Yaşamın erken dönemlerinde tanı sağlanabilir ancak genellikle yetişkinlik öncesi fark edilmeyebilir. Klinik olarak sendromun tanımlanmasında dikkat edilmesi gereken özellikler şunları kapsayabilir:
- Doğum öncesi veya sonrası bebekte görülen genital anormallik varlığı,
- Ergenlik döneminde öğrenme güçlüğü ve davranış değişiklikleri,
- Ergenlik döneminde uzun boy ve küçük testis boyutları, hipogonadizm,
- Tamamlanmamış ergenlik özellikleri durumu.
Verilen özelliklerden bir veya daha fazlasının gözlenmesi Klinefelter sendromunun teşhisinde önemli role sahiptir. Sendromun ortalama tanı yaşı 30`dur ve vakaların sadece %10`dan azı ergenlikten önce tespit edilir.
Klinefelter erkek cinsel ve fiziksel sağlığını olumsuz etkilemesinin yanı sıra ortalama yaşam süresini de kısaltmaya katkıda bulunabilir.
Klinefelter Sendromu Ne Demek?
Klinefelter sendromu erkek bireylerde fazladan X kromozomu bulunması sonucu oluşan klinik bir tablodur. İnsanlarda DNA ve genleri bulunduran 46 kromozom vardır. Bu kromozomlardan ikisi cinsiyetin belirlenmesinde etkili cinsiyet kromozomlarıdır.
Kadınlarda XX olan cinsiyet kromozomları erkeklerde XY şeklindedir. Cinsiyet kromozomları cinsel özelliklerin gelişmesinde ve doğurganlığın yapılandırılmasında önemli role sahiptir. Erkeklerde XY kromozomları erkeklik özelliklerinin oluşması ve sperm üretiminin sağlanmasında etkinlik gösterir.
Sağlıklı erkek bireyler bir çift XY kromozomuyla doğar. Ancak bazı durumlarda erkek bebekler fazladan bir X kromozomu ile doğabilir. Bu durum sonucunda XXY kromozomu gözlenir. XXY kromozomuna sahip erkek bireylerde Klinefelter sendromu meydana gelir.
Bu vakalarda genellikle erkeklik hormonu olan testosteron daha az üretilme eğilimindedir. Bu nedenle diğer erkek bireylere kıyasla daha az erkeksi görünüme sahip olabilirler. Düşük testosteron seviyeleri ve fazladan X kromozomu sperm üretim miktarını ve kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Dolayısıyla klinefelter sıklıkla yetişkin erkeklerde kısırlığa yol açabilir. Bunun yanı sıra fiziksel ve nörolojik birtakım semptom ve komplikasyon oluşumuna neden olabilir.
Klinefelter Sendromu Özellikleri Nelerdir?
Klinefelter sendromu belirtileri bireylerde ve farklı yaş gruplarında değişkenlikler gösterebilir. Sendroma sahip erkek bebek ve çocuklarda genellikle daha hafif belirti ve semptomlar görülür. Ayrıca bu durum yetişkinlik dönemine kadar teşhis edilemeyebilir.
Bebek ve genç erkeklerde görülebilen belirti ve semptomlar genellikle şunları içerir:
- Doğumda testislerin skrotuma (erbezi) inmemesi,
- Zayıf ve güçsüz kaslar,
- Yavaş motor gelişimi (Oturma, emekleme, yürüme, konuşma vb.),
- Ergenliğin olmaması veya tamamlanmaması,
- Küçük ve sert testisler, küçük penis,
- Yaşıtlarına kıyasla daha az yüz ve vücut kılları,
- Ortalamadan daha uzun boy ve bacaklar,
- Ortalamadan daha kısa gövde ve geniş kalça.
Yetişkin erkeklerde sendromun belirlenmesi birtakım belirtiler ile mümkündür. Başlıca belirti ve semptomlar şu şekilde ortaya çıkabilir:
Sperm üretiminin azalması veya durdurulması,
- Cinsel istekte azalma,
- Küçük testis ve penis,
- Zayıf kemikler ve kas yapısı,
- Büyük meme dokusu,
- Alt karında yağlanma.
Fiziksel belirtilerin yanı sıra sosyalleşmede zorluk, duygu ve düşüncelerin ifade edilememesi, utangaç ve hassas olma eğilimi gibi bilişsel sorunlar görülebilir.
Klinefelter Sendromu Nedenleri Nelerdir?
Sendrom kromozom sayısında meydana gelen bir hata nedeniyle ortaya çıkar ancak kalıtsal bir durum değildir. Erkeklerde normal olan XY kromozomlarına ek olarak gelen X kromozomu doğumdan önce genetik koda katılır.
Sendromun oluşması birkaç farklı şekilde gerçekleşebilir:
- Sperm hücrelerinde fazladan bir X kromozomu bulunması,
- Hücrelerin bazılarında daha az semptom ile birlikte fazladan X kromozomu bulunması (mozaik Klinefelter),
- Nadiren X kromozomunun birden fazla ekstra kopyasının olması.
- Ekstra olarak gelen kromozom erkek ve kadınlarda yumurta ve spermin oluşumu esnasında rastgele bir hatadan kaynaklanır. Bu hataların yarısı sperm, diğer yarısı da yumurta gelişimi hatalarından kaynaklanabilir.
Özellikle 35 yaşından sonra geç hamilelik yaşayan kadınlarda bu sendroma sahip erkek çocukların doğma riski daha yüksek olabilir. Sendromun çeşidine bağlı olarak bazı bireylerde çocuk sahibi olmaya yetecek kadar normal sayıda sperm üretimi görülebilir. Bununla birlikte sağlıkta teknolojik gelişmeler ve tedaviler ile çocuk sahibi olma olasılığı artabilir.
Klinefelter Sendromu Nasıl Anlaşılır?
Klinefelter teşhisi fiziksel muayenenin yanı sıra bazı testler ile sağlanabilir. Doğum sonrası bebekler genellikle sendrom açısından teste tabi tutulmaz. Ancak başka nedenlerden dolayı uygulanan testler sonucunda Klinefelter tespit edilebilir.
Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde anormal büyüme, ergenliğin yaşanmaması veya gelişme geriliği gibi semptomlar test yapılmasını gerektirebilir. Yetişkin erkeklerde testosteron hormonu düşüklüğü ve kısırlık varlığında Klinefelter testi düşünülebilir.
Kısırlık vakalarının yaklaşık %10-15`inde Klinefelter varlığından söz edilebilir. Aynı zamanda hafif belirtiler gösteren kişilerde sendromun varlığı fark edilmeyebilir. Bu nedenle çoğunlukla kısırlık testleri sırasında teşhis edilebilir.
Klinefelter ve ek kromozomun varlığını tespit etmek amacıyla yaygın olarak kullanılan yöntem karyotip testidir. Karyotip testi kromozomal analizi sağlar ve fazla kromozomları tespit eder.
Bu test kan örneğinin alınması ve laboratuvar ortamında incelenmesini içerir. Beyaz kan hücrelerinden ayrılan numune, doku kültürü ortamı ile karıştırılır ve anormallikler açısından incelenir. Doğumdan önce fetüslerde, çocuklarda ve yetişkinlerde kullanılabilir.
Klinefelter şüphesi ve tanısı alan hastalara nöropsikolojik testler de önerilebilir. Tanıdan sonra düzenli olarak nöropsikolojik testlerin yürütülmesi gerekebilir. Tanının sağlanması amacıyla hormon testleri ve semen analizi gerekli olabilir.
Klinefelter Sendromu Tedavisi Var mı?
Klinefelter tedavisi semptomların ve komplikasyonların yönetilmesine yönelik uygulanır. Çünkü bu sendrom doğuştan gelen bir sorundur ve genetik kodların bir parçasıdır. Bu nedenle sendrom tamamen tedavi edilemez veya genetik kod değiştirilemez. Semptomların iyileştirilmesi amacıyla hormon tedavisi, terapiler ve nadiren de ameliyat uygulanabilir.
Tedavi kapsamında yürütülen uygulamalar şu şekildedir:
Hormon replasmanı: Ergenliğin başlaması ve devam ettirilmesi, erkeklik özelliklerinin sağlanması ve sperm üretimi amacıyla testosteron enjeksiyonları, jel ve yamaları önerilebilir. Hormon replasman tedavisinin amacı daha güçlü kas ve kemikler, daha fazla vücut ve yüz kılı oluşumu, cinsel istek artışı, daha kalın ses oluşumu ve ruh halinin iyileştirilmesini kapsar.
Terapi: Patologlar, fizyoterapistler, mesleki terapistler ve aile terapistleri Klinefelter tedavisi kapsamında terapi sağlayan uzmanlardır. Konuşma ve kas gelişimi, motor beceriler ve koordinasyon, duygusal ve davranışsal iyileşmeler sağlanabilir.
Ameliyat: Jinekomasti olarak bilinen meme dokusunun büyümesi fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir. Dolayısıyla meme dokusu fazlalığı jinekomasti ameliyatı ile alınabilir.
Kısırlık görülen ve çocuk sahibi olmak isteyen bireyler için ICSI prosedürü uygulanabilir. Bu prosedürde az miktarda üretilen sperm hücreleri testislerden alınır ve doğrudan yumurta hücresine enjekte edilerek döllenme gerçekleştirilebilir.