Fetal ekokardiyografi, anne karnındaki bebeğin kalp sağlığını detaylı inceleyen ultrasonografik bir testtir. Bu test ile doğumsal kalp hastalıklarının erken dönemde fark edilmesi hedeflenir.
Rutin ultrason muayenelerinin yanı sıra uygulanan kontroller, bebeğin organ gelişimini değerlendirmeyi sağlar. Erken tanı sayesinde, doğum planlaması yapılır. Bebeğin yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik tedavi yöntemleri, gerekli görüldüğü takdirde uygulanır.
Fetal eko genellikle gebeliğin 18. haftası ila 22. haftası arasında önerilir. Bu haftalarda bebeğin kalp dokuları daha net bir şekilde görüntülenebilecek boyuta ulaşır. Amniyon sıvısı miktarı da bu dönemde uygun seviyelerde olduğu için görüntüleme daha kolay şekilde gerçekleşir.
Fakat yüksek risk taşıyan hastalarda gebeliğin 12. ile 14. haftalarında da erken fetal ekokardiyografi uygulanması mümkündür. Bebeğin pozisyonu, anne adayının karın duvarının kalınlığı veya amniyon sıvısının azlığı gibi faktörler göz önüne alınarak en uygun zaman uzman hekimler tarafından belirlenir.
Fetal ekokardiyografi işlemi son derece basit ve konforludur. Anne adayı muayene masasına sırt üstü rahatça uzanır. Karın bölgesine jel sürülerek ultrason cihazı ile görüntüleme yapılır.
Bebeğin kalp odacıkları, septumu ve kulakçıkları detaylı bir şekilde incelenir. Kalpten çıkan ana atardamarların açıları değerlendirilir. Kalp ritim hızı ölçülür ve bütün değerlendirmelerin sonuçları, bilgisayar sisteminde detaylı hale getirilir. Böylelikle detaylı gebelik ultrasonu tamamlanmış olur. İşlem sırasında anneye veya bebeğe zarar verecek ışınlar ve radyasyon yayılımı yoktur.
Fetal Ekokardiyografi Nedir?
Fetal ekokardiyografi, bebeklerde kalbin yapısını ultrason dalgalarıyla inceleyerek, kalp hastalıklarının henüz anne karnındayken teşhis edilmesine yardımcı olan bir görüntüleme yöntemidir.
Ultrasonografik ses dalgaları yardımıyla bebeğin kalbi değerlendirilir. Kalp hastalıklarının anne karnında saptanması, doğum sonrası gerekli tedavinin zaman kaybetmeden başlatılmasını sağlar. Radyasyon yaymadığı için anne ve bebek sağlığı üzerinde de herhangi bir zararı yoktur.
Hamilelikte bebekte doğumsal kalp hastalığı gelişme riskini artıran faktörler arasında; genetik yatkınlıklar, annede kronik rahatsızlıklar ve çevresel etkenler yer alır. Ailede doğumsal kalp rahatsızlığı öyküsünün bulunması veya bebekte Down sendromu gibi kromozomal anomaliler ve anne adayındaki bağ dokusu hastalıkları da kalp hastalığı riskini yükseltebilir.
Kontrol altına alınmamış diyabet (şeker) hastalığı ya da hamileliğin ilk aylarında geçirilen viral enfeksiyonlar bebeğin kalp gelişimine zarar veren etkenler arasında değerlendirilir. Aynı zamanda annenin aşırı alkol kullanımı, bilinçsiz ilaç tüketimi ya da madde bağımlılığı gibi etkenlere bağlı olarak da bebekte kalp hastalıklarının oluşması mümkündür. Bu risklerin erken dönemde değerlendirilebilmesi için fetal ekokardiyografi önerilir.
Fetal Ekokardiyografi Neden Yapılır?
Fetal ekokardiyografi aile geçmişinde doğumsal kalp hastalıkları bulunan bebeklerin kalp rahatsızlığı riskini değerlendirmek amacıyla yapılır. Aynı zamanda anne adayının diyabet hastası olması ya da otoimmün hastalık türlerine sahip olması da bebekte kalp hastalıkları riskini artırabileceği için bu yönteme başvurulur.
Rutin ultrason kontrollerinde kalple alakalı şüpheli bulgulara rastlanması halinde de kesin tanı konulabilmesi için fetal ekokardiyografi gereklidir. Bu durumların dışında, kişinin tüp bebek tedavisi ile gebe kalması da bu işlemin uygulanma nedenleri arasında değerlendirilebilir.
Genel olarak bu anne karnında bebek kalp ultrasonu nedenleri şu şekilde sıralanabilir:
- Bebeğin kalbinde şüpheli bir görüntüye rastlanması
- Aile geçmişinde doğumsal kalp hastalığı öyküsünün bulunması
- Anne adayında tip 1 veya tip 2 diyabet olması
- Anne adayında metabolik rahatsızlıkların görülmesi
- Gebelik döneminde sistemik lupus eritematozus (SLE) veya Sjögren sendromu bulunması
- Hamileliğin ilk aylarında kızamıkçık gibi enfeksiyonlar geçirilmesi
- Kromozom anomalisi riski
- Bebekte ense kalınlığı veya diğer organlarda anormallik görülmesi
- Çoğul gebelik komplikasyonlarının gelişmesi
- Bebeğin kalp atışlarında aşırı hızlanma, yavaşlama veya düzensizlik fark edilmesi
Fetal Ekokardiyografi Ne Zaman Yapılır?

Fetal ekokardiyografi genellikle gebeliğin 18–24. haftaları arasında yapılır. Bu dönemde bebeğin kalp yapıları yeterince gelişmiş olduğu için kalp boşlukları, kapaklar, büyük damarlar ve kalp ritmi daha ayrıntılı şekilde değerlendirilebilir.
Bazı riskli gebeliklerde veya rutin ultrason sırasında kalple ilgili şüpheli bir bulgu saptandığında inceleme daha erken haftalarda da planlanabilir. Ancak erken yapılan değerlendirmelerde kalbin küçük yapıları nedeniyle incelemenin ilerleyen haftalarda tekrarlanması gerekebilir.
Fetal ekokardiyografi özellikle ailede doğumsal kalp hastalığı öyküsü, anne adayında bazı kronik hastalıkların bulunması, bebeğin kalp ritminde düzensizlik görülmesi veya gebelik ultrasonunda kalp yapılarında şüpheli bir görünüm saptanması durumunda istenebilir. İncelemenin zamanlaması, gebelik haftası ve mevcut risk faktörlerine göre uzman hekim tarafından belirlenir.
Fetal Ekokardiyografi ile Hangi Hastalıklar Teşhis Edilebilir?
Fetal ekokardiyografi, anne karnındaki bebeğin kalbinde gelişebilecek fallot tetralojisi gibi doğumsal kalp hastalıklarının büyük bir kısmını teşhis edebilir. Gebelik esnasında kalbin gelişim evreleri izlenerek hayati organlara giden kan akışının dengesi kontrol edilir.
Böylelikle doğum anında acil müdahale edilmediğinde bebekte hayati riske neden olabilecek kalp hastalıkları da erken dönemde fark edilebilir. Hastalığın türüne bağlı olarak tedavi ve doğum planlaması gerçekleştirilir. Fetal ekokardiyografi yöntemiyle teşhis edilebilen kalp hastalıkları şunlardır:
- Ventriküler Septal Defekt (VSD)
- Atriyal Septal Defekt (ASD)
- Büyük Damar Transpozisyonu (TGA)
- Fallot Tetralojisi
- Hipoplastik Sol Kalp Sendromu
- Aort Koarktasyonu
- Atriyoventriküler Septal Defekt (AVSD)
- Fetal Aritmiler
- Ebstein Anomalisi
- Taşikardi
- Bradikardi
- Sıvı Birikimi
- Kardiyak Tümörler
- Pulmoner Stenoz
- Pulmoner Atrezi
Fetal ekokardiyografi sonuçları, bebeğin kalbinin anatomik yapısı, odacıkların büyüklükleri ve kapakçıkların çalışması esas alınarak değerlendirilir. Süreç; damar bağlantıları ve kalp ritmi ölçümlerinde elde edilen verilerin bir arada incelenmesi ile tamamlanır.
İnceleme sonucunda kalbin tüm yapıları normal sınırlardaysa, bebeğin doğumsal bir kalp hastalığı taşıma riski düşük olarak kabul edilir. Kalpte yapısal bir bozukluk, damar çaprazlaşmasında hata veya ritim bozukluğu saptanırsa, hastalığın derecesi ve bebeğin genel durumu analiz edilmelidir.
Bazı ritim bozuklukları veya kalp yetmezliği durumlarında anneye verilen ilaç tedavileri ile bebek anne karnındayken tedavi edilebilir. Yapısal bozukluklarda doğum sonrası direkt olarak bebeğe müdahale edilmesinin gerekip gerekmediği belirlenir.