Halk arasında bu durum abartılıyormuş gibi düşünülse de aslında kapalı alan korkusu tıbbi bir gerçekliktir ve klostrofobi olarak tanımlanır. Fobi, mantık dayanağı olmadan bir şeye karşı korku hissetme halidir. Klostrofobi ise kişilerin dar bir alana karşı korku hissetmesidir. Bu durum ciddiye alınması gereken önemli bir kaygı problemidir.
Klostrofobi (Kapalı Alan Korkusu) Nedir?
Klostrofobi Belirtileri Nelerdir?

Bir kişi kapalı bir alana girdiğinde terleme veya titreme gibi belirtiler göstermeye başlaması halinde bu bir klostrofobi belirtisi olabilir. Klostrofobi bahsi geçen belirtiler haricinde aşağıda bulunan belirtilere de sebebiyet verebilmektedir.
- Sıcak basması
- Nefes darlığı veya nefes almada zorluk
- Boğulma hissi
- Taşikardi
- Göğüs ağrısı veya göğüste sıkışma hissi
- Hasta hissetmek
- Midede kelebek hissi
- El ve ayaklarda uyuşma
- Baş ağrısı ve baş dönmesi
- Bayılma hissiyatı
- Ağız kuruluğu
- Kulak çınlaması
- Tuvalete gitme isteği
- Kafa karışıklığı
- Ağlama veya öfke nöbetleri
- Kişinin klostrofobi şiddetinin yüksek olması halinde ise bu durum beraberinde bazı psikolojik belirtiler de getirebilir. Psikolojik belirtileri ise şu şekildedir;
- Kontrolünü kaybetme korkusu
- Aşırı kaygı hissetme
- Korkunun mantıklı olmadığının bilinmesine rağmen üstesinden gelememek
- Bayılma korkusu
- Ölüm korkusu
Klostrofobi Türleri Nelerdir?
Klostrofobi, tek bir şekilde ortaya çıkmak zorunda değildir. Kişinin korkuyu hangi ortamda, hangi düşünceyle ve ne kadar şiddetli yaşadığına göre farklı görünümler gösterebilir.
Bazı kişiler yalnızca çok dar alanlarda kaygı yaşarken, bazı kişiler kalabalık, kapalı veya çıkışın zor olduğunu düşündüğü her ortamda yoğun panik hissedebilir.
Klostrofobi türleri genel olarak şu şekilde değerlendirilebilir:
Dar alan korkusu: Asansör, küçük oda, kabin, tünel veya MR cihazı gibi fiziksel olarak dar alanlarda yoğun sıkışmışlık hissi yaşanmasıdır.
Kapalı alan korkusu: Penceresiz odalar, yer altı alanları, bodrumlar, kapalı otoparklar veya uzun süre çıkılamayacağı düşünülen kapalı ortamlarda kaygı oluşmasıdır.
Kalabalık kapalı alan korkusu: Metro, otobüs, uçak, konser alanı, alışveriş merkezi veya sinema salonu gibi kalabalık ve kapalı yerlerde kaçamama ya da nefes alamama korkusunun ortaya çıkmasıdır.
Tıbbi cihaz veya işlem korkusu: MR, tomografi, diş tedavisi koltuğu, oksijen maskesi veya bazı tıbbi işlemler sırasında hareket edememe ya da kapalı kalma hissine bağlı yoğun kaygı yaşanmasıdır.
Ulaşım araçlarına bağlı klostrofobi: Uçak, metro, otobüs, tren veya araç içinde kapalı kalma, inememe ya da kontrolü kaybetme düşüncesiyle gelişen korkudur.
Panikle ilişkili klostrofobi: Kişinin kapalı alandan çok, o ortamda panik atak geçirme ihtimalinden korkmasıdır. Bu durumda “buradan çıkamazsam”, “nefes alamazsam” veya “kontrolümü kaybedersem” gibi düşünceler kaygıyı artırabilir.
Klostrofobi türleri kişiden kişiye değişebilir ve bazen birden fazla durum birlikte görülebilir. Korku günlük yaşamı etkiliyor, kişinin ulaşım, sağlık kontrolleri veya sosyal alanlardan kaçınmasına neden oluyorsa psikolojik destek alınması faydalı olabilir.
Klostrofobi Tetikleyicileri Nelerdir?
Klostrofobi rahatsızlığına sahip kişiler özellikle belirli ortamlarda bu korku ve kaygı hissine kapılır. Bu tür yerler klostrofobi tetikleyicileri olarak isimlendirilebilir. Kişiler tetikleyici ortamlara girme düşüncesiyle bile klostrofobi belirtileri gösterebilir. Klostrofobinin yaygın tetikleyicileri aşağıdaki şekilde sıralanabilir.
- Asansörler
- Tüneller
- Metro veya trenler
- Umimi tuvaletler
- Soyunma kabinleri
- Kapıların kitlenmesi gereken odalar
- Arabalar
- Kapalı pencereli otel odaları
- MR tetkikleri
Klostrofobi Nasıl Oluşur?
Klostrofobi Nasıl Teşhis Edilir?
Klostrofobi teşhisinde genellikle kişilerin kendi gözlemleri ön plandadır. Kapalı bir alana girmeye yönelik endişe duyulması veya kapalı bir alanda kalındığında çeşitli belirtiler meydana gelmesi klostrofobi problemine sahip olunduğu anlamını taşıyabilir. Bu şikayetler ile beraber bir sağlık uzmanına danışılması halinde
Doktorunuz sizi bir psikoloji veya psikiyatri kliniklerine sevk edebilir. Doğrudan psikolog veya psikiyatri kliniklerine de başvuru yapılabilir. Buralarda yapılacak olan seanslarda psikiyatrist veya psikolog kişiye korkularına veya endişelerine yönelik çeşitli sorular yöneltebilir.
Tetikleyici bir alanda bulunduğunuzda neler hissettiğinizi sorarak klostrofobinin günlük yaşamınızı nasıl etkilediğini tespit edebilir. Benzer bir şekilde sorulan sorular ile korkunun yoğunluğu ve klostrofobinin ne sıklıkla tekrarlandığı da yine anlaşılabilir. Yapılacak olan terapinin ardından sağlık uzmanınız klostrofobi teşhisi koyabilir.
Klostrofobi şiddetine göre davranış terapisi veya çeşitli ilaçlara başvurulabilir. İlaç tedavisine ihtiyaç duyulması halinde psikoloğunuz sizi psikiyatri birimine sevk edecektir.
Klostrofobi Tedavisi Nasıldır?
Klostrofobiye sahip olan kişiler klostrofobi problemi ile karşı karşıya olduğunu bilmeden tetikleyici alanlara girmekten kaçınabilir. Ancak bu tarz bir alana girdiklerinde veya girmeyi düşündüklerinde gösterdikleri belirtileri gözlemleyerek klostrofobi ile karşı karşıya olduklarını anlayabilirler.
Bu tür bir durumda klostrofobi tedavisi görerek kaygılarını yenmeyi ve günlük yaşantılarını daha verimli bir hale getirmeyi başarabilirler. Klostrofobi tedavisi kapsamında psikoloji kliniklerinden destek alınarak psikologlardan davranış terapisi alınabilir.
Bazı durumlarda psikiyatri biriminde görev alan psikiyatristler ile de görüşmeler sağlanarak terapi yapılabilir. Bu terapiler kapsamında;
- Bilişsel davranış terapisi ile konuşma tedavileri
- Antidepresan veya sakinleştirici ilaçlar kullanılabilir.
Tedavinin ilerleyen aşamalarında kişinin durumuna göre maruz bırakma terapisine de başvurulabilir. Bu terapilerde hastanın korkusunun üstüne gitmesi sağlanır ve tedavi başarısı gözlemlenir. Düzenli terapiler ve doğru adımlar ile klostrofobiyi yenmek mümkündür.
Klostrofobi Psikolojik midir?
Klostrofobi psikolojik bir rahatsızlıktır. Fizyolojik belirtileri beraberinde getiren bu rahatsızlık kişilerin asansöre bindiğinde, tünellerden geçerken, metro trenlerinde veya umumi tuvaletlerde bulunurken rahatsızlık hissetmesine sebebiyet verebilir.
Kişiler, bu tür alanlarda bulunmaktan kaçınabilir veya bu tür alanlara girmeye karşı ciddi bir korkuya sahip olabilir. Klostrofobi bazı kişilerde hafif bir kaygıya sebebiyet verirken bazı kişilerde ise şiddetli kaygı oluşturarak panik atak geçirilmesine neden olabilir.
Klostrofobi Nedeniyle Kapalı Emar (MR) Korkusu Oluşur mu?
Kapalı alan korkusu olan kişiler için MR görüntüleme tetkiki yaptırmak zorlayıcı olabilir. Bu tür durumlarda MR tüneli içerisine sanal gerçeklik uygulamaları dahil edilir. Çekim sırasında müzik dinletilerek hastanın rahatlaması sağlanır. Ancak her iki durumunda yetersiz olması halinde hastaya hafif dozda anestezi uygulanarak hastanın MR çekimi içerisinde sakinliği sağlanabilir.
Klostrofobiye Bağlı Panik Atak Geçirilir mi?
Şiddetli klostrofobiye sahip olunması halinde kişiler panik atak geçirebilir. Panik atak halinde kişiler korkutucu hislere ve düşüncelere kapılır. Şiddetli bir atakta kişiler ölüm korkusu ile karşı karşıya olacağından bu durum psikolojik olarak sarsıcı bir durum haline dönüşebilir.
Klostrofobi nedeniyle panik atak geçirilmesi halinde öncelikle kişinin mümkün olması dahilinde olduğu yerde kalması önerilir.
Panik atak genellikle 10. dakikasında zirveye ulaşır ve 30 dakika kadar sürebilir. Bu noktada kişinin atak halinde araba kullanması durumunda mutlaka güvenli bir yere park etmesi gerekir.
Klostrofobiye Ne İyi Gelir?
Panik atak sırasında kişi bu durumun geçici bir durum olduğunu kendine hatırlatmalıdır. Belirli bir süre ardından iyi hissedeceğini gerekirse dış ses ile söylemelidir. Atak sırasında rahatsız etmeyen belirli bir nesneye odaklanmak rahatlatıcı olabilmektedir.
Bu tür adımlar ile atak daha rahat bir şekilde atlatılabilir. Daha şiddetli bir atağı önlemek veya atak geçirmemek adına klostrofobi tedavisi görmek oldukça önemlidir.
Klostrofobi günlük hayatı olumsuz yönde etkileyen, tedavi edilmesi gereken psikolojik bir problemdir. Kapalı alan korkusu için gerekli psikolojik danışmanlık hizmetleri pek çok sağlık kuruluşunda verilmektedir. Klostrofobi problemine sahip kişiler alacakları destek ile yaşam standartlarını yükseltebilir.