Anti Ds DNA Nedir?

Anti Ds DNA Nedir?

Anti Ds DNA, bir antikor türüdür. Bağışıklık sisteminde antikor üretimi olup olmadığını değerlendirmek için uygulanan bir tür kan testidir. Bazı hastalık türlerinde vücut kendisine karşı antikor üretimi gerçekleştirir. Bu tür hastalıkların teşhis edilebilmesi için kan testinin uygulanması gerekli olabilir. Özellikle böbrek tutulumunun teşhisi için anti Ds DNA kan testinin yapılması önerilir. Otoimmün hastalık türlerinin teşhisinde de bu yönteme başvurulması mümkündür.

Güncelleme :
Görüntüleme : 3.058
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Anti Ds DNA Nedir?

Anti Ds DNA, bağışıklık sisteminin DNA'ya karşı ürettiği bir antikor türüdür. Özellikle bazı otoimmün hastalık türlerine bağlı olarak vücut antikor üretmeye başlar. Sistemik lupus ve sjögren sendromu gibi hastalık türlerinde bu antikorun oluştuğu bilinir. Bu durumun teşhis edilebilmesi için ise kan testi yapılır. Kısaca belirtmek gerekir ise anti Ds DNA, bağışıklık sisteminin vücuda saldırması sonucunda oluşan antikorlardır.

Anti Ds DNA Testi Nedir?

Anti Ds DNA testi, antikor oluşumunu teşhis etmek için uygulanan bir tür kan testidir. Klasik kan testleri ile benzer şekilde uygulanır. Uygulanan test sayesinde antikor olup olmadığı ve antikor seviyesi değerlendirilebilir. Test sayesinde birçok otoimmün hastalık türünün teşhisi de kolaylaşır. Test sonuçları ortalama olarak 48 saatlik süre içerisinde çıkar ve uzman hekimler tarafından değerlendirilir.

Anti Ds DNA Değerleri Neden Yükselir?

Anti Ds DNA Değerleri Neden Yükselir?

Anti Ds DNA değerleri, kişilerde bazı hastalık türlerinin ortaya çıkmasına bağlı olarak yükselir. Bağışıklık sisteminin aşırı uyarılması, değerlerin yükselmesindeki en önemli etkendir. Böbrek tutulumu nedeniyle ve SLE (sistemik lupus eritematozus) hastalığına bağlı olarak da kişilerde anti Ds DNA değerleri yükselir. Bazı enfeksiyon hastalıkları da değerlerin yükselmesine neden olabilir. Değerler şu nedenlere bağlı olarak yükselebilir:

Anti Ds DNA Testi Hangi Durumlarda Talep Edilir?

Anti Ds DNA testi, klinik belirtiler göz önüne alınarak hastalardan talep edilir. Kişide ortaya çıkan bazı belirtiler, otoimmün hastalık türleri ile alakalı olabilir. Örneğin lupus hastalığında, yüz bölgesinde kelebek görünümü ortaya çıkabilir.

Bu durumda kesin tanı için öncelikle antikor oluşumunun değerlendirilmesi gereklidir. Aynı zamanda kişinin ANA testinin sonucuna bağlı olarak da hastalardan bu testin yaptırılması talep edilebilir. Nedeni belli olmayan eklem ağrıları da lupus ile alakalı olarak ortaya çıkabilir. Bu durumda da hastalardan anti Ds DNA testi istenilebilir. 

Test Sonuçlarının Anlamları Nelerdir?

Anti Ds DNA sonuçları pozitif ya da negatif olarak değerlendirilir. Özellikle lupus hastalığı ve türleri, test sonucuna göre daha net bir şekilde değerlendirilir. Diğer otoimmün hastalıklarda ise hem anti Ds DNA testinin hem de ANA testinin uygulanması önerilir. Sonucun negatif çıkması genellikle <30 IU/ml olarak tanımlanır. Bu durum lupus riskinin düşük olduğunu gösterir.

Pozitif sonuçlar ise >30 IU/ml olarak tanımlanır, SLE riskinin yüksek olduğunu gösteren bir durum olarak değerlendirilir. Aktif böbrek tutulum riski de yüksektir.

Anti Ds DNA ve Böbrek Sağlığı Arasındaki İlişki Nedir?

Böbrek dokusunun zarar görmesi, bağışıklık sisteminde de sorunlara neden olarak anti Ds DNA değerlerinin yükselmesine yol açabilir. Aynı zamanda otoimmün hastalıklara bağlı olarak da kişinin böbreklerinde bazı problemlerin görülme ihtimali vardır. Böbreklerde iltihaplanma olması, nefrotik sendrom gibi hastalıkların ortaya çıkmasına da neden olabilir.

Bu durumun değerlendirilebilmesi için ise hastalardan anti Ds DNA testi yaptırması talep edilebilir. Kısaca belirtmek gerekir ise bazı böbrek hastalıkları, kişinin bağışıklık sisteminin antikor üreterek DNA'ya saldırmasına neden olabilir. 

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Test sonucunun yüksek yani pozitif sonuçlanması, lupus riskinin yüksek olduğunu gösterir. Fakat bu durum kişide lupus hastalığı olduğunu bildirmez. Test sonuçları, hastalığın teşhis edilebilmesi için yeterli değildir. Bu nedenle de kişilerin klinik bulguları değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda ise farklı testlerin yapılması da önerilebilir.

Evet, hamilelikte de anti Ds DNA testinin yaptırılması mümkündür. Özellikle lupus hastalığı olan kişilerin, hamilelik döneminde düzenli doktor kontrolüne gitmesi ve değerlerini ölçtürmesi önerilir. Hamilelik döneminde lupus hastalığı şiddetlenebilir ve bu durum bebeğin sağlığını riske atabilir. Anne ve bebek sağlığı açısından belirli aralıklarla test yaptırılmalıdır.

Test yaptırmadan önce dikkat edilmesi gereken bir durum yoktur. Kişi muayene olduktan sonra belirtileri ve hastalık şüphesine bağlı olarak kan vermelidir. Anti Ds DNA testinde kişinin aç ya da tok olmasının sonuçlar üzerinde bir etkisi yoktur. Kan verme işlemi tamamlandıktan sonra yaklaşık 2 gün içerisinde sonuçlar çıkar ve değerlendirilir.

Anti Ds DNA değerlerinin normal seviyelere düşebilmesi için bazı tedavi yöntemlerine başvurulması gereklidir. Bunun için ise değerlerin yükselmesine neden olan hastalık teşhis edilmelidir. İlaç tedavisi ile kişinin değerlerinin normal seviyelere inmesi mümkündür. Bu süreçte bazı yaşam tarzı değişikliklerinin yapılması da destekleyicidir. Özellikle sağlıklı beslenme düzenine geçiş yapılması ve gün içerisinde fiziksel aktivitelerin artırılması önerilir. Güneş ışınlarına maruz kalınması da değerlerin yükselmesine neden olabilir. Bu durumda ise güneş koruyucu ürünlerin kullanımına başvurulabilir.

Test sonuçları kişilere lupus tanısı konulması için tek başına yeterli değildir. Kişide hangi belirtilerin olduğunun da değerlendirilmesi gereklidir. Bazı durumlarda farklı testlerin de uygulanması önerilir. Değerlerin yüksek olması, farklı sağlık problemleri ile alakalı olabilir. Aynı zamanda güneş ışınlarına fazla maruz kalındığında da değerler yükselebilir. Bu nedenle test sonuçları tek başına kesin tanı için yeterli olmaz.

Evet, test sonucu negatif çıksa da lupus riski söz konusudur. Bazı durumlarda değerlerde ani bir düşüş görülebilir. Hastalık o süreçte hafif seyrediyor olabilir. Hastaların ortalama olarak %30'unda bu duruma rastlandığı bilinir. Vücut farklı antikorlar üretebilir ve bu durumda da kişinin test sonucu negatif çıkabilir. Daha sonraki süreçlerde testin tekrarlanması gerekli olabilir. Bazı durumlarda ise kişiden ANA testi gibi farklı test türlerini yaptırması da talep edilebilir.

Anti Ds DNA testi, klinik bulgular ile birlikte lupus hastalığının teşhis edilmesine yardımcıdır. Fakat diğer hastalık türleri için farklı testler de talep edilebilir. Bu süreçte özellikle ANA testinin talep edildiği bilinir. ANA haricinde ise kişilerden, anti smith testi ve idrar tahlili de istenebilir. Diğer talep edilebilecek olan testler ise; C3 ve C4 kompleman testleri, CRP ve sedimantasyon olarak bilinir.

Anti Ds DNA testi, romatoloji alanında yapılır. Fakat öncesinde dahiliye alanından randevu alınması gerekir. Kişinin muayenesi gerçekleştikten sonra ise farklı alanlara yönlendirilmesi mümkündür. Böbrek hastalıklarına bağlı olarak hastalar, nefroloji alanına sevk edilebilir. Lupus şüphesi için ise dermatoloji uzmanlarının görüşünün alınması önerilebilir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Doç. Dr. Akif Ayaz

Doç. Dr.

Akif Ayaz

Tıbbi Genetik

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam