Genellikle yaralanma sonucu meydana gelir ve kalça ekleminin işleyişini bozar. Kalça çıkığı doğuştan olabileceği gibi kaza, düşme gibi dış etkenlerden oluşabilecek travmalar sonucu da gelişebilir.
Tedavi edilmediği takdirde kalça eklemi ciddi hasarlar görebilir.
Kalça çıkığı belirtileri deformasyon sonrasında hızla fark edilebilen ve belirgin belirtilerle kendini gösterebilir.
Şiddetli kalça ve kasık ağrısı, hareket kaybı, şişlik morarma ve yürüyememe, yürümekte zorlanma olarak kendini gösterebilir. Belirtilere sahip olan kişiler vakit kaybetmeden tıbbi yardım almaları gerekebilir.
Kalça Çıkığı Neden Olur?
Kalça çıkığı, şiddetli travmalar veya doğuştan gelen yapısal bozukluklar sebebiyle meydana gelebilir. Kalça çıkığı nedenleri şöyle sıralanır:
- Travmatik yaralanmalar
- Doğuştan kalça displazisi
- Spor yaralanmaları
- Kemiğin zayıflaması
- Yaralanmalar sonrası eklem hasarı
Kalça çıkığı, acil müdahaleler gerektiren tıbbi bir durumdur ve hemen tedavi edilmesi gerekir. Yeri doğru şekilde oturtulmazsa kalıcı hasara yol açabilir.
Doğuştan Kalça Çıkığı
Doğuştan kalça çıkığı, bebeklerin kalça ekleminde doğuştan meydana gelen yapısal bozukluklardır. Kalça çukurunun yeterince derin olmaması sebebiyle femur başının düzgün şekilde oturamaması sonucu oluşur.
Zaman içerisinde femur başı, eklemden çıkabilir ve bu durum farkedilmezse kalça eklemi doğru şekilde gelişemez ve ilerleyen yaşlarda kısıtlı hareket etmeye ve kalça ağrılarına yol açabilir.
Bebeklerde kalça gelişim bozukluğu genellikle doğumdan kısa bir süre sonra tespit edilebilir. Bebeklerde kalça çıkığı kalça ekleminin normalden daha gevşek olması veya kalça çukurunun yeterince gelişmemesi gibi sebeplerden kaynaklanabilir.
Genetik faktörler ve hormonal nedenlerden ötürü kalça gelişim bozukluğu oluşabilir. Belirtileri şöyledir:
- Bacaklarda asimetri
- Eklemde baskı uygulandığında ses çıkması
- Bacak kısalığı
- Ağlama ve huzursuzluk
Doğuştan kalça çıkığı, erken dönemde doğru tedavi ile başarılı bir şekilde düzeltilebilir. Yenidoğan bebeklerde genellikle pavlik bandajı gibi özel destekler kullanılarak kalça eklemi yerinde tutulur ve eklemin doğru gelişmesi sağlanır.
Eğer bu tedavi yöntemi işe yaramazsa daha ileri yaşlarda cerrahi müdahale gerekebilir.
Kalça Çıkığı Belirtileri Nelerdir?
Kalça çıkığı belirgin belirtiler ile kendini gösterir.
Çıkığın en bariz belirtisi şiddetli ağrı oluşmasıdır. Birey kalçasına doğrudan bir darbe aldıysa veya yüksekten düştüyse, aniden hissedilen bu ağrı oldukça yoğun olabilir.
Ağrı sadece kalça bölgesinde hissetmekle kalmayarak aynı zamanda uyluk, diz ve kasık bölgesine de yayılabilir.
Diğer önemli belirti ise bacağın normalden farklı bir pozisyonda olması durumudur. Kalça çıkığı oluşumunda genellikle çıkıktan etkilenen bacak diğerine göre daha kısa görünür ve dışa doğru dönebilir.
Dışarıdan bakıldığında hemen fark edilebilir. Kalça eklemi yerinden çıktığında, eklem dayanıklılığı bozulur ve bacak doğal olarak hareket yeteneğini kaybeder. Bu da kalça çıkığının klasik belirtilerindendir.
Birey, bacağını hareket ettirirken şiddetli ağrı hisseder ve kalçanın doğal eklem hareketleri yapılamaz hale gelir.
Kalça çıkıklığında hareket kısıtlılığı kişiyi yürüyememe veya ayağa kalkamama gibi ciddi zorluklarla baş başa bırakabilir.
Çıkık nedeniyle kalça ekleminde iltihaplanma meydana gelebilir ve bu da şişlik ve morarmaya yol açar. Bu belirtiler çıkığın şiddetini ve kalça eklemindeki hasarın boyutunu gösterir.
Kalça Çıkığını Önlemenin Yolları
Kalça çıkığını önlemenin bazı yollar bulunur. Güçlü kas yapılarına sahip olmak çıkıkları önlemede önemli bir rol oynar.
Düzenli egzersizler kalça çevresindeki kasları güçlendirir ve eklemi destekleyerek doğacak riskleri azaltır. Yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi aktiviteler kasları güçlendirir.
Özellikle yaşlı bireylerde osteoporoz gibi kemik hastalıkları kalça çıkığı riskini artırır.
Kemik sağlığını korumak için yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini almak, düzenli egzersiz yapmak, dengeli bir yaşam tarzı sürdürmek kemiklerin güçlenmesini sağlar ve düşme riskini en aza indirir.
Evde ya da dışarıda düşme ihtimaline karşı çevrenin güvenli hale getirilmesi faydalı olabilir.
Bebeklerde yapılan rutin kalça muayeneleri doğuştan kalça çıkığı ya da displazisi gibi durumların erken tespit edilmesini sağlar.
Erken dönemde yapılan tanı ve tedavi ilerleyen yıllarda kalça çıkığı riskini minimuma indirir.
Sporcuların spor yaparken doğru teknik ve form kullanmaları gerekir. Aksi durumda ani ve yanlış hareketler kalça ekleminde yaralanmalara ve sakatlıklara yol açabilir.
Kalça eklemini zorlayan hareketlerden kaçınmak, antrenmanlarda ısınma ve soğuma yapmaya dikkat etmek önemlidir.
Kalça Çıkığı Tedavisi
Kalça çıkıkları eğer travmaya bağlı ise acil müdahale gerektirir.
Çıkık olan eklem uzman bir ortopedist tarafından uygun teknikle yerine oturtulur. Eğer çıkık yerine oturtulmazsa ya da çevre dokularda hasar varsa cerrahi müdahale gerekebilir.
Cerrahi sırasında eklem ile yapılar onarılır ve kalça eski fonksiyonuna kavuşturulmaya çalışılır.
Kalça protezi ise ileri derecede hasar görmüş veya deformasyona uğramış kalça eklemlerinde uygulanan bir tedavi yöntemidir.
Özellikle tekrarlayan kalça çıkıkları, kıkırdak aşınmaları, kalça eklemi iltihapları ya da doğuştan gelen kalça displazisi durumlarında eklem fonksiyonları ciddi oranda bozulmuşsa protez cerrahisi tercih edilir.
Bu ameliyatla doğal eklem yerine metal, seramik veya plastik malzemelerden yapılan yapay bir eklem yerleştirilir.
Ortopedik kalça sorunları, sadece çıkıkla sınırlı kalmayarak kalça kireçlenmesi (osteoartrit), kalça labrum yırtıkları, bursit, impingement sendromu gibi çeşitli hastalıklar da kalça ağrısı ve hareket kısıtlılığına yol açabilir.
Ortopedik kalça sorunları tedavisinde fizik tedavi, ilaç kullanımı, enjeksiyonlar ve gerekirse cerrahi müdahaleler uygulanabilir. Özellikle erken evrede teşhis edilen ortopedik problemler ameliyatsız yöntemlerle büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.
Kalça çıkığı durumlarında uzman bir ortopedi doktorunun yönlendirmesiyle kişiye özel tedavi planı hazırlanması en sağlıklı yaklaşımdır. Kalça çıkığı tedavisi başarısının olumlu sonuçlanması için doğru teşhis, zamanında müdahale ve hastanın tedaviye uyumu ile yakından ilişkilidir.