Anti TPO (Tiroid Peroksidaz Antikoru) Nedir?
Anti TPO, bağışıklık sisteminin tiroid bezinde bulunan tiroid peroksidaz (TPO) enzimine karşı ürettiği antikorları ifade eder. Tiroid peroksidaz enzimi, tiroid hormonlarının üretiminde önemli bir görev üstlenir. Anti TPO antikorlarının yüksek düzeyde bulunması, bağışıklık sisteminin tiroid bezine yönelik bir otoimmün yanıt geliştirdiğini gösterebilir. Bu durum özellikle Hashimoto tiroiditi ve Graves hastalığı gibi otoimmün tiroid hastalıklarıyla ilişkilidir.
Tiroid bezi, boynun ön bölümünde yer alan ve vücudun metabolizma hızını, enerji kullanımını, vücut sıcaklığını ve birçok organın çalışma düzenini etkileyen hormonları üreten bir organdır. Başlıca tiroid hormonları tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3) olarak adlandırılır. Bu hormonların üretiminde iyot ve tiroid peroksidaz enzimi önemli rol oynar.
Normal koşullarda bağışıklık sistemi, vücudu zararlı mikroorganizmalara ve yabancı maddelere karşı korur. Ancak bazı kişilerde bağışıklık sistemi, vücudun kendi dokularına karşı antikor üretmeye başlayabilir. Bu durum otoimmün yanıt olarak tanımlanır. Anti TPO antikorları da tiroid bezindeki bir enzime karşı gelişen otoantikorlar arasında yer alır.
Anti TPO testi, kanda bu antikorların düzeyini belirlemek amacıyla uygulanır. Özellikle tiroid bezinin az çalışması, tiroid hormonlarında düzensizlik veya otoimmün tiroid hastalığı şüphesi bulunan kişilerde tanısal değerlendirmeyi destekleyebilir.
Anti TPO yüksekliği her zaman tiroid bezinin yeterli hormon üretemediği anlamına gelmez. Bazı kişilerde Anti TPO antikorları yüksek olmasına rağmen TSH ve serbest T4 düzeyleri normal sınırlar içerisinde bulunabilir. Bu kişilerde tiroid fonksiyonları uzun süre normal seyredebilirken bazılarında zaman içerisinde hipotiroidi gelişebilir.
Anti TPO sonucunun değerlendirilmesinde yalnızca antikor düzeyine bakılması yeterli değildir. Hastanın yaşı, şikâyetleri, aile öyküsü, gebelik durumu, TSH ve serbest T4 değerleri ile gerekli görülen diğer tetkikler birlikte incelenmelidir. Özellikle Anti TPO yüksekliğinin hangi hastalıkla ilişkili olduğunun belirlenmesi, doğru takip ve tedavi planının oluşturulması açısından önemlidir.
Anti TPO Ne Demek?
Anti TPO, İngilizce Anti-Thyroid Peroxidase Antibody ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede anti-tiroid peroksidaz antikoru olarak adlandırılır. Bu antikorlar, tiroid hormonlarının üretiminde görev alan tiroid peroksidaz enzimini hedef alan bağışıklık sistemi proteinleridir.
Tiroid peroksidaz enzimi, tiroid bezindeki hücrelerde bulunur ve tiroid hormonlarının sentezlenmesi için gerekli kimyasal süreçlerde görev alır. Özellikle iyodun hormon üretiminde kullanılabilecek hale getirilmesi ve tiroid hormonlarının oluşumunda önemli bir işleve sahiptir.
Bağışıklık sisteminin bu enzime karşı antikor üretmesi, tiroid dokusunda otoimmün bir sürecin varlığına işaret edebilir. Ancak Anti TPO antikorlarının bulunması, tek başına tiroid hücrelerinde ne kadar hasar oluştuğunu veya tiroid hormonlarının hangi düzeyde üretildiğini göstermez.
Anti TPO testi genellikle tiroid hormon testleriyle birlikte değerlendirilir. Bu testlerin işlevleri birbirinden farklıdır:
Anti TPO: Tiroid peroksidaz enzimine karşı oluşan antikorların düzeyini gösterir ve otoimmün tiroid hastalıklarının değerlendirilmesine yardımcı olur.
TSH: Hipofiz bezinden salgılanan ve tiroid hormon üretimini düzenleyen hormondur. Tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesinde temel testlerden biridir.
Serbest T4: Kanda bulunan ve dokular tarafından kullanılabilen tiroksin hormonunun düzeyini gösterir.
Serbest T3: Özellikle belirli hipertiroidi durumlarında değerlendirmeye katkı sağlayabilen aktif tiroid hormonudur.
Anti TG: Tiroglobulin adlı tiroid proteinine karşı gelişen antikorları gösterir ve bazı otoimmün tiroid hastalıklarında yüksek bulunabilir.
TRAb: TSH reseptörüne karşı gelişen antikorları değerlendiren testtir. Özellikle Graves hastalığının tanısında önem taşır.
Anti TPO ile Anti TG testleri sıklıkla karıştırılır. Her iki test de tiroid bezine yönelik otoimmün süreçleri değerlendirmede kullanılabilir ancak farklı proteinleri hedefleyen antikorları ölçer. Anti TPO, tiroid peroksidaz enzimine karşı oluşan antikorları gösterirken Anti TG, tiroglobulin proteinine karşı oluşan antikorları ölçer.
Anti TPO testi, genellikle kol damarından alınan kan örneğiyle gerçekleştirilir. Tek başına Anti TPO ölçümü için çoğu durumda açlık gerekmez. Bununla birlikte aynı anda istenen diğer testler veya kullanılan ilaç ve takviyeler nedeniyle farklı hazırlık talimatları verilebilir. Özellikle yüksek doz biyotin içeren takviyeler bazı laboratuvar yöntemlerinin sonuçlarını etkileyebileceğinden kullanılan ürünler hekime bildirilmelidir.
Anti TPO Kaç Olmalı?

Anti TPO normal değeri, testin yapıldığı laboratuvara ve kullanılan ölçüm yöntemine göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle bütün hastalar için geçerli tek bir Anti TPO referans aralığı bulunmamaktadır. Bazı laboratuvarlarda 35 IU/mL altındaki değerler normal kabul edilirken farklı ölçüm sistemlerinde daha düşük veya daha yüksek referans sınırları kullanılabilir.
Anti TPO testi sonuçları genellikle IU/mL birimiyle ifade edilir. Sonucun normal veya yüksek olarak değerlendirilmesinde laboratuvar raporunda belirtilen referans aralığı esas alınmalıdır. Farklı laboratuvarlardan alınan sonuçların doğrudan karşılaştırılması, kullanılan yöntemlerin farklı olması nedeniyle yanıltıcı olabilir.
Anti TPO değerinin referans aralığının üzerinde olması, tiroid bezine karşı antikor geliştiğini düşündürebilir. Ancak yüksekliğin derecesi ile hastalığın şiddeti arasında her zaman doğrudan bir ilişki bulunmaz. Örneğin çok yüksek Anti TPO düzeyine sahip bir kişinin tiroid hormonları normal olabilirken daha düşük antikor düzeyine sahip başka bir kişide belirgin hipotiroidi görülebilir.
Anti TPO testinde örnek olarak 35 IU/mL üst sınırını kullanan bir laboratuvarın sonuçları şu şekilde değerlendirilebilir:
Anti TPO değeri | Örnek değerlendirme |
|---|---|
35 IU/mL altı | Bu referans aralığına göre normal |
35 IU/mL ve üzeri | Laboratuvar sınırına göre yüksek |
100 IU/mL | Yüksek antikor düzeyi; tiroid fonksiyon testleriyle değerlendirilmelidir |
500 IU/mL | Belirgin antikor yüksekliği; tek başına hastalığın şiddetini göstermez |
1000 IU/mL ve üzeri | Çok yüksek antikor düzeyi; tek başına acil durum veya ağır tiroid yetmezliği anlamına gelmez |
Bu tablo yalnızca referans üst sınırı 35 IU/mL olan bir laboratuvar için örnek niteliğindedir. Değerler, evrensel tanı veya risk sınıflandırması olarak kullanılmamalıdır.
Anti TPO sonucunun değerlendirilmesinde TSH ve serbest T4 değerleri önemli rol oynar. TSH yüksekliği ve serbest T4 düşüklüğü bulunan bir kişide Anti TPO pozitifliği, Hashimoto tiroiditi gibi otoimmün bir nedenin araştırılmasını destekleyebilir.
Buna karşılık Anti TPO yüksek olmasına rağmen TSH ve serbest T4 değerlerinin normal olması, tiroid bezinin mevcut durumda normal hormon ürettiğini gösterebilir. Bu durumda her zaman ilaç tedavisi gerekmez ancak kişinin risk faktörlerine göre belirli aralıklarla tiroid fonksiyonlarının takip edilmesi önerilebilir.
Anti TPO Yüksekliği Nedir?
Anti TPO yüksekliği, kanda tiroid peroksidaz enzimine karşı oluşan antikorların laboratuvarın belirlediği referans sınırının üzerinde bulunmasıdır. Bu durum, özellikle bağışıklık sisteminin tiroid dokusunu hedef aldığı otoimmün tiroid hastalıklarında görülür. Anti TPO yüksekliğinin en sık ilişkilendirildiği hastalıklardan biri Hashimoto tiroiditidir.
Anti TPO yüksekliği bulunan kişilerin tamamında tiroid hormon bozukluğu gelişmez. Bazı kişilerde tiroid fonksiyonları normal kalabilirken bazılarında zaman içerisinde tiroid hormon üretimi azalabilir. Daha nadir durumlarda Anti TPO yüksekliği, tiroid hormonlarının fazla üretildiği hastalıklarla da birlikte görülebilir.
Anti TPO yüksekliği başlıca şu durumlarla ilişkili olabilir:
Hashimoto Tiroiditi
Hashimoto tiroiditi, bağışıklık sisteminin tiroid bezine yönelik kronik otoimmün yanıt geliştirdiği bir hastalıktır. Tiroid dokusunda zaman içerisinde iltihabi değişiklikler ve hücresel hasar meydana gelebilir. Anti TPO yüksekliği, Hashimoto tiroiditi bulunan kişilerde sık görülen laboratuvar bulgularından biridir. Ancak hastalığın tanısı yalnızca Anti TPO değerine göre konulmaz.
Hashimoto tiroiditi ilerledikçe tiroid bezinin hormon üretim kapasitesi azalabilir ve hipotiroidi gelişebilir. Bununla birlikte hastalığın erken dönemlerinde tiroid hormon düzeyleri normal olabilir.
Graves Hastalığı
Graves hastalığı, tiroid bezinin aşırı hormon üretmesine neden olabilen otoimmün bir hastalıktır. Bu hastalıkta özellikle TSH reseptörünü hedefleyen antikorlar önemli rol oynar. Graves hastalığı bulunan bazı kişilerde Anti TPO antikorları da yüksek olabilir. Ancak Anti TPO testi, Graves hastalığına özgü bir test değildir.
Graves hastalığından şüphelenilen hastalarda TSH, serbest T4, serbest T3 ve gerekli durumlarda TRAb gibi testler değerlendirilir. Hastalığın belirtileri ve klinik bulguları tanı sürecinde önem taşır.
Doğum Sonrası Tiroidit
Doğum sonrası tiroidit, doğumdan sonraki ilk yıl içerisinde ortaya çıkabilen tiroid bezi iltihabıdır. Özellikle tiroid otoantikorları bulunan kadınlarda daha sık görülebilir.
Bu durumda başlangıçta tiroid hormonlarının kana salınmasına bağlı geçici hipertiroidi gelişebilir. Daha sonraki dönemde ise hipotiroidi ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde tiroid fonksiyonları zaman içerisinde normale dönerken bazılarında kalıcı hipotiroidi gelişebilir. Gebelik öncesinde veya gebelik sırasında Anti TPO pozitifliği bulunması, doğum sonrası tiroidit gelişme riskinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Diğer Otoimmün Hastalıklar
Anti TPO yüksekliği bazı diğer otoimmün hastalıkları bulunan kişilerde de görülebilir. Tip 1 diyabet, çölyak hastalığı ve belirli otoimmün bağ dokusu hastalıkları, otoimmün tiroid hastalıklarıyla birlikte bulunabilir.
Ancak Anti TPO yüksekliği, bu hastalıkların mutlaka bulunduğu anlamına gelmez. Eşlik eden belirtiler ve kişisel sağlık öyküsü doğrultusunda gerekli görülen incelemeler yapılabilir.
Tiroid Hastalığı Olmadan Anti TPO Yüksekliği
Bazı kişilerde herhangi bir belirgin tiroid hastalığı bulunmadan Anti TPO antikorları yüksek ölçülebilir. Özellikle kadınlarda ve ileri yaş gruplarında tiroid otoantikorlarının pozitifliği daha sık görülebilir.
Bu kişilerde TSH ve serbest T4 değerleri normal olabilir. Anti TPO pozitifliği, gelecekte tiroid fonksiyon bozukluğu gelişme riskinin artmasıyla ilişkili olabilse de her hastada hipotiroidi gelişeceği anlamına gelmez. Tiroid fonksiyonları normal olan kişilerde tedavi yerine düzenli klinik değerlendirme ve gerektiğinde TSH takibi tercih edilebilir.
Anti TPO Yüksekliği Belirtileri Nelerdir?
Anti TPO yüksekliği, tek başına belirli bir belirtiye neden olmak zorunda değildir. Anti TPO, bağışıklık sisteminin tiroid dokusuna karşı geliştirdiği antikorları gösteren bir laboratuvar bulgusudur. Bu nedenle ortaya çıkan şikâyetler genellikle antikor yüksekliğinden değil, eşlik eden tiroid hastalığından veya tiroid hormon düzeylerindeki değişikliklerden kaynaklanır.
Anti TPO yüksekliği bulunan bazı kişilerde TSH ve serbest T4 değerleri normal olabilir. Bu kişilerde herhangi bir belirti görülmeyebilir. Ancak otoimmün tiroid hastalığına bağlı olarak tiroid bezinin hormon üretimi azaldığında hipotiroidi belirtileri ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda ise tiroid hormonlarının yükselmesiyle ilişkili farklı şikâyetler gelişebilir.
Halsizlik ve Sürekli Yorgunluk
Anti TPO yüksekliğine hipotiroidi eşlik ettiğinde sık karşılaşılan belirtilerden biri halsizlik ve yorgunluk hissidir. Tiroid hormonlarının azalması, vücudun enerji kullanımını ve metabolik süreçlerini etkileyebilir.
Kişi yeterince uyumasına rağmen kendisini yorgun hissedebilir, günlük aktivitelerde daha çabuk yorulabilir ve fiziksel performansında azalma yaşayabilir. Bununla birlikte halsizlik, kansızlık, vitamin eksiklikleri, uyku sorunları ve farklı hastalıklarla da ilişkili olabileceğinden yalnızca Anti TPO yüksekliğine bağlanmamalıdır.
Kilo Alma ve Metabolizmanın Yavaşlaması
Tiroid hormonlarının yeterli miktarda üretilememesi, vücudun enerji metabolizmasını etkileyebilir. Hipotiroidi gelişen kişilerde kilo artışı veya kilo vermede güçlük görülebilir.
Hipotiroidiye bağlı kilo artışının bir bölümü vücutta sıvı ve tuz tutulmasıyla ilişkili olabilir. Ancak Anti TPO değerinin yüksek olması, tiroid hormonları normal olan kişilerde mutlaka kilo artışı yaşanacağı anlamına gelmez. Kilo değişikliklerinin değerlendirilmesinde tiroid fonksiyon testleri ve diğer metabolik faktörler birlikte incelenmelidir.
Üşüme ve Soğuğa Tahammülsüzlük
Tiroid hormonları vücut sıcaklığının düzenlenmesinde önemli rol oynar. Hipotiroidi geliştiğinde metabolik faaliyetlerin yavaşlaması nedeniyle soğuğa karşı hassasiyet artabilir.
Kişiler normal ortam sıcaklığında bile üşüyebilir, el ve ayaklarında soğukluk hissedebilir. Bu durum özellikle halsizlik, kabızlık ve cilt kuruluğu gibi diğer hipotiroidi belirtileriyle birlikte görüldüğünde tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesini gerektirebilir.
Saç Dökülmesi ve Cilt Kuruluğu
Tiroid hormonlarındaki değişiklikler saç köklerinin büyüme döngüsünü ve cildin normal işleyişini etkileyebilir. Hipotiroidi bulunan kişilerde saçlarda incelme, yaygın saç dökülmesi, cilt kuruluğu ve tırnaklarda kırılganlık görülebilir.
Bu belirtiler tek başına tiroid hastalığına özgü değildir. Özellikle demir eksikliği, hormonal değişiklikler ve dermatolojik hastalıklar da benzer şikâyetlere neden olabilir. Anti TPO yüksekliğiyle birlikte saç dökülmesi yaşanıyorsa altta yatan nedenin belirlenmesi için gerekli tetkikler değerlendirilmelidir.
Kabızlık ve Sindirim Sistemi Şikâyetleri
Tiroid hormonlarının azalması bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına neden olabilir. Bu nedenle hipotiroidi gelişen kişilerde kabızlık, karında şişkinlik ve sindirim sisteminde yavaşlama hissi görülebilir.
Kabızlığın şiddeti kişiden kişiye değişir. Uzun süren veya yeni başlayan kabızlık şikâyetlerinde yalnızca tiroid fonksiyonları değil, beslenme alışkanlıkları, kullanılan ilaçlar ve diğer olası nedenler de değerlendirilmelidir.
Adet Düzensizliği ve Üreme Sağlığı Sorunları
Tiroid hormonları kadın üreme sağlığı üzerinde etkili olan hormonal süreçlerle ilişkilidir. Hipotiroidi veya hipertiroidi gelişmesi durumunda adet düzeninde değişiklikler ortaya çıkabilir.
Özellikle adet kanamalarının yoğunlaşması, düzensizleşmesi veya yumurtlama fonksiyonlarının etkilenmesi gibi durumlar görülebilir. Tiroid fonksiyon bozuklukları bazı kişilerde gebe kalmayı da zorlaştırabilir.
Anti TPO pozitifliği gebelik planlamasında dikkate alınabilen bir bulgu olsa da tek başına infertilite tanısı anlamına gelmez. Gebelik planlayan veya hamile olan kişilerde TSH düzeyi ve diğer klinik bulgular doğrultusunda takip planlanmalıdır.
Çarpıntı ve Sıcak Basması
Anti TPO yüksekliği bazı hastalarda tiroid hormonlarının yükseldiği durumlarla birlikte görülebilir. Özellikle Graves hastalığında veya tiroiditlerin belirli dönemlerinde hipertiroidi belirtileri ortaya çıkabilir.
Bu durumda çarpıntı, terleme, sıcak tahammülsüzlüğü, ellerde titreme, sinirlilik ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler görülebilir. Bu şikâyetler Anti TPO antikorlarının doğrudan etkisinden değil, tiroid hormon düzeylerindeki değişikliklerden kaynaklanır.
Boyunda Şişlik ve Tiroid Bezinde Büyüme
Hashimoto tiroiditi gibi bazı otoimmün tiroid hastalıklarında tiroid bezinde büyüme meydana gelebilir. Guatr olarak adlandırılan bu durum, boynun ön bölümünde şişlik veya dolgunluk şeklinde fark edilebilir.
Bazı kişilerde boğazda baskı hissi veya yutkunurken rahatsızlık görülebilir. Ancak Anti TPO yüksekliği bulunan her kişide tiroid büyümesi gelişmez. Boyunda belirgin şişlik, yutma güçlüğü veya ses değişikliği gibi belirtiler bulunması durumunda hekim değerlendirmesi gerekir.
Anti TPO Yüksekliği Nasıl Düşürülür?
Anti TPO yüksekliğinde tedavinin temel amacı, yalnızca kandaki antikor değerini düşürmek değildir. Öncelikle antikor yüksekliğinin hangi tiroid hastalığıyla ilişkili olduğu, tiroid bezinin hormon üretiminde bozukluk bulunup bulunmadığı ve hastanın tedavi gerektiren bir sağlık sorunu yaşayıp yaşamadığı belirlenmelidir.
Anti TPO antikorlarını doğrudan ve güvenilir biçimde düşürerek hastalığın seyrini iyileştirdiği kanıtlanmış, herkese uygulanabilecek standart bir tedavi bulunmamaktadır. Bazı hastalarda tedaviyle birlikte antikor düzeylerinde değişiklik görülebilir. Ancak bu değişiklikler her zaman tiroid fonksiyonlarının düzeldiğini veya hastalığın tamamen ortadan kalktığını göstermez.
Anti TPO yüksekliğinin yönetiminde başlıca yaklaşımlar şunlardır:
Tiroid Fonksiyonlarının Değerlendirilmesi
Anti TPO yüksekliği tespit edildiğinde öncelikle TSH ve serbest T4 değerleri incelenir. Bu testler, tiroid bezinin yeterli hormon üretip üretmediğini değerlendirmeye yardımcı olur.
TSH ve serbest T4 düzeyleri normal olan kişilerde, yalnızca Anti TPO yüksekliği nedeniyle ilaç başlanması genellikle gerekli değildir. Bu durumda hastanın şikâyetleri ve risk faktörleri doğrultusunda takip planlanabilir. Tiroid hormonlarında bozukluk tespit edildiğinde ise altta yatan hastalığa uygun tedavi yöntemleri değerlendirilir.
Hashimoto Tiroiditinde Tedavi
Anti TPO yüksekliğinin en sık ilişkili olduğu hastalıklardan biri Hashimoto tiroiditidir. Bu hastalıkta tiroid bezinin hormon üretim kapasitesi zaman içerisinde azalabilir.
Hashimoto tiroiditine bağlı belirgin hipotiroidi geliştiğinde levotiroksin gibi tiroid hormonu yerine koyma tedavileri kullanılabilir. Tedavinin amacı, eksik olan tiroid hormonunun yerine konulması ve hormon düzeylerinin uygun aralıkta tutulmasıdır.
Levotiroksin tedavisi doğrudan Anti TPO antikorlarını ortadan kaldırmak için uygulanmaz. Tedavi dozu genellikle TSH ve serbest T4 sonuçları, hastanın yaşı ve diğer sağlık özelliklerine göre düzenlenir. Tiroid fonksiyonları normal olan Hashimoto hastalarında ise her zaman hormon tedavisi gerekmez.
İyot Alımının Dengelenmesi
İyot, tiroid hormonlarının üretimi için gerekli bir mineraldir. Ancak iyodun hem yetersiz hem de aşırı miktarda alınması tiroid fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Özellikle otoimmün tiroid hastalığı bulunan kişilerde yüksek doz iyot içeren takviyelerin kontrolsüz kullanılması tiroid fonksiyon bozukluklarını tetikleyebilir veya mevcut sorunları ağırlaştırabilir.
Bu nedenle Anti TPO yüksekliği bulunan kişilerin iyot içeren takviyeleri hekim önerisi olmadan kullanmaması önemlidir. İyot gereksinimi, kişinin beslenmesi, gebelik durumu ve mevcut tiroid hastalığı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Selenyum Takviyeleri
Selenyum, tiroid hormon metabolizmasında görev alan bazı enzimlerin yapısında bulunan bir mineraldir. Anti TPO yüksekliği bulunan kişilerde selenyum takviyelerinin etkilerini araştıran çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiştir.
Bazı araştırmalarda selenyum kullanımı sonrasında Anti TPO düzeylerinde azalma bildirilmiştir. Ancak bu azalmanın hastaların şikâyetleri, yaşam kalitesi veya uzun dönem tiroid fonksiyonları üzerinde anlamlı bir iyileşme sağladığı kesin olarak gösterilmemiştir.
Bu nedenle selenyum takviyesi, Anti TPO yüksekliği bulunan bütün kişiler için rutin olarak önerilen bir tedavi değildir. Gereğinden fazla selenyum alınması saç dökülmesi, tırnak değişiklikleri, sindirim sistemi sorunları ve farklı sağlık problemlerine neden olabilir.
Dengeli Beslenme ve Yaşam Tarzı
Dengeli beslenme, tiroid sağlığının desteklenmesi ve genel metabolik fonksiyonların korunması açısından önemlidir. Yeterli protein, vitamin ve mineral alınması vücudun normal işleyişine katkıda bulunur.
Anti TPO yüksekliği bulunan kişilerde beslenme düzeni, mevcut tiroid hastalığı ve diğer sağlık sorunları dikkate alınarak planlanmalıdır. Özellikle iyot ve selenyum gibi tiroid fonksiyonlarıyla ilişkili minerallerin gereksiz yüksek dozlarda alınmasından kaçınılmalıdır.
Glutensiz diyetin, çölyak hastalığı bulunmayan bütün Anti TPO pozitif kişilerde antikorları düşürdüğü veya Hashimoto tiroiditini tedavi ettiği gösterilmemiştir. Benzer şekilde belirli bir besinin veya bitkisel karışımın Anti TPO antikorlarını kesin olarak düşürdüğüne ilişkin yeterli bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
Düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku ve sigaranın bırakılması genel sağlık açısından önemlidir. Ancak bu uygulamalar Anti TPO yüksekliğini doğrudan ortadan kaldıran tedaviler olarak değerlendirilmemelidir.
Anti TPO yüksekliği bulunan kişilerde takip sıklığı, tiroid hormon düzeylerine, mevcut belirtilere ve diğer risk faktörlerine göre belirlenir. Tiroid fonksiyonları normal olan kişilerde belirli aralıklarla TSH ölçümü yapılması yeterli olabilir. Hipotiroidi nedeniyle ilaç kullanan kişilerde ise hormon düzeylerinin kontrol edilmesi ve gerekli durumlarda ilaç dozunun düzenlenmesi gerekir.
Anti TPO antikorlarının sürekli olarak tekrar ölçülmesi çoğu hastada tedavi kararlarını değiştirmez. Bu nedenle takipte genellikle antikor değerinden çok tiroid fonksiyon testleri ve klinik bulgular ön planda tutulur.
Anti TPO Kaç Olursa Tehlikelidir?
Anti TPO yüksekliğinde herkes için geçerli, belirli bir değerin üzerinde doğrudan tehlike oluştuğunu gösteren kesin bir sınır bulunmamaktadır. Anti TPO değerinin 100, 500 veya 1000 IU/mL olması tek başına hastalığın ne kadar ciddi olduğunu, tiroid bezinin ne ölçüde etkilendiğini ya da acil tedavi gerekip gerekmediğini göstermez.
Anti TPO, tiroid bezine yönelik otoimmün yanıtın değerlendirilmesinde kullanılan bir antikor testidir. Bu nedenle test sonucunun yüksekliği ile tiroid hormonlarının düzeyi arasında her zaman doğrudan bir ilişki bulunmaz.
Örneğin Anti TPO değeri 1000 IU/mL olan bir kişinin TSH ve serbest T4 düzeyleri normal olabilir. Buna karşılık Anti TPO değeri daha düşük olan başka bir kişide belirgin hipotiroidi gelişebilir. Dolayısıyla yalnızca antikor seviyesine bakılarak hastalığın ciddiyeti hakkında kesin karar verilmesi doğru değildir.