Kireçlenme artroz nedeniyle eklem kıkırdağında meydana gelen aşınma ve yıpranma

Eklemlerde Kireçlenme (Artroz) Nedir? Evreleri, Belirtileri ve Tedavisi

Kireçlenme (artroz), eklemlerdeki koruyucu kıkırdak dokunun aşınmasıyla gelişen, ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açan kronik bir hastalıktır. Erken evrede fizik tedavi ve ilaçlarla kontrol altına alınabilirken, ileri seviyedeki hasarlarda eklem işlevini geri kazandırmak için protez ameliyatlarına başvurulur

Güncelleme :
Görüntüleme : 52.247
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Kireçlenme, her eklemi etkileyebilir ancak çoğunlukla diz, kalça, bel, boyun, başparmak ve diğer parmakların küçük eklemleri ve baş parmağın taban ekleminde görülür.

Kireçlenme her yaştan insanda görülebilmekle birlikte 65 yaş üstü insanlarda daha sıktır. Yaygın risk faktörleri; artan yaş, obezite, önceki eklem yaralanması, eklemlerin aşırı kullanımı, zayıf uyluk kasları ve genetik yatkınlığı içerir. İki erişkinden birinde yaşamları boyunca diz kireçlenmesi ile ilgili belirtiler gözlemlenir. Dört erişkinden birinde 85 yaşına kadar kalça ekleminde kireçlenme bulguları gelişir. 60 yaş ve üzeri 12 kişiden 1'inde el eklemlerinde osteoartrit vardır. Boyun kireçlenmesi ise daha nadir rastlanan bir durumdur.

Eklemde Kireçlenme (Artroz) neden olur?  

Eklemlerde, kıkırdak adı verilen sağlam bir materyal her kemiğin ucunu kaplar. Normal eklemlerde kıkırdak, eklem hareketi için yumuşak, kaygan bir yüzey sağlar ve kemiklerin arasında bir yastıkçık görevi görür. Kireçlenme vakalarında ise kıkırdak yapısı aşınma nedeniyle bozulur. Bu yıpranma da ağrıya neden olur. Eklemlerde şişme ve eklem hareketlerinde problemler ortaya çıkar.

Osteoartrit, zaman içinde kötüye gittiği için kemikler parçalanabilir ve eklem faresi olarak adlandırılan eklem içinde kemik parçası birikimine neden olabilir. Kemik veya kıkırdak parçaları ufalanarak eklem çevresinde birikebilir. Bu da vücutta bir iltihabi süreç meydana getirir. İltihabi süreçle birlikte bölgede biriken sitokin isimli maddeler ve enzimler kıkırdakta daha fazla hasara yol açar. Kemikler arası sürtünme de daha çok eklem hasarına ve daha fazla ağrıya sebebiyet verir.

Risk Faktörleri ve Tetikleyiciler

  • Genetik Aktarım: Ailede osteoartrit hastaları varsa kişinin bu hastalığa yakalanma riski de artar. Özellikle elde oluşan kireçlenmede kalıtımsal etkinin yüksek olduğu görülür.

  • Yıpranma ve Travma Etkisi: Ufak fiziksel travmalar anlık olarak eklemleri çok etkilemese de zamanla bu etkilerin üst üste binmesi problemlere neden olabilir. Örneğin obezite sorunu olanlarda aşırı kilodan dolayı dize binen yükün çok olması zamanla osteoartrite davetiye çıkarır. Ayrıca bazı eklemlere yük binmesinin sürekli olduğu meslek grupları ve sporcular mesleki etkiyle yüksek risk altındadır.

  • Eşlik Eden Hastalıklar: Kemik ve eklemleri ilgilendiren romatoid artrit, gut, diyabetik nöropati, septik artrit, paget hastalığı ve doğuştan olan kalça çıkığı osteoartritin yaşanma riskini yükseltir. Menisküs yırtıkları da doğrudan kireçlenmeye neden olabilir.

Eklemde Kireçlenme (Artroz) belirtileri nelerdir?

Kireçlenme belirtileri, etkilenen eklemlere ve rahatsızlığın şiddetine bağlı olarak değişiklik gösterir. Bununla birlikte en sık karşılaşılan belirtiler ağrı ve sertliktir. Özellikle sabahları veya dinlendikten sonra eklemlerde sertlik ve ağrı sık olarak görülür. Etkilenen eklemler, özellikle de uzun süreli faaliyetlerden sonra şişebilir. Belirtiler, aniden ortaya çıkmak yerine zaman içinde yavaş yavaş gelişme eğilimi gösterir. Sık karşılaşılan belirtilerin bazıları şunları içerir:

  • Hareket etmekle azalan eklem sertliği ve hareket kısıtlılığı,
  • Bir eklem büküldüğünde eklemeden tıkırtı ya da çıtırtı sesi gelmesi,
  • Eklem etrafında hafif şişme,
  • Aktivite sonrasında veya günün sonuna doğru daha da kötüleşen eklem ağrısı.

Kireçlenmede vücudun farklı bölümlerinde ortaya çıkan bazı belirtiler;

  • Kalça: Kasık bölgesi veya kalçada, bazen de diz veya uylukta ağrı hissedilir.
  • Dizler: Diz hareket ettirilirken "gıcırdama" sesi veya "kazıma" hissi oluşur.
  • Parmaklar. Eklem kenarında kemik çıkıntı, parmaklarda şişme, hassasiyet ve kızarıklık görülebilir. Baş parmak taban ekleminde ağrı olabilir.
  • Ayaklar: Ayak baş parmağının tabanındaki büyük eklemde ağrı ve hassasiyet hissedilir. Ayak bilekleri veya ayak parmaklarında şişlik olabilir.

Eklemde Kireçlenme (Artroz) nedenleri nelerdir?


Yaş ilerledikçe osteoartrit riskinde artış meydana gelir. Kadınlar erkeklere göre kireçlenmeye daha yatkındırlar. Aşırı kilolu bireylerde eklemlere binen yük arttığı için kireçlenme riski daha yüksektir. Geçmişte spor yanda kaza gibi sebeplerle eklem yaralanması geçiren bireylerde risk artar. Eklemlere tekrarlayıcı zorlamalara neden olan meslek mensuplarında kireçlenme daha sık görülür. Bazı kişiler genetik olarak yatkındırlar. Doğuştan kemik ya da eklem hastalığı ile doğanlarda da kireçlenme riski daha yüksektir.

Eklemde Kireçlenme (Artroz) tanısı nasıl konur?


Fizik muayenede doktorunuz etkilenen ekleminizi yakından inceleyerek hassasiyet, şişlik veya kızarıklık ve eklemdeki hareket açıklığını kontrol edecektir. Doktorunuz ayrıca görüntüleme ve laboratuvar testleri de önerebilir. Direk grafi ve MRG kullanılan görüntüleme yöntemleridir. Tanı için kan testi ve eklem sıvısı analizi de yapılabilir.

Eklemde Kireçlenme (Artroz) tedavi yöntemleri nelerdir?


Kireçlenmenin tam iyileşme sağlayan kesin bir tedavisi yoktur ancak belirtileri yönetmek için farklı seçenekler mevcuttur. Doktorlar, eklemlerdeki ağrı ve iltihabi durum için ilaç reçete eder. Fizik tedavi ile belirtilerin hafiflemesi sağlanabilir. Bazı hastalarda cerrahi işlem gerekebilir. Eklem içi ilaç enjeksiyonları da tercih edilen tedavi yöntemleri arasında bulunur. Hastalığın uzun vadeli yönetimi çeşitli faktörleri içerir:

  • Ağrı, sertlik ve şişlik gibi belirtileri yönetmek,
  • Eklem hareketliliğini ve esnekliği artırma,
  • Sağlıklı bir şekilde kilo verme,
  • Yeterince egzersiz yapma

Ameliyatsız Kireçlenme Tedavileri

  • Hasta Eğitimi: Kireçlenmelerde kıkırdağın ve kemiğin tamamen eski sağlıklı haline dönmesi pek mümkün değildir. Önemli olan kireçlenmenin şiddetine dair bilgi sahibi olarak hayat rutinlerini düzenlemektir. Hasta eğitimi kapsamında sağlıklı beslenme, uygun hareket ve dinlenme döngüsü gibi konular planlanır.

  • Fizik Tedavi ve Egzersiz: Eklem çevresindeki kasları güçlendirmek ve eklem yükünü azaltmak adına uzmanlar tarafından özel egzersiz programları oluşturulur. Fizyoterapist desteğiyle yapılan sıcak ve soğuk uygulamalar, ağrı kesici akım tedavileri ve derin ısıtıcı tedavileri semptomları hafifletir.

  • İlaç ve Eklem İçi Enjeksiyonlar: Ağrı kesiciler, iltihap dağıtıcı ilaçlar ve kıkırdak güçlendirici ilaçlar kireçlenmenin tedavisinde kullanılır. Uzman hekimin uygun görmesi halinde ekleme kortizon ve eklem kayganlığını artıran (hyalüronik asit vb.) ilaçlar enjekte edilebilir.

Kireçlenme Ameliyatı Yöntemleri

  • Artroskopi (Kapalı Ameliyat): Hastalığın ilerlemediği daha genç vakalarda ve erken dönemdeki hastalarda tercih edilir. Küçük kesilerden kamera aracılığıyla girilerek hasarlı yüzeylerin, saçaklanma oluşturan kıkırdak dokunun temizlenmesi sağlanır. Varsa menisküs yırtıkları da bu işlem sırasında düzeltilebilir.

  • Eklem Protezi Ameliyatları: Yaşı ilerleyen ve kapalı yöntemin sonuç vermeyeceği ileri evre hastalarda uygulanır. Diz veya kalçadaki kireçlenmiş olan eklem kıkırdağı alınır. Yerine metalden üretilen ve arasına polietilen materyalden destek konulan protezler yerleştirilir. Protezler özel bir malzeme yardımıyla kemiğe yapıştırılarak işlem tamamlanır.

Yaş ve Cinsiyete Göre Ameliyat Yaklaşımları

  • Kadınlarda Kireçlenme Ameliyatı: Özellikle orta yaş periyodundan itibaren kadınlarda diz eklemlerinde dejeneratif durumlar sıklıkla yaşanabilmektedir. Erken dönemde artroskopik temizleme, ileri seviye iç yüzey dejenerasyonlarında ise hareket kısıtlılığı ve ağrıyı ortadan kaldıran protez ameliyatları tercih edilir.

  • Erkeklerde Kireçlenme Ameliyatı: Erkeklerde yaşa bağlı gelişebilen kireçlenme özellikle kalça bölgesinde yoğunlaşır. Kalça eklemine uygulanan protez ameliyatı sayesinde hastanın günlük yaşamdaki hareket kısıtlılığının azaltılması hedeflenir. Kemiklerde şekil bozukluğu artmadan cerrahi uygulanması başarı oranını artırır.

  • Yaşlılarda Kireçlenme Ameliyatı: Yaşa bağlı gelişen kireçlenme ileri yaşlarda sıklıkla omuz, kalça ve diz eklemlerinde görülür. Özellikle 65 yaş ve üzerindeki grupta yer alan hastalar, uygulanan protez cerrahisi sonrasında desteksiz olarak yaşamlarına devam edebilmektedir. Kireçlenme ameliyatları, eklemlerin durumuna göre değişmekle birlikte ortalama 90 ila 120 dakika (1.5 - 2 saat) sürmektedir.

  • Çocuklarda Kireçlenme Ameliyatı: Çocuk grubunda kireçlenme daha çok kalça bölgesinde kendisini gösterir. Doğumsal olarak gelişen kalça çıkıklığı gibi problemlerde de yine kireçlenme tedavisinde uygulanan protez yöntemiyle yaşanan sıkıntıların minimuma taşınması hedeflenir.

Kireçlenme Ameliyatı Riskleri ve Komplikasyonları

  • Kalça Protezi Ameliyatı Riskleri: Ameliyat sonrasında enfeksiyon, akciğer embolisi ve tromboz (pıhtı oluşumu) gibi bazı riskli durumların yaşanması olasılıklar dahilindedir.

  • Diz Protezi Ameliyatı Riskleri: Diz eklemlerinde uygulanan protez ameliyatlarında ise pıhtı oluşumu, akciğer embolisi ve ameliyat sonrası süreçte hareket kısıtlılığı gibi riskler oluşabilir.

Kireçlenme Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

  • Hijyen ve İlaç Kullanımı: Ameliyat sonrası en çok dikkat edilmesi gereken nokta hijyendir. Enfeksiyon oluşma riskine karşı doktor tavsiyesine uyulmalı ve antibiyotik tedavisine titizlikle devam edilmelidir.

  • Egzersiz ve Rehabilitasyon: Ameliyat sonrasında verilen egzersiz planının aksatılmadan yapılması gerekir. Egzersiz planının düzenli uygulanmaması halinde hareket kabiliyetinin artırılması ve ağrının azaltılması uzun süre alabilir.

  • Kilo Kontrolü ve Koruma: İyileşme sürecinde diz çok fazla zorlanmamalıdır. Aşırı zorlama protezin çıkmasına ya da gevşemesine sebebiyet verebilir. Ayrıca aşırı kilo alınması ekleme binen yükü arttıracağı için ameliyatın başarısını engelleyebilir. Kurallara uyulduğunda hastaların iki hafta sonra ağrısız bir döneme geçiş yapmaları ve günlük yaşama geri dönmeleri mümkün olur.

Kireçlenmeyi Önlemek için Neler Yapılabilir?

  • Düzenli spor yapmak ve eklemleri zorlamayacak doğru hareket biçimleri hakkında bilgilenmek.

  • Otururken, ayakta dururken veya çalışırken eklem sağlığı için en doğru postürleri (duruş biçimlerini) öğrenip hayata geçirmek.

  • Kemik ve kıkırdak sağlığına iyi gelen yiyecekleri gözeterek düzenli, dengeli ve sağlıklı beslenmek.

  • Gün içinde uzun saatler boyunca aynı pozisyonda kalmamak, aktif bir hareket kültürünü benimsemek.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Kireçlenme, eklemlerdeki kemik uçlarını kaplayan koruyucu kıkırdak dokunun zamanla aşınması ve yıpranması nedeniyle olur. Her yaşta görülebilmekle birlikte özellikle 65 yaş üstü bireylerde, kadınlarda, obezite sorunu olanlarda, eklem yaralanması geçmişi bulunanlarda ve genetik yatkınlığı olan kişilerde daha sık görülür.

En sık karşılaşılan belirtiler eklem ağrısı ve sertliğidir. Özellikle sabahları veya uzun süre dinlendikten sonra eklemlerde hareket kısıtlılığı yaşanır. Ayrıca hareket esnasında eklemlerden tıkırtı/çıtırtı sesi gelmesi, eklem etrafında hafif şişlik ve günün sonuna doğru şiddetlenen ağrılar kireçlenmenin tipik belirtileridir.

Evet, özellikle erken ve orta evre kireçlenmelerde ameliyatsız yöntemler başarıyla uygulanır. Bu kapsamda eklem çevresindeki kasları güçlendiren fizik tedavi ve egzersizler, ağrı ve iltihap giderici ilaçlar ile eklem kayganlığını artıran eklem içi enjeksiyonlar (hyalüronik asit, kortizon vb.) semptomları hafifletmek için sıklıkla tercih edilir.

Kireçlenme cerrahisinde temel olarak iki yöntem uygulanır: Erken evre ve genç hastalarda küçük kesilerle yapılan Artroskopi (kapalı ameliyat) ile kıkırdak temizliği sağlanır. İleri evre ve yaşlı hastalarda ise aşınan kıkırdağın yerine metal ve polietilen malzemelerden üretilen yapay eklemlerin yerleştirildiği Eklem Protezi Ameliyatları tercih edilir.

Kireçlenme (protez) ameliyatları, eklemin durumuna bağlı olarak ortalama 90 ila 120 dakika (1.5 - 2 saat) sürmektedir. Her cerrahi işlemde olduğu gibi bu ameliyatlarda da enfeksiyon, akciğer embolisi ve damarlarda pıhtı oluşumu (tromboz) gibi bazı riskler ve komplikasyon olasılıkları bulunmaktadır.

Ameliyat sonrasında hastaların doktor tavsiyelerine, hijyen kurallarına ve antibiyotik kullanımına titizlikle uyması gerekir. Verilen egzersiz ve rehabilitasyon planı aksatılmadan uygulanmalı ve protezi zorlayacak aşırı yüklerden kaçınılmalıdır. Kurallara tam uyum sağlandığında hastalar genellikle iki hafta sonra ağrısız bir döneme geçerek günlük yaşamlarına geri dönebilirler.

Kıkırdak hasarının ileri seviyede olduğu, ameliyatsız yöntemlerin yanıt vermediği ve hastanın günlük hareketlerinin kısıtlandığı vakalarda uygulanır. Ameliyatlar ekleme göre ortalama 90 ile 120 dakika (1.5-2 saat) sürer.

İdeal kiloyu korumak, eklem çevresindeki kasları güçlü tutacak düzenli egzersizler yapmak, doğru postürü (duruş pozisyonunu) korumak ve uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmaktan kaçınmak gerekir.

Kıkırdak hasarının ileri seviyede olduğu, ameliyatsız yöntemlerin yanıt vermediği ve hastanın günlük hareketlerinin kısıtlandığı vakalarda uygulanır. Ameliyatlar ekleme göre ortalama 90 ile 120 dakika (1.5-2 saat) sürer.

İdeal kiloyu korumak, eklem çevresindeki kasları güçlü tutacak düzenli egzersizler yapmak, doğru postürü (duruş pozisyonunu) korumak ve uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmaktan kaçınmak gerekir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Dr. Öğr. Üyesi Köksal Tilki

Dr. Öğr. Üyesi

Köksal Tilki

Ortopedi ve Travmatoloji

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam