Katapleksi Ne Demek?
Katapleksi; korku, öfke ya da heyecan gibi duygulara verilen anormal tepkiler sonucu uzuvlarda istenmeyen durumların görüldüğü nörolojik bir problemdir. Rahatsızlık nöbet eşliğinde yaşanabilir ve kas katılığı olarak bilinen uzun süreli hareketsizlik hali de hastada dikkat çekicidir. Bu durum kişide bir kaç saniye ya da 1-2 dakika devam edebilir ve kendiliğinden atak geçer.
Bunun yanında bu atağı geçiren hastalarda ağrıya karşı duyarlılık düzeyi düşebilir ve katatoni hastalığıyla ortak belirtiler gösterebilir. Özellikle gündüz saatlerinde aniden uyuyan narkolepsi hastalarında katapleksi görülme sıklığı da yüksektir. Yaşanılan bu atakların sıklığı bireyin sosyal hayatını da negatif etkiler ve bu nedenle kişide nöbet sıklığının azaltılması yaşam kalitesini arttırmak adına önemlidir.
Katapleksi Hastalığının Altında Yatan Nedenler Nelerdir?
Katapleksi hastalığı tek başına ortaya çıkan bir rahatsızlık değildir, bu problemin altında bazı nörolojik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar yatabilir. Tüm bu süreçte katapleksi nedenleri aşağıdaki gibi belirtilebilir;
- Kalıtımsal geçiş: Genetik olarak birinci derece yakınlarında aynı rahatsızlık varsa çocuklara geçişi söz konusu olabilir. Bu sebeple katapleksi ya da narkolepsi gibi hastalıkları taşıyan aile bireylerinde bu atakların görülmesi olasıdır.
- Uyku düzensizliği: Kişi gece uykusunu tam alamıyorsa ya da yeterli süre uyuyamıyorsa nöbetleri ortaya çıkabilir ve hastalığı kötüleşebilir.
- Narkolepsi tip 1 hastalığı: Narkolepsi Tip 1 hastalığında beyinde bulunan oreksin olarak bilinen nöropeptit eksikliği yaşanır. Bu eksiklik ise kişide kas problemi ve uyku düzenin bozulmasına neden olabilir. Devamında hastada narkolepsinin bir semptomu olarak katapleksi durumu gözlemlenebilir.
- Enfeksiyonel durumlar ve travmatik olaylar: Özellikle beynin darbe alması ve bağışıklık sisteminin bozulması oreksin sentezini olumsuz etkileyebilir. Bu anlamda bazı virütik ya da bakteriyel enfeksiyonlar hastalıkta tetikleyici unsurdur.
- Duygusal uyarıcıların varlığı: Genel olarak hastalığın ataklarını tetikleyen unsur iç ve dış uyarıcılara bağlı gösterilen duygusal tepkidir. Bu doğrultuda korku, sevinç, öfke, şaşırma gibi durumlar duygusal tepkiler arasındadır. Bundan kaynaklı duygusal etkilenmeler kasların kontrolsüz bir hale geçmesiyle sonuçlanabilir.
- Beyinde üretilen kimyasallarda görülen dengesizlikler: Hipokretin ya da oreksin maddesi düzeyinin düşük olması kas hareketliliği ve sertliğini doğrudan olumsuz etkiler. Uyuma ve uyanma gibi durumları dengeleyen bu kimyasalın dengesizliği uyku problemlerini oluşturabilir.
- Bazı sinirsel hastalıklar ve kullanılan ilaçlar: Psikomotor bir rahatsızlık olan kas katılığı olarak adlandırılan bu problem şizofreni, epilepsi, parkinson gibi hastalıkların yan etkileri olarak ortaya çıkabilir. Aynı zamanda haloperidol ve klorpromazin gibi antipsikotik ilaçların toksisitelerine ya da yan etkilerine bağlı hastalık görülebilir. Bunun yanında ilaç ya da madde bağımlılığı da hastalıkta tetikleyici unsurlardandır. Kokain bağımlılığı ya da düzenli ketamin kullanımı da hastalığı başlatabilen durumlar arasındadır.
- Tüm bu bilgilerle birlikte eski dönemde hipnoz teknikleri arasında katapleksi halinden yararlanıldığı bilinir. Böylece uzmanlar hipnotik transa geçebilmesi için bu yöntemin kullanılabileceği ve böylece bireyin hareketsiz kalabileceğini belirtirler.
Katapleksi Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
Katapleksi belirtilerinden hastalık nöbetleri sıklaştıkça konuşma bozukluğu, yüz kaslarının tutamama hali, diz bölgesinde güç kaybı, yürürken tökezleme gibi durumlar gözlemlenebilir. Bu doğrultuda katapleksi hastalığının belirtileri aşağıdaki gibi sıralanabilir;
- Eklem bölgelerinde özellikle kol ve bacaklarda güçsüzlük gözlemlenmesi
- Bilinç açık kalırken bir anda baygınlık durumuna geçmesi
- Görme fonksiyonlarında problemin olması, özellikle göz kapaklarında düşüklük görülmesi
- Vücut duruşunda katılaşma ve uzuvların sertleşmesi
- Vücut aktivitesinde ve nefes almada ciddi bir yavaşlama
- Bipolar ya da şizofreni hastalıklarında dikkat çeken mumsu esnekliğin gözlemlenmesi (dışarıdan vücudu hareket ettirilirse de pozisyonunu koruması)
- Kas kontrolünün azalması ve hareket halinde kontrolünün yitirilmesi
- Çene kaslarının kontrol edilememesi nedeniyle sarkması
- Dokunmaya karşı refleksi düşük kişilerin ağrıya duyarlılığının da düşmesi
- Kısmen ya da tam anlamıyla felç durumuna geçme
- Dizlerin boşalmasıyla beraber aniden yere yığılma
- tüm bu semptomların birkaçı ya da hepsi kişide gözlemlenebilir. Bazı belirtiler uzun süreli devam ederken bir kısmı da nöbet süresince görülebilir. Bu hastalarda nöbet süreleri kısa olduğu için atak geçtikten sonra kişi eski haline dönmesi söz konusudur.
Katapleksi Hastalığına Nasıl Tanı Konulabilir?
.jpg)
Hastalığın belirtileri ve hastalık geçmişi de göz önüne alınarak doktorun fiziki muayenesi sonrası ön tanı konulabilir. Özellikle kişinin refleksleri hakkında kısa uygulamalar ve bazı sorulara verdiği cevaplar noktasında rapor yazılabilir.
Bu süreç nörolog eşliğinde yürütülürken psikiyatr görüşü de dikkate alınabilir. Tüm bu ön tanılarla birlikte kesin tanı konulabilmesi için uygulanması gereken yöntemler aşağıdaki gibi sıralanabilir:
- Uyku düzeninin olup olmadığını test etmek için polisomnografi (uyku analizi) uygulanabilir.
- Bu rahatsızlık REM uykusu sırasında görüldüğü bilindiği için REM uykusunda hızlı göz hareketi testi uygulanabilir.
- Kişide narkolepsiden şüpheleniliyorsa tam kan sayımı ve bazı kan testleri ile analizi yapılabilir.
Katapleksi Tedavisinde Uygulanabilecek Yöntemler Nelerdir?
Katapleksi tedavisinde öncelikle hastalığın altında yatan etken belirlenir. Sonrasında tanı konulduktan sonra uygun tedavi çıkarılabilir. Tüm bu süreçte hastalığa yönelik uygulanacak tedavi şekilleri ilaç ve psikoterapi ağırlıklıdır ve aşağıdaki gibi sıralanabilir;
- Antidepresanlar hastalığın ataklarının azalmasında destekleyici rol üstlenebilir. Aynı zamanda katatoni ve şizofreni gibi psikotik hastalığı olan kişilerde antipsikotik ilaçlar verilebilir.
- Kişinin uyku düzenini sağlaması kritiktir. Bu nedenle stresi azaltacak spor aktiviteleri, meditasyon ya da yoga gibi faaliyetler yapılabilir. Bunun yanında sakinleştirici özelliği olan sarı kantaron, lavanta, haşhaş yağı, kedi otu, üzerlik otu gibi bitki ekstraktları doktor kontrolünde kullanılabilir.
- Kas gevşetici kullanımı da kişinin kaslarının hareket kabiliyetini arttırarak duruş pozisyonunu doğrudan etkileyebilir. Böylece kas sertliği azaltılarak uzuvlar esnetilebilir.
- Yapılan çalışmalarda parkinson hastaları için de kullanılan adenozin antagonist türevi ilaçlar katapleksi semptomlarının hafifletilmesinde dikkat çeker.
- Tüm bu uygulamalarla birlikte psikolojik destek almak hastalığın semptomlarının hafiflemesi açısından destekleyicidir.