Hemoroid (Basur) Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Ameliyatı

Hemoroid (Basur) Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Ameliyatı

Hemoroid, makat ve rektumun alt bölümündeki toplardamarların genişlemesi ve şişmesiyle ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Dışkılama sırasında kanama, kaşıntı, ağrı, şişlik ve makat çevresinde ele gelen meme gibi belirtilere yol açar.

Güncelleme :
Görüntüleme : 38.869
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Hemoroid (Basur) Nedir?

Hemoroid, halk arasında basur olarak da bilinen, makat ve rektumun alt bölümündeki damar yapılarının genişlemesi, şişmesi ve zaman zaman dışarı doğru sarkmasıyla ortaya çıkan bir sağlık sorunudur.

Bu bölgede normalde dışkı kontrolüne katkıda bulunan damar yastıkçıkları bulunur. Bu yapıların baskı, ıkınma veya dolaşım sorunları nedeniyle belirginleşmesi hemoroid oluşumuna yol açabilir.

Hemoroid iç ve dış hemoroid olmak üzere iki temel grupta değerlendirilir. İç hemoroid, rektumun iç kısmında gelişir ve çoğu zaman ağrı yapmadan dışkılama sırasında parlak kırmızı kanamaya neden olabilir.

İleri evrelerde makat dışına doğru sarkabilir. Dış hemoroid ise makat çevresindeki cilt altında oluşur. Şişlik, hassasiyet, kaşıntı ve ağrıya yol açabilir. Damar içinde pıhtı oluşması durumunda aniden başlayan şiddetli ağrı ve sert bir şişlik görülebilir.

Kabızlık, dışkılama sırasında uzun süre ıkınma, tuvalette uzun süre oturma, düşük lifli beslenme, gebelik, fazla kilo, ağır kaldırma ve uzun süre hareketsiz kalma hemoroid gelişimini kolaylaştırabilir.

Yaşla birlikte makat çevresindeki destek dokularının zayıflaması da riski artırabilir. Bununla birlikte hemoroid yalnızca kabızlığı olan kişilerde görülmez ishal ve sık dışkılama da bölgedeki damarların tahriş olmasına neden olabilir.

Hemoroid (Basur) Belirtileri Nelerdir?

Hemoroid (Basur) Belirtileri Nelerdir?

Hemoroid belirtileri, hastalığın iç veya dış hemoroid olmasına, derecesine ve bölgede pıhtı gelişip gelişmemesine göre değişebilir. En sık görülen belirti, dışkılama sırasında veya sonrasında fark edilen parlak kırmızı kanamadır.

Kan tuvalet kâğıdında, dışkının yüzeyinde veya klozette görülebilir. İç hemoroidler çoğu zaman ağrısız kanamayla kendini gösterirken ileri evrelerde makat dışına sarkma ve dışkılama sonrasında elle içeri itme ihtiyacı oluşabilir.

Hemoroidde makat çevresinde kaşıntı, yanma, dolgunluk hissi, ıslaklık ve akıntı da görülebilir. Dışkılama sırasında zorlanma, uzun süre ıkınma ve sert dışkı şikâyetleri artırabilir.

Dış hemoroidlerde makat çevresinde ele gelen şişlik, hassasiyet ve ağrı daha belirgindir. Damar içinde pıhtı geliştiğinde ağrı aniden başlayabilir ve bölgede sert, morumsu bir şişlik oluşabilir.

Makattan gelen her kanama hemoroide bağlı değildir. Kanamanın tekrarlaması, dışkılama alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı, karın ağrısı veya kansızlık belirtileri bulunması durumunda farklı bağırsak hastalıklarının dışlanması için değerlendirme yapılması gerekir.

Dış Hemoroid Nedir?

Dış hemoroid, makat açıklığının çevresindeki cilt altında bulunan damar yapılarının genişlemesi ve şişmesiyle oluşur. İç hemoroidden farklı olarak makatın dış kısmında yer aldığı için kişi şişliği elle fark edebilir. Dış hemoroid her zaman belirti vermeyebilir ancak bölgedeki damarların büyümesi veya içinde pıhtı oluşması durumunda ağrı ve hassasiyet gelişebilir.

Dış hemoroid kabızlık, dışkılama sırasında aşırı ıkınma, uzun süre tuvalette oturma, gebelik, fazla kilo, ağır kaldırma ve hareketsiz yaşam gibi durumlarla ilişkili olabilir. İshal ve sık dışkılama da makat çevresindeki dokuların tahriş olmasına katkıda bulunabilir.

Pıhtı gelişmeyen dış hemoroidler bazen yalnızca hafif bir şişlik, kaşıntı veya rahatsızlık hissi oluşturur. Pıhtılı dış hemoroidde ise ani ve şiddetli ağrı, sertlik ve morumsu renk değişikliği görülebilir. Tedavi, belirtilerin şiddetine ve pıhtının ne zaman oluştuğuna göre planlanır.

Dış Hemoroid Belirtileri Nelerdir?

Dış hemoroidin en belirgin bulgusu makat çevresinde ele gelen yumuşak veya sert bir şişliktir. Şişliğe ağrı, hassasiyet, kaşıntı, yanma ve otururken rahatsızlık eşlik edebilir. Dışkılama sırasında ağrı artabilir ve tuvalet sonrası temizlik zorlaşabilir.

Damar içinde pıhtı oluştuğunda ağrı genellikle aniden başlar ve ilk günlerde oldukça şiddetli olabilir. Makat çevresinde sert, gergin ve mor ya da mavi renkli bir kitle fark edilebilir. Pıhtılı hemoroid zamanla küçülebilir ancak iyileşme sonrasında bölgede cilt kalıntısı kalabilir.

Dış hemoroidde tahrişe bağlı az miktarda kanama görülebilir. Ancak yoğun, tekrarlayan veya dışkıya karışmış kanama yalnızca hemoroide bağlanmamalıdır. Şiddetli ağrı, ateş, kötü kokulu akıntı veya hızla büyüyen şişlik varsa apse gibi farklı durumlar açısından değerlendirme gerekir.

İç Hemoroid Nedir?

İç hemoroid, rektumun alt kısmında ve makat kanalının iç bölümünde bulunan damar yastıkçıklarının genişleyip belirginleşmesiyle oluşur. Bu yapılar makatın içinde yer aldığı için erken evrelerde dışarıdan fark edilmeyebilir. İç hemoroidler çoğunlukla ağrısızdır çünkü bulundukları bölgede ağrı duyusu dış hemoroide göre daha sınırlıdır.

Hastalığın ilerlemesiyle birlikte hemoroid dokusu dışkılama sırasında makat dışına sarkabilir. Başlangıçta kendiliğinden içeri dönen bu doku, ilerleyen evrelerde elle içeri itilmek zorunda kalabilir veya sürekli dışarıda kalabilir. İç hemoroidlerin derecesi, dışarı sarkma durumuna ve dokunun yeniden içeri dönüp dönmemesine göre değerlendirilir.

İç Hemoroid Belirtileri Nelerdir?

İç hemoroidin en sık görülen belirtisi, dışkılama sırasında ortaya çıkan parlak kırmızı kanamadır. Kan tuvalet kâğıdında, dışkının yüzeyinde veya klozette fark edilebilir. Kanama çoğu zaman ağrısızdır. Bununla birlikte hemoroid dokusunun dışarı sarkması durumunda makat çevresinde dolgunluk, ıslaklık, kaşıntı ve tahriş hissi oluşabilir.

İleri evre iç hemoroidlerde dışkılama sonrasında makat dışına çıkan bir meme fark edilebilir. Doku başlangıçta kendiliğinden geri dönebilirken ilerleyen dönemlerde elle içeri itilmesi gerekebilir. İç hemoroid genellikle şiddetli ağrıya neden olmaz ancak dışarı sarkan dokuda sıkışma, pıhtılaşma veya tahriş gelişirse ağrı görülebilir.

Makattan gelen her kanama hemoroide bağlı değildir. Tekrarlayan kanama, dışkılama alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı, karın ağrısı veya kansızlık belirtileri varsa daha ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır.

Hemoroid (Basur) Neden Olur?

Hemoroid, makat ve rektum çevresindeki damar yapılarının uzun süreli basınca maruz kalması ve destek dokularının zayıflaması sonucunda gelişebilir. Kabızlık, sert dışkı ve dışkılama sırasında aşırı ıkınma en sık görülen nedenler arasındadır. Tuvalette uzun süre oturmak da bölgedeki basıncı artırarak hemoroid oluşumuna katkıda bulunabilir.

Düşük lifli beslenme, yetersiz sıvı tüketimi, hareketsiz yaşam, fazla kilo ve ağır kaldırma hemoroid riskini artırabilir. Gebelik döneminde büyüyen rahmin damarlara baskı yapması ve hormonal değişiklikler de hemoroid gelişimini kolaylaştırabilir. Doğum sırasında ıkınma mevcut hemoroidlerin belirginleşmesine neden olabilir.

Uzun süren ishal ve sık dışkılama da makat çevresinde tahriş ve basınç oluşturarak hemoroide yol açabilir. Yaş ilerledikçe rektum ve makat bölgesindeki destek dokularının zayıflaması riski artırır. Ailede hemoroid öyküsü bulunması da yatkınlık oluşturabilir.

Hemoroid çoğunlukla birden fazla etkenin bir araya gelmesiyle gelişir. Düzenli lif tüketimi, yeterli su içme, fiziksel hareketi artırma ve dışkılama sırasında uzun süre ıkınmaktan kaçınma hemoroid riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir.

Hemoroid (Basur) Tedavisi Nedir?

Hemoroid tedavisi hastalığın iç veya dış hemoroid olmasına, derecesine, kanama ve ağrı gibi belirtilerin şiddetine göre planlanır. Hafif ve erken evre hemoroidlerde ilk amaç dışkının yumuşatılması, ıkınmanın azaltılması ve makat çevresindeki tahrişin önlenmesidir. Bunun için liften zengin beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli hareket etme ve tuvalette uzun süre oturmama önerilebilir.

Ilık oturma banyoları, makat çevresindeki ağrı ve rahatsızlığın azalmasına yardımcı olabilir. Bölgenin nazikçe temizlenmesi, sert tuvalet kâğıdı ve tahriş edici ürünlerden kaçınılması da önemlidir.

Şikâyetlere göre hekim tarafından kısa süreli bölgesel tedaviler veya dışkıyı yumuşatmaya yönelik uygulamalar planlanabilir. Ancak bu yöntemler hemoroidi tamamen ortadan kaldırmayabilir daha çok belirtilerin kontrol edilmesini sağlar.

İç hemoroidlerde kanama ve sarkma devam ediyorsa ameliyatsız girişimsel yöntemler değerlendirilebilir. Bu işlemlerde hemoroid dokusunun kanlanmasını azaltmak veya dokunun küçülmesini sağlamak amaçlanır. Uygulanacak yöntem hemoroidin derecesine, kişinin genel sağlık durumuna ve daha önce uygulanan tedavilere göre belirlenir.

Dış hemoroidde damar içinde pıhtı oluşması ani ve şiddetli ağrıya yol açabilir. Erken dönemde başvurulan uygun hastalarda pıhtılı dokunun küçük bir işlemle çıkarılması değerlendirilebilir. Daha geç başvurularda ise ağrı kontrolü, sıcak uygulama ve dışkılama düzeninin sağlanması gibi yöntemlerle takip yapılabilir.

Sık tekrarlayan, yoğun kanamaya neden olan, dışarı sarkan, elle içeri itilemeyen veya diğer yöntemlerle düzelmeyen hemoroidlerde cerrahi tedavi gündeme gelebilir.

Makattan gelen kanama yalnızca hemoroide bağlanmamalıdır. Özellikle kanama tekrarlıyorsa, dışkılama alışkanlığı değişmişse, kansızlık veya kilo kaybı varsa farklı bağırsak hastalıkları açısından değerlendirme yapılmalıdır.

Hemoroid (Basur) Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Hemoroid ameliyatı, ileri derecede iç hemoroidlerde, sürekli dışarıda kalan hemoroid dokusunda, sık tekrarlayan kanamalarda veya diğer tedavilere yanıt alınamadığında uygulanabilir.

Cerrahi yöntem, hemoroidin türüne ve derecesine göre belirlenir. İşlem öncesinde kişinin şikâyetleri, muayene bulguları, kullandığı tedaviler ve genel sağlık durumu değerlendirilir.

Klasik hemoroid ameliyatında büyümüş hemoroid dokuları cerrahi olarak çıkarılır. İşlem genel veya belden uyuşturma yöntemiyle yapılabilir. Cerrah hemoroid dokusunu damar bağlantılarıyla birlikte kontrol eder ve gerekli bölgeleri çıkarır. Oluşan yara alanları açık bırakılabilir veya dikişle kapatılabilir. Uygulanacak teknik, cerrahın değerlendirmesine ve hemoroidin yapısına göre değişir.

Bazı yöntemlerde hemoroid dokusu doğrudan çıkarılmak yerine yukarı doğru taşınır ve kanlanması azaltılır. Başka bir yaklaşımda ise hemoroidi besleyen damarlar özel bir yöntemle bulunarak bağlanabilir.

Bu işlemler her hemoroid türü için uygun değildir. Özellikle büyük dış hemoroidlerin veya belirgin cilt katlantılarının bulunduğu durumlarda klasik cerrahi yöntem daha uygun olabilir.

Ameliyat sonrasında makat bölgesinde ağrı, şişlik, dışkılama sırasında hassasiyet ve az miktarda kanama görülebilir. İlk günlerde dışkının yumuşak tutulması için sıvı ve lif tüketimine dikkat edilmesi önemlidir. Ilık oturma banyoları ve hekim tarafından önerilen bakım uygulamaları rahatlama sağlayabilir. Ikınmaktan ve ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır.

İyileşme süresi kullanılan cerrahi yönteme ve kişinin iyileşme özelliklerine göre değişir. Ameliyat sonrasında yoğun veya durmayan kanama, yüksek ateş, idrar yapamama, giderek artan ağrı, kötü kokulu akıntı veya ciddi şişlik gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Hemoroid ameliyatı mevcut hemoroid dokusunu tedavi edebilir ancak kabızlık ve uzun süre ıkınma gibi risk faktörleri devam ederse yeni hemoroidler oluşabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Hemoroidin iyileşme süresi türüne, derecesine ve uygulanan tedaviye göre değişir. Hafif hemoroid şikâyetleri; lifli beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve ıkınmanın azaltılmasıyla birkaç gün ile birkaç hafta içinde hafifleyebilir. Pıhtılı dış hemoroidde ağrı ilk günlerde daha belirgin olabilir, şişliğin tamamen küçülmesi ise birkaç haftayı bulabilir.
İleri derecede, sürekli dışarı sarkan veya sık kanayan hemoroidler kendiliğinden tamamen düzelmeyebilir. Girişimsel işlem ya da ameliyat sonrasında iyileşme süresi de uygulanan yönteme göre değişir. Şikâyetler bir hafta içinde azalmıyorsa veya sık tekrarlıyorsa değerlendirme yapılmalıdır.

Hemoroid şikâyetlerini en çok artıran durumlar kabızlık, sert dışkı, dışkılama sırasında uzun süre ıkınma ve tuvalette gereğinden fazla oturmadır. İshal ve sık dışkılama da makat çevresini tahriş ederek ağrı, kaşıntı ve yanmayı artırabilir.
Yetersiz su tüketimi, düşük lifli beslenme, hareketsizlik, ağır kaldırma, gebelik ve fazla kilo da hemoroid bölgesindeki basıncı artırabilir. Şikâyetleri azaltmak için dışkının yumuşak tutulması ve tuvalet ihtiyacının ertelenmemesi önemlidir.

Hemoroid her yaşta görülebilmekle birlikte yaş ilerledikçe makat çevresindeki destek dokularının zayıflaması nedeniyle daha sık ortaya çıkabilir. Kronik kabızlığı veya uzun süren ishali bulunanlarda, dışkılama sırasında sık ıkınanlarda ve tuvalette uzun süre oturanlarda risk artabilir.
Gebeler, doğum yapmış kişiler, fazla kilosu bulunanlar, ağır kaldıranlar ve uzun süre hareketsiz kalanlarda da hemoroid daha sık görülebilir. Ailede hemoroid öyküsü bulunması da yatkınlık oluşturabilir.

Herkeste hemoroidi doğrudan artıran kesin bir yiyecek listesi bulunmaz. Ancak lif bakımından düşük, aşırı işlenmiş ve kabızlığa katkıda bulunan beslenme düzeni şikâyetleri artırabilir. Fazla miktarda beyaz ekmek, hamur işi, fast food ve lif oranı düşük atıştırmalık tüketmek dışkının sertleşmesine neden olabilir.
Acı ve yoğun baharatlı yiyecekler hemoroidi oluşturmaz ancak bazı kişilerde dışkılama sırasında yanma ve tahriş hissini artırabilir. Alkol ve fazla kafein tüketimi de yetersiz sıvı alımıyla birlikte kabızlığı kolaylaştırabilir. Kişide şikâyet oluşturan besinlerin takip edilmesi önemlidir.

Üzüntü ve stres hemoroidin doğrudan nedeni değildir. Ancak stres dönemlerinde beslenme düzeninin bozulması, su tüketiminin azalması, hareketsizlik, kabızlık veya ishal gelişmesi hemoroid şikâyetlerini dolaylı olarak artırabilir.
Yoğun stres bazı kişilerde bağırsak alışkanlıklarını değiştirebilir ve dışkılama sırasında daha fazla zorlanmaya neden olabilir. Bu nedenle hemoroid yalnızca üzüntüye bağlanmamalı; kabızlık, beslenme düzeni ve diğer fiziksel nedenler birlikte değerlendirilmelidir.

Evet, basur ve hemoroid aynı sağlık sorununu ifade eder. “Basur” günlük dilde kullanılan adlandırmayken “hemoroid” tıbbi terimdir. Her iki ifade de makat ve rektumun alt bölümündeki damar yastıkçıklarının genişlemesi, şişmesi veya dışarı doğru sarkması durumunu tanımlar.
Hemoroidler iç ve dış hemoroid olarak ikiye ayrılabilir. İç hemoroid daha çok ağrısız kanama ve dışarı sarkmayla, dış hemoroid ise makat çevresinde şişlik, hassasiyet ve ağrıyla kendini gösterebilir.

Yoğurt hemoroidi doğrudan iyileştiren bir besin değildir. Ancak kişinin yoğurdu tolere edebilmesi durumunda dengeli beslenmenin bir parçası olabilir. Bazı yoğurt türleri bağırsak düzenini destekleyebilir ve kabızlığın önlenmesine dolaylı katkı sağlayabilir.
Yoğurdun etkisi kişiden kişiye değişir. Laktoz hassasiyeti bulunanlarda gaz, şişkinlik veya ishal gelişmesi hemoroid şikâyetlerini artırabilir. Hemoroid açısından asıl önemli olan yeterli lif, su ve düzenli bağırsak alışkanlığıdır.

Yumurta hemoroidi tedavi etmez ancak protein içeren besleyici bir gıdadır. Lif içermediği için tek başına kabızlığın önlenmesine yardımcı olmaz. Bu nedenle yumurtanın sebze, tam tahıllı ekmek ve yeterli sıvıyla birlikte tüketilmesi daha dengeli bir öğün oluşturabilir.
Yumurta tüketimi sonrasında kabızlık yaşanması çoğunlukla yumurtadan çok öğünün genel olarak lif ve sıvı bakımından yetersiz olmasıyla ilişkilidir. Kişisel sindirim toleransına göre porsiyon belirlenmelidir.

Hemoroidi bulunan kişiler kahvaltıda lif ve sıvı içeriği yüksek seçeneklere yer verebilir. Yulaf, tam tahıllı ekmek, sebzeler, kabuklarıyla yenebilen meyveler ve kişinin tolere edebildiği süt ürünleri tercih edilebilir. Yumurta tüketilecekse yanında domates, salatalık, yeşillik ve tam tahıllı ekmek bulunması öğünün lif içeriğini artırabilir.
Güne su içerek başlamak ve gün boyunca yeterli sıvı tüketmek dışkının yumuşak kalmasına yardımcı olabilir. Aşırı yağlı hamur işleri, sık tüketilen işlenmiş ürünler ve lif içermeyen kahvaltılar kabızlığı kolaylaştırabilir.

Domates çoğu kişide hemoroidi artırmaz ve su ile lif içeren bir sebze olarak dengeli beslenmeye eklenebilir. Ancak domatesin asitli yapısı bazı kişilerde dışkılama sonrasında makat çevresindeki yanma ve tahriş hissini artırabilir.
Domates tüketimiyle şikâyetler belirginleşiyorsa miktarı azaltılabilir veya bir süre tüketilmeyerek belirtiler takip edilebilir. Tek bir besinin herkeste aynı etkiyi göstermeyeceği unutulmamalıdır.

Basuru en çok tetikleyen durum, makat çevresindeki damarların uzun süre basınca maruz kalmasıdır. Kabızlık, sert dışkı ve aşırı ıkınma bu basıncı artıran başlıca etkenlerdir. Tuvalette telefonla vakit geçirmek gibi uzun süre oturmaya neden olan alışkanlıklar da hemoroid dokusunun şişmesini kolaylaştırabilir.
Ağır kaldırma, gebelik, fazla kilo, hareketsizlik, ishal ve düşük lifli beslenme de şikâyetleri tetikleyebilir. Belirtilerin tekrarını azaltmak için yalnızca geçici rahatlatıcı uygulamalara değil, bağırsak düzenini etkileyen alışkanlıklara da odaklanılmalıdır.

Hemoroidi tek başına iyileştiren belirli bir meyve bulunmamaktadır. Ancak lif içeren armut, elma, erik, kivi, kayısı, incir ve turunçgiller dışkının daha kolay çıkarılmasına ve kabızlığın önlenmesine katkı sağlayabilir. Meyvelerin mümkünse kabuklarıyla ve bütün olarak tüketilmesi, meyve suyuna göre daha fazla lif alınmasını sağlar.
Kuru meyveler de lif içerebilir ancak doğal şeker miktarları yüksek olduğu için porsiyon kontrolü yapılmalıdır. Lif tüketimi artırılırken yeterli su içilmezse gaz, şişkinlik ve kabızlık artabileceğinden sıvı alımına da dikkat edilmelidir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Prof. Dr. Deniz Balcı

Prof. Dr.

Deniz Balcı

Genel Cerrahi

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam