GDO, organizmanın doğal genetiğinin değiştirilmesi olarak tanımlanır. Özellikle bazı tarım ürünlerinin böceklere karşı daha dayanıklı olabilmesi için genetiği değiştirilir. Böylelikle besinlerin raf ömrünün de uzatılması hedeflenir.
Genellikle mısır gibi tarım ürünlerinde bu işleme başvurulduğu bilinir. Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen bu işlem sayesinde bitkide ya da herhangi bir besinde olmayan özellikler, gen mühendisliği teknolojileri ile eklenmiş olur.
GDO Nedir?
GDO, genetiği değiştirilmiş organizma anlamına gelir. Bir canlının DNA diziliminin değiştirilmesi ile GDO meydana gelir. Bu işlem özellikle günlük yaşamda sık tüketilen besinlerde uygulanır. Böylelikle daha dayanıklı ve daha verimli besinler elde edilir. Fakat GDO'lu besinlerin insan sağlığı üzerinde bazı olumsuz etkilere sahip olduğu bilinir.
GDO'lu Besinlerin İnsan Sağlığına Etkileri Nelerdir?
GDO'lu besinlerin insanlarda alerjik reaksiyonlara yol açma riski yüksektir. Bu besinlerin kısa süreli tüketimde herhangi bir zararı olmadığı bilinir. Fakat uzun süre boyunca GDO'lu besinlerin tüketimine bağlı olarak bazı sağlık problemleri görülebilir.
GDO, besinlerin raf ömrünün uzatılmasına katkı sağlarken, sağlık açısından bazı risklerin ortaya çıkmasına da neden olabilir. Bu nedenle kronik hastalığı olan kişilerin, besin tüketiminde daha dikkatli olması gereklidir.
GDO direkt olarak zararlı bir işlem şeklinde değerlendirilmemelidir. Bu besinlerin bazı önemli avantajları da söz konusudur. Uygulanan işlem sayesinde daha fazla besin üretimi sağlanabilir. Aynı zamanda da tarım ilaçlarının kullanımı azalmış olur. Böylelikle kuraklığa ve haşerelere dayanıklı tarım ürünleri elde edilir.
Bu işlem gıda üretimi açısından birçok fayda sağlar. Fakat insan sağlığının da göz ardı edilmemesi gereklidir. Uzun süre boyunca GDO'lu ürünler ile beslenilmesi halinde kişilerin kronik hastalıkları şiddetlenebilir. Cilt üzerinde komplikasyonlar meydana gelebilir. GDO'lu besinlerin insan sağlığı üzerindeki bazı olası etkileri şu şekildedir:
- Alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
- Sindirim sistemi problemlerine yol açar.
- Bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler görülebilir.
- Antibiyotik direncinde azalmalara neden olabilir.
GDO'lu besin tüketiminin insan sağlığına zararları kesin olarak kanıtlanmamıştır. Bu nedenle uzun vadede ne gibi etkilerin görüleceği konusunda net bir bilgi vermek mümkün değildir. Fakat alerjik yapıdaki kişilerin, GDO'lu besinlerin tüketimini kısıtlaması önerilir. Böylelikle olası risklerin önüne geçilmiş olur. Besin tüketimine bağlı olarak herhangi bir semptomun görülmesi halinde ise sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır.
Hangi Besinler GDO İçerir?

Mısır ve pamuk gibi bazı tarım ürünlerinin GDO içeriğine sahip olduğu bilinir. Bu işlem genellikle tarım ürünleri için uygulanır. Özellikle haşerelere karşı dayanıklılığı olmayan besinlerin genetiği değiştirilir. Böylelikle yetiştirilen tarım ürününün daha dayanıklı hale gelmesi sağlanır. GDO içerdiği bilinen bazı besin türleri şu şekildedir:
- Mısır ve mısır ürünleri
- Pamuk
- Soya ve soya içeren ürünler
- Kanola yağı
- Hazır çorbalar
- Salata ve yemek sosları
- Pirinç
- Kabak
- Hazır içecekler
- Ayçiçeği
- Et ve süt ürünleri
- Şeker pancarı
GDO'lu Gıdalar Nasıl Üretilir?
GDO'lu gıdalar, gen mühendisliğinden yararlanarak laboratuvar ortamında üretilir. Bir canlının DNA'sına, farklı bir canlının DNA'sı eklenir. Farklı türler ile gerçekleştirilen gen aktarımı sayesinde GDO'lu besinler üretilmiş olur. İşlem esnasında aktarılacak genlere dikkat edilir. İşlem yapılan canlıda hangi genin olmadığı incelenir.
Daha sonrasında da hangi canlıdan bu genin alınabileceği araştırılır. İşlem yapıldıktan sonra elde edilen ürün test edilir. Onay verildikten sonrasında ise gen aktarımı yapılan bitki ya da besin çoğaltılır. Böylelikle GDO'lu besin üretimi tamamlanmış olur. Özellikle hazır ve paketli gıdaların içerisinde, bu tür besinlere yer verilir.
GDO'lu Besin Tüketimi Nasıl Önlenir?
GDO'lu besin tüketimi önlenebilen bir durum değildir. Fakat kişilerin tercihleri doğrultusunda, GDO içermeyen besinler tüketmesi mümkündür. Bunun için ise hazır ürünlerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Alınan besinlerin içeriğine dikkat edilmesi gerekir. Daha doğal ürünler tercih edilebilir. Organik ve sertifikalı besinler ile GDO tüketiminden kaçınılması mümkün hale gelir.
Doğal beslenirken, hayvan yemlerinin de göz ardı edilmemesi gerekir. Hayvan yemlerinde de GDO içeriği bulunabilir. Bu nedenle GDO'suz beslenmiş hayvanların sütü ya da yumurtası tüketilmelidir. Aynı zamanda, mevsiminde üretilmiş olan sebze ve meyveleri tüketmekte oldukça önemlidir. Mevsimi haricinde tüketilen besinlerin genellikle genetiği değiştirilmiştir.
GDO'nun Ekolojik Etkileri Nelerdir?
GDO nedeni ile biyoçeşitliliğin azalma riski vardır. Özellikle bitkilerdeki GDO polenlere işlemiş olur. Rüzgar ile bu polenler farklı bitki türlerine ulaşabilir. Aynı zamanda arılar ve böcekler bu süreçte taşıyıcı olabilir.
Bu gibi durumlarda yabani otların oluşumu gözlemlenir. Oluşan bazı yabani otlar ise hem insan hem de hayvan sağlığı için risklidir. Tarım ürünlerinin haşerelere karşı dayanıklı olması hedeflenirken, bazı zararsız böcek türleri de bu süreçten olumsuz şekilde etkilenebilir.