Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir? Göz Tansiyonu Belirtileri Nelerdir?

Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir? Belirtileri, Tedavisi ve Ameliyatı

Halk arasında “karasu” adıyla bilinen glokom, diğer adıyla göz tansiyonu, genellikle belirti vermeden gizlice ilerleyen yaygın bir göz hastalığıdır. Tedavi edilmez ise, kalıcı görme kaybına neden olabilir. Glokomda, göz içerisindeki sıvı basıncı, görme yeteneği için gerekli olan göz sinirine zarar verecek düzeyde yüksektir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 21.739
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Göz Tansiyonu (Glokom) Kimlerde Görülür?

Göz tansiyonu (glokom), her yaşta görülebilir. Ancak, 40 yaşın üzerindeki hastalarda daha sıklıkla görüldüğünden bu hastaların yılda bir defa göz tansiyonu kontrolünden geçmesi gerekir. Ailesinde göz tansiyonu olanlar ise daha sık kontrolden geçmelidir.

Göz Tansiyonu (Glokom) Belirtileri Nelerdir?

Hastaların büyük bir bölümünde herhangi bir belirti görülmez. Erken dönemde bazı hastalarda sabahları belirginleşen baş ağrıları, zaman zaman bulanık görme, geceleri ışıkların etrafında ışıklı halkalar görülmesi, televizyon izlerken göz etrafında ağrı, vb. belirtiler ortaya çıkabilir.

göz tansiyonu (glokom), birçok hasta tarafından, ancak, ileri dönemde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilir. Aile bireylerinde bulunan glokom hastalığı, ilerleyen yaşlarda görülen şeker hastalığı, miyopi, uzun süreli kortizon tedavisi, göz yaralanmaları ve migren glokom riskini artırır.

Diğer bir glokom tipi ise, ileri yaşlarda ani bir şekilde krizle ortaya çıkan dar açılı glokomdur. Şiddetli göz ağrısı, görme azalması, gözde kızarıklık ve bulantı-kusma ile ortaya çıkar. Acil tedavi gerektirir. Bebeklikte ve çocukluk çağında izlenen türlerinde gözde sulanma, ışığa karşı hassasiyet ve gözde büyüme izlenir.

Glokom (Göz Tansiyonu) Neden Olur?

Glokom, göz içerisinde üretilen ve gözün beslenmesini sağlayan sıvının yeterince dışarı atılamaması sonucu göz içi basıncının yükselmesiyle ortaya çıkabilir. Artan basınç zamanla görme sinirine zarar vererek kalıcı görme kaybına neden olabilir. Ancak bazı kişilerde göz içi basıncı normal sınırlarda olmasına rağmen görme siniri hasarı gelişebilir. Bu durum normal basınçlı glokom olarak adlandırılır.

Glokom gelişme riskini artırabilecek başlıca faktörler şunlardır:

  • 40 yaş ve üzerinde olmak
  • Ailede glokom öyküsü bulunması
  • Diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıklar
  • Uzun süre kortizon içeren ilaç kullanımı
  • Yüksek miyopi veya hipermetropi
  • Daha önce geçirilmiş göz travmaları
  • İnce kornea yapısı
  • Göz içi iltihapları

Risk faktörlerinden bir veya birkaçına sahip kişilerde düzenli göz muayeneleri, hastalığın erken dönemde tespit edilmesi açısından önemlidir.

Glokom (Göz Tansiyonu) Nasıl Teşhis Edilir?

Glokom tanısı yalnızca göz içi basıncının ölçülmesiyle konulmaz. Göz hastalıkları uzmanı, hastalığın evresini belirlemek ve görme sinirindeki hasarı değerlendirmek için kapsamlı bir göz muayenesi gerçekleştirir.

Tanı sürecinde uygulanabilecek yöntemler arasında şunlar yer alabilir:

  • Göz içi basıncının tonometre ile ölçülmesi
  • Göz dibi muayenesi
  • Görme alanı testi
  • Kornea kalınlığı ölçümü (pakimetri)
  • Optik Koherens Tomografi (OCT)
  • Görme siniri ve sinir lifi tabakasını değerlendiren ileri görüntüleme yöntemleri

Düzenli kontroller sayesinde glokom, henüz belirti vermeden önce tespit edilebilir.

Göz Tansiyonunda (Glokom) Erken Tanının Önemi Nedir?

Göz tansiyonu (glokom) da görme kaybı oluştuktan sonra geri dönüş olmadığından erken tanı önemlidir. Normal göz muayenesi sırasında tespit edilen anormal göz içi basınç artışı, hastalığın ilk belirtisi olabilir.

Göz doktoru tarafında düzenli aralıklarla yapılan muayeneler, glokomun erken tanı ve tedavisi için en iyi yöntemdir. Glokom, dikkatli bir göz muayenesi ile teşhis edilir. Teşhise yönelik göz muayenesinde göz doktoru, “tonometre” adı verilen bir aletle hastanın göz içi basıncını ölçer.

Hastaya göz dibi muayenesi yaparak göz sinirlerini inceler. Gerekli görürse görme alanında kayıp olup olmadığını belirlemek için görme alanı testi yapar. RNFL, NFA veya HRT gibi görme siniri ve sinir lifi tabakasını inceleyen ileri tetkikler de uygulanabilir.

Göz Tansiyonu (Glokom) Nasıl Tedavi Edilir?

Göz Tansiyonu (Glokom) Nasıl Tedavi Edilir?

Göz tansiyonu (glokom), tanı konulduktan sonra tamamen iyileştirilip ortadan kaldırılamaz; fakat birçok olguda uygun tedavi ile başarılı bir şekilde kontrol altında tutulabilir ve görme kaybının ilerlemesi engellenebilir.

Açık açılı glokom, öncelikle, göz içi basıncını düşüren çeşitli ilaçlarla tedavi edilir. Dirençli vakalarda veya glokom tipine göre cerrahi tedaviler uygulanabilir. Bazı hastalarda birden fazla cerrahi girişim de gerekebilir.

Kriz ile ortaya çıkan dar açılı tipinde ise tedavi çok acildir. Lazer tedavileri, kontrol altına alınamayan glokomda veya kapalı açılı glokomda kullanılabilir.

Glokom sinsi bir hastalıktır. Her sene göz tansiyonunuzu ölçtürmeyi unutmayınız.

Glokom (Göz Tansiyonu) Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?

Glokom tedavisinde temel amaç, göz içi basıncını güvenli seviyelere düşürerek görme sinirinde oluşabilecek kalıcı hasarı önlemektir. Tedaviye genellikle göz damlaları ile başlanır. Bazı hastalarda lazer tedavileri de uygulanabilir. Ancak ilaç ve lazer tedavisine rağmen göz içi basıncının kontrol altına alınamadığı veya hastalığın ilerlemeye devam ettiği durumlarda glokom ameliyatı (göz tansiyonu ameliyatı) gündeme gelebilir.

Cerrahi tedavinin amacı, göz içerisinde üretilen sıvının daha kolay dışarı atılmasını sağlayarak göz içi basıncını düşürmektir. Böylece görme sinirinin korunması ve hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması hedeflenir.

Glokom Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Glokom ameliyatı, hastanın glokom tipine, göz içi basıncına ve daha önce uygulanan tedavilere göre planlanır. İşlem çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve ortalama 30-60 dakika sürer.

Uygulanabilecek cerrahi yöntemler arasında;

  • Trabekülektomi
  • Minimal invaziv glokom cerrahisi (MIGS)
  • Tüp implantasyonu
  • Siklodestrüktif işlemler
  • Uygun hastalarda lazer tedavileri

yer alabilir.

Hangi yöntemin tercih edileceğine göz hastalıkları uzmanı, hastanın klinik durumunu değerlendirerek karar verir.

Glokom Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Glokom ameliyatı sonrasında hastaların doktor tarafından reçete edilen göz damlalarını düzenli kullanmaları ve kontrol muayenelerini aksatmamaları gerekir. İlk günlerde hafif batma, sulanma veya bulanık görme görülebilir.

İyileşme sürecinde;

  • Gözü ovuşturmaktan kaçınılmalıdır.
  • Ağır egzersiz ve zorlayıcı aktiviteler bir süre ertelenmelidir.
  • Göz hijyenine dikkat edilmelidir.
  • Doktorun önerdiği kontroller düzenli olarak yapılmalıdır.

Çoğu hasta kısa sürede günlük yaşamına dönebilse de tam iyileşme süresi uygulanan cerrahi yönteme ve kişisel iyileşme hızına göre değişebilir.

Glokom Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Glokom ameliyatı, deneyimli cerrahlar tarafından uygulandığında başarı oranı yüksek bir tedavi yöntemidir. Bununla birlikte her cerrahi işlemde olduğu gibi bazı riskler bulunabilir.

Nadir görülebilen komplikasyonlar arasında şunlar yer alabilir;

  • enfeksiyon,
  • göz içi kanama,
  • göz içi basıncının istenilen düzeyde düşmemesi veya yeniden yükselmesi,
  • yara dokusu gelişimi,
  • görmede geçici veya kalıcı değişiklikler

Ameliyat sonrası düzenli takipler, olası komplikasyonların erken dönemde tespit edilmesi ve tedavi başarısının artırılması açısından büyük önem taşır.

Glokom Körlüğe Neden Olur mu?

Glokom, dünyada önlenebilir körlük nedenleri arasında önemli bir yere sahiptir. Hastalık ilerledikçe görme sinirinde oluşan hasar geri döndürülemez. Bu nedenle tedavinin amacı kaybedilen görmeyi geri kazandırmak değil, mevcut görme düzeyini korumaktır.

Erken tanı konulan ve düzenli tedavi gören hastalarda görme kaybının ilerlemesi büyük ölçüde yavaşlatılabilir. Tedavinin aksatılması ise kalıcı görme kaybı riskini artırabilir.

Glokom Önlenebilir mi?

Glokomu tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da erken teşhis sayesinde hastalığın ilerlemesi büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.

Özellikle risk grubunda bulunan kişilerin;

  • Düzenli göz muayenesi yaptırması,
  • Doktor tarafından önerilen göz damlalarını düzenli kullanması,
  • Kontrol randevularını aksatmaması,
  • Kortizon içeren ilaçları doktor önerisi olmadan kullanmaması,
  • Diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıklarını kontrol altında tutması

glokomun oluşturabileceği kalıcı görme kaybı riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Glokom Ameliyatı Her Hastaya Uygulanır mı?

Glokom tanısı alan her hastanın ameliyat olması gerekmez. Tedavide ilk seçenek çoğunlukla göz damlaları ve gerekli görülen durumlarda lazer tedavisidir. Cerrahi tedavi, göz içi basıncının ilaç ve lazer uygulamalarına rağmen istenilen düzeyde kontrol altına alınamadığı hastalarda değerlendirilir.

Ameliyat kararı; glokomun tipi, hastanın yaşı, görme sinirindeki hasarın derecesi ve hastalığın ilerleme hızına göre göz hastalıkları uzmanı tarafından verilir.

Glokom Hastaları Günlük Yaşamda Nelere Dikkat Etmelidir?

Glokom kronik bir hastalık olduğu için tedavi sürecinin düzenli takip edilmesi gerekir. Hastaların yaşam tarzında alacağı bazı önlemler tedaviye uyumu destekleyebilir.

Glokom hastalarına genel olarak şu önerilerde bulunulur:

  • Göz damlaları düzenli kullanılmalıdır.
  • Kontrol muayeneleri aksatılmamalıdır.
  • Göz travmalarından korunmaya dikkat edilmelidir.
  • Diyabet ve hipertansiyon gibi eşlik eden hastalıklar kontrol altında tutulmalıdır.
  • Ani görme kaybı, şiddetli göz ağrısı veya bulantı-kusma ile birlikte gelişen göz kızarıklığında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Glokom (göz tansiyonu), göz içi basıncının yükselmesi sonucu görme sinirinin hasar görmesiyle gelişen kronik bir göz hastalığıdır. Erken dönemde belirti vermeyebilir ancak tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına neden olabilir.

Glokom belirtileri hastalığın türüne göre değişebilir. Bulanık görme, ışıkların etrafında haleler görme, göz ağrısı, baş ağrısı ve çevresel görme kaybı görülebilir. Ancak en sık görülen açık açılı glokom uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir.

Glokom tedavisinde ilk seçenek genellikle göz damlalarıdır. İlaçlarla göz içi basıncı kontrol altına alınamadığında lazer tedavileri veya glokom ameliyatı uygulanabilir. Tedavinin amacı görme sinirindeki hasarın ilerlemesini durdurmaktır.

Glokom ameliyatı; ilaç ve lazer tedavisinin yeterli olmadığı, göz içi basıncının kontrol altına alınamadığı veya görme sinirindeki hasarın ilerlemeye devam ettiği durumlarda tercih edilir. Cerrahi yöntem, hastanın glokom tipine ve göz yapısına göre belirlenir.

Glokom ameliyatı sonrasında hastaların doktorun önerdiği göz damlalarını düzenli kullanması, gözü ovuşturmaması ve kontrol muayenelerini aksatmaması gerekir. Çoğu hasta kısa sürede günlük yaşamına dönebilse de tam iyileşme birkaç hafta sürebilir.

Glokomu tamamen önlemek her zaman mümkün değildir. Ancak özellikle 40 yaş üzerindeki kişiler, ailesinde glokom öyküsü bulunanlar, diyabet hastaları ve uzun süre kortizon kullanan bireyler düzenli göz muayenesi yaptırarak hastalığın erken teşhis edilmesini ve görme kaybının önlenmesini sağlayabilir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Medical Park Yayın Kurulu
Medical Park Yayın Kurulu
Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam