Fagositoz, bağışıklık sisteminin hem koruyucu hem de düzenleyici mekanizmalarından biridir. Bu süreç sayesinde vücut, zararlı mikroorganizmaları ve ölü hücreleri ortadan kaldırarak sağlıklı bir iç dengeyi sürdürür. Vücudumuz her gün milyonlarca bakteri, virüs ve yabancı maddeyle karşı karşıya kalır. Bu zararlı etkenlere karşı en güçlü savunma mekanizmalarından biri, bağışıklık sisteminin hücresel tepkisidir. İşte bu tepkinin merkezinde yer alan en önemli süreçlerden biri fagositozdur. Fagositoz, bağışıklık sisteminde yer alan özel hücrelerin (özellikle makrofaj ve nötrofillerin) mikroorganizmaları veya hücresel kalıntıları yutarak yok etmesi sürecidir. Bu olay, vücudu enfeksiyonlardan koruyan, ölü hücreleri temizleyen ve bağışıklık dengesini sürdüren hayati bir savunma mekanizmasıdır. Kelime kökeni Yunanca’dır: “phagein” (yemek) ve “kytos” (hücre) kelimelerinden türemiştir. Dolayısıyla fagositoz, “hücrenin yeme eylemi” anlamına gelir. Biyolojik olarak fagositoz; hücrenin, dış ortamdan gelen bakteri, mantar, virüs, ölü hücre veya atık parçacıkları gibi büyük molekülleri zarar görmeden içine alıp parçalaması işlemidir. Bu süreç sadece bağışıklık sistemi için değil, doku yenilenmesi ve hücresel denge (homeostaz) açısından da son derece önemlidir. Fagositoz, özel olarak fagosit hücreleri tarafından gerçekleştirilir. Bu hücreler, vücudun ilk savunma hattı olan doğuştan gelen bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Başlıca fagosit hücreleri şunlardır: Bağ dokularında, karaciğerde (Kupffer hücreleri), akciğerlerde ve dalakta bulunurlar. Uzun ömürlüdürler ve büyük partikülleri fagosite etme konusunda çok etkilidirler. Kanda en çok bulunan beyaz kan hücrelerindendir. Enfeksiyon bölgesine ilk ulaşan fagositlerdir. Mikroorganizmaları hızlı bir şekilde yutar ve sindirirler. Kanda dolaşan fagosit öncülleridir. Dokulara geçtiklerinde makrofajlara dönüşürler. Hem fagositoz yapar hem de yakaladığı antijenleri lenf nodlarındaki T hücrelerine sunarak bağışıklık yanıtını başlatır. Fagositoz süreci, belirli adımlardan oluşan karmaşık ama oldukça sistematik bir biyolojik olaydır. Bu süreçte hücre, yabancı maddeyi tanır, yakalar, içine alır ve sindirir. Fagositoz oluşma aşamaları şu şekildedir: Fagositozun ilk adımı, fagosit hücrenin hedefi tanımasıdır. Bu tanıma işlemi, hücre yüzeyinde yer alan özel reseptörler aracılığıyla gerçekleşir. Bakterilerin yüzeyindeki antijenler veya vücut tarafından salınan opsoninler (antikor, kompleman proteini) fagositin hedefi kolayca fark etmesini sağlar. Bu sürece opsonizasyon denir. Opsonizasyon, fagositozun verimliliğini kat kat artırır. Tanıma sonrasında fagosit hücre, hedef mikroorganizmaya fiziksel olarak bağlanır. Bağlanmanın ardından fagositin zarı, hedefi yavaşça sararak hücre içine doğru çeker. Bu süreçte hücre zarının küçük çıkıntıları olan psödopodlar (yalancı ayaklar) devreye girer. Hedef tamamen sarıldığında, zar kapanır ve içeri alınan yabancı madde fagozom adı verilen küçük bir kese içinde hapsolur. Fagozom, fagosit hücre içinde bulunan lizozom adlı enzim dolu organelle birleşir. Bu birleşim sonucu fagolizozom adı verilen yeni bir yapı oluşur. Lizozom içindeki güçlü enzimler ve oksijen radikalleri, bakteriyi veya yabancı maddeyi parçalayarak etkisiz hale getirir. Sindirim tamamlandıktan sonra geriye kalan artık maddeler, ekzositoz adı verilen işlemle hücre dışına atılır. Bu adım, hem hücreyi temiz tutar hem de çevredeki diğer bağışıklık hücrelerini uyarabilir. Fagositoz, yaşamın devamı için kritik öneme sahiptir. Sadece enfeksiyonları önlemekle kalmaz, aynı zamanda dokuların yenilenmesinde ve bağışıklığın düzenlenmesinde de görev alır. Fagositler, vücuda giren bakteri ve virüsleri yok ederek hastalığın ilerlemesini engeller. Bu nedenle fagositoz, bağışıklık sisteminin birinci savunma hattı olarak kabul edilir. Doku yenilenmesi sırasında ölen hücreler, fagositler tarafından temizlenir. Bu temizlik, yeni hücrelerin sağlıklı biçimde oluşmasını sağlar. Dendritik hücreler tarafından fagosite edilen antijenler, T lenfositlerine sunularak adaptif bağışıklık yanıtının başlamasını sağlar. Fagositoz, iltihabi cevabı sınırlar. Aşırı inflamasyonun vücuda zarar vermesini engelleyerek bağışıklık dengesini korur. Fagositozun gerçekleştiği maddeye ve bağışıklık sürecine göre farklı türleri bulunur: Bakteri, virüs ve mantar gibi mikroorganizmaların yok edilmesini içerir. Özellikle nötrofiller bu süreçte çok aktiftir. Ölü veya yaşlanan hücrelerin ve hücresel kalıntıların temizlenmesini kapsar. Bu tür fagositoz, vücudun yenilenme mekanizması olarak görev yapar. Bazı hastalıklarda fagositler, sağlıklı hücreleri yanlışlıkla hedef alabilir. Bu durum otoimmün hastalıklara (örneğin lupus) yol açabilir. Fagositoz mekanizmasında bozulma meydana geldiğinde bağışıklık sistemi ciddi şekilde zayıflar. Bunun sonucunda tekrarlayan enfeksiyonlar, iltihaplanmalar ve yavaş doku iyileşmesi gibi problemler görülür. Bazı genetik hastalıklarda (örneğin Kronik Granülomatöz Hastalık) fagosit hücreler mikropları öldürmek için gerekli oksijen radikallerini üretemez. Bu durumda fagositoz tamamlanamaz ve bakteriler vücutta canlı kalabilir. Ayrıca diyabet, kortizon kullanımı veya yaşlılık gibi durumlarda da fagosit aktivitesi azalabilir. Fagositoz yalnızca insanlarda değil, birçok canlı türünde de gözlenir. Tek hücreli organizmalar (örneğin amip) yaşamlarını sürdürebilmek için fagositoz yaparak besin alır. Bu durum, fagositozun evrimsel olarak çok eski ve temel bir biyolojik mekanizma olduğunu gösterir. Bilim insanları fagositozun işleyişini anlamak için farklı laboratuvar teknikleri kullanır: Bu çalışmalar sayesinde, fagosit aktivitesinin arttırılması veya bastırılmasıyla ilgili ilaçlar geliştirilmektedir. Aşı geliştirme süreçlerinde, fagositlerin antijenleri nasıl tanıdığı ve sunduğu bilgisi kullanılır. Kanser immünoterapilerinde, tümör hücrelerinin fagositlerden nasıl kaçtığı araştırılarak hedefe yönelik tedaviler geliştirilir. Otoimmün hastalıkların mekanizmasını anlamak için fagositoz süreçleri incelenir. Bu yönüyle fagositoz, sadece bağışıklık biyolojisinin değil, tıbbın birçok dalının araştırma konusudur. Fagositozun etkinliği birçok faktöre bağlıdır: Bu nedenle bağışıklık sistemi sağlığı, dolaylı olarak fagositozun etkinliğini de belirler.Fagositoz Nedir?
Fagositozdan Sorumlu Hücreler Nelerdir?
Makrofajlar
Nötrofiller
Monositler
Dendritik Hücreler
Fagositoz Nasıl Olur?

Tanıma (Rozet Oluşumu)
Bağlanma
Bu aşamada hücrenin zar yapısındaki reseptörler, mikroorganizmanın yüzey proteinlerine kenetlenir. Bu bağlanma, fagositozun gerçekleşmesi için zorunludur.Yutma (İçe Alma)
Sindirim (Parçalama)
Atıkların Uzaklaştırılması
Fagositozun Biyolojik Önemi Nedir?
Enfeksiyonlardan Korunma
Ölü Hücrelerin Temizlenmesi
Bağışıklık Yanıtının Başlatılması
İltihap Sürecinin Kontrolü
Fagositoz Türleri Nelerdir?
Mikrobik Fagositoz
Fizyolojik Fagositoz
Patolojik Fagositoz (Anormal Fagositoz)
Fagositozun Bozulması ve Sonuçları
Fagositozun Görüldüğü Diğer Sistemler
Fagositozun Laboratuvar Ortamında İncelenmesi
Fagositoz Neden Önemli?

Fagositozu Etkileyen Faktörler Nelerdir?
Fagositoz Nedir? Fagositoz Nasıl Olur?
Fagositoz, vücudun savunma sisteminde yer alan bazı hücrelerin; bakteri, virüs, mantar, hasarlı hücre parçaları veya yabancı maddeleri yutup sindirmesi anlamına gelen bir biyolojik süreçtir.
Güncelleme :
Görüntüleme : 9.209
Teşekkürler
En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!
Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Medical Park Yayın Kurulu
Bu içeriğin geliştirilmesinde Medical Park Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!
Tamam