Kist Nedir? Kist Belirtileri Nelerdir?

Kist Nedir? Kist Belirtileri Nelerdir?

Kist, vücudun farklı dokularında oluşabilen, içi sıvı, yarı katı madde veya hava ile dolu kesecik yapısındaki oluşumlardır. Yumurtalık, meme, böbrek, karaciğer, cilt ve tiroid gibi birçok bölgede görülebilir. Çoğu kist iyi huylu olabilir ve belirti vermeden fark edilebilir ancak büyüme, ağrı, bası hissi, enfeksiyon, kanama veya bulunduğu organa bağlı şikâyetlere yol açarsa hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 60.043
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Tüm kistlerin kötü huylu olabilme ve kanserleşebilme ihtimali bulunduğu göz önünde bulundurularak buna yönelik araştırmaların yapılması gerekir. Ayrıca kistlerin boyutlarının büyümesine veya vücutta hassas bölgelerde bulunmasına bağlı olarak çeşitli olumsuzluklara yol açması da söz konusu olabilmektedir.

Bu nedenle vücudun herhangi bir bölgesinde tespit edilen kistler gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra hastada yol açtığı komplikasyonlar da göz önünde bulundurularak gerekli görüldüğü durumlarda cerrahi operasyon yardımıyla alınmalıdır.

Kist Nedir?

Kistler, vücudun farklı doku ve organlarında meydana gelen tipik olarak içleri hava veya sıvı ile dolu kabarcık veya kapsül benzeri keselerdir. Milimetrik boyutta olabileceği gibi zamanla büyüyerek vücutta birtakım tehditler oluşturabilir.

Bulundukları dokunun normal bir parçası olmayıp çevreleri kist duvarı (cidarı) olarak da adlandırılabilecek bir zarla kaplıdır. Bu zar kisti bulunduğu doku ve organdan ayırır.

İçlerinin iltihap ile dolu olması durumunda bunların bir kist değil apse olarak adlandırılması gerekir. Kistlerin birçoğu iyi huyludur. Kanserleşme eğilimi göstermezler ve çok büyük olmadıkları sürece herhangi bir belirtiye neden olmazlar.

Fakat her ihtimale karşı, özellikle belirli bir süre içerisinde kendiliğinden kaybolmayan, büyüme eğiliminde olan, ağrı ve benzeri şikayetlere yol açan kistler cerrahi operasyon yardımıyla çıkarılmalıdır. 

Kist Belirtileri Nelerdir?

Kist Belirtileri Nelerdir?

Kist belirtileri, kistin bulunduğu bölgeye, boyutuna, içeriğine ve çevre dokulara baskı yapıp yapmadığına göre değişir. Küçük ve iyi huylu kistler çoğu zaman belirti vermeyebilir ve rutin muayene ya da görüntüleme sırasında tesadüfen fark edilebilir.

Ancak kist büyüdüğünde, iltihaplandığında, kanadığında, patladığında veya bulunduğu organa baskı yaptığında çeşitli şikâyetlere yol açabilir.

Kistlerde görülebilecek genel belirtiler şunlardır:

  • Kistin bulunduğu bölgede şişlik veya ele gelen kitle
  • Ağrı veya hassasiyet
  • Bası ve dolgunluk hissi
  • Ciltte kızarıklık, ısı artışı veya hassasiyet
  • Enfeksiyon gelişirse akıntı, ateş veya zonklayıcı ağrı
  • Karın, kasık, meme, boyun veya cilt altında fark edilen yumru
  • Bulunduğu organa göre fonksiyon bozukluğu
  • Kistin büyümesine bağlı çevre dokularda baskı hissi

Örneğin yumurtalık kistleri kasık ağrısı, adet düzensizliği, karında şişlik veya ilişki sırasında ağrıya neden olabilir. Meme kistleri memede ele gelen yumuşak veya hassas kitle şeklinde fark edilebilir.

Cilt kistleri ise cilt altında yuvarlak, hareketli ve bazen ağrılı şişlik olarak görülebilir. Böbrek, karaciğer veya tiroid kistleri çoğu zaman belirti vermeyebilir ancak büyüdüklerinde bulundukları organa bağlı şikâyetlere yol açabilir.

Her kist tehlikeli değildir; ancak hızla büyüyen, ağrı yapan, kızaran, akıntı oluşturan, sertleşen, kanamaya neden olan veya uzun süre geçmeyen kistlerin hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Kist Nedenleri Nelerdir?

Enfeksiyonlar ve yağ bezelerinin tıkanması gibi birtakım nedenler kist oluşumuna zemin hazırlayabilir. Fakat herhangi bir nedene bağlı olmadan da kistlerin oluşumu söz konusu olabilmektedir. Kistlerin oluşumunda rol oynayan faktörlerden bazıları şunlardır.

  • Kalıtsal hastalıklar
  • Yağ bezeleri ve salgı kanallarında oluşan tıkanıklıklar
  • Hormonal düzensizlik
  • Kronik enfeksiyon ve iltihaplanmalar
  • Ailesel yatkınlık

Birçok hastalık türünde olduğu gibi kistler de altta yatan farklı bir hastalıktan kaynaklı olarak ortaya çıkabilmektedir. Özellikle yumurtalık ve rahim kistlerinde adet düzensizliği veya hormonal dengedeki bozukluklar kist oluşumuna yol açabilir.

Bu gibi durumlarda kistler cerrahi operasyonlar ile çıkarılsa da altta yatan sorun tedavi edilmediği sürece hastalığın tekrarlanması kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle öncelikle kist oluşumuna yol açan nedenlere yönelik tedavi uygulamak, tedavinin başarısı açısından en doğru seçenektir.

Kist Çeşitleri Nelerdir?

Kistler, bulundukları bölgeye ve içeriklerine göre farklı türlere ayrılabilir. En sık görülen kist çeşitleri şunlardır:

Yumurtalık ve rahim kistleri

Yumurtalıklarda oluşan folikül kistleri, korpus luteum kistleri ile rahimde endometrium tabakasında oluşan çikolata kistleri bu gruba girer. Birçoğunda öncelikle ilaç tedavisi ve takip önerilir. Kendiliğinden iyileşmeyen kistler ise cerrahi teknikler yardımıyla çıkarılır. Yumurtalıklarda çok sayıda küçük yapılı kist gelişimi ile karakterize polikistik over sendromunda ise ilaç tedavisi ile takip bir arada yürütülür. Bazı durumlarda ise cerrahi operasyonlar önerilebilir.

Meme kistleri

Meme dokusunda oluşan kistler ağrı ve göğüs görünümündeki değişikliklerle kendini belli eder. Memede kist tespit edildiği durumlarda kistin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun araştırılmasına yönelik uygulamalar yapılır. İyi huylu kistlerde takip önerilebilirken kötü huylu kistlere yönelik onkolojik tedavi başlatılır.

Böbrek kistleri

Böbrekte kist oluşumu yüzey tabakasında veya organın iç kısmında gerçekleşebilir. Polikistik böbrek hastalığı şeklinde birden fazla küçük yapılı kistin varlığı da söz konusu olabilir. Kistlerin organın çalışma kapasitesi üzerindeki etkileri ve kanserleşme eğilimleri belirlenerek tedavi planı buna göre şekillendirilir.

Beyin kistleri

Araknoid kist olarak da adlandırılan beyinde kist oluşumu, doğumsal veya sonradan gelişimli olabilir. Psikiyatrik hastalıklar üzerinde de etkili olduğu düşünülen beyin kistlerinin tedavisi bulunduğu bölgeye göre cerrahi girişimler veya baskılayıcı ilaçlar ile şekillendirilir.

Deri altı ve deri üstü kistleri

Derinin çeşitli katmanlarında oluşabilen kistler gözle görülebilir olmaları nedeniyle kolaylıkla teşhis edilirler. Bu kistlerin birçoğu basit ve kısa süren cerrahi operasyonlar ile küçük kesiler açılarak çıkarılır ve patolojik incelemeye gönderilir.

Hidatik kistler

Vücutta oluşabilecek en tehlikeli kistler olan hidatik kistler; akciğerler, karaciğer ve kalp gibi dokularda ciddi boyutlu olumsuzluklara neden olur. Köpek dışkısında bulunan tenya yumurtalarının besinler ve hijyenik olmayan sular ile insan vücuduna girmesi sonucunda gelişen bu hastalık ağır ve sinsi bir şekilde ilerleyerek hayati risk oluşturabilir.

Tiroid kistleri

Tiroid bezinde oluşan sıvı içerikli nodül benzeri yapılardır. Boyunda şişlik veya yutma güçlüğüyle fark edilebilir. Tiroid kistleri, tiroid bezinde oluşan ve içeriğinde sıvı bulunan nodül benzeri yapılardır.

Genellikle boynun ön kısmında yer alan tiroid bezinde gelişir ve çoğu zaman iyi huyludur. Küçük tiroid kistleri belirti vermeyebilir ve rutin ultrason incelemesi sırasında tesadüfen fark edilir. Daha büyük kistler ise boyunda şişlik, dolgunluk hissi, yutma güçlüğü, ses değişikliği veya boğazda baskı hissi gibi şikâyetlere neden olur.

Kist Tanısı Nasıl Konulur?

Yukarıda da belirtilen kist belirtileri ile sağlık kuruluşlarına başvuran hastalarda kistlerin varlığı ihtimali üzerinde durularak yapılacak olan tanı testleri ve radyolojik incelemeler sonucunda teşhis edilebilir. 

Özellikle kist bölgesinde ağrı hissi ile başvuran hastalarda ultrasonografik inceleme mutlaka yapılmalıdır. Yumurtalık ve endometrium kistleri adet düzeninde bozukluklar, tüylenme, akne oluşumu, kanama ve kısırlık gibi belirtilerle kendini göstereceğinden bu organlara ilişkin kistleri bulunan hastalar genellikle bu gibi şikayetlerle kliniklere başvurur.

Bazı durumlarda ise rutin kontroller veya farklı bir hastalığa yönelik olarak yapılan tetkikler esnasında belirti vermemiş kistlerin saptanması söz konusu olabilmektedir.

Bu durumda da kistin türünün belirlenmesinin ardından, kanserleşme eğiliminin bulunup bulunmadığına yönelik olarak araştırma yapılmalıdır. Herhangi bir şikayete yol açmasa bile bazı kistler bulundukları bölge veya boyutları itibariyle sağlık üzerinde tehdit oluşturabileceğinden hekim tarafından önerilmesi durumunda cerrahi girişimler yardımıyla çıkartılarak patolojik incelemeye gönderilmelidir.

İnceleme sonucunda kistin kötü huylu (malign) olduğu sonucuna varıldığı takdirde çevre doku ve organlara yayılım göstermiş olabilmesi ihtimaline karşılık daha ileri tetkiklerin uygulanması gerekebilir.

Ayrıca dişlerde de diş kisti oluşabilir. Diş kisti tedavi edilmezse komplike ağız ve diş problemlerine yol açabilir. Ayrıca dişteki hasarları yoğunlaşmış ya da görünümünden memnun olmayan kişiler zirkonyum kaplama fiyatları hakkında bilgi almak için diş hekimlerine başvurabilir.

Kist Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kistlerde tedavi süreci, kistin hangi organ ve dokuda bulunduğuna ve türüne göre farklılık gösterir. İyi huylu olduğu tespit edilen, büyüme eğiliminde olmayan ve kişide herhangi bir rahatsızlığa yol açmayan kistlerde genellikle düzenli takip önerilir.

Belirli bir süre takip edilen ve türüne göre ilaç kullanımı ile desteklenen kist olgularında kendiliğinden iyileşme gözlenebilir. Fakat uzun süre boyunca takip edilmesine rağmen iyileşmeyen, küçülmeyen veya büyüme eğiliminde olan, kanser şüphesi bulunduran kistler genellikle hekim önerisi ile cerrahi operasyon yardımıyla çıkarılır. Deride oluşan kistler lokal anestezi uygulanarak kistin boyutuna göre değişen boyutlardaki kesilerle basit şekilde çıkarılabilir.

Yumurtalık kistlerinde hormon ilaçları ve doğum kontrol haplarının kullanımı ile kist oluşumuna yol açtığı düşünülen adet düzensizliği gibi olumsuzluklar ortadan kaldırıldıktan sonra birkaç ay süre ile kistler takip edilebilir.

Fakat belirli bir süre zarfında iyileşmeyen ve boyutu itibariyle organların sağlığı üzerinde risk oluşturan, kısırlığa yol açan kistler uygun cerrahi teknikler yardımıyla alınmalıdır.

Konumu itibariyle çıkartılamayacak pozisyonda bulunan veya operasyonun tehlike arz ettiği hassas bölgelerde oluşan içi sıvı dolu kistlerde bir iğne yardımıyla kistin içi boşaltılabilir.

Cerrahi operasyon yardımıyla alınan tüm kistler ve iğne yardımıyla boşaltılan kistlerde kistin içerisinden boşaltılan sıvı örnekleri mutlaka patoloji laboratuvarlarına inceleme için gönderilmeli ve çıkacak sonuca göre sonraki tedavi planı belirlenmelidir.

Eğer siz de vücudunuzun herhangi bir organ veya dokusunda kist olduğunu öğrendiyseniz, tespit edilen kist hakkında detaylı şekilde muayene ve taramadan geçmek üzere bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.

Yapılacak tanı testleri sonucunda kistinizin türü ve neden olabileceği olumsuzluklar belirlendikten sonra hekiminizle birlikte tedavi ve takip sürecinizi planlayabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Kistlerin çoğu iyi huyludur ve her zaman tehlikeli değildir. Bazı kistler belirti vermeden uzun süre takip edilebilir. Ancak kistin hızlı büyümesi, ağrı yapması, kanama, enfeksiyon, bası hissi oluşturması veya şüpheli görüntüleme bulgularına sahip olması durumunda hekim değerlendirmesi gerekir. Kistin tehlikeli olup olmadığı; bulunduğu bölgeye, boyutuna, yapısına ve hastanın şikâyetlerine göre belirlenir.

Hayır, kist kanser demek değildir. Kist, genellikle içi sıvı, yarı katı madde veya hava ile dolu kesecik yapısındaki oluşumları ifade eder. Çoğu kist iyi huyludur. Ancak bazı kistler görüntüleme veya muayene bulgularına göre şüpheli olabilir ve ileri değerlendirme gerekebilir. Kistin iyi huylu mu yoksa riskli mi olduğu ultrason, MR, kan testleri veya gerektiğinde patolojik inceleme ile anlaşılabilir.

Kistin nasıl yok edileceği kistin türüne, bulunduğu yere, boyutuna ve belirti yapıp yapmadığına göre değişir. Küçük ve belirti vermeyen kistler yalnızca takip edilebilir. Bazı kistler zamanla kendiliğinden küçülebilir veya kaybolabilir. Büyük, ağrılı, enfekte olan ya da şüpheli görülen kistlerde ilaç tedavisi, drenaj, iğneyle boşaltma veya cerrahi yöntemler uygulanabilir. Tedavi kararı mutlaka doktor tarafından verilmelidir.

Kist alınmazsa çoğu zaman düzenli takip yeterli olabilir. Ancak bazı kistler büyüyebilir, ağrı yapabilir, çevre dokulara baskı oluşturabilir, enfekte olabilir, kanayabilir veya patlayabilir. Yumurtalık kistleri bazı durumlarda adet düzensizliği, kasık ağrısı veya kist dönmesi gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle kistin alınmasına gerek olup olmadığı, bulunduğu bölge ve risk durumuna göre hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Kist ameliyatı için tek başına belirli bir santimetre sınırı yoktur. Karar; kistin bulunduğu organa, boyutuna, büyüme hızına, iç yapısına, ağrı veya kanama yapıp yapmadığına ve kanser şüphesi taşıyıp taşımadığına göre verilir. Örneğin yumurtalık kistlerinde büyük, kalıcı, şüpheli görünümlü veya şiddetli ağrıya neden olan kistler ameliyatla değerlendirilebilir. Net karar için doktor muayenesi ve görüntüleme sonuçları gerekir.

Kist bazı durumlarda kendiliğinden gerileyebilir; bazı durumlarda ise tedavi gerekir. Tedavi seçenekleri arasında takip, ilaç tedavisi, antibiyotik, iğneyle boşaltma, drenaj veya cerrahi çıkarma yer alabilir. Örneğin enfekte cilt kistlerinde ilaç veya drenaj gerekebilirken, yumurtalık kistlerinde takip ya da cerrahi planlanabilir. Kistin türü bilinmeden bitkisel ürün veya evde müdahale uygulanması önerilmez.

Kist her zaman korkulacak bir durum değildir. Birçok kist iyi huyludur ve düzenli takip dışında tedavi gerektirmez. Ancak hızlı büyüyen, ağrı yapan, sertleşen, kanama veya akıntıya yol açan, adet düzenini bozan ya da şüpheli bulunan kistler ihmal edilmemelidir. Erken değerlendirme, gereksiz kaygıyı azaltır ve gerekiyorsa doğru tedavinin planlanmasını sağlar.

Kisti doğrudan yok eden özel bir yiyecek yoktur. Ancak dengeli beslenme, sağlıklı kilo kontrolü ve iltihabı artırabilecek aşırı işlenmiş, şekerli ve yağlı gıdaların sınırlandırılması genel sağlığı destekleyebilir. Sebze, meyve, tam tahıl, baklagil, yeterli protein ve sağlıklı yağlardan oluşan dengeli bir beslenme tercih edilebilir. Özellikle yumurtalık kistleri veya hormonal sorunlarda beslenme planı kişiye özel olarak doktor ve diyetisyenle düzenlenmelidir.

Kist ağrısının hissedildiği yer, kistin bulunduğu bölgeye göre değişir. Yumurtalık kistleri genellikle kasık, alt karın, bel veya bacaklara vuran ağrı yapabilir. Meme kistleri memede hassasiyet ve ağrıya neden olabilir. Böbrek kistleri yan ağrısı veya sırt ağrısı oluşturabilir. Cilt kistleri ise bulunduğu bölgede şişlik, hassasiyet ve zonklama yapabilir. Ani, şiddetli veya tek taraflı ağrı varsa acil değerlendirme gerekebilir.

Yumurtalık veya rahimle ilişkili bazı kistler adet düzenini etkileyebilir. Adet gecikmesi, düzensiz kanama, ara kanama, yoğun kanama, adet sancısında artış veya kasık ağrısı görülebilir. Ancak her kist adet düzensizliği yapmaz. Adet değişiklikleri hormon bozuklukları, stres, polikistik over sendromu, miyom veya farklı jinekolojik nedenlerle de ortaya çıkabilir. Adet düzensizliği uzun sürüyorsa kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Medical Park Yayın Kurulu
Medical Park Yayın Kurulu
Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam