabilir. Ancak çok sıcak su kullanılmamalı ve gargara tedavi yerine görülmemelidir. Şişlik, kötü koku, iltihaplı akıntı veya ateş varsa yalnızca gargara ile beklemek doğru değildir.

Ağrıyan bölgeye dışarıdan soğuk kompres uygulamak, özellikle şişlik ve hassasiyet varsa geçici rahatlama sağlayabilir. Soğuk uygulama doğrudan cilde temas ettirilmemeli, bir havluya sarılarak kısa aralıklarla yapılmalıdır. Sıcak uygulamalar ise enfeksiyon varlığında şikâyetleri artırabileceği için dikkatli olunmalıdır.

20’lik diş ağrısı sırasında sert, kabuklu, çok sıcak, çok soğuk veya baharatlı yiyeceklerden kaçınmak faydalı olabilir. Bu tür besinler ağrıyan diş eti bölgesini tahriş edebilir. Daha yumuşak, ılık ve kolay çiğnenen besinler tercih edilebilir. Ağrılı tarafla çiğnememek de bölgedeki baskıyı azaltabilir.

Diş hekimi önerisi olmadan ağrıyan bölgeye alkol, kolonya, aspirin veya farklı maddeler uygulanmamalıdır. Bu tür uygulamalar diş etinde yanık, tahriş veya daha fazla doku hasarına neden olabilir. Ağrı kesici kullanımı gerekiyorsa kişinin sağlık durumu ve kullandığı ilaçlar dikkate alınarak hekim veya eczacı önerisi alınmalıdır.

20’lik Diş Çekimi Nasıl Yapılır?

20’lik diş çekimi, dişin ağız içindeki konumuna, gömülü olup olmamasına, kök yapısına ve çevre dokularla ilişkisine göre planlanan bir diş hekimliği işlemidir. Çekim öncesinde diş hekimi ağız içi muayene yapar ve genellikle panoramik röntgen gibi görüntüleme yöntemleriyle dişin çene kemiği içindeki yerini değerlendirir. Dişin komşu dişlere, sinirlere ve çene yapısına yakınlığı çekim planı açısından önemlidir.

20’lik diş tamamen çıkmış ve kolay ulaşılabilir durumdaysa çekim, standart diş çekimine benzer şekilde yapılabilir. İşlem öncesinde bölge lokal anesteziyle uyuşturulur. Diş çevresindeki dokular hazırlandıktan sonra diş uygun aletlerle hareket ettirilerek çıkarılır. Bu tür çekimler genellikle daha kısa sürede tamamlanabilir.

Diş gömülü ya da yarı gömülü durumdaysa cerrahi çekim gerekebilir. Cerrahi çekimde yine lokal anestezi uygulanır ve dişe ulaşmak için diş eti üzerinde küçük bir kesi yapılabilir.

Bazı durumlarda dişin üzerindeki kemik dokusunun bir kısmı kaldırılabilir veya diş parçalara ayrılarak çıkarılabilir. Bu yöntem, dişin çevre dokulara zarar vermeden daha kontrollü şekilde alınmasını sağlar. İşlem tamamlandıktan sonra bölge temizlenir ve gerekli görülürse dikiş atılır.

20’lik diş çekiminin süresi, dişin pozisyonuna ve işlemin zorluk derecesine göre değişebilir. Basit çekimler daha kısa sürebilirken, gömülü ve yatay konumlu dişlerin çekimi daha uzun sürebilir.

Gömülü 20’lik Diş Çekimi Nasıl Yapılır?

Gömülü 20’lik diş çekimi, dişin çene kemiği veya diş eti içinde tamamen ya da kısmen kalması durumunda uygulanan cerrahi bir diş çekimi işlemidir. 20’lik diş ağız içine düzgün şekilde çıkamadığında komşu dişe baskı yapabilir, diş eti iltihabına neden olabilir, çürük riskini artırabilir veya çene bölgesinde ağrı ve şişliğe yol açabilir. Bu nedenle gömülü dişin çekilip çekilmeyeceği, diş hekimi tarafından yapılan muayene ve röntgen değerlendirmesiyle belirlenir.

İşlem öncesinde dişin çene kemiği içindeki konumu, kök yapısı, komşu dişlerle ilişkisi ve sinirlere yakınlığı değerlendirilir. Bunun için genellikle panoramik röntgen kullanılır.

Gerekli durumlarda daha ayrıntılı görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabilir. Bu değerlendirme, çekimin nasıl yapılacağını ve işlem sırasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini belirlemek açısından önemlidir.

Gömülü 20’lik diş çekimi genellikle lokal anestezi altında yapılır. İşlem bölgesi uyuşturulduktan sonra dişe ulaşmak için diş eti üzerinde küçük bir kesi açılabilir.

Dişin üzerini kapatan kemik dokusu varsa, hekim bu bölgeyi kontrollü şekilde açarak dişe ulaşır. Dişin konumuna göre tek parça halinde çıkarılması mümkün olabilir; ancak bazı durumlarda çevre dokulara zarar vermemek için diş küçük parçalara ayrılarak çıkarılır.

Diş çıkarıldıktan sonra çekim bölgesi temizlenir ve gerekli görülürse dikiş atılır. Dikişler kullanılan materyale göre kendiliğinden eriyebilir ya da birkaç gün sonra diş hekimi tarafından alınabilir.

İşlem süresi dişin gömülü olma derecesine, kök yapısına, çene içindeki konumuna ve çekimin zorluk düzeyine göre değişir. Basit gömülü diş çekimleri daha kısa sürebilirken, yatay konumlu veya sinire yakın dişlerde işlem daha uzun sürebilir.

Gömülü 20’lik diş çekimi sonrası bölgede ağrı, şişlik, morluk, ağız açmada zorlanma ve hafif kanama görülebilir. Bu belirtiler genellikle iyileşme sürecinin bir parçasıdır ve birkaç gün içinde azalır. Ancak şiddetli ağrı, kötü koku, ateş, yoğun kanama, yutkunma güçlüğü veya giderek artan şişlik varsa diş hekimine başvurulmalıdır.

İyileşme sürecinde çekim bölgesinin korunması önemlidir. İlk saatlerde ağız çalkalanmamalı, tükürülmemeli, pipet kullanılmamalı ve çekim bölgesi dil ya da parmakla kurcalanmamalıdır.

İlk gün sıcak yiyecek ve içeceklerden, sigara ve alkolden uzak durulmalıdır. Yumuşak ve ılık gıdalar tercih edilmeli, hekimin önerdiği ilaçlar düzenli kullanılmalı ve kontrol randevuları ihmal edilmemelidir.

20’lik Diş Çekimi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

20’lik diş çekimi sonrası iyileşme sürecinin sağlıklı ilerlemesi için diş hekiminin önerilerine dikkat edilmelidir. Çekimden sonra bölgede pıhtı oluşması iyileşme açısından önemlidir. Bu nedenle ilk saatlerde ağız çalkalanmamalı, tükürülmemeli ve çekim bölgesi dil veya parmakla kurcalanmamalıdır. Aksi halde pıhtı yerinden oynayabilir ve iyileşme gecikebilir.

Çekimden sonra hekimin yerleştirdiği tampon belirtilen süre boyunca hafifçe ısırılarak tutulmalıdır. Kanama ilk saatlerde hafif şekilde devam edebilir. Ancak yoğun, durmayan veya pıhtı şeklinde kanama olursa diş hekimine başvurulmalıdır.

İlk 24 saat boyunca sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçınmak, sigara ve alkol tüketmemek, pipet kullanmamak ve sert çiğneme hareketlerinden uzak durmak önemlidir.

Beslenmede ilk gün daha yumuşak, ılık ve kolay tüketilebilen yiyecekler tercih edilmelidir. Çorba, yoğurt, püre ve yumuşak gıdalar uygun olabilir; ancak çok sıcak, baharatlı, sert veya taneli yiyecekler çekim bölgesini tahriş edebilir. Çekim yapılan tarafla çiğnememek ve bölgeye yiyecek kaçmasını önlemek iyileşmeyi destekler.

Şişlik oluşmasını azaltmak için hekimin önerdiği şekilde ilk gün dışarıdan soğuk kompres uygulanabilir. Soğuk uygulama doğrudan cilde temas ettirilmemeli, kısa aralıklarla yapılmalıdır. Ağrı veya şişlik için diş hekiminin önerdiği ilaçlar düzenli kullanılmalı doktor önerisi olmadan farklı ilaçlar alınmamalıdır.

Ağız hijyeni çekim sonrası dönemde önemlidir. İlk gün çekim bölgesi zorlanmadan korunmalı, sonraki günlerde dişler dikkatli şekilde fırçalanmalıdır. Hekim önerirse tuzlu suyla nazik gargara yapılabilir ancak gargara sert şekilde çalkalanmamalıdır. Dikiş atıldıysa kontrol randevusu ve dikişlerin alınma zamanı ihmal edilmemelidir.

Çekim sonrası şiddetli ve zonklayıcı ağrı, kötü koku, kötü tat, ateş, yüzde artan şişlik, ağız açmada belirgin zorlanma, yutkunma güçlüğü veya birkaç gün sonra artan ağrı gelişirse diş hekimine başvurulmalıdır. Bu belirtiler enfeksiyon veya pıhtının bozulması gibi durumlarla ilişkili olabilir.


Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

20’lik diş her zaman çekilmek zorunda değildir. Diş düzgün çıkmışsa, çiğneme fonksiyonuna katkı sağlıyorsa, temizliği yapılabiliyorsa ve çevre dokulara zarar vermiyorsa takip edilebilir. Ancak gömülü, yarı gömülü, yanlış yönde çıkan veya komşu dişe baskı yapan 20’lik dişler çekilmezse ağrı, diş eti iltihabı, çürük, ağız kokusu, çene ağrısı ve enfeksiyon gibi sorunlara yol açabilir. Bazı durumlarda komşu dişlerde çürük veya kök hasarı gelişebilir. Bu nedenle çekim gerekip gerekmediği diş hekimi muayenesi ve röntgen değerlendirmesiyle belirlenmelidir.

Yirmilik dişler genellikle 17-25 yaş aralığında çıkmaya başlar. Ancak bazı kişilerde daha geç yaşlarda da belirti verebilir veya ağız içine çıkabilir. Dişin çıkma zamanı çene yapısına, dişin konumuna, genetik özelliklere ve ağız içinde yeterli alan olup olmamasına göre değişir. Bazı kişilerde 20’lik diş hiç oluşmayabilir ya da çene kemiği içinde gömülü şekilde kalabilir. 25 yaşından sonra çene arkasında ağrı, baskı, şişlik veya ağız açmada zorlanma varsa diş hekimine başvurulmalıdır.

20’lik dişin çekilmesi her zaman şart değildir. Diş düzgün pozisyonda çıkmışsa, karşı dişle temas ediyorsa, çürük veya enfeksiyon oluşturmuyorsa ve temizliği rahat yapılabiliyorsa ağızda kalabilir. Ancak diş gömülü kalmışsa, yarı çıkmışsa, sık sık iltihaplanıyorsa, çürük oluşmuşsa, komşu dişe baskı yapıyorsa veya çene içinde kist gibi sorunlara yol açıyorsa çekim gerekebilir. En doğru karar, dişin konumu röntgenle değerlendirildikten sonra diş hekimi tarafından verilir.

Yirmilik diş doğrudan kalbe zarar vermez. Ancak diş ve diş eti enfeksiyonları tedavi edilmediğinde vücutta genel enfeksiyon yükünü artırabilir. Özellikle kalp kapak hastalığı, doğumsal kalp hastalığı veya bağışıklık sistemiyle ilgili özel durumu olan kişilerde ağız ve diş enfeksiyonları daha dikkatli değerlendirilmelidir. 20’lik diş çevresinde şişlik, iltihap, ateş, kötü koku veya ağız açmada zorlanma varsa diş hekimine başvurulmalıdır. Kalp hastalığı olan kişiler diş çekimi öncesinde sağlık durumunu mutlaka hekimine bildirmelidir.

