Antioksidan bakımından oldukça zengin olan lahana sizi kalp hastalıklarından cilt bozukluklarına kadar korumaya yardımcı olabilir. Ayrıca sindirim sistemi ve bilişsel fonksiyonların desteklenmesine de katkıda bulunur. Tüm bilinen faydalarına rağmen lahana çok sevilen sebzeler arasında değildir. Oysaki yapılan araştırmalar göstermiştir ki lahana binlerce yıldır insanoğlu tarafından yetiştirilen ve tüketilen bir sebzedir. Bu uzun süreli geçmişinden dolayı çok çeşitli şekillerde sofralarda kullanılabilir. İçerdiği zengin mineral ve vitaminlerden dolayı da her çeşidi faydalıdır.
Lahananın Besin Değeri Nasıldır?
Lahana diğer çoğu sebze türünde olduğu gibi yüksek oranda su içerir. Çok farklı boyutlarda olabildiği için bir porsiyon olarak 100 gramı baz alınabilir. Bu gramajdaki bir porsiyonun besin değerleri ise aşağıdaki şekildedir:
- 91.9 gram su
- 31 kcal enerji
- 6.38 gram karbonhidrat
- 0.96 gram protein
- 0.23 gram yağ
- 0.15 gram nitrojen
Tüm bu besin değerleri ile birlikte lahana C vitamini ve B6 vitamini yönünden de zengindir. Yine bir porsiyon lahana 40.3 mg C vitamini ve 0.138 mg B6 vitamini içerir.

Lahanada Hangi Mineraller Vardır?
Sebzeler birbirleri ile kıyaslandığında en çekici sebzeler arasında yer almasa da lahana mineraller bakımından da zengindir. Bu nedenle vücudun direncini artırmak ve daha sağlıklı hissetmek için tüketilmesi uygundur. Özellikle sindirim sistemi sorunları günlük yaşamın kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Lahana tüketmek sindirim sisteminin de iyileştirilmesinde katkı sağlayabilir. Ayrıca bağışıklık sisteminin güçlenmesine de destek olabilir. Lahananın içerdiği mineraller ise şu şekilde sıralanabilir:
- 42 mg kalsiyum
- 0.07 mg demir
- 13.9 mg magnezyum
- 2 mg fosfor
- 207 mg potasyum
- 16 mg sodyum
- 0.21 mg çinko
- 0.248 mg manganez
- 6.9 mcg molibden
Lahananın Faydaları Nelerdir?
Lahananın besin içeriğindeki çeşitlilik faydalarını da doğru orantılı olarak etkiler. İçerdiği her vitamin ve mineral sağlık açısından birçok olumlu etkiye sahiptir. Bu etkiler aşağıdaki başlıklar altında ayrı ayrı incelenebilir.
Enflamasyonu Azaltmaya Yardımcı Olur
Lahananın faydaları değerlendirildiğinde ilk sırada yer alan etkisi enfeksiyonlardan korunmaya yardımcı olabilmesidir. Lahana yaprakları çok sayıda antioksidan içerir. Beyaz ve kara lahanada bol miktarda kaempferol, kuersetin ile apigenin isimli antioksidanlar bulunur. Mor lahana ya da diğer adıyla kırmızı lahana ise yapraklarına bu rengi veren siyanidin içerir. Kırmızı lahana faydaları veya diğer bir deyişle mor lahana faydaları bu madde ile yakından ilişkilidir. Kara lahana faydaları ve beyaz lahana faydaları ise büyük oranda kaempferol ile ilişkilidir. Çünkü yapılan araştırmalar kaempferolün birtakım kanser türlerini önlemeye yardımcı etkiye sahip olabileceğini göstermiştir. Ayrıca siyanidin antioksidanı da diyabet, obezite ve yine kansere karşı korunmaya katkı sağlayabilir.
Kanserle Mücadelede Etkili Olabilir
Son zamanlarda yapılan araştırmalar turpgiller sebze ailesinin kanser tedavisinde etkili olabileceğini göstermiştir. Lahana da bu tanıma uyan sebzelerden biridir ve yüksek miktarda C vitamini barındırır. Özellikle meme ve pankreas kanserlerinin önlenmesinde C vitamininin önemli bir rolü vardır. Bu da lahananın bu tür kanserlere karşı etkili olabileceği anlamına gelir.
Lahana Sindirimi Destekleyici Rol Oynar
Lahana çok iyi bir lif kaynağıdır. Bu nedenle kabızlık ve ishal gibi çok yaygın olan sindirim problemlerini önlemeye yardımcı olabilir. Lahananın içerdiği diyet lifleri, bağırsakların hareketlerini destekler. Böylece günlük hayatı etkileyen hazımsızlık, şişkinlik gibi önemli sorunların önüne geçmeye yardımcı olabilir.
Kalp Sağlığını Olumlu Yönde Etkiler
Kalp sağlığı ile inflamasyon arasında bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle antioksidan bakımından zengin olan lahana kalp ve damar sağlığını olumlu yönde etkileyebilir. Kara lahana faydaları ve beyaz lahana faydaları dendiğinde akla gelen kaempferol ile kuersetinin yanı sıra kırmızı lahanada bulunan siyanidinler kalp fonksiyonlarını destekleyici etki gösterebilir.
Kan Basıncını Düşürmeye Yardımcı Olur
Potasyum vücutta kan basıncının düzenlenmesinde rol oynayan önemli bir mineraldir. Bir fincan kadar doğranmış, çiğ kırmızı lahana günlük potasyum ihtiyacının yaklaşık %6’sını karşılar. Bu nedenle düzenli olarak uygun miktarda lahana tüketmek kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olabilir. Tansiyonun dengede tutulması ise kalp hastalıkları riskinin azaltılması açısından önemli bir role sahiptir.
Kolesterol Seviyesini Düşürebilir
Kolesterol vücudun her hücresi tarafından üretilen, mumsu yapıya sahip bir çeşit yağ türüdür. Bilinenin aksine kolesterolün her türü zararlı değildir. Vücutta düzenli bir sindirimin sağlanması, bazı hormonların ve D vitamininin sentezi gibi kritik bazı süreçler kolesterole bağlıdır. HDL olarak adlandırılan iyi kolesterol damarlarda LDL adı verilen kötü kolesterolün birikmesini engeller. Lahananın içinde bulunan lifler ve fitosterol adı verilen madde LDL’nin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Lahana Turşusunun Probiyotik Gücü ve Bağırsak Florasına Katkısı
Beyaz lahananın fermente edilmesiyle hazırlanan lahana turşusu (sauerkraut), sadece bir yiyecek değil, bağırsaklar için canlı bir dost bakteri deposudur. Fermantasyon sürecinde lahana turşusunda üreyen doğal probiyotikler, bağırsak florasını zenginleştirerek sindirim sistemini düzenler, şişkinlik ve kabızlık gibi sorunların önüne geçer. Ancak lahana turşusunun olgunlaşma aşamasında yüksek oranda histamin açığa çıkar. Bu nedenle histamin intoleransı (alerjisi) olan kişilerin lahana turşusu tüketirken dikkatli olması, vücudun bu maddelere karşı reaksiyon göstermemesi açısından önemlidir.
Lahana Suyunun Faydaları
Lahana suyu da yapısında lahana gibi birçok vitