Folikül Nedir? Folikül Ne İşe Yarar?

Folikül Nedir? Folikül Ne İşe Yarar?

Folikül, yumurtalıklarda gelişen ve içerisinde olgunlaşmakta olan yumurta hücresini barındıran küçük yapılardır. Adet döngüsü boyunca büyüyen foliküllerden biri baskın hale gelir ve yumurtlama döneminde içerisindeki yumurta hücresini serbest bırakır.

Güncelleme :
Görüntüleme : 2.448
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Foliküller, yumurtalıkların dış tabakasında bulunan ve olgunlaşmamış yumurtalara sahip küçük keselerdir. Her folikülde sadece bir yumurta bulunur. Bu yumurta ise uygun hormon sinyalleriyle olgunlaşmaya başlar ve olgunlaştığında kesecikler tarafından serbest bırakılır. Foliküller aynı zamanda östrojen hormonu salgılar. Böylelikle de adet döngüsünün gerçekleşmesini sağlar.

Folikül Nedir?

Folikül, kadınların yumurtalık dokusu içerisinde bulunan keseciklere verilen isimdir. Bu keseciklerin ana görevi yumurta hücresini besleyip korumaktır. Doğum anından itibaren kadın overlerinde kısıtlı sayıda bulunan bu kesecikler, ergenlik dönemiyle birlikte beyinden gelen hormonal uyarılara yanıt vererek regl döngüsünü başlatır. Keseciğin içerisinde yer alan foliküler sıvı, yumurta hücresinin sağlıklı bir şekilde olgunlaşması için gerekli olan proteinleri, hormonları ve besin maddelerini barındırır. 

Folikül Ne İşe Yarar?

Folikül, yumurtayı olgunlaştırma, hamilelik için gerekli hormonları salgılama ve menstrual döngüyü düzenleme işlevlerini yerini yetirir. Üreme çağındaki her ay birden fazla kesecik büyümeye başlar.

Ancak genellikle sadece bir tanesi tam olgunluğa erişerek ovulasyon sürecini gerçekleştirir. Bu süreçte kesecik duvarından salgılanan östrojen hormonu rahim iç tabakasını kalınlaştırır. Böylece döllenme sonrasında embriyonun rahme tutunmasını kolaylaştırır.

Foliküllerin görevleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Gelişmekte olan yumurtayı dış etkenlerden korur.
  • Yumurtanın besin ihtiyacını karşılar.
  • Östrojen hormonu sentezler.
  • Rahim duvarını kalınlaştırır.
  • Olgunlaşan yumurtaları fallop tüplerine aktarır.
  • Progesteron salgılar.

Folikül Türleri Nelerdir?

Folikül Türleri Nelerdir?

Folikül türleri, yumurtalıklarda yer alan keseciklerin hücresel yapılarına ve geçirdikleri olgunlaşma evrelerine göre farklı gruplara ayrılır. Bu kesecikler, ergenlikle birlikte hormonların etkisi altına girerek büyümeye başlar.

Büyüme evreleri boyunca keseciğin etrafındaki hücre katmanları kalınlaşır, iç hacmi genişler ve foliküler sıvı birikimi gerçekleşir. Kadın üreme sağlığı açısından ve tüp bebek gibi tedavi süreçlerinde foliküllerin türlerinin değerlendirilmesi gereklidir. 

Folikül çeşitleri şu şekilde sıralanabilir:

Primordiyal Folikül: Anne karnındaki gelişim döneminde oluşan keseciklerdir. Etrafları tek katlı yassı hücrelerle çevrilidir. Ergenlik dönemine kadar pasif kalarak yumurtalık rezervinin temel kaynağını oluştururlar.

Primer ve Sekonder Folikül: Ergenlikle birliktehipofiz bezindensalgılanan hormonlar sayesinde büyümeye başlayan foliküllerdir. Bu süreçte keseciği çevreleyen granüloza hücreleri çoğalarak kalınlaşır, yumurta hücresinin etrafında koruyucu bir tabaka oluşturur. Böylelikle östrojen hormonu salgılanmaya başlar.

Antral Folikül: Antral folikül, gelişmiş kesecik türüdür. Ultrason muayenesinde net olarak görüntülenebilecek boyuttadır. Mevcut yumurtalık rezervini ve doğurganlık potansiyelini değerlendirmeye yardımcıdır.

Graaf Folikül: Her ay gelişen ve ortalama 18-24 mm çapa ulaşan tam olgunlaşmış keseciktir. Yeterli hormonal olgunluğa erişen bu folikül, LH hormonu sayesinde içerisindeki olgun yumurtayı döllenmek üzere fallop tüplerine aktarır.

Folikül Kalitesi Neden Önemlidir?

Folikül kalitesi ve sayısı, doğal yollarla gebe kalabilmek için önemlidir. Kadınlar yaklaşık 1-2 milyonluk kısıtlı bir yumurta rezervi ile dünyaya gelirler ve yaş ilerledikçe bu sayı sürekli olarak azalmaya başlar.

Adetin ilk günlerindeki antral kesecik sayısı, yumurtalığın biyolojik yaşının saptanmasına yardımcıdır. Ayrıca tüp bebek tedavisinde kullanılacak ilaçların belirlenmesini sağlar. Düşük kesecik sayısı doğurganlık ihtimalinin azalmasına neden olabilir. Yumurtalık rezervini ve kesecik kalitesini olumsuz etkileyen faktörler arasında şu maddelere yer verilebilir:

Folikül Bozuklukları Nelerdir ve Hangi Hastalıklarla İlişkilidir?

Foliküllerin hormonal uyarılara düzensiz yanıt vermesi kadınların üreme sağlığında bazı problemlere neden olur ve yumurtlama bozukluklarına yol açar. Özellikle polikistik over sendromu (PKOS) bu süreçte en sık karşılaşılan problemler arasında yer alır.

Büyüyen keseciğin çatlamayıp içerisine sıvı toplamaya devam etmesi sonucu folikül kisti oluşumuna da rastlanması mümkündür. Folikül bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkabilecek durumlar arasında şunlar yer alır:

  • Polikistik over sendromu (PKOS)
  • Anovulasyon (yumurtlayamama)
  • Folikül kisti
  • Luteinize unruptured follicle (LUF) sendromu
  • Yumurtalık yetmezliği

Folikül Kisti Belirtileri Nelerdir?

Folikül kisti belirtileri, kistin büyümesi veya hormonal dengeyi bozması durumunda alt karın bölgesinde hissedilen basınç ve ağrı ile ortaya çıkar. Kiste bağlı olarak adet düzensizliği görülebilir. Bu süreçte ortaya çıkan belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Genel olarak folikül kisti belirtileri şu şekildedir:

Folikül Stimülan Hormon (FSH) Nedir?

Folikül Stimülan Hormon (FSH), hipofiz bezinden kana salgılanır ve foliküllerin büyümesini sağlar. Aynı zamanda temel üreme hormonu olarak da bilinir. Menstrual dönemin ilk günlerinden itibaren FSH, overlerdeki pasif kesecikleri harekete geçirir. Böylelikle keseciklerin olgunlaşma sürecinin desteklenmesini sağlar. Kısırlık şüphesi olan veya tüp bebek tedavisi planlanan hastalarda, FSH düzeyinin değerlendirilmesi gereklidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Folikül kisti genellikle tehlikeli olarak değerlendirilmez. Oluşan kistler tıbbi müdahale gerektirmeden zaman içerisinde iyileşebilir ve iyi huyludur. Nadiren kistte aşırı büyümeye rastlandığı bilinir. Bu gibi durumlarda ise bazı semptomlar ortaya çıkabilir. Ortaya çıkan semptomların hafifletilmesi için ilaç tedavisine başlanabilir. Bazı durumlarda ise kistin patlama riski oluşabilir.

Folikül kisti patlaması, baskı sonucu gerilme yaşanması ve içerisindeki sıvının karın boşluğuna sızmasıdır. Genellikle yoğun egzersiz, ani hareketler veya cinsel ilişki gibi karın içi basıncını artıran faktörlere bağlı olarak bu durum meydana gelebilir. Kist patlamaları çoğunlukla vücut tarafından kendi kendine emilir ve ciddi komplikasyonlara neden olmaz. Ancak hemoperiton riski göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle kişide şiddetli alt karın ağrısı, baş dönmesi, göz kararması veya halsizlik gibi bulgular geliştiğinde, iç kanama riski artış gösterebilir. Bu belirtiler söz konusu ise doktora başvurulması önerilir.

Folikül kisti tedavisi, kistin boyutuna, hastanın şikayetlerine, yaşına ve gebelik planına göre belirlenir. Genellikle iyi huylu olarak ortaya çıktığı için düzenli kontrol gereklidir ve tedaviye gerek kalmaz. Bazı kistlerde ise doğum kontrol ilaçları reçete edilebilir. Ağrıların hafifletilmesi için ilaç tedavisine başlanması mümkündür. Nadiren de olsa kistektomi ya da laparoskopi yöntemleriyle kist alınabilir.

Hayır, folikül kisti tek başına hamile kalmaya engel değildir. Fakat kistin oluştuğu döngüde yumurta hücresi çatlayamaz. Bu nedenle ilk dönemlerde gebelik oluşmayabilir. Aynı zamanda kist hormonal dengesizliğe yol açarak adet düzensizliğine neden olabilir ve yumurtlama döngüsünün gecikmesi gibi problemler görülebilir. Kist tamamen eridikten sonraki aylarda sağlıklı yumurtlama döngüsü devam eder ve gebe kalınabilir.

Folikül takibi, gebelik planlayan veya infertilite tedavisi gören kadınlarda keseciğin gelişimini izlemek ve aşılama gününü saptamak amacıyla ultrasonografi çekimi ile yapılır. Genellikle adetin 2. veya 3. günü ultrason muayenesi yapılarak kesecik sayısı belirlenir. Belirli aralıklarla ultrason muayenesi tekrarlanır. 

Folikülün çatlayamaması durumunda yumurtlama gerçekleşmez. Çatlamayan bu kesecik, içerisindeki sıvıyı artırmaya devam ederek folikül kisti problemine dönüşebilir. Bu durum kişilerde LUF sendromu oluşumuna neden olabilir. Sürekli tekrarlayan çatlama problemlerinde hormonal düzenleyici tedaviler veya çatlatma iğnesi gibi yöntemlere başvurulabilir. 

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Op. Dr. Sumru Tüfekçioğlu

Op. Dr.

Sumru Tüfekçioğlu

Tüp Bebek

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam