Hipopne Nedir? Hipopne Neden Olur?

Hipopne Nedir? Hipopne Neden Olur?

Hipopne, uyku sırasında solunumun tamamen durmadan belirgin şekilde azalması durumudur. Genellikle horlama, oksijen seviyesinde düşme, sık uyanma, sabah yorgunluğu ve gündüz aşırı uyku hali gibi belirtilerle ilişkilidir. Uyku apnesi değerlendirmesinde önemli bir bulgu olan hipopne, uyku testi ile tespit edilir ve altta yatan nedene göre tedavi planı oluşturulur.

Güncelleme :
Görüntüleme : 851
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Hipopne Nedir?

Hipopne, üst solunum yolunun kısmen daralması nedeniyle oluşan, uyku esnasında hava akımının azalması ve oksijen düşüşü ile seyreden bir uyku bozukluğudur.

Tam bir solunum durması olan apneden farklı olarak hipopnede hava akışı tamamen kesilmez. Ancak normal düzeyinin en az %30 ya da daha fazlası oranında bir azalma meydana gelir. Klinik tanı için solunumdaki bu düşüşün en az 10 saniye sürmesi şarttır. Buna kandaki oksijen satürasyonunda düşüş veya uykudan ani uyanma reaksiyonu da eşlik etmelidir.

Üst solunum yolunun kısmen daralmasıyla ortaya çıkan bu durum, genel uyku kalitesini bozar. Böylece hastanın dinlendirici derin uyku evresine geçmesi tamamen engellenmiş olur.

Bu solunum düzensizliği, başta uyku apnesi olmak üzere birçok uyku bozukluğunun tanısında kritik bir parametredir. Gece boyunca tekrarlayan hipopne atakları, vücudun ihtiyaç duyduğu oksijeni almasını zorlaştırır.

Söz konusu durum uzun vadede kardiyovasküler sistem üzerinde kronik bir stres oluşturur. Hastalarda gündüz aşırı uykululuk hali, sabah baş ağrıları, konsantrasyon güçlüğü ve kronik yorgunluk gibi belirtiler de sıklıkla gözlenir.

Kesin tanı, laboratuvarda gerçekleştirilen uyku testi (polisomnografi) ile konur. Uygulanacak tedavi planı ise bu atakların saatlik görülme sıklığına göre özel olarak belirlenir.

Hipopne Neden Olur?

Uyku evresinde, boğaz ve yutak çevresindeki kaslar gevşer. Bu durum, hava yolunun arkaya doğru çökmesine yol açarak pasajın daralmasına ve hipopneye neden olur.

Ek olarak küçük çene, büyük dil veya sarkık yumuşak damak gibi kalıtsal özellikler hava yolunu daraltabilir. Aşırı büyümüş bademcikler ile geniz eti de bu fiziksel daralmaya doğrudan sebebiyet verebilir. Duruma neden olan diğer hususlar şu şekildedir:

Boyun çevresinde biriken aşırı yağ dokusu, solunum yollarına dışarıdan ciddi bir baskı uygular. Oluşan bu baskı ise nefes alıp verme sırasında havanın geçişini belirgin şekilde zorlaştırır.

Uyku öncesinde alınan alkol, uyku hapları veya kas gevşetici ilaçlar kasları gevşetir. Bu durum, solunum yollarını açık tutan kasların normalden çok daha fazla gevşemesini tetikleyebilir.

Yer yer çekiminin etkisiyle dil ve damak arkaya doğru kayar. Sırtüstü pozisyonda uyumak, havayolunun tıkanma eğilimini belirgin şekilde artırır.

Kronik sinüzit, burun kemiği eğriliği (deviasyon) veya alerjik reaksiyonlar üst solunum yollarındaki direnci yükseltebilir. Bu durum göğüs kafesinde negatif basınç yaratarak boğazın içe doğru çökmesine yol açabilir.

Hipopne Belirtileri Nelerdir?

Hipopne Belirtileri Nelerdir?

Solunum yolunun daralmasına bağlı olarak hava akımı zorlaşır. Böyle bir durum kalıcı, yüksek sesli horlamalara yol açar. Bununla birlikte gece uykusunun sık sık mikro uyanmalarla bölünmesi, bireyin sabahları yorgun kalkılmasına yol açar.

Bu durum gün içinde kişinin uyku isteğinin artış göstermesine neden olabilir. Diğer hipopne belirtileri arasında şunlar da bulunur:

Hastanın yakınları uyku sırasında nefesin yavaşladığını ya da zaman zaman kısa süreliğine durakladığını fark edebilir.

Gece boyunca dokulara giden oksijen miktarının azalması ve karbondioksit birikimi, bireylerin sabahları zonklayıcı baş ağrılarıyla uyanmasına sebebiyet verir.

Kaliteli uyku evrelerinin tamamlanamaması, beynin dinlenme sürecini zorlaştırır. Bu durum ise gün içinde odaklanma problemlerine ve hafıza zayıflığına yol açar.

Daralmış üst solunum yolundan geçen havanın yarattığı sürtünme ve sıklıkla ağızdan nefes alma zorunluluğu, sabahları ağız kuruluğu görülür.

Kronik uykusuzluk ve sinir sisteminin yeterince dinlenememe, bireyde bazı psikolojik sorunlara zemin hazırlayabilir. Bu doğrultuda gün boyu süren gerginlik, anksiyete ya da depresif ruh hali gözlenebilir.

Solunum çabasının göğüs içi basıncı artması, kalbin aşırı yüklendiğini algılamasına yol açar. Bu durum idrar söktürücü hormon salgısını artırarak hastayı geceleri sık sık uyandırabilir.

Hipopne Nasıl Teşhis Edilir?

Hipopne teşhisi, klinik belirti gösteren hastalara uzman hekim muayenesi sonrasında laboratuvarda uygulanan uyku testi ile konulur. Bu altın standart test sayesinde solunum eylemleri gece boyunca kesintisiz kaydedilerek net analizler elde edilir.

Test sırasında hastanın beyin dalgaları, göz hareketleri, kas aktivitesi ve kalp ritmi incelenir. En önemlisi de burunla ağızdan geçen hava akımı gece boyunca kesintisiz olarak kaydedilmektedir. Yetişkinlerde saatteki döngü sayısının 5 ya da üzerinde olması tanı için kritik bir eşiktir. 

Buna kandaki oksijen satürasyonunda en az %3 ila %4'lük bir düşüşün eşlik etmesi yeterli kabul edilir. Belirli kriterleri karşılayan ve ek rahatsızlığı olmayan hastalarda evde uyku testi de uygulanabilir.

Bu taşınabilir cihazlar vasıtasıyla solunum eforu ve oksijen seviyeleri ölçülerek ön tanı konulur. Ancak kesin teşhis ve hastalığın şiddetinin belirlenmesi için uzman hekim muayenesi şarttır. Hekim, klinik tabloyu ve polisomnografi raporunu sentezleyerek nihai tedavi sürecini planlar.

Hipopne Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hipopne tedavisi, hastanın durumuna göre planlanan yaşam tarzı değişiklikleri, ağız içi araçlar veya pozitif hava yolu basıncı maskeleri ile gerçekleştirilen multidisipliner bir süreçtir. Tedavide temel amaç, üst solunum yolundaki tıkanıklığı gidererek hastanın güvenli ve kesintisiz nefes almasını sağlamaktır.

Bu doğrultuda obezite hastalarında kilo kontrolü sağlanır ve alkol kullanımı kısıtlanır. Hava yolunun kapanmasını önlemek adına pozisyoner yastıklar yardımıyla sırtüstü yatış da engellenebilir. Hafif ile orta vakalarda alt çeneyi ve dili öne konumlandıran ağız içi araçlar tercih edilir. 

Bu aparatlar, üst solunum yolunu gece boyunca tamamen açık tutmaya yardımcı olur. Ayrıca burun tıkanıklığı gibi anatomik engellerin varlığında topikal nazal kortikosteroidler ya da cerrahi müdahaleler de tedavi sürecine dahil edilir.

Orta ve ileri düzeydeki hipopne olgularında ise altın standart olarak kabul edilen yöntem, pozitif hava yolu basıncı (PAP/CPAP) tedavisidir. Bu yöntem, hastanın yüzüne takılan özel bir maske vasıtasıyla uygulanır.

Maskeden solunum yollarına sürekli ve kontrollü olarak basınçlı hava verilmesi hedeflenir. Böylece çökmeye eğilimli olan dokular mekanik olarak desteklenir ve hava pasajının açık kalması garanti altına alınır.

Hipopne ve Uyku Apnesi Arasındaki Fark Nedir?

Hipopne ve uyku apnesi arasındaki temel fark, uyku apnesinde solunumun en az 10 saniye boyunca tamamen durması, hipopnede ise solunumun tamamen kesilmeyip sadece hava akımının %30 veya daha fazla oranda azalmasıdır.

Her iki durum da kandaki oksijen seviyelerini düşürerek uyku kalitesini ciddi şekilde bozabilir. Uyku apnesi, solunumun en az 10 saniye süreyle tamamen durması olarak tanımlanır.

Bu tam durma eylemi vücudun uzun süre oksijensiz kalmasına yol açabilir. Hipopne ise solunumun tamamen kesilmediği kısmi bir solunum durması tablosudur. Bu süreçte hava akımı belirgin şekilde azalır ve kan oksijen satürasyonunda düşüş görülür.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Hipopne, üst solunum yolunun daralması nedeniyle oluşan, uyku esnasında solunum havası akımının normal değerinin altına düşmesi ve dokuların oksijensiz kalması ile seyreden bir uyku sağlığı problemidir.

Sağlıklı bir bireyde Apne Hipopne İndeksi (AHİ) değerinin saatte 5'in altında olması normal kabul edilir. Bu değerin üzerindeki sonuçlar, uzman hekim tarafından değerlendirilerek uygun tedavi protokolüne dahil edilmelidir.

Apne ve hipopne farkı, uyku esnasında nefes alışverişinin tamamen durması veya kısmen azalması durumuna göre belirlenir. Apne, uyku sırasında solunumun en az 10 saniye boyunca tamamen durmasıdır. Hipopne ise solunumun tamamen durmadığı ancak hava akımının en az 10 saniye süreyle azaldığı durumdur. Çoğu vakada bu tabloya kandaki oksijen seviyesinin düşmesi de eşlik eder.

Hipopne; uyku sırasında solunum yolunun kas gevşemesi, anatomik darlıklar veya aşırı kilo gibi nedenlerle kısmen tıkanarak hava akışının en az %30 oranında azalmasından dolayı meydana gelir.

Uyku apnesi olan kişiler; aşırı yağlı ve işlenmiş etlerden, şekerli gıdaların tüketiminden kaçınmalıdır. Aynı zamanda rafine karbonhidratlardan ve akşam saatlerinde kasları gevşeten alkol ile ağır yemeklerden uzak durulması da önerilir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Op. Dr. Ali Çekiç

Op. Dr.

Ali Çekiç

Kulak Burun Boğaz

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam