Epilepsi halk arasında sara hastalığı olarak da bilinen kronik (uzun süreli) bir hastalıktır. Epilepside beyinde bulunan nöronlarda ani ve kontrolsüz boşalmalar (deşarjlar) olur. Bunun sonucunda hastada istemsiz kasılmalar, duyusal değişiklikler ve bilinç değişiklikleri meydana gelir. Epilepsi nöbetler halinde olan bir hastalıktır. Nöbet aralarında hasta sağlıklıdır. Hayatında yalnızca bir nöbet geçiren hasta, epilepsi hastası olarak kabul edilmez.
Dünya üzerinde yaklaşık olarak 65 milyon epilepsi hastası mevcuttur. Epilepsinin kesin tedavisini sağlayabilen bir ilaç şu an için mevcut olmasa da nöbet geçirmeyi önleyici stratejiler ve ilaçlar ile kontrol altında tutulabilen bir rahatsızlıktır.
Epilepsi Nedir?
Beynin elektriksel aktivitelerindeki değişiklikler sonucu meydana gelen agresif titreme, bilinç ve kontrol kaybı gibi belirtilerin eşlik edebileceği nöbetler medeniyetin ilk zamanlarından biri mevcut olan önemli bir sağlık sorunudur.
Nöbet, bir süre zarfı boyunca sinir sistemindeki bir sinir hücresi grubunda senkronize bir şekilde uyarılma meydana gelmesi sonucu oluşur. Epilepsi nöbetlerinin bazılarında kas kasılmaları nöbete eşlik edebilir.
Epilepsi ile nöbet geçirme her ne kadar birbirleri yerine kullanılan ifadeler olsa da aslında tam olarak aynı şeyi ifade etmezler. Epilepsi nöbeti ile nöbet arasındaki fark epilepsinin, tekrarlayan ve kendiliğinden oluşan nöbetlerle seyreden bir hastalık olmasıdır. Tek bir nöbet öyküsü o kişinin epilepsi hastası olduğunu göstermez.
Epilepsi Neden Olur?
Epilepsi nöbetlerinin gelişmesinde birçok farklı mekanizma rol oynayabilir. Sinirlerin dinlenme ve uyarılma durumları arasındaki dengesizlik, epilepsi nöbetlerinin altında yatan nörobiyolojik temeli oluşturuyor olabilir.
Epilepsi vakalarının hepsinde altta yatan neden tam olarak tespit edilememektedir. Doğum travmaları, geçirilmiş kazalara bağlı kafa travmaları, zor doğum öyküsü, ileri yaşlarda beyin damarlarında görülen vasküler anormallikler, yüksek ateşli hastalıklar, kan şekerinin aşırı düşmesi, alkol çekilmesi, kafa içi tümörleri ve beyin iltihapları nöbet geçirmeye yatkınlık ile ilişkili olarak tespit edilmiş nedenlerden bazılarıdır. Epilepsi, bebeklik döneminden ileri yaşlara kadar herhangi bir dönemde ortaya çıkabilir.
Bir kişide epilepsi nöbetlerinin gelişmesine yatkınlığı arttırabilecek birçok durum mevcuttur:
Yaş
Epilepsi hastalığı herhangi bir yaş grubunda görülebilir ancak bu hastalığın en sık olarak tanı aldığı yaş gruplarını erken çocukluk dönemindeki ve 55 yaş sonrasındaki bireyler oluşturur.
Beyin Enfeksiyonları
Menenjit (beyin zarlarının iltihaplanması) ve ensefalit (beyin dokusunun iltihaplanması) gibi iltihaplanma ile seyreden hastalıklarda epilepsi gelişme riskinde bir artış söz konusudur.
Çocukluk Çağı Nöbetleri
Bazı küçük çocuklarda epilepsi hastalığı ile ilişkili olmayan nöbetler ortaya çıkabilir. Özellikle yüksek ateş ile seyreden hastalıklarda ortaya çıkan nöbetler, çocuğun büyümesi ile birlikte genellikle kaybolur. Bazı çocuklarda ise bu nöbetler epilepsi gelişimi ile sonlanabilir.
Demans
Bilişsel işlevlerde fonksiyon kaybı ile ile seyreden Alzheimer hastalığı gibi rahatsızlıklarda epilepsi gelişimine bir yatkınlık oluşabilir.
Aile Öyküsü
Yakın akrabalarında epilepsi hastası bulunan kişilerde, bu hastalığın gelişimi için bir risk artışı olduğu kabul edilir. Anne veya babanın epilepsi hastası olduğu çocuklarda bu hastalığa yaklaşık olarak %5 oranında bir yatkınlık söz konusudur.
Kafa Travmaları
Düşmeler ve çarpmalar gibi kafa travmaları sonrası kişilerde epilepsi hastalığı meydana gelebilir. Bisiklet sürme, kayak ve motosiklet sürme gibi aktiviteler esnasında başın ve vücudun doğru ekipmanlar ile korunması önem arz eden bir konudur.
Vasküler Rahatsızlıklar
Beynin oksijen ve besin desteğinden sorumlu kan damarlarında tıkanıklık ya da kanama gibi durumlar sonucunda ortaya çıkan inmeler, beyin hasarına neden olabilir. Beyinde hasar alan doku bölgesel olarak nöbetleri tetikleyerek kişilerde epilepsi hastalığı gelişmesine neden olabilir.
Epilepsi Belirtileri Nelerdir?
Bazı epilepsi çeşitleri aynı anda ya da ardışık olarak gerçekleşerek kişilerde birçok belirti ve bulgunun ortaya çıkmasına neden olabilir. Belirtilerin süresi birkaç saniye ile 15 dakika arasında değişkenlik gösterebilir.
Bazı belirtiler epilepsi nöbetinin öncesinde oluşması nedeniyle önem arz ederler:
- Ani olarak ortaya çıkan yoğun korku ve endişe hali
- Mide bulantısı
- Sersemlik
- Görme ile ilgili değişiklikler
- Ayak ve ellerin hareketlerinde kısmi kontrolsüzlük
- Vücudun dışına çıkmış gibi hissetmek
- Baş ağrısı
- Bu durumları takiben meydana gelen çeşitli belirtileri kişide nöbet geliştiğine işaret ediyor olabilir:
- Bilinç kaybını takip eden kafa karışıklığı
- Kontrolsüz kas kasılmaları
- Ağızdan köpük gelmesi
- Düşme
- Ağızda garip bir tat oluşması
- Diş kenetlenmesi
- Dilin ısırılması
- Ani başlangıçlı hızlı göz hareketleri
- Garip ve anlamsız sesler çıkarma
- Bağırsak ve mesane üzerindeki kontrolün kaybı
- Ani ruh hali değişiklikleri
Nöbet Çeşitleri Nelerdir?
Epilepsi krizi olarak tanımlanabilecek pek çok nöbet tipi vardır. Kısa göz dalmaları absans nöbeti olarak adlandırılır. Vücudun sadece bir kısmında nöbet oluyorsa buna fokal nöbet denir. Nöbet geçirirken tüm vücutta kasılmalar meydana geliyorsa, hasta idrarını kaçırıyorsa ve ağzı köpürüyorsa buna jeneralize (yaygın) nöbet denir.
Yaygın nöbette beynin büyük bölümünde nöron deşarjı varken bölgesel nöbetlerde beynin sadece bir bölgesi (fokal) olaya katılır. Fokal nöbetlerde bilinç açık veya kapalı olabilir. Fokal olarak başlayan nöbet yaygın hale gelebilir. Fokal nöbetler kendi içerisinde 2 ana grupta incelenir. Basit fokal nöbetler ve kompleks (karmaşık) nöbetler, fokal nöbetin bu 2 alt türünü oluşturur.
Basit fokal nöbetlerde bilincin korunması önemlidir ve bu hastalar nöbet esnasında soru ve komutlara cevap verebilirler. Aynı zamanda basit fokal nöbet sonrası kişiler, nöbet sürecini hatırlayabilirler. Kompleks fokal nöbetlerde ise bilinç değişkenliği ya da bilinç kaybı söz konusudur dolayısıyla bu kişiler nöbet anındaki soru ve komutlara uygun yanıt oluşturamazlar.
Bu iki fokal nöbetin ayrımı karmaşık fokal nöbet geçiren kişilerin araba sürme ve iş makinesi kullanma gibi eylemleri yapmamaları gerektiği için önem arz eder.
Basit fokal nöbet geçiren epilepsi hastalarında birtakım belirti ve bulgular meydana gelebilir:
- Kol ve bacaklar gibi vücut bölümlerinde kasılma veya seyirmeler
- Herhangi bir neden olmadan meydana gelen ani ruh hali değişiklikleri
- Konuşma ve konuşulanı anlamada problemler
- Dejavu hissi veya bir tecrübeyi tekrar tekrar yaşıyormuş hissi
- Mideden başlayan (epigastrik) yükselme, kalp atışlarında hızlanma gibi huzursuz edici hisler
- Koku, tat ya da işitme gibi hislerde herhangi bir uyaran olmadan ortaya çıkan duyusal halüsinasyonlar, ışık çakmaları veya yoğun karıncalanma hissi
Kompleks fokal nöbetlerde kişinin farkındalık düzeyinde değişiklik meydana gelir ve bu bilinç değişikliklerine birçok farklı belirti eşlik edebilir:
- Nöbet gelişimine işaret eden çeşitli hisler (aura)
- Sabitlenmiş bir noktaya doğru boş bakışlar
- Anlamsız, amaçsız ve tekrarlayan hareketler (otomatizm)
- Kelime tekrarları, çığlık atma, kahkaha ve ağlama
- Tepkisizlik
Jeneralize nöbetlerde beynin birçok bölümü nöbet gelişiminde rol oynar. Toplam 6 farklı jeneralize nöbet çeşidi mevcuttur:
Tonik nöbet tipinde vücudun etkilenen bölümünde sürekli, kuvvetli ve şiddetli kasılma söz konusudur. Kas tonusundaki değişiklikler bu kasların katılığı ile sonuçlanabilir. Kol, bacak ve sırt kasları tonik nöbet tipinde en sık etkilenen kas gruplarını oluşturur. Bilinç değişikliklerine bu nöbet tipinde rastlanımaz.
Tonik nöbetler genellikle uyku sırasında meydana gelir ve süreleri 5- 20 saniye arasında değişkenlik gösterir.
Klonik nöbet tipinde etkilenen kaslarda tekrarlayan ritmik olarak kasılmalar ve gevşemeler meydana gelebilir. Boyun yüz ve kol kasları bu nöbet tipinde en sık etkilenen kas gruplarını oluşturur. Nöbet sırasında ortaya çıkan hareketler istemli olarak durdurulamaz.
Tonik-klonik nöbetler, fransızca büyük hastalık anlamına gelen grand mal nöbet şeklinde de isimlendirilirler. Bu nöbet çeşidi 1-3 dakika arasında sürme eğilimindedir ve 5 dakikadan uzun sürmesi müdahale gerektiren tıbbi acil durumlardan biridir. Vücutta kasılmalar, titremeler, bağırsak ve mesane üzerindeki kontrol kaybı, dilin ısırılması ve bilinç kaybı, bu nöbet çeşidinin seyri esnasında ortaya çıkabilecek belirtiler arasında yer alır.
Tonik-klonik nöbet geçiren kişilerde nöbet sonrasında yoğun bir yorgunluk hissi meydana gelir ve olayın yaşandığı ana dair herhangi bir hatıraya sahip değillerdir.
Bir diğer jeneralize nöbet türü olan atonik nöbette, kişiler kısa süreliğine bilinç kaybı yaşarlar. Atoni kelimesi kas tonusun kaybını dolayısıyla kas güçsüzlüğü meydana gelmesini ifade eder. Kişiler bu nöbet türünü geçirmeye başladığında ayakta olmaları halinde aniden yere düşebilirler. Bu nöbetlerin süresi genellikle 15 saniyeden daha kısa sürelidir.
Myoklonik nöbetler bacak ve kol kaslarında hızlı ve spontane şekilde meydana gelen seğirmeler ile seyreden jeneralize nöbet türüdür. Bu nöbet çeşidi genellikle vücudun iki tarafındaki kas gruplarını aynı anda etkileme eğilimindedir.
Absans nöbetlerinde kişi tepkisizleşir ve bakışları sürekli bir noktaya takılıp kalır, kısa süreli bilinç kaybı yaşanır. Özellikle 4-14 yaş arası çocuklarda çok sık görülür ve petit mal nöbetler olarak da isimlendirilir. Genellikle 18 yaşından önce düzelme eğiliminde olan absans nöbetler sırasında dudak şapırdatma, çiğneme, emme, elleri sürekli kıpırdatma veya yıkama hareketi, gözlerde belli belirsiz titremeler gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Çocuğun kısa süreli bu nöbet sonrasında hiçbirşey olmamış gibi mevcut aktivitesine devam etmesi, absans nöbetler için tanısal öneme sahiptir.
Vücudun bir bölümünün uyuşması veya karıncalanması şeklinde somatoduysal nöbet şekli de bulunur. Psişik nöbetlerde ise ani korku, öfke ya da sevinç hissi duyulabilir. Görsel veya işitsel halüsinasyonlar eşlik edebilir.
Epilepsi Tanısı Nasıl Konur?
Epilepsi tanısı koymak için nöbet şeklinin iyi tarif edilmesi gerekir. Bu nedenle nöbeti gören kişilere ihtiyaç duyulur. Hastalık çocuk veya erişkin nörologları tarafından takip edilir. Hastaya tanı koymak için EEG, MR, bilgisayarlı tomografi ve PET gibi tetkikler istenebilir. Kan analizlerini içeren laboratuvar testleri, epilepsi belirtilerinin bir enfeksiyon nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmesi halinde fayda sağlayabilir.
Elektroensefalografi (EEG), epilepsi tanısı için oldukça önemli bir tetkiktir. Bu test sırasında kafatasına yerleştirilen çeşitli elektrotlar sayesinde beyinde meydana gelen elektriksel aktiviteler kayıt altına alınabilir. Bu elektriksel aktiviteler hekim tarafından yorumlanır. Normalden farklı olağan dışı aktivitelerin tespit edilmesi bu kişilerde epilepsi hastalığının varlığına işaret edebilir.
Bilgisayarlı tomografiler (CT) kafatasının kesitsel şekilde görüntülenmesi ve incelenmesini sağlayan radyolojik tetkiktir. CT sayesinde hekimler beyni kesitsel olarak inceler ve nöbet gelişimine neden olabilecek kist, tümör ya da kanama alanlarının tespit edilmesini gerçekleştirir.
Manyetik rezonans görüntüleme (MRI), beyin dokusunun ayrıntılı olarak incelenmesini sağlayan ve epilepsi tanısında faydalı bir diğer önemli radyolojik tetkiktir. MRT ile birlikte beynin çeşitli bölgelerinde epilepsi gelişimine neden olabilecek anormallikler tespit edilebilir.
Pozitron emisyon tomografisi (PET) tetkikinde düşük dozda radyoaktif madde kullanılarak beynin elektriksel aktivitesinin incelenmesi gerçekleştirilir. Damar yolundan bu maddenin verilmesini takiben maddenin beyne geçişi beklenir ve bir cihaz yardımıyla görüntüler alınır.
Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır?
Epilepsi tedavisi ilaçlarla yapılır. İlaç tedavisi ile epilepsi nöbetleri büyük oranda önlenebilir. Tedavi boyunca epilepsi ilaçlarının düzenli kullanılması büyük önem taşır. İlaç tedavisine yanıt vermeyen hastalar mevcut olduğu gibi çocukluk epilepsileri gibi yaşla birlikte geçebilen epilepsi türleri de mevcuttur. Hayat boyu süren epilepsi türleri de vardır. İlaç tedavisine cevap vermeyen hastalarda cerrahi tedavi uygulanabilir.
Nöbet gelişimini önleme özelliği gösteren birçok dar spektrumlu antiepileptik ilaç mevcuttur:
Karbamazepin etken maddeli antiepileptik ilaçlar şakak kemiklerinin altında bulunan beyin bölgesi (temporal lob) kaynaklı meydana gelen epileptik nöbetlerde fayda sağlayabilir. Bu etken maddeli ilaçlar diğer birçok ilaç ile etkileşime girmesi nedeniyle hekimlere diğer sağlık durumları ile ilgili kullanılan ilaçların bilgisinin verilmesi önem arz eder.
Absans ve fokal nöbetlerde benzodiazepin türevi olan clobazam etken maddeli ilaçlar kullanılabilir. Sakinleştirici, uykuyu arttırıcı ve kaygı giderici etkileri olan bu ilaçların küçük çocuklarda da kullanılabilmesi önemli özellikleri arasında yer alır. Bu etken maddeli ilaçların kullanımı sonrasında nadir de olsa ciddi alerjik cilt reaksiyonları ortaya çıkabileceği için dikkatli olunmalıdır.
Divalproex, gama-aminobütirik asit (GABA) isimli bir nörotransmitter üzerinden etki gösteren ve absans, fokal, kompleks fokal ya da çoklu nöbetlerin tedavisinde kullanılabilen bir ilaçtır. GABA beyinde inhibitör (aktivite durdurucu, yavaşlatıcı) etki gösteren bir madde olması nedeniyle bu ilaçlar epileptik nöbetlerin kontrolünde fayda sağlayabilir.
Ethosuximide etken maddeli ilaçlar, tüm absans nöbetlerin kontrolü için kullanılabilir.
Fokal nöbetlerin tedavisi için kullanılan bir diğer ilaç çeşidi gabapentin etken maddeli ilaçlardır. Gabapentin içeren ilaçların kullanımı sonrası diğer antiepileptik ilaçlara göre daha fazla yan etki ortaya çıkabilmesi nedeniyle dikkatli olunmalıdır.
Epilepsi nöbetlerinin kontrolü için kullanılan en eski ilaçlardan biri olan fenobarbital içeren ilaçlar, jeneralize, fokal ve tonik-klonik nöbetlerde fayda sağlayabilirler. Antikonvülsan (nöbet önleyici) etkileri dışında uzun süreli sakinleştirici etkileri de olması nedeniyle fenobarbital içeren ilaçların kullanımı sonrasında aşırı sersemlik hali gelişebilir.
Fenitoin etken maddeli ilaçlar sinir hücrelerinin zarlarının stabilizasyonunu sağlayan ve uzun yıllardır antiepileptik tedavi içerisinde başvurulan bir diğer ilaç türüdür.
Bu ilaçlar dışında farklı tarzlarda nöbet türlerinin bir arada görüldüğü ve beynin farklı bölgelerinde aşırı aktivasyon sonucu nöbet gelişen hastalarda daha geniş spektrumlu antiepileptik ilaçlara başvurulabilir:
Klonazepam, uzun süre etki gösteren, myoklonik ve absans nöbetlerin engellenmesi amacıyla reçetelendirilebilen bezodiazepin türevi antiepileptik etkili ilaçtır.
Lamotrijin etken maddeli ilaçlar birçok çeşit epilepsi nöbetinde fayda gösterebilen geniş spektrumlu antiepileptik ilaçlar içerisinde yer alır. Bu ilaçların kullanımı sonrasında Stevens-Johnson Sendromu adı verilen nadir ancak ölümcül seyirli deri rahatsızlığı ortaya çıkabileceği için dikkatli olunmalıdır.
5 dakikadan daha uzun bir süre boyunca devam eden ya da aralarında pek fazla zaan olmadan ardışık olarak meydana gelen nöbetler status epileptikus olarak tanımlanır. Benzodiazepin türevi bir diğer etken madde olan lorazepam içeren ilaçlar bu tip nöbetlerin kontrolünde fayda sağlayabilir.
Levetirasetam içeren ilaçlar, fokal, jeneralize, absans ya da diğer birçok tip nöbette ilk basamak tedavide başvurulan ilaç grubunu oluşturur. Her yaş grubunda kullanılabilen bu ilaçların bir diğer önemli özelliği epilepsi tedavisi amacıyla kullanılan diğer ilaçlara göre daha az yan etki meydana getirmesidir.
Bu ilaçlar dışında GABA üzerinden etkili valproik asit içeren ilaçlar da geniş spektrumlu antiepileptik ilaçlar içerisinde yer alır.
Epilepsi Ameliyatı Nedir?
Epilepsi ameliyatı nöbetlerin yönetilmesinde tercih edilen cerrahi tedavi seçeneğidir. Epilepsi, kronik seyreden, bulaşıcı olmayan ve beyni etkileyen sağlık sorunudur. Beynin bir veya her iki lobunu da etkileyebilen epilepsi nöbetler şeklinde ataklara neden olabilir. Nöbetler beyin hücrelerinde aşırı elektrik deşarjının yol açtığı bir tablodur.
Nöbetlerin fazlalığı kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bazı kişilerde yılda birkaç kez olabilirken, bazı hastalarda günde birden fazla şekilde gerçekleşebilir. Rahatsızlığın beyinde başladığı bölge nöbetlerin özelliklerini belirleyebilir. Ayrıca beyinde yayılma göstererek diğer beyin bölgelerini olumsuz etkileyebilir.
Epilepsi cerrahisi nöbetlerin şiddeti ve sıklığının kontrol altına alınmasında tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Diğer tedavi seçeneklerinin yetersiz kaldığı durumlarda ve spesifik problemlere sahip bireylerde cerrahi uygulanabilir.
Beyinde sinir hücreleri arasında gerçekleşen aşırı ve kontrolsüz elektriksel aktivite kaslar, duygu ve duyumlar, davranış ve farkındalık bölgelerinde gerçekleşebilir. Epilepsi cerrahisi nöbetlerin başladığı beyin bölgesinin çıkarılması, sinir hücrelerinin iletişiminin kesilmesi, nöbetlere neden olan sinir hücrelerinin ısıtılması veya ortadan kaldırılması gibi teknikleri kapsayabilir.
Çocuklarda Epilepsi Ameliyatı Nasıl Olur?
Çocuklarda epilepsi ameliyatı ilaç tedavisinin başarısız olduğu ve sık nöbet geçirme durumlarında tercih edilebilir. Epilepsi teşhis yöntemlerinin yanı sıra tedavi prosedürleri de cerrahiyi içerebilir.
Pediatrik epilepsi ameliyatları genellikle beyin tümörü, kist ve diğer lezyonlar nedeniyle meydana gelen, beyinde tek bir bölgede oluşan, sık ve inatçı nöbetlerin görüldüğü epilepsi vakaları için uygun bir yöntem olabilir. Epilepsi ameliyatları nörogörüntüleme teknikleri ve bilgisayar rehberliğinde yürütülen tekniklerdir.
Çocuklarda epilepsi ameliyatında uygulanan prosedürler başlıca şunlardır:
- Rezeksiyon: Kraniotomi yapılarak gerçekleştirilen açık bir beyin ameliyatıdır. Nöbetlere neden olan anormal lezyon veya beyin bölümünün çıkarılmasını içerir.
- Ablasyon: Kraniotomi işlemi yerine minimal invaziv olan lazer ablasyonun kullanıldığı yöntemdir. Açık kraniotominin aksine daha hızlı iyileşme sağlayabilir.
- Vagus sinir stimülatörü: Çocuklarda birden fazla nöbet kaynağının bulunması ve kısmi epilepsi ameliyatının uygun olmaması durumunda VNS tekniği kullanılabilir. Vücuttan beyne sinyal ileten vagus sinirini uyararak nöbetlerin sıklığını ve yoğunluğunu azaltmaya yardımcı olabilir.
- LİTT (Lazer interstisyel termal terapi): Kısmi epilepsi hastalarında ilaç tedavisine direnç oluştuğunda uygulanabilir. Beyinde etkilenen doku ısı kullanan lazer tel ile çıkarılır ve kesik kapatılır.
- Korpus kallosotomi: Beyin yarım kürelerini birbirine bağlamakla görevli liflerin kesilmesini kapsar. Çocuklarda beynin her iki lobunda birbirinden bağımsız olarak başlayan ve yayılan nöbetler için kullanılabilir.
Ek olarak beynin kısmen veya yarısının çıkarılması işlemi olan hemisferektomi aşırı şiddetli epilepsi vakalarında uygulanabilir. Ciddi şekilde hasar alan ve nöbetlere neden olan anormal loblar çıkarılabilir.
Kadınlarda Epilepsi Ameliyatı Nasıl Olur?
Kadınlarda epilepsi ameliyatı birtakım fizyolojik özelliklere bağlı olarak şekillenebilir. Tüm yaş gruplarında görülebilen epilepsi doğurganlık çağı kadınlarda da ortaya çıkabilir. Kadınlarda epilepsi tedavisi erkeklerde epilepsi tedavisine kıyasla farklıdır.
Epilepsi ve antiepileptik ilaçlar menstruasyon (adet) döngüsü, doğurganlık, cinsel gelişim, gebelik, menopoz ve emzirmeyi etkileyebilir. Üreme çağındaki kadınlarda adet döngüsü nöbetlerin sıklığını değiştirebilir, antiepileptik ilaçlar ise doğum kontrol hapları ile etkileşime girebilir. Bunun yanı sıra gebelik döneminde antiepileptik ilaç kullanımı anne ve bebek sağlığını olumsuz etkileyebilir. Normal adet döngüsü ortalama 28 gündür.
Ancak epilepsiye sahip kadınlarda menstrual siklus bozuklukları daha sık görülme eğilimindedir. Polikistik over sendromu (PCOS) ve erken menopoz epileptik hastalarda normalden sık ortaya çıkabilir.
Sıklıkla merak edilen “Epilepsi ameliyatı nasıl yapılır?” sorusuna yanıt olarak, epilepsi cerrahisinin kadın ve erkeklerde benzer şekilde uygulandığı söylenebilir. Ancak ameliyata hazırlık aşaması ve ameliyat sonrası dönem birtakım farklılıklar içerebilir. Tedavi planının oluşturulmasında adet ve nöbet günlükleri değerlendirilir. Antiepileptik ilaç kullanan kadınlarda kan düzeyinde değişiklikler kaydedilebilir, nöbetin artması durumunda ek dozlar uygulanabilir.
Ayrıca luteal faz yetmezliği progesteron hormonu ihtiyacına neden olabilir. Plansız gebelikten kaçınılması dikkat edilmesi gereken bir adımdır. Gebe kadınlarda ise antiepileptik ilaç dozları düşük veya bölünmüş şekilde olmalıdır. Folik asit takviyeleri gebelikten en az 1-3 ay önce başlamalı ve gebeliğin ilk 12 haftasında devam etmelidir.
Erkeklerde Epilepsi Ameliyatı Nasıl Olur?
Epilepsi her yaş grubundan erkekleri etkileyebilir ve epilepsi ameliyatı ile çözüm sağlanabilir. Erkeklerde epilepsi kadın bireylere oranla daha az üreme sağlığı ile ilişkilidir. Özellikle erkekler ve kadınlar arasındaki hormonal ve fizyolojik farklılıklar buna yol açabilir.
Erkeklerde epilepsi cerrahisi için birçok cerrahi prosedür mevcuttur. Bu prosedürler başlıca şunları içerir:
- Rezeksiyon: Nöbetleri tetikleyen beyin dokusunun çıkarılması işlemidir. Birden fazla rezeksiyon tipi bulunur. Lobektomi, lezyonektomi ve multilober rezeksiyon rezeksiyon çeşitleri arasındadır. Buna göre tümör, hemanjiom vb. lezyonların, bir veya iki beyin lobunun çıkarılmasını kapsayabilir.
- Korpus kallozotomi: Beynin iki yarım küresini bağlayan korpus kallosum liflerinin kesilmesi işlemidir. Şiddetli nöbetlerin beynin diğer lobuna yayılması sonucu uygulanabilir.
- Çoklu subpial transeksiyon: Beyin dokusunda sınırlı bir bölgeye yapılan birkaç kesimi içerir. Bu kesimin amacı nöbeti gerçekleştiren sinir hücreleri ile diğer hücreler arasındaki bağlantının durdurulmasıdır.
- LİTT (Lazer interstisyel termal terapi): Kafatasında açılan küçük bir delikten bölgeye yönlendirilen lazer enerjisi ile gerçekleştirilir. Lazer bölgeye ısı vererek sinir hücrelerinin yok edilmesine neden olur. Genellikle nöbetlerin küçük bir alandan kaynaklandığı hastalara uygulanır.
- Stereotaktik radyocerrahi: Üç boyutlu bilgisayar görüntülemesi yardımıyla radyasyon ışınlarının sinir hücrelerine uygulanmasıdır. Nöbetlere neden olan sinir hücreleri hedef olarak seçilir ve radyasyon ışını gönderilir.
Ek olarak nöbetlerin kontrol altına alınması amacıyla beyne çeşitli cihaz yerleştirmesi gerçekleştirilebilir. Vagus sinir stimülasyonu, derin beyin stimülasyonu ve duyarlı nörostimülasyon implante cihazların kullanıldığı prosedürlerdir.
Yaşlılarda Epilepsi Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Epilepsi yaşlılarda demans ve inmeden sonra sıklıkla görülen nörolojik bir sağlık sorunudur. Her yaş grubunda görülebilen epilepsi yaşlıları etkileyebilir. Yaşlılarda epilepsi nöbetleri genellikle tek bir tedavi seçeneğine cevap verme eğilimindedir.
Bununla birlikte yaşın ilerlemesi antiepileptik ilaçlara yanıt farklılık gösterebilir. Yaşlılarda epilepsi ilaçlara dirençli olarak gelişebilir. Yaşlı bireylerde yaygın olarak görülen diyabet, kardiyovasküler hastalıklar gibi hastalıklar cerrahi için riskli görülebilir. Buna rağmen yaşlılarda epilepsi cerrahisi güvenli bir prosedür olarak kabul edilebilir.
“Epilepsi ameliyatı nasıl yapılır?” sorusuna yanıt olarak bireyin yaşı, cinsiyeti, fizyolojik durumu, mevcut olan sağlık problemleri, kullandığı ilaçlar ve sağlık geçmişi göz önünde bulundurularak uygun bir cerrahi yöntem kullanılabilir. Kadınlarda menopoz dönemi epilepsi cerrahisi kapsamında değerlendirilebilir.
Epilepsi Ameliyatı Riskleri Nelerdir?
“Epilepsi ameliyatı riskli mi?” sorusu beyinde etkilenen alana bağlı olarak cevaplanabilir. Hafıza, istemli hareketler, görme, konuşma ve yazma gibi fonksiyonlar beynin farklı bölgelerini ilgilendirir. Etkilenen beyin bölgesinin cerrahi ile birlikte çeşitli riskler oluşturması olasıdır. Bu nedenle diğer cerrahi uygulamalara benzer şekilde birtakım risk ve komplikasyonlar gelişebilir.
Tipik olarak cerrahi riskler şunları kapsar:
- Kanama,
- Enfeksiyon,
- Beyinde doku hasarı,
- Anestezik reaksiyonlar,
- Cerrahi bölgenin iyileşmesinin gecikmesi.
Beyinde doku hasar meydana gelmesi dil, görme ve hafıza sorunları, ruh hali değişiklikleri ve depresyon hali, kas kontrolünün kaybı, baş ağrısı ve felç şeklinde kendini gösterebilir. Epilepsi ameliyatlarında minimal invaziv tekniklerin kullanılması komplikasyon riskinin azalmasına yardımcı olabilir.
Yan etki ve risklerin bazıları geçici ve hafif şiddettedir. Ancak bazı durumlarda şiddetli ve hayati tehlikeye neden olabilir. Bireyin yaşı ve fizyolojik durumu, sağlık ve ilaç geçmişinin tedavi kapsamında değerlendirilmesi “Epilepsi ameliyatı kaç saat sürer?” sorusu için gerekli olabilir.
Epilepsi Ameliyatı Sonrası Ne Yapmalıyım?
Epilepsi ameliyatı sonrası oluşabilecek semptomların hafifletilmesi amacıyla birtakım ilaçlar verilebilir. Kafa derisinde ve yüzde şişme, ağrı ve kızarıklık, baş ağrısı görülebilir. Çoğunlukla ameliyat sonrası izlemin yapılması için üç ilâ dört gün hastanede yatış gerekebilir.
Ameliyatın neden olduğu yan etkiler birkaç hafta içinde kendiliğinden iyileşme gösterebilir. Bununla birlikte cerrahi sonrası nöbet önleyici ilaçların bir süre kullanılması önerilebilir. Bu durum nöbet geçirme olasılığını azaltmak amacıyla tercih edilebilir. Bir yıl veya daha fazla süre boyunca nöbet oluşmadığında ilaçların dozu kademeli olarak azaltılır ve bırakılabilir. Konuşma, hareket ve hafıza gibi hayati beyin fonksiyonları etkilendiğinde rehabilitasyon tedavisi gerekli olabilir.
Epilepsi ameliyatı sonrası iyileşme döneminde günlük aktivitelerde birtakım kısıtlamalar olabilir. Bu dönemde evde bakım uygulamaları takip edilebilir ve yakınınızdan yardım alabilirsiniz.
Ameliyattan sonraki ilk birkaç hafta şu uygulamalardan uzak durulması gerekir:
- Alkol, sigara ve tütün ürünleri kullanmak,
- Ağır eşyalar kaldırmak,
- Bahçe ve ev işleri vb. yorucu aktiviteler yapmak,
- Araç kullanmak, uçak yolculuğu yapmak,
- Saç boyası, şekillendirici ve losyon kullanmak,
- Yarayı sertçe ovalamak.
Kesi bölgesine sıcak su uygulaması, sert bakım ürünleri gibi uygulamalardan kaçınılması gerekir.
Epilepsi Ameliyatı Kaç Günde İyileşir?

Ameliyat sonrası iyileşme süreci nöbetlerin türü, sıklığı ve yoğunluğu, beynin etkilendiği bölgesi, ameliyat türü ve mevcut sağlık sorunları ile ilişkili bir seyir alır. Epilepsi ameliyatı sonrası ilk üç veya dört hafta bol dinlenme ve bazı kısıtlamaları beraberinde getirir. Çoğu zaman hastalar iyileşme döneminde olsa dâhi bir ilâ üç ay boyunca normal aktivitelerde sınırlı davranabilir. Daha kısa iyileşme süresi için ameliyat sonrasında sınırlı fiziksel aktivite gerekir. Araç kullanmak, ağır nesneler kaldırmak, ev ve bahçe işleri yapmak önerilmez.
İyileşme dönemi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı kişilerde iyileşme süresi kısa sürebilir ve kademeli olarak fiziksel aktivite arttırılabilir. Adım adım aktivitelerin arttırılmasında yavaş yürüyüşler başlangıç olarak kabul edilebilir. Her üç ila dört saatte bir on dakika yürüyüş yapılabilir.
Ağrı ve şişlikleri azaltmak için başın altına yastıklar ile destek sağlanabilir. Başın yüksekte tutulması ve günde birkaç kez buz uygulaması yapılması semptomların hafifletilmesine yönelik eylemlerdir. Bu ağrı ve şişlikler birkaç hafta içinde düzelme eğilimindedir.
Epilepsi cerrahisine tabi tutulan hastaların beynine takip ve invaziv test amacıyla elektrot telleri yerleştirilebilir. Ek olarak konuşma, görme ve hafızada sorunlar, yayılma gösteren kızarıklık, şişlik, renkli akıntı, artan baş ağrısı ve kusma, şiddetli boyun ağrıları, kol ve bacaklarda uyuşukluk ve güçsüzlük varlığında mutlaka ilgili bir sağlık kuruluşu ile iletişime geçilmelidir.
Epilepsi Nöbeti Geçiren Kişiye Nasıl Yardımcı Olunabilir?
Bir kişi yanınızda nöbet geçirirse şunları yapmalısınız:
- Öncelikle sakin olun, hastayı kendine zarar getirmeyecek bir pozisyona getirin. Yan çevirmeniz iyi olacaktır.
- Zorla hareketleri durdurmaya ve çenesini açmaya, dilini dışarı çıkarmaya çalışmayın.
- Hastanın kemer, kravat ve başörtüsü gibi eşyalarını gevşetin.
- Su içirmeye çalışmayın, boğulabilir.
- Epilepsi nöbeti geçiren bir insana canlandırma işlemi yapılmasına gerek yoktur.
- Epilepsi hastalarının dikkat etmesi gerekenler:
- İlaçlarınızı saati saatine alın.
- Üzerinizde epilepsi hastası olduğunuza dair bir kart bulundurun.
- Ağaca çıkma, balkon ve terastan sarkma gibi eylemlerden uzak durun.
- Yalnız yüzmeyin.
- Banyo kapısını kilitlemeyin.
- Televizyon gibi sürekli parlayıp sönen ışık karşısında uzun süre kalmayın.
- Spor yapabilirsiniz ancak susuz kalmamaya dikkat edin.
- Aşırı yorgunluk ve uykusuzluktan kaçının.
- Kafa darbesi almamaya dikkat edin.