akyuvar nedir

Akyuvar Nedir? Akyuvarın Görevleri ve Özellikleri Nelerdir?

Akyuvar, kemik iliğinde üretilen, kan ve lenf yoluyla tüm dokulara ulaşan ve vücudu bakteri, virüs, mantar ve parazitlere karşı koruyan çekirdekli kan hücresidir. Tıp dilinde lökosit, halk arasında beyaz kan hücresi olarak da bilinir ve bağışıklık sisteminin temelini oluşturur.

Güncelleme :
Görüntüleme : 582
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Akyuvar (Lökosit) Nedir?

Lökosit adı, Yunanca "beyaz" anlamına gelen leukos ile "hücre" anlamına gelen kytos sözcüklerinden türemiştir. Kan santrifüj edildiğinde, yani hızla döndürülerek bileşenlerine ayrıldığında akyuvarlar, alyuvar tabakasıyla plazma arasında ince ve beyazımsı bir katman oluşturur. Kandaki hücrelerin çok küçük bir bölümünü oluşturmalarına karşın bağışıklık yanıtının neredeyse her aşamasında görev alırlar. Kök hücre adı verilen ana hücrelerden köken alır, olgunlaştıktan sonra kana geçerler. Bir kısmı yalnızca birkaç saat ya da gün yaşarken bellek görevi üstlenen bazı lenfositler yıllarca canlı kalabilir.

Akyuvarlar yalnızca damar içinde dolaşmaz; lenf düğümleri, dalak, bademcikler, bağırsak duvarı ve deri gibi bölgelerde de yoğun olarak bulunur. Bu hücreler damar duvarındaki küçük aralıklardan sıyrılarak dokuya geçebilir. İltihaplı bölgeden yayılan kimyasal sinyalleri izleyerek tehdidin bulunduğu noktaya yönelirler. Böylece bir kesik, boğaz enfeksiyonu ya da diş apsesi gibi sınırlı bir sorun, çoğu zaman tüm vücuda yayılmadan kontrol altına alınır.

Akyuvarların Görevleri Nelerdir?

Akyuvarlar tek bir savunma yöntemi kullanmaz; doğuştan gelen hızlı savunma ile zamanla öğrenilen hedefe yönelik savunmayı birlikte yürütür. Doğuştan gelen bağışıklıkta görev alan hücreler mikrobu türüne bakmadan saatler içinde saldırır. Kazanılmış bağışıklıkta ise lenfositler belirli bir mikrobu tanımayı öğrenir ve ikinci karşılaşmada çok daha güçlü yanıt verir. Başlıca görevler şunlardır:

  1. Fagositoz: Mikropları, ölü hücreleri ve hücre artıklarını içine alıp sindirme işlemidir; en çok nötrofiller ve monositlerden gelişen makrofajlar yapar
  2. Antikor üretimi: B lenfositleri, mikrobun yüzeyindeki yapılara özgü proteinler üretir; bu proteinler mikrobu etkisiz hale getirir ya da diğer hücreler için işaretler
  3. Enfekte hücrelerin yok edilmesi: Öldürücü T lenfositleri ve doğal öldürücü (NK) hücreler, virüs barındıran ya da kanserleşme eğilimi gösteren hücreleri doğrudan ortadan kaldırır
  4. İltihap yanıtının başlatılması: Bazofiller ve dokudaki mast hücreleri histamin salgılayarak damarları genişletir ve diğer savunma hücrelerinin bölgeye ulaşmasını hızlandırır
  5. Bağışıklık belleği: Bellek hücreleri karşılaşılan mikrobu yıllarca hatırlar; aşıların koruyucu etkisi bu mekanizmaya dayanır
  6. Yanıtın düzenlenmesi: Yardımcı T hücreleri diğer akyuvarları harekete geçirir, düzenleyici T hücreleri ise savunmanın gereğinden fazla büyüyüp vücudun kendi dokusuna zarar vermesini engeller

Akyuvar Özellikleri ve Çeşitleri

Akyuvarlar, çekirdek taşımaları ve hemoglobin içermedikleri için renksiz görünmeleriyle oksijen taşıyan alyuvarlardan ayrılır. Şekil değiştirerek amip benzeri hareket edebilir, damar dışına çıkabilir ve bulundukları ortama göre farklı hücrelere dönüşebilirler. Mikroskop altında sitoplazmalarında, yani hücre içini dolduran sıvı kısımda tanecik bulunup bulunmamasına göre iki gruba ayrılırlar. Tanecikli olanlara granülosit denir; nötrofil, eozinofil ve bazofil bu gruptadır. Tanecik içermeyen agranülosit grubunda ise lenfosit ve monosit yer alır.

