Kemoterapi Nedir? Kemoterapi Yan Etkileri Nelerdir?

Kemoterapi Nedir? Kemoterapi Yan Etkileri Nelerdir?

Kemoterapi, kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını durdurmayı hedefleyen ilaç tedavisidir. Kanser türüne, evresine ve hastanın genel sağlık durumuna göre tek başına ya da cerrahi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerle birlikte uygulanabilir. Tedavi planı kişiye özel olarak onkoloji uzmanı tarafından belirlenir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 11.082
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Kemoterapi, küratif olarak yani tamamen şifa sağlamak için verilebileceği gibi yaşam süresini uzatmak ya da belirtileri kontrol altına almak için de kullanılabilir.

Normalde, vücutta bulunan hücreler kontrollü bir şekilde çoğalır, büyür ve ölür. Kanser hücreleri ise kontrolsüz bir şekilde çoğalmaya ve büyümeye devam eder.

Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürerek, yayılmalarını engelleyerek ve büyümelerini yavaşlatarak etkisini gösterir. Bununla birlikte, sağlıklı vücut hücrelerine de zarar vererek yan etkilere neden olur. Fakat kemoterapi bir insanın ömrünü uzatabilir ve hastayı kanserden kurtarabilir.

Kemoterapi Nedir?

Kemoterapi, modern tıpta kullanılan ve kanser hücrelerini öldürmek hastaya için çeşitli ilaçların verildiği bir kanser tedavi yöntemidir. Belirli bölgeleri hedef alan radyoterapi ya da cerrahiden farklı olarak kemoterapi, tüm vücut üzerinde etkili sistemik bir tedavi yöntemidir.

Kemoterapi tedavisinde kullanılan ilaçlar özellikle kanser hücreleri gibi hızla bölünen ve çoğalan hücreler üzerinde etkilidir. Ancak kanser hücrelerini yok ederken aynı zamanda cilt, saç, bağırsak ve kemik iliği hücreleri gibi hızlı çoğalan bazı sağlıklı vücut hücrelerine de zarar verir.

Tedavide görülen saç dökülmesi, bulantı, kusma gibi çeşitli yan etkilerin nedeni sağlıklı vücut hücrelerine verilen hasardan kaynaklanır.

Kemoterapi Nasıl Uygulanır? 

Kemoterapi hastaya çok farklı yollarla verilebilir. Kemoterapi ilaçlarının ağızdan alınan tablet formları bulunduğu gibi, damar içine ya da doğrudan karın boşluğuna uygulanabilen şekilleri de vardır. Kemoterapi ilaçlarının veriliş yolları şu şekilde sıralanabilir;

Kas içi ya da deri altına enjeksiyon: İlaçlar bu yolla doğrudan kalça, uyluk veya koldan kas içine veya kol, bacak veya karın yağ dokusundan cilt altına verilir.

İntraarteriyel enjeksiyon: İlaçlar doğrudan kanseri besleyen atardamara verilir. Uygulama iğne, ya da yumuşak ince bir kateter yoluyla yapılır.

İntraperitoneal: Kemoterapi İlaçları, karaciğer, bağırsaklar, mide ve yumurtalıklar gibi organları içeren periton boşluğuna verilir. Ameliyat sırasında ya da doktor tarafından karına yerleştirilen özel bir tüp yoluyla verilebilir.

İntravenöz enjeksiyon: Kemoterapi doğrudan toplardamar içine verilir.

Topikal: İlaçlar krem ​​şeklinde cilde sürülür.

Oral: İlaçlar hap veya sıvı formunda ağızdan alınır.

Kemoterapi Yan Etkileri Nelerdir?

Kemoterapi Yan Etkileri Nelerdir?

Kanser hücreleri hızlı büyüme ve çoğalma eğilimindedir ve kemoterapi ilaçları hızlı büyüyen hücreleri öldürür. Ancak bu ilaçlar sistemik olarak etki ettiklerinden hızlı büyüyen normal, sağlıklı vücut hücrelerine de zarar verir.

Sağlıklı hücrelerin zarar görmesi bazı yan etkilere neden olur. Yan etkiler her zaman beklenilen kadar kötü olmayabilir, ancak birçok kişi kemoterapi ile kanser tedavisinin yan etkileri konusunda ciddi endişe duyar. Kemoterapi nedeniyle zarar görmesi muhtemel olan normal hücreler şunlardır:

  • Kemik iliğinde kan oluşturan kök hücreler
  • Saç köklerinde bulunan hücreler
  • Ağızdaki hücreler
  • Sindirim sistemi hücreleri
  • Üreme sistemine ait hücreler

Bazı kemoterapi ilaçları kalp, böbrekler, mesane, akciğerler ve sinir sistemine de zarar verebilir. Bazen vücudunuzun normal hücrelerini korumaya yardımcı olmak için kemoterapi ile birlikte başka ilaçlar önerilebilir. 

Verilen ek ilaçlar yan etkileri hafifletmeye yardımcı olur. Kemoterapinin neden olduğu en yaygın yan etkilerden bazıları şunlardır:

  • Yorgunluk
  • Saç kaybı
  • Ciltte kolay morarma ve kanama
  • Bağışıklık sisteminde zayıflık ve enfeksiyonlara yatkınlık
  • Anemi (Düşük kırmızı kan hücresi sayısı)
  • Nefes darlığı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • İştahsızlık
  • Kabızlık
  • İshal
  • Ağız ve dilde yaralar: Bazı kemoterapi rejimlerinden 1-2 hafta sonra bazı hastaların ağızlarında ağrılı yaralar görülür. Ağrının şiddeti değişebilir ve yaralar bazen kanayabilir veya enfekte olabilir.
  • Genel ağrı: Kemoterapi sonrası kronik kas ağrısı, baş ağrıları ve diğer ağrılar içeren genelleştirilmiş bir ağrı yaygındır.
  • Yutma sırasında ağrı
  • Boğaz ağrısı
  • Nöropati: Hasarlanan sinirler hücrelerinin neden olduğu sinirsel ağrıdır. Genellikle elleri ve ayakları etkiler. Ağrıya ek olarak karıncalanma, uyuşukluk ve sıra dışı elektriksel duyumlara neden olur. Bazı insanlarda kaslarda zayıflık ve kulaklarda çınlama görülür.
  • Cilt kuruluğu ve ciltte renk değişimi
  • Ciltte döküntüler: Döküntüler şiddetli kaşıntıya neden olabilir.
  • Ellerde ve ayaklarda şişlik
  • İdrar ve mesane sorunları
  • Böbrek problemleri
  • Alışılmadık derecede düşük kan basıncı gibi kalp sağlığı sorunları
  • Kilo kaybı
  • Konsantrasyon sorunları
  • Depresyon, saldırganlık veya kaygı gibi kişilik ve ruh hali değişiklikleri
  • Libido ve cinsel fonksiyon sorunları
  • Kısırlık

Nadir durumlarda, kemoterapi sırasında gelişen yan etkiler kalıcı olabilir. Örneğin kalıcı sinir hasarı gelişebilir ve bu da ellerde ve ayaklarda kronik uyuşma ve karıncalanmalara neden olabilir.

Tedavide hedef yan etkileri minimumda tutarken, kanseri tedavi edebilecek maksimum dozda ilaç vermektir. Doktorlar ayrıca, benzer yan etkileri olan birden fazla ilacı aynı anda kullanmaktan kaçınmaya çalışırlar. Kemoterapiye bağlı yan etkiler konusunda bilinmesi gereken noktalar;

  • İlaçlar her insanda her yan etkiye neden olmaz ve bazı insanlarda az sayıda yan etki görülebilir.
  • Yan etkilerin şiddeti kişiden kişiye büyük ölçüde değişiklik gösterir.
  • Doktor, bazı yan etkiler ortaya çıkmadan önce bunları önlemeye yönelik çeşitli ilaçlar verebilir.
  • Bazı kemoterapi ilaçları kalp veya sinir hasarı ya da kısırlık gibi uzun vadeli yan etkilere neden olur. Yine de birçok hastada bu tür kronik yan etkiler görülmeyebilir.
  • Kemoterapi ilaçları ciddi yan etkilere neden olsa da kanser hücrelerini yok etmeleri nedeniyle elde edilecek kar zarar oranı iyi tartılmalıdır.

Kemoterapi Ne Kadar Sürer?

Kemoterapi süresi kanserin türüne, evresine, kullanılan ilaçlara, tedavinin amacına ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir. Bazı kemoterapi uygulamaları birkaç dakika sürebilirken, bazı ilaçların damardan verilmesi birkaç saat alabilir. Tedavi genellikle tek seferlik değil, belirli aralıklarla tekrarlanan kürler halinde planlanır.

Bir kemoterapi kürü çoğu zaman haftalık, 2 haftada bir, 3 haftada bir veya farklı aralıklarla uygulanabilir. Toplam tedavi süresi bazı hastalarda birkaç ay sürerken, bazı durumlarda daha uzun devam edebilir. Her kür arasında vücudun toparlanması için dinlenme süresi bırakılır.

Kemoterapinin kaç kür süreceği ve toplam tedavi planı onkoloji uzmanı tarafından kişiye özel belirlenir. Tedavi sırasında kan değerleri, yan etkiler ve hastalığın tedaviye yanıtı düzenli olarak takip edilir; gerekirse ilaç dozu, uygulama aralığı veya tedavi süresi yeniden düzenlenebilir.

Kemoterapi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Kemoterapi sonrası süreçte vücudun enfeksiyonlara karşı direnci azalabileceği için hijyene dikkat etmek, kalabalık ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınmak önemlidir.

Ateş, titreme, nefes darlığı, şiddetli halsizlik, ağız yaraları, uzun süren ishal, kusma, idrarda yanma, kanama veya morarma gibi belirtiler ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Tedavi sonrasında yeterli ve dengeli beslenmek, bol sıvı almak, doktorun önerdiği ilaçları düzenli kullanmak ve kontrol randevularını aksatmamak gerekir.

Bulantı, iştahsızlık, ağız kuruluğu veya tat değişikliği gibi yan etkiler görülebilir bu durumlarda küçük ve sık öğünler tercih edilebilir. Saç dökülmesi, yorgunluk ve cilt hassasiyeti gibi etkiler de kişiden kişiye değişebilir.

Kemoterapi sonrası dönemde doktor onayı olmadan vitamin, bitkisel ürün veya takviye kullanılmamalıdır; çünkü bazı ürünler tedavi ilaçlarıyla etkileşime girebilir. Ayrıca güneşten korunmak, ağır egzersizlerden kaçınmak ve vücudu zorlamadan dinlenmeye zaman ayırmak iyileşme sürecini destekler.

Kemoterapi Sonrası Beslenme Nasıl Olmalı?

Kemoterapi sonrası beslenme, vücudun toparlanmasını destekleyecek şekilde yeterli, dengeli ve güvenli olmalıdır. Tedavi sürecinde iştahsızlık, bulantı, tat değişikliği, ağız yaraları, ishal veya kabızlık gibi yan etkiler görülebileceği için beslenme planı kişinin şikâyetlerine göre düzenlenmelidir.

Genel olarak protein açısından zengin besinler, iyi pişmiş et, tavuk, balık, yumurta, yoğurt, peynir, baklagiller, tam tahıllar, sebze ve meyveler dengeli şekilde tüketilebilir.

Bağışıklık sistemi zayıflayabileceği için gıda hijyenine özellikle dikkat edilmelidir. Az pişmiş et, çiğ yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri, iyi yıkanmamış sebze ve meyveler enfeksiyon riski nedeniyle önerilmez.

Bulantı varsa az ve sık öğünler tercih edilebilir; yağlı, ağır kokulu ve baharatlı yiyeceklerden kaçınılabilir. Ağız yarası varsa çok sıcak, asitli, sert ve tahriş edici gıdalar yerine yumuşak ve ılık besinler tercih edilmelidir.

Kemoterapi sonrası dönemde yeterli sıvı almak da önemlidir. Su, çorba, ayran veya hekim/diyetisyen tarafından uygun görülen sıvılar tercih edilebilir. Ancak bitkisel ürünler, yüksek doz vitaminler ve takviyeler doktor onayı olmadan kullanılmamalıdır çünkü bazı ürünler kemoterapi ilaçlarıyla etkileşime girebilir. Beslenme güçlüğü, hızlı kilo kaybı, uzun süren kusma, ishal veya yutma sorunu varsa onkoloji ekibi ve diyetisyen desteği alınmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Bir kemoterapi seansı kullanılan ilaca ve tedavi protokolüne göre değişir. Bazı uygulamalar 30 dakika-1 saat sürebilirken, bazı damar yolu tedavileri birkaç saat devam edebilir. Hazırlık, kan tahlili, doktor değerlendirmesi ve ilaç uygulaması birlikte düşünüldüğünde hastanede geçirilen süre daha uzun olabilir.

Kemoterapiye bağlı mide bulantısında doktorun verdiği bulantı önleyici ilaçlar düzenli kullanılmalıdır. Az ve sık yemek, ağır kokulu ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, sıvıyı yavaş yavaş tüketmek, kraker gibi hafif gıdalar tercih etmek yardımcı olabilir. Şiddetli kusma, sıvı alamama veya kilo kaybı varsa onkoloji ekibine haber verilmelidir.

Kemoterapinin kendisi genellikle ağrılı bir işlem değildir. Damar yolu açılırken kısa süreli iğne acısı hissedilebilir. Uygulama sırasında yanma, ağrı, şişlik veya kızarıklık olursa hemen hemşireye bilgi verilmelidir; çünkü bazı ilaçlar damar dışına kaçarsa ciltte sorun oluşturabilir.

İlk kemoterapiden sonra kişiye ve ilaca göre değişmekle birlikte yorgunluk, mide bulantısı, iştahsızlık, tat değişikliği, kabızlık, ishal veya uyku hali görülebilir. Bazı kişiler ilk seanstan sonra belirgin yan etki yaşamaz. Yan etkiler genellikle tedaviden sonraki ilk günlerde ortaya çıkabilir ve onkoloji ekibi tarafından verilen destek ilaçlarıyla kontrol altına alınabilir.

Kemoterapinin etkili olup olmadığı yalnızca kişinin kendini iyi hissetmesiyle anlaşılmaz. Doktor; muayene, kan testleri, tümör belirteçleri, görüntüleme yöntemleri ve hastalığa ait bulguları birlikte değerlendirir. Tümörün küçülmesi, yayılımın durması veya hastalık belirtilerinin azalması tedavi yanıtı açısından olumlu kabul edilebilir.

Saç dökülmesi her kemoterapide görülmez; kullanılan ilaca göre değişir. Saç dökülmesi olacaksa genellikle ilk uygulamadan 2-3 hafta sonra başlayabilir. Bazı tedavilerde saç tamamen dökülürken, bazılarında yalnızca seyrelme olabilir. Tedavi bittikten sonra saçlar çoğu hastada zamanla yeniden çıkar.

Kemoterapiye genellikle çok aç gidilmesi önerilmez; hafif ve sindirimi kolay bir öğün tercih edilebilir. Ancak bazı özel ilaçlar veya tetkikler için farklı hazırlık gerekebilir. Bu nedenle en doğru bilgi tedaviyi planlayan onkoloji ekibinden alınmalıdır.

Kemoterapi gören kişi genel durumu iyiyse dışarı çıkabilir. Ancak bağışıklığın düştüğü dönemlerde kalabalık, kapalı ve hasta kişilerle temasın fazla olduğu ortamlardan kaçınmak gerekir. Ateş, halsizlik, enfeksiyon belirtisi veya kan değerlerinde düşüklük varsa doktor önerisine göre hareket edilmelidir.

Bağışıklığı desteklemek için dengeli beslenmek, yeterli protein almak, bol sıvı tüketmek, iyi uyumak, hafif egzersizi doktor onayıyla sürdürmek ve hijyene dikkat etmek önemlidir. Çiğ veya iyi yıkanmamış gıdalardan kaçınmak, el hijyenine dikkat etmek ve hasta kişilerle yakın temastan uzak durmak enfeksiyon riskini azaltır. Takviye, bitkisel ürün veya vitaminler doktor onayı olmadan kullanılmamalıdır.

Evet, kemoterapi cinselliği etkileyebilir. Yorgunluk, bulantı, ağrı, vajinal kuruluk, cinsel istekte azalma, erken menopoz, sperm kalitesinde düşüş veya doğurganlık sorunları görülebilir. Tedavi sürecinde gebelikten korunma önemlidir; cinsel yaşam, doğurganlık ve korunma yöntemleri onkoloji ekibiyle konuşulmalıdır.

PET çekiminin zamanı kanser türüne, kemoterapi protokolüne ve doktorun değerlendirme amacına göre değişir. Çoğu durumda tedavi yanıtını daha doğru değerlendirmek için kemoterapiden sonra birkaç hafta beklenebilir; bazı kaynaklarda 3-6 hafta veya daha uzun süreler önerilebilmektedir. Net zamanlama mutlaka onkoloji uzmanı tarafından belirlenmelidir.

Kemoterapi gören hastalar özellikle enfeksiyon riski nedeniyle çiğ veya az pişmiş et, tavuk, balık, çiğ yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri, iyi yıkanmamış sebze-meyve, açıkta beklemiş yiyecekler ve hijyeni güvenilir olmayan gıdalardan kaçınmalıdır. Çok yağlı, ağır kokulu, aşırı baharatlı yiyecekler de bulantıyı artırabilir. Beslenme kısıtlamaları kan değerlerine ve tedaviye göre değişebileceği için kişiye özel öneri için onkoloji ekibi veya diyetisyene danışılmalıdır

Evet, kemoterapi sonrasında gebelik mümkündür. Ancak doğurganlığın korunup korunmadığı kullanılan ilaçların türüne ve dozuna, tedavi süresine, kişinin yaşına, yumurtalık rezervine ve tedavi öncesindeki üreme sağlığına bağlıdır. Kemoterapi bazı kişilerde yumurtalıkların işlevini geçici olarak baskılarken bazı kişilerde yumurta rezervinde kalıcı azalmaya veya erken yumurtalık yetmezliğine yol açar.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Uzm. Dr. Şaban Seçmeler

Uzm. Dr.

Şaban Seçmeler

Medikal Onkoloji (Tıbbi Onkoloji)

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam