Emilim bozukluğu olan kişilerin vücudu, besinleri kabul etmez. Kişi her ne kadar yemek yerse yesin vücudu için gerekli olan besinler vücuda alınamaz. Bu durum vitamin ve mineral takviyeleri için de geçerlidir. Vitamin takviyeleri tüketimi, kişinin vücudunda emilim gerçekleşmediği için etki etmez. Vücut, karbonatı ve proteini de algılayamaz. Bu nedenle de kişinin vücudu yorgun düşer ve sağlık problemleri ortaya çıkmaya başlar.
Emilim Bozukluğu (Malabsorbsiyon) Nedir?
Diğer bir adıyla malabsorbsiyon olan emilim bozukluğu, bağırsakların bazı besinleri, vitaminleri ve mineralleri ememediğinde ortaya çıkan ve sindirim sistemi hastalıkları arasında yer alan bir sağlık problemidir. İnce bağırsak ve bağırsak zarı hasar gördüğünde, emilim bozukluğu meydana gelir. Besinler, ince bağırsak tarafından sindirilemez. Bu sindirimin gerçekleşmemesinin farklı nedenleri vardır. Fakat bu nedenlere bağlı olarak sindirim probleminin ortaya çıkması, emilim bozukluğu olarak bilinir.
Malabsorbsiyon yani emilim bozukluğu bazı hastalıklar ya da sendromlar nedeni ile ortaya çıkabilir. Kişilerin tükettiği besinlerden, vitaminlerden ya da minerallerden fayda alamaması emilim bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Emilim bozukluğu nedeni ile kişinin vücudu sağlıksız bir hale gelir. Vücut, zararlı bakterilere ve mikroplara karşı korunmasız bir hale gelebilir. Demir emilim bozukluğu da bu sürece dahil olan problemlerden birisi olarak bilinir.
Emilim Bozukluğu (Malabsorbsiyon) Nedenleri Nelerdir?
Emilim bozukluğu nedenleri arasında ilk sıralarda bazı hastalık türleri yer alır. Özellikle genetik hastalıklar nedeni ile kişilerde emilim bozukluğu yani malabsorbsiyon oluşumu meydana gelebilir.
Emilim bozukluğu nedenleri arasında şu maddeler yer alır;
- Whipple hastalığı
- Çölyak hastalığı
- Radyoterapi uygulaması
- Kistik fibrozis
- Bağırsak kurdu
- Bağırsak parazit enfeksiyonu
- Pankreas hastalıkları
- Ekzokrin pankreas yetmezliği
- Kemoterapi
- Böbrek iltihabı
- Bazı ilaçların tüketimi
- Alkol bağımlılığı
- Protein emilim bozukluğu hastalıkları
- Hatalı diyet uygulamaları
- Galaktozemi
- Yağ emilim bozukluğu
Emilim Bozukluğu (Malabsorbsiyon) Belirtileri

Emilim bozukluğu, bazı belirtiler ile ortaya çıkar. Emilim bozukluğunun bilinen farklı türleri vardır. B12 emilim bozukluğu, bu türler arasında yer alır.
Pankreas emilim bozukluğu belirtileri ve genel emilim bozukluğu belirtileri şu şekilde bilinir;
- Şişkinlik
- İshal
- Gaz sancısı
- İştahsızlık veya iştah artışı
- Kramp
- Halsizlik
- Karın ağrısı
- Ani kilo kaybı
- Yorgunluk
- Ağız yaraları
- Elde ve ayakta uyuşma hissi, karıncalanma
- Tırnak problemleri
- Anemi (kansızlık)
- Cilt kuruluğu
- Kemik ağrısı
- Osteoporoz
- Büyüme geriliği
Emilim Bozukluğu (Malabsorbsiyon) Kimlerde Görülür?
Emilim bozukluğu, genetik hastalıkları olan ya da genetik hastalıklara yatkın olan kişilerde görülür. Sindirim sistemi problemi yaşayan kişilerde de bu bozukluğun görülme riski yüksektir. Laktoz intoleransı olan kişilerde, bebeklerde, küçük çocuklarda ve yaşlılarda emilim bozukluğu görülmesi mümkündür.
Emilim Bozukluğu İçin Hangi Doktora Gidilir?
Emilim bozukluğu belirtilerinin ortaya çıkması halinde, direkt olarak sağlık kuruluşlarına başvurulması gerekir. Bu belirtiler doğrultusunda ise gastroenteroloji alanından randevu alınmalıdır. İlk olarak dahiliye alanına başvurulması da mümkündür. Gerekli durumlarda doktorlar, hastaların başka alanda hizmet vermekte olan uzman doktorlara sevk edilmesini sağlar.
Emilim Bozukluğu (Malabsorbsiyon) Teşhisi
Emilim bozukluğu probleminin teşhis edilebilmesi için öncelikle fiziki muayene gerçekleşir. Daha sonrasında ise kişilere kesin tanı konulabilmesi adına, hastalardan bazı testlerin yaptırılması talep edilir. Öncelikle tam kan sayım testi yani hemogram talep edilir. Kişinin kan değerleri bu şekilde değerlendirilir.
Hemogram sonuçlarında özellikle demir, B12, folik asit ve ferritin değerleri incelenir. Yağ emilim bozukluğu söz konusu ise kişinin kalsiyum, magnezyum ve D vitamini değerlerine bakılır. Kişilerde gluten hassasiyeti olup olmadığının da kontrol edilmesi gerekir. Gluten hassasiyeti genellikle çölyak hastalığı ile bağlantılı bir durumdur. Çölyak hastalığı, emilim bozukluğuna neden olduğu için bu durumun da göz önüne alınması gerekir.
Kişide genetik bir hastalık olup olmadığının belirlenmesi için ise genetik tanı testleri talep edilir. Kişinin aile geçmişi ve sağlık geçmişi değerlendirilir. Gaita testi ile de kişilerden dışkı örneği alınır. Dışkı örneğinin incelenmesi sayesinde de emilim bozukluğu teşhisi konulabilir. Fakat gaia testi bu süreçte tek başına yeterli değildir.
Teşhis sürecinde, kişilerden solunum testleri de talep edilir. Buna ek olarak ise şeker emilimi testi talep edilme ihtimali de vardır. BT ve MR çekimi ile bağırsaklar incelenir. Kişide bağırsak hastalıkları olup olmadığı incelenir. Endoskopi ve biyopsi yöntemleri sayesinde de kişilere emilim bozukluğu tanısının konulması mümkündür.
Emilim Bozukluğu (Malabsorbsiyon) Tedavisi
Yağ emilim bozukluğu tedavisi ve diğer emilim bozukluklarının tedavisi aynı şekilde gerçekleşir. Emilim bozukluğunun tedavisi için öncelikle emilim bozukluğuna neden olan sağlık probleminin teşhis edilmesi gerekir. Sağlık probleminin tedavi sürecine başlanır. Fakat genetik hastalıkların tedavisi olmayabilir.
Çölyak hastalığı için kişilerin glutensiz beslenme düzenine geçiş yapması gerekir. Laktoz intoleransı olan kişilerin ise laktoz içerikli içeceklerin ve besinlerin tüketiminden kaçınılması gerekir. Bu işlemler sonucunda emilim bozukluğu problemi ortadan kalkar. Buna ek olarak ise kişide hangi vitamin ya da minerallerin eksik olduğuna bağlı olarak bazı takviyelerin kullanımı önerilebilir.
Gerekli durumlarda ise kişiye özel beslenme listesi hazırlanır. Bunun için ise hastalar, alanında uzman diyetisyenlere yönlendirilir. Vücut, besinlerin parçalanması için enzim üretemiyor olabilir. Bu gibi durumlarda ise enzim takviyesi ve bazı ilaçların kullanımı önerilir. Doktorların reçete ettiği ilaçlar haricinde ise herhangi bir ilacın ya da takviyenin tüketilmemesi gerekir.
Kişinin düzenli olarak doktor kontrolüne gitmesi gerekir. Kan değerleri belirli aralıklar ile değerlendirilmelidir. İlaçların ise aksatılmadan tüketilmesi oldukça önemlidir.