Evet, 30 yaşından sonra da 20’lik diş çıkabilir veya gömülü bir 20’lik diş bu dönemde belirti vermeye başlayabilir. Bazı kişilerde diş uzun süre çene kemiği içinde sessiz kalabilir. Zamanla diş eti iltihabı, çürük, komşu dişe baskı veya çene içinde yer değişikliği gibi nedenlerle ağrı ve şişlik ortaya çıkabilir. 30 yaşından sonra çenenin arka kısmında ağrı, baskı hissi, ağız kokusu, diş eti şişliği veya kulağa vuran ağrı varsa diş hekimi değerlendirmesi gerekir.

20’lik diş çıkarken ağrı genellikle çenenin en arka kısmında hissedilir. Ağrı alt çenede, üst çenede, diş eti çevresinde veya komşu azı dişlerinde belirgin olabilir. Bazı kişilerde ağrı kulağa, boğaza, başa, şakak bölgesine veya çene eklemine vurabilir. Diş yarı gömülü ya da enfeksiyonluysa ağrıya şişlik, ağız açmada zorlanma, kötü koku ve yutkunma sırasında rahatsızlık eşlik edebilir. Şiddetli veya uzun süren ağrılarda diş hekimine başvurulmalıdır.

20’lik diş doğrudan beyni etkileyen bir diş değildir. Ancak 20’lik diş çevresinde gelişen enfeksiyon tedavi edilmezse çevre dokulara yayılabilir ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu durum nadir görülse de özellikle yüzde hızla artan şişlik, ateş, ağız açamama, yutkunma güçlüğü, genel durum bozukluğu veya şiddetli ağrı varsa acil değerlendirme gerekir. Baş ağrısı veya şakak ağrısı 20’lik diş kaynaklı olabilir; ancak bu belirtilerin nedeni muayene ile netleştirilmelidir.

20’lik dişin kendisi genellikle yüz felcine neden olmaz. Ancak alt çenede yer alan gömülü 20’lik dişler bazı sinirlere yakın olabilir. Bu nedenle özellikle cerrahi çekimlerde sinir hasarı riski değerlendirilmelidir. Sinir etkilenirse dudak, çene ucu veya dil bölgesinde geçici ya da nadiren kalıcı uyuşukluk görülebilir. Yüz felci ise daha farklı sinirlerle ilişkili bir durumdur. İşlem öncesinde röntgen veya gerekli durumlarda ileri görüntüleme ile dişin sinirlere yakınlığı değerlendirilir.

Çekilen yirmilik diş tekrar çıkmaz. Bir 20’lik diş tamamen çekildikten sonra aynı yerden yeni bir diş oluşması beklenmez. Ancak ağızda birden fazla 20’lik diş bulunduğu için kişi farklı bir bölgede başka bir 20’lik dişin çıktığını fark edebilir. Örneğin bir taraftaki 20’lik diş çekildikten sonra diğer taraftaki 20’lik diş daha sonra belirti verebilir. Bu durum çekilen dişin yeniden çıkması anlamına gelmez.

Gömülü 20’lik diş çekiminin süresi dişin konumuna, gömülü olma derecesine, kök yapısına, sinirlere yakınlığına ve işlemin cerrahi zorluk seviyesine göre değişir. Daha basit konumdaki gömülü dişlerin çekimi kısa sürebilirken, yatay pozisyonda olan, kemiğe daha fazla gömülü bulunan veya sinire yakın yerleşen dişlerde işlem daha uzun sürebilir. Ortalama süre hakkında en doğru bilgi, muayene ve röntgen değerlendirmesi sonrasında diş hekimi tarafından verilir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Medical Park Yayın Kurulu
Medical Park Yayın Kurulu
Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam