Diş Avülsiyonu Nedir?
Diş avülsiyonu, dişin çene kemiğindeki yuvasından tamamen ayrılması şeklinde tanımlanan ve acil müdahale gerektiren bir dental problemdir. Söz konusu problem genellikle düşme, spor yaralanmaları ve fiziksel darbe gibi travmatik faktörler sonucunda gelişir.
Diş avülsiyonu aniden meydana gelir ve acil müdahale gerektirir. Zira kısa sürede müdahale edilmediği takdirde hücre nekrozu gelişir ve dişin yeniden yerine yerleştirilme başarısı azalır.
Dolayısıyla bu riski önlemek adına acil tedavi protokolü uygulanmalı ve dişi taç kısmından tutarak muhafaza etmek gerekir. Böylece dişin doku hücrelerinin canlılığı korunur ve reimplantasyon işleminin başarı şansı artar.
Diş Avülsiyonu Neden Olur?

Diş avülsiyonu nedenleri arasında spor kazaları, trafik kazaları ve fiziksel çarpışmalar gibi yakın temaslı ve hızlı aktiviteler yer alır. Bu dental travma özellikle de spor kazalarından kaynaklı meydana gelir ve özellikle yakın temaslı sporlarda yüz bölgesine alınan darbeler riski artırır.
Bu noktada futbol, basketbol, boks ve bisiklet gibi çarpışma riskinin fazla olduğu spor dallarında yakın temas halinde diş avülsiyonunun meydana gelme ihtimali yüksektir.
Ayrıca çocukluk döneminde ani düşme ve sert zemine çarpma gibi kontrolsüz travmatik durumlar da bu duruma sebebiyet verebilir. Bunun yanı sıra trafik kazaları, fiziksel kavgalar ve iş kazaları da dişin yuvasından tamamen fırlamasına yol açan majör etkenler arasındadır.
Diş Avülsiyonu Meydana Geldiğinde Ne Yapılmalı?
Diş avülsiyonu meydana geldiğinde öncelikle düşen dişi bulmalı ve hücrelerin yer aldığı kök kısmına kesinlikle dokunmadan saklamalısınız. Bu noktada dişi çiğneme yüzeyi olan taç kısmından tutmalı ve ardından su ile durulamalısınız.
Bu esnada dişin kök kısmına dokunmamalısınız. Dolayısıyla dişi suyun altında ovalamadan durulamanız yeterlidir ve ardından kurulamanıza gerek yoktur. İlk yardım müdahalesi olarak dişi taç kısmından tutarak sokete nazikçe yerleştirmeyi deneyebilirsiniz.
Dişi sabit şekilde tutmak için ise temiz bir gazlı bezi veya mendili ısırmanız önerilir. Ardından zaman kaybetmeden bir diş hekimine başvurarak gerekli acil tedaviyi almalısınız.
Avülse Dişin Muhafaza Edilmesi Neden Önemli?
Avülse dişin muhafaza edilmesi, dişin çene kemiğine yeniden tutunmasını sağlayan periodontal bağ dokusunun hücre canlılığını korumak için önemlidir. Bu hücreler diş yuvasından çıktığı andan itibaren susuz kalır ve açık havada kuru bırakıldığında 15-30 dakika içinde canlılığını kaybeder. Bunun sonucunda ise diş hekiminin dişi yeniden yerine yerleştirme başarısı azalır.
Zira periodantal bağ dokusunun hücresel canlılığı yitirildiğinde diş, kökün yerleştirildiğinde vücut dişi yabancı bir madde olarak algılar. Dolayısıyla avülse dişi tükürük veya süt gibi sıvılarda muhafaza etmek hücrelerin biyolojik ömrünü uzatır.
Bu nedenle diş çeneden çıktığında su veya sütle durulayıp ağız içinde tutulması gerekir. Böylece diş kuruması önlenir ve dişin çene kemiğine yeniden tutunma olasılığı yükseltilir.
Diş Avülsiyonu Tedavisi Nasıl Yapılır?
Diş avülsiyonu tedavisi, zaman kaybetmeden lokal anestezi altında uygulanan replantasyon işlemiyle gerçekleştirilir. Dişin yuvaya yerleştirilmesini sağlayan bu yöntemden sonra sabitleme işlemine geçilir.
Ancak diş hekimi tedavi sürecine başlamadan önce radyografi çekerek diş yuvasında kırık, kök hasarı veya çevre dokuların durumunu inceler. Ardından avülse dişi yuvaya yerleştirmek için soket, fizyolojik serum ile temizlenir ve diş, uygun anatomik pozisyonda nazikçe yerine konumlandırılır.
Sabitleme işlemi için ise splint adı verilen esnek bir cihazla müdahale edilir. Böylece dişin iyileşme süreci boyunca yerinde sabit kalması ve periodontal bağ dokusunun tutunması hedeflenir.
Diş Avülsiyonu Riskleri ve Olası Komplikasyonlar Nelerdir?
Diş avülsiyonu meydana geldiğinde dişin yuva dışında kaldığı süreye ve gördüğü hasara bağlı olarak ciddi biyolojik komplikasyonlar gelişebilir. Kök yüzeyindeki hücreler canlılığını yitirdiğinde vücut, dişi yabancı bir madde olarak algılamaya başlar.
Bunun sonucunda ise kök rezorpsiyonu meydana gelir ve dişin çene kemiğine yeniden tutunma şansı azalır. Bir diğer önemli komplikasyon ise enfeksiyon gelişimidir. Zira açıkta kalan kök yüzeyi ve hasarlı periodontal dokular bakteriyel kontaminasyona oldukça yatkın hale gelir.
Diş avülsiyonunun yol açtığı olası komplikasyonları arasında dişin kemiğe kaynaması olarak bilinen ankiloz da vardır. Ankiloz, diş kökünün esnekliğini sağlayan periodontal liflerin yok olması nedeniyle dişin çene kemiğiyle kaynamasına yol açar.
Bu durum özellikle büyüme çağındaki çocuklarda çene kemiğinin dikey yönde gelişimini engelleyerek gömülü diş problemine sebep olur. Bazı diş avülsiyonu vakalarında ciddi komplikasyonların ortaya çıkması cerrahi müdahaleyi zorunlu kılar.
Ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanları tarafından gerçekleştirilen operasyonel uygulamalar, fonksiyonel ve estetik açıdan uygun tedavi planının oluşturulmasını amaçlar.
Avülse Diş Bulunmazsa Ne Olur?
Avülse diş bulunamadığında hastanın sağlığı açısından ciddi risk barındırır ve acil tetkikler yapılır. Bu dişin bulunamaması dişin kaza anında yutulmuş veya soluk borusuna kaçmış olma ihtimalini ortaya atar.
Bu nedenle diş hekimleri öncelikle bir mide veya akciğer grafisi isteyerek dişin solunum veya sindirim sisteminde olmadığını kesinleştirir. Tıbbi tehlike elendikten ve dişin tamamen kaybolduğu anlaşıldıktan sonra kemik kaybını önlemek adına diğer tedavi yöntemleri planlanır. Gelişim çağındaki çocuklar için çene kemiğinin gelişimini engellememek adına geçici olarak yer tutucu hareketli protezler kullanılır. Yetişkin hastalarda ise avülse diş bulunamadığında diş kaybını gidermek için implant diş tedavisi uygulanır.