Fetal makrozomi, bebeğin tahmini ağırlığının 4.000 gramın üzerine çıkmasıyla seyreden klinik durumdur. Bebekler için normal doğum ağırlığı 2,5 ila 4 kilo arasındadır. Bebeğin normalden daha ağır olması halinde doğum esnasında distosi yani omuzun takılması gibi risk faktörleri ortaya çıkabilir.
Genetik faktörlere bağlı olarak fetal makrozomi görülebileceği gibi diyabete bağlı olarak da bebekte aşırı kilo alımına rastlanması mümkündür. Aynı zamanda hamilelik sürecinde kişinin fazla kilo alması, bebeğin de kilo almasına yol açarak fetal makrozomiye neden olabilir.
Fetal makrozomi oluşumunda belirgin semptomlara rastlanmaz. Genellikle düzenli ultrason çekimleri ile bebeğin aşırı kilo alma durumu fark edilir. Hamilelik dönemindeki anne adaylarının bu ölçümler sonrasında bebekte kilo artışı gözlemlenmesi halinde hafif egzersizler yapması gerekli olabilir.
Doktor önerisi ile diyet yapılabilir ve düzenli olarak kan şekeri ölçülür. Bebeğin 4.000 gramın üzerinde olması durumunda doğum yöntemi yeniden değerlendirilir. Hekim riskleri değerlendirerek sezaryen seçeneğini gündeme getirebilir.
Fetal Makrozomi Nedenleri Nelerdir?

Fetal makrozomi oluşumunun en temel nedeni, anne adayında gestasyonel diyabet oluşumu olarak değerlendirilir. Gestasyonel diyabet diğer bir ismi ile gebelik diyabeti olarak da adlandırılır. Hamilelik sürecinde kişinin şeker seviyesi yüksek ölçülür ve genellikle hamileliğin 24. haftasında ortaya çıkar. Doğum gerçekleştiğinde ise gebelik diyabetinde iyileşme gözlemlenir.
Fetal makrozominin diğer bir nedeni ise genetik yatkınlıktır. Anne adayının kan şekerinin normalden yüksek olması, bebeğin kanına aşırı miktarda glikoz geçmesine neden olur. Bu durum ise bebekte yağ dokusunu artırır.
Bunların haricinde ise anne adayının gebelik öncesinde aşırı kilolu olması ya da obezite problemi yaşaması halinde de fetal makrozomi oluşum riskinde artış görülür. Hamilelik döneminde kişinin fazla kilo alması da yine bebeğin kilo almasına neden olan etkenler arasında değerlendirilir.
İleri yaşa bağlı olarak bu durumun ortaya çıkma ihtimali de söz konusudur. Anne adayının daha önce doğum yapmış olması ve bebeğin 4 kilodan daha ağır bir şekilde dünyaya gelmesi, sonraki gebeliklerde fetal makrozomi görülme riskini yükseltir.
Fetal Makrozomi Belirtileri Nelerdir?
Fetal makrozomi belirtileri genellikle anne karnındaki bebeğin normalden büyük boyutlarda olması nedeniyle rutin gebelik ultrasonlarında fark edilir. Gebelik takipleri sırasında yapılan ultrasonda, bebeğin baş çevresi, karın çevresi ve uyluk kemiği ölçümleri haftasına göre normalden daha yüksek çıkar. Bununla birlikte anne adayının rahim yüksekliğinin gebelik haftasına kıyasla beklenenden çok daha fazla büyümesi, fetal makrozominin en önemli
belirtileri arasında değerlendirilir. Anne adayının aşırı kilo alması ve karın bölgesinin erken dönemde gerginleşmeye başlaması da bu belirtiler arasında değerlendirilebilir. Genel olarak değerlendirildiğinde fetal makrozomi belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
- Rahim yüksekliğinin, gebelik haftasına kıyasla daha yüksek ölçülmesi
- Bebeğin karın çevresi ve uyluk kemiği uzunluğunun haftasına göre iri olması
- Amniyon sıvısının fazla olması
- Kişinin karın bölgesinde gerginlik ve bel ağrısı
- Anne adayında nefes darlığı
- Gebelik sürecinde sağlıksız kilo alımı
Fetal makrozomi, anne adayında fiziksel şikayetlerin artış göstermesine neden olabilir. Bebeğin ağırlığının artması ile birlikte rahim içindeki baskı da şiddetlenir. Bu durum ise bel ve kasık ağrısı gibi semptomlara yol açabilir.
Aynı zamanda bacak bölgesinde varis oluşumu da fetal makrozomi belirtileri arasında değerlendirilebilir. Bu tür belirtilerin ortaya çıkması halinde kadın doğum uzmanına bilgi verilmelidir. Bu duruma bağlı olarak doğum planlamasında değişiklikler yapılması gerekli olabilir.
Fetal Makrozomi Nasıl Teşhis Edilir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Fetal makrozomi teşhisi, detaylı ultrasonografik ölçümler ve anne adayının klinik risk faktörlerinin değerlendirilmesiyle konulur. Tedavi ise erken dönemde bebeğin kilosuna bağlı olarak anne adayının diyet yapması ya da egzersizler ile gerçekleştirilir. Fakat bebeğin kilosu sınırı geçmiş ise doğum planlaması önerilir.
Bu süreçte öncelikle annede gebelik diyabeti olup olmadığının değerlendirilmesi için kan tahlili talep edilir. Tedavi sürecinde annenin diyabet yönetimi, diyet programları ve düzenli egzersizlerle desteklenerek kan şekeri dengede tutulmaya çalışılır.
Bebeğin anne karnındaki kilo alımı bu sayede sınırlandırılmaya ve anne sağlığı korunmaya çalışılır. Bebeğin 4.5 kilo civarında olması halinde ise doğum esnasında ortaya çıkabilecek komplikasyonların önüne geçilebilmesi adına sezaryen ile doğum gerçekleştirilir.
Normal doğum gerçekleşecek ise bebeğin doğum esnasında omzunun takılması gibi olası riskler göz önünde bulundurulur. Doğum sonrasında ise hem annenin hem de bebeğin metabolik değerlerinin takip edilmesi gereklidir.
Fetal Makrozomi Risk Faktörleri ve Komplikasyonları Nelerdir?
Fetal makrozomi riskleri ve olası komplikasyonları arasında anne adayının doğum esnasında travma yaşaması ve bebekte oluşabilecek metabolik rahatsızlıklar yer alır. Normal doğum esnasında bebeğin normalden daha iri bir yapıda olması, omuzların pelvise takılmasına neden olabilir.
Bu durum omuz distosisi olarak adlandırılır ve hem anne hem de bebek için ciddi bir risk faktörüdür. Bu süreçte acil müdahale edilmesi gerekir. Ayrıca doğum kanalında yırtılmalar meydana gelebilir ve aşırı kanama (hemoraji) riski de artış gösterir.
Doğum sonrasında ise bebekte kan şekerinin düşük olması (hipoglisemi), sarılık ya da solunum yolu problemleri görülebilir. Fetal makrozomi sonrasında annelerde ise uzun vadede tip 2 diyabet gelişme riski ve sonraki gebeliklerde aynı durumun tekrarlama olasılığı artar. Bebek çocukluk dönemine geldiğinde, obezite görülme ihtimali de normalden daha yüksek olarak değerlendirilir. Aynı zamanda çocuklarda metabolik sendrom gibi sağlık problemleri de ortaya çıkabilir.