Nötrofil

Nötrofiller yetişkinlerde en kalabalık akyuvar grubudur ve bakteriyel enfeksiyonlarda ilk müdahaleyi yapar. Kanda yalnızca birkaç saat dolaşır, dokuya geçtikten sonra da en fazla birkaç gün yaşarlar. Bu kısa ömür nedeniyle kemik iliği her gün milyarlarca yeni nötrofil üretir. İltihaplı bir yarada görülen sarı-yeşil irin büyük ölçüde savaşırken ölen nötrofillerden oluşur. Bu hücrelerin sayısı nötrofil kan tahlili ile ayrıca değerlendirilir.

Lenfosit

Lenfositler, kazanılmış bağışıklığın temel hücreleridir ve üç ana tipe ayrılır. B hücreleri antikor üretir, T hücreleri enfekte hücreleri hedef alır ve diğer hücreleri yönlendirir, NK hücreleri ise önceden tanışmaya gerek duymadan virüslü ve anormal hücrelere saldırır. Çoğunlukla lenf düğümlerinde, dalakta ve bağırsak duvarındaki lenf dokusunda bulunurlar. Çocuklarda oransal olarak yetişkinlerden daha yüksektir ve bu durum genellikle normaldir. Viral enfeksiyonlarda sayıları artabilir; ayrıntılar lenfosit kan tahlili yazısında yer alır.

Monosit

Monositler, kandaki en büyük akyuvarlardır ve damarda yaklaşık bir-üç gün kaldıktan sonra dokuya geçerek makrofaja dönüşür. Makrofajlar hem mikropları hem de yaşlanmış hücreleri temizler, akciğer, karaciğer ve dalak gibi organlarda uzun süre görev yapar. Yuttukları mikrobun parçalarını lenfositlere göstererek hedefe yönelik bağışıklığın başlamasını sağlarlar; bu işleme antijen sunumu denir. Tüberküloz gibi uzun süren enfeksiyonlarda ve bazı kronik iltihabi hastalıklarda sayıları yükselebilir.

Eozinofil

Eozinofiller, bağırsak kurtları gibi parazitlere karşı savunmada ve alerjik tepkilerde öne çıkar. Taneciklerindeki zehirli proteinler, fagositozla yutulamayacak kadar büyük parazitlerin yüzeyine zarar verir. Astım, saman nezlesi, egzama ve bazı ilaç alerjilerinde sayıları artar. Yüksek eozinofil düzeyi uzun süre devam ederse akciğer, kalp ve deri gibi dokularda hasar oluşabileceğinden nedeni araştırılmalıdır.

Bazofil

Bazofiller, kanda en az bulunan akyuvar türüdür. Histamin ve kanın pıhtılaşmasını geciktiren heparin gibi maddeler depolar. Yüzeylerindeki IgE adı verilen alerji antikorları bir alerjenle karşılaştığında bu maddeler hızla serbest bırakılır. Kaşıntı, kızarıklık, burun akıntısı ve ağır durumlarda anafilaksi denen yaşamı tehdit eden alerjik tepki bu sürecin sonuçlarıdır. Bazofil sayısının belirgin yükselmesi nadirdir ve bazı kemik iliği hastalıklarında görülebilir.

Akyuvar Sayısının Normal Değerleri Kaç Olmalıdır?

Akyuvar sayısı, tam kan sayımı olarak da bilinen hemogram testiyle ölçülür ve sonuçta genellikle WBC kısaltmasıyla gösterilir. Test için koldan az miktarda kan alınır; özel bir hazırlık gerekmez. Yetişkinlerde normal aralık bir mikrolitre kanda yaklaşık 4.000-11.000 hücredir. Laboratuvarlar bu değeri 4-11 x10³/µL ya da 4-11 x10⁹/L biçiminde yazabilir ve kullanılan cihaza göre sınırlar küçük farklılıklar gösterebilir.

Değerler yaşa göre de değişir:

  • Yenidoğan: Doğumdan sonraki ilk günlerde 9.000-30.000/µL gibi yüksek değerler normaldir
  • Çocukluk dönemi: Yaş ilerledikçe sayı kademeli olarak düşer ve ergenlikte yetişkin aralığına yaklaşır
  • Gebelik: Özellikle son trimesterde ve doğum sırasında hafif yükselme beklenen bir durumdur
  • Geçici dalgalanmalar: Yoğun egzersiz, ağır stres, sigara ve günün saati sayıyı kısa süreliğine etkileyebilir

Akyuvar Yüksekliği (Lökositoz) ve Nedenleri

Lökositoz, akyuvar sayısının yetişkinlerde 11.000/µL'nin üzerine çıkmasıdır. Çoğu zaman kemik iliğinin bir tehdide yanıt olarak üretimini artırdığını gösterir ve tek başına bir hastalık değil, bir bulgudur. Sorumlu nedeni bulmak için hangi akyuvar türünün arttığına bakılır. Örneğin nötrofil artışı daha çok bakteriyel enfeksiyonu, lenfosit artışı viral enfeksiyonu, eozinofil artışı alerji ya da paraziti düşündürür.

Başlıca nedenler şunlardır:

  • Enfeksiyonlar: Zatürre, idrar yolu enfeksiyonu ve apse gibi bakteriyel tablolar en sık nedendir; ateş, halsizlik ve ilgili bölgede ağrı eşlik edebilir
  • İltihabi hastalıklar: Romatoid artrit ve iltihabi bağırsak hastalığı gibi kronik durumlar ile yanık, travma ve ameliyat sonrası doku hasarı
  • Fiziksel ve duygusal stres: Stres hormonları, damar duvarına tutunmuş akyuvarları kana salarak sayıyı geçici olarak yükseltir
  • Alerji ve parazitler: Özellikle eozinofil sayısını artırır
  • Sigara ve obezite: Vücutta süregelen düşük düzeyli iltihap nedeniyle sayı kalıcı olarak hafif yüksek seyredebilir
  • Bazı ilaçlar: Hormon içerikli bazı iltihap giderici tedaviler akyuvar sayısını geçici olarak yükseltebilir
  • Dalağın alınması: Dalak kan hücrelerini süzdüğü için çıkarıldıktan sonra sayı yüksek kalabilir
  • Kan kanserleri: Lösemi belirtileri arasında çok yüksek ya da olgunlaşmamış akyuvarlar yer alabilir; bu hücreler sayıca fazla olsa da savunma görevini yapamaz

Lökositoz Ne Zaman Ciddiye Alınmalı?

Hafif ve geçici yükseklikler çoğu zaman enfeksiyon geçtikten sonra kendiliğinden düzelir. Kontrol tahlilinde de yükseklik sürüyorsa, sayı 30.000/µL'nin üzerine çıkıyorsa ya da kan yaymasında olgunlaşmamış hücreler görülüyorsa hematolojik değerlendirme gerekir. Açıklanamayan kilo kaybı, gece terlemesi, sürekli ateş, kolay morarma ve lenf bezi şişmesi eşlik ettiğinde değerlendirme geciktirilmemelidir. Sayı 100.000/µL gibi çok yüksek düzeylere çıktığında kan koyulaşabilir ve acil tedavi gerekir.

akyuvar nedir ne işe yarar

Akyuvar Düşüklüğü (Lökopeni) Belirtileri Nelerdir?

Lökopeni, akyuvar sayısının yetişkinlerde 4.000/µL'nin altına inmesidir. Düşüklüğün kendisi genellikle belirti vermez; şikâyetler, savunmanın zayıflamasıyla ortaya çıkan enfeksiyonlardan kaynaklanır. Risk büyük ölçüde nötrofil sayısına bağlıdır ve mutlak nötrofil sayısı 500/µL'nin altına indiğinde ciddi enfeksiyon olasılığı belirgin biçimde artar. Bu kişilerde 38 derece ve üzerindeki ateş acil durum kabul edilir.

Dikkat edilmesi gereken belirtiler şunlardır:

  • Sık tekrarlayan ya da normalden uzun süren enfeksiyonlar
  • Ateş, titreme ve terleme
  • Ağızda aft, diş eti iltihabı ve yutkunurken ağrı
  • Geç iyileşen ciltteki kesik ve yaralar
  • Öksürük, nefes darlığı ya da idrar yaparken yanma gibi yeni bir enfeksiyonu düşündüren bulgular
  • Belirgin halsizlik ve çabuk yorulma

Lökopeni Nedenleri

Akyuvar düşüklüğü, kemik iliğinin yeterli hücre üretememesinden ya da üretilen hücrelerin hızla tüketilmesinden kaynaklanabilir. Başlıca nedenler şunlardır:

  • Viral enfeksiyonlar: Grip, kızamık, hepatit ve HIV gibi enfeksiyonlar kemik iliğini geçici ya da kalıcı olarak baskılayabilir
  • Kanser tedavileri: Kemoterapi ve radyoterapi, hızlı bölünen kemik iliği hücrelerini de etkiler
  • Kemik iliği hastalıkları: Aplastik anemi, lösemi ve kemik iliğine yayılan kanserler üretimi azaltır
  • Otoimmün hastalıklar: Lupus ve romatoid artrit gibi hastalıklarda bağışıklık sistemi kendi akyuvarlarını hedef alabilir
  • Beslenme eksiklikleri: B12 vitamini, folik asit ve bakır eksikliği hücre yapımını aksatır
  • Dalak büyümesi: Büyüyen dalak, kan hücrelerini normalden fazla tutarak dolaşımdaki sayıyı düşürür
  • Etnik köken: Afrika ve Orta Doğu kökenli bazı kişilerde hastalık olmaksızın nötrofil sayısı daha düşük seyreder

Son Bir Bakış: Akyuvar

Akyuvarlar, kemik iliğinde üretilen ve nötrofil, lenfosit, monosit, eozinofil ile bazofil olmak üzere beş türe ayrılan bağışıklık hücreleridir. Fagositoz, antikor üretimi, enfekte hücrelerin yok edilmesi ve bağışıklık belleği gibi görevlerle vücudu mikroplara karşı korurlar. Hemogramla ölçülen sayı, sağlıklı yetişkinlerde mikrolitre başına 4 bin ile 11 bin arasında seyreder. Yükseklik çoğunlukla enfeksiyon ya da iltihaba, düşüklük ise viral hastalıklara, tedavilere veya kemik iliği sorunlarına bağlıdır.

Tek bir tahlildeki küçük sapmalar genellikle geçicidir; asıl önemli olan sonucun türlere göre dağılımı, eşlik eden belirtiler ve kontrol tahlilindeki seyirdir.

Sık enfeksiyon, açıklanamayan ateş, kilo kaybı ya da kalıcı biçimde anormal akyuvar değerleri saptandığında ilk aşamada bir iç hastalıkları uzmanına, kan hastalığı şüphesinde ise hematoloji birimine başvurulması önerilir.


Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Evet. Akyuvar Türkçe karşılık, lökosit ise tıbbi terimdir; ikisi de beyaz kan hücrelerini anlatır. Tahlil sonuçlarında genellikle WBC ya da LÖK kısaltmasıyla gösterilir.

Hayır. Hemogram açlık gerektirmez. Ancak aynı kan örneğinden şeker ya da kolesterol gibi başka testler de istendiyse 8-12 saatlik açlık gerekebilir.

Değiştirebilir. Viral enfeksiyonlarda lenfositler artarken toplam sayı normal kalabilir, hafifçe yükselebilir ya da bazı virüslerde geçici olarak düşebilir. Bu değişiklikler genellikle hastalık geçtikten birkaç hafta sonra düzelir.

Yanıltabilir. Yoğun bir antrenman, damar duvarına tutunmuş akyuvarları dolaşıma salarak sayıyı birkaç saat boyunca yükseltir. Daha doğru bir sonuç için tahlilden önceki gün ağır egzersizden kaçınmak yararlıdır.

Eksiklik B12 vitamini, folik asit ya da bakır yetersizliğinden kaynaklanıyorsa bu besin öğelerinin yerine konmasıyla değerler düzelebilir. Diğer nedenlerde tek başına beslenme sayıyı yükseltmez, ancak dengeli beslenme bağışıklık sisteminin güçlenmesine genel olarak katkı sağlar.

İdrarda akyuvar bulunması çoğunlukla idrar yollarında iltihaba işaret eder ve en sık nedeni idrar yolu enfeksiyonudur. Bu bulgu kandaki akyuvar sayısından bağımsızdır ve idrar kültürüyle birlikte değerlendirilir.

Ellerin sık yıkanması, kalabalık ve kapalı ortamlarda dikkatli olunması, çiğ et ve yumurtadan kaçınılması, meyve ve sebzelerin iyice yıkanması önerilir. Ateş yükseldiğinde ilaçla düşürmeyi beklemeden hekime haber verilmelidir.

Kemoterapi alan kişiler, kemik iliğini baskılayabilen ilaçları kullananlar ve kronik kan hastalığı olanlarda düzenli hemogram, tedavinin güvenle sürdürülüp sürdürülemeyeceğini gösterir. Sayı çok düştüğünde tedavi ertelenebilir ya da doz ayarlanabilir.

Yenidoğanlarda ve küçük çocuklarda akyuvar sayısı yetişkinlere göre daha yüksektir ve lenfosit oranı daha fazladır. Bu nedenle sonuçlar mutlaka yaşa uygun referans aralıklarıyla yorumlanmalıdır.

Evet, bağışıklık sisteminin kendi dokusunu yabancı olarak algılamasıyla otoimmün hastalıklar gelişir. Tip 1 diyabet, haşimato tiroiditi ve lupus bu duruma örnektir.

Lösemi çoğu zaman hemogramda akyuvar, alyuvar ya da trombosit değerlerinde belirgin değişikliğe yol açar. Bununla birlikte bazı türlerde değerler başlangıçta normale yakın olabilir; kesin tanı kan yayması ve kemik iliği incelemesiyle konur.


Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Doç. Dr. Hakan Düğer

Doç. Dr.

Hakan Düğer

İç Hastalıkları (Dahiliye)

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam