Kienböck Hastalığı Nedir? Kienböck Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Kienböck Hastalığı Nedir? Kienböck Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Kienböck hastalığı, el bileğinde bulunan lunatum kemiğinin kan dolaşımının bozulması sonucu gelişen nadir bir kemik hastalığıdır. Bu hastalık zamanla ağrı, hareket kısıtlılığı ve güç kaybına yol açar. Çoğu zaman erken tanı ve uygun tedavi yöntemleri ile hastalığın ilerlemesi kontrol altına alınır.

Güncelleme :
Görüntüleme : 823
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Kienböck hastalığı, kan akışının azalması nedeni ile el bileğinin hareketlerinde kısıtlamaya neden olan bir hastalık türüdür. Özellikle aktif olarak kullanılan el bileğinde bu durum görülür. Bölgede kan akışının azalması, ilerleyen dönemlerde kemikte zayıflamaya neden olur.

Kemik zayıfladıkça hareketler kısıtlanmaya başlar. Bu durum bilek bölgesinde ağrı hissine neden olur. Aynı zamanda bilekte güç kaybı meydana gelir.

Kienböck Hastalığı Nedir?

Kienböck hastalığı, el bileğinde yer alan lunate kemiğinde problemlerin meydana gelmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Bileğin sürekli olarak hareket etmesi, bu tür sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle de özellikle aktif kullanılan bilekte kienböck hastalığına rastlanır. Ortaya çıkan bu hastalık, lunate kemiğinde kanlanma olarak da tanımlanabilir. Erken teşhis ile olası komplikasyonların önüne geçilmesi mümkündür.

Kienböck Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Hastalığın oluşumuna dair kesin bir neden yoktur. Fakat bazı problemlere bağlı olarak bu oluşum tetiklenebilir. Özellikle kan dolaşımını etkileyen sağlık problemleri, bilekteki kemiklerin zarar görmesine neden olabilir.

Damar yolu hastalıkları da yine bu hastalığın tetikleyici unsurları arasında değerlendirilir. Bileğin tekrarlayan hareketleri, bölgeye darbe alınması ve bileğin sürekli olarak zorlanmasına neden olan işler de kienböck nedenleri arasında yer alır. Hastalığın olası oluşum nedenleri arasında şu maddelere yer verilir:

Kienböck Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Kienböck Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın en temel belirtisi, bölgede ağrı hissi ve hareket kısıtlılığıdır. Bölgede şişlik oluşumu da bu süreçte görülebilecek belirtiler arasında yer alır. Hastalığın erken döneminde belirtiler daha hafif görülür. Fakat tedavi edilmeyen ve ilerleyen hastalıkta, belirtiler şiddetlenebilir. Ağrı, kronik hale gelerek kişinin günlük yaşantısını zorlaştırır. Hastalık nedeni ile ortaya çıkabilecek bazı belirtiler şu şekildedir:

  • Bilekte hassasiyet
  • Güç kaybı
  • Kavrama hareketlerinde zorluk
  • Bilekte sertlik hissi
  • Bileğin orta kısmında rahatsızlık hissi
  • Kronik ağrı oluşumu

Kienböck Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Hastalığın teşhis edilebilmesi için hastaların, fiziki muayene olması gereklidir. Hangi belirtilerin görüldüğü ve bu durumun ne kadar süredir devam ettiği doktora bildirilir. Bileğin zorlanmasına neden olacak etkenler değerlendirilir.

Kişinin yaptığı iş nedeni ile bilek zorlanıyor mu ya da bölgeye darbe alındı mı dikkat edilmelidir. Daha sonrasında ise bilekteki kemik yapısının incelenmesi için röntgen çekimi talep edilir. 

Röntgen çekiminde genellikle ileri seviye kienböck hastalığı görülebilir. Erken dönemde doktora başvurulmuş olabilir. Bu durum göz önüne alınarak manyetik rezonans görüntüleme ve bilgisayarlı tomografi yöntemlerine başvurulur. Böylelikle daha kesin sonuçlar elde edilir. Görüntüleme sonuçları ve hastanın belirtileri sayesinde hastalık ve hastalığın ne kadar ilerlemiş olduğu teşhis edilebilir.

Kienböck Tedavisi Nasıl Gerçekleşir?

Kienböck tedavisi için erken dönemde atel kullanımı önerilebilir. Kişilere hangi tedavi yöntemlerinin uygulanacağı, belirtilerin şiddetine ve hastalığın ilerleyişine göre değişkenlik gösterir.

Kişilerin belirtilerinin hafifletilebilmesi için bazı ilaçlar reçete edilir. Fakat ilerlemiş kienböck hastalığında cerrahi müdahale yöntemlerine başvurulması gerekli olabilir. Hastalığın tedavi edilebilmesi için şu yöntemlere başvurulur:

İstirahat

Hafif seyreden kienböck hastalığında kişinin bir süre istirahat etmesi yeterli olabilir. Bu süreçte bileği zorlamamak gerekir. Hafif işlerin dahi yapılmamasına dikkat etmek gerekir. Birkaç gün dinlendikten sonra genellikle belirtiler hafiflemeye başlar. Ağrı hissi varsa ağrı kesici ilaç türleri reçete edilebilir. İstirahat ile düzelme gözlemlenemezse kişinin tedavi sürecine başlanır.

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisinde kişiye ağrı kesici ilaçlar haricinde bazı kremler de reçete edilir. Bölgenin rahatlaması için günlük olarak kremlerin sürülmesi gereklidir. Kas gevşetici ilaçların kullanımı da bu süreçte önerilebilir. Doktorlar tarafından hastaya verilen ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır. Bu süreçte atel kullanımı da gerekli olabilir. Atel, bileğin sabit durmasını sağlar ve zorlanmayı önler.

Cerrahi Yöntemler

İlaç tedavisinin yetersiz olması halinde kişinin ameliyat olması önerilebilir. Hastalığın tedavisi için tercih edilebilecek birkaç farklı ameliyat türü vardır. Lunate kemiğine giden kan akışının artırılmasına yönelik cerrahi müdahaleler gerçekleştirilebilir. Kemik yapısında problemler olması halinde ise kemik yükünün dengelenmesi sağlanır. İleri seviye kienböck hastalığında, füzyon uygulamasına başvurulabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Hastalık tedavi edilmediğinde kalıcı problemler ortaya çıkabilir. Kişi bileğini kullanamaz hale gelir ve sürekli ağrı hissi yaşar. İlerleyen süreçlerde ise osteoartrit oluşumu görülebilir. Kalıcı fonksiyon kaybı yaşanma riski oldukça yüksektir.

Ameliyat sonrasında enfeksiyon oluşum riski vardır. Bu tür riskler tüm cerrahi müdahalelerde ortaya çıkabilir. Özellikle ameliyat sonrası bölgenin hijyenine dikkat edilmemesi, iltihaplanmaya yol açabilir. Ameliyat sonrasında bilekte hareket kısıtlılığı devam edebilir. Bu durumda doktora bilgi verilmesi gereklidir. Kan dolaşımı tam olarak düzelmeyebilir ve kemik kaynamayabilir. Olası komplikasyonların önüne geçilebilmesi için düzenli doktor kontrolü gereklidir.

Ameliyat sonrasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ameliyatlı bölgenin temiz ve kuru tutulmasıdır. Atel kullanımı önerilmişse düzenli kullanım gereklidir. Böylelikle bileğin sabit kalması sağlanır. Doktorlar tarafından reçete edilen ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır. Ameliyat sonrasında belirli aralıklarla doktor kontrolüne gidilmelidir. Gerekli olması halinde ameliyat sonrası fizik tedavi sürecine başlanmalıdır.

Kienböck hastalığı belirtileri görüldüğünde ortopedi alanına başvurulması mümkündür. Bazı durumlarda travmatoloji alanından da randevu alınması önerilebilir. Fakat öncelikle ortopedi alanında ilk kontroller gerçekleştirilmelidir. Daha sonrasında hastanın şikayetlerine bağlı olarak gerekli yönlendirmeler yapılır. Hastada farklı bir sağlık problemi olduğu düşünülüyorsa farklı alandaki doktorlara sevki gerçekleştirilir.

Erken evrede hastalığın tedavisi birkaç hafta sürebilir. Bu aşamada öncelikle istirahat önerilir. Daha sonrasında ise düzelme görülmezse ilaç tedavisine başvurulur. İleri evrede ise tedavi cerrahi müdahale ile gerçekleştiği için birkaç saat sürer. Tedavi kısa sürse de tedavi sonrasında kişinin iyileşme süreci birkaç ayı bulabilir.

Kienböck hastalığı özellikle 20 ila 40 yaş aralığındaki kişilerde daha sık görülür. Bu hastalık türünün kadınlara oranlar erkeklerde görülme ihtimalinin daha yüksek olduğu bilinir. Bilek bölgesinin yorulmasına neden olan işlerde çalışan kişilerde de bu duruma sıklıkla rastlanır. 

Hastalığın erken döneminde, bilekte rahatsızlık hissi oluşur. Bilek hareketlerinin gerçekleştirirken hafif zorlanmalar görülebilir. İlk günlerde genellikle ağrı hissi azdır. Bilek hareket ettirilmediğinde ağrı yaşanmaz ama hareket ile eş zamanlı olarak ağrı hissi görülür. Bu nedenle de durumun fark edilmesi zor olabilir. İlerleyen süreçte ise bilekte güçsüzlük başlar.

Kienböck hastalığının tamamen önlenmesi mümkün değildir. Bazı tedbirler alınarak oluşum riski azaltılabilir. El bileğini fazla zorlayan aktivitelerden kaçınılmalıdır. Düzenli olarak el ve bilek egzersizleri yaparak, bölge güçlendirilebilir. Spor yaparken ekipman kullanımında bilinçli olunmalıdır. Erken dönemde ortaya çıkan belirtiler göz ardı edilmemeli ve doktora başvurulmalıdır.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Dr. Öğr. Üyesi Hakan Özcan

Dr. Öğr. Üyesi

Hakan Özcan

Ortopedi ve Travmatoloji

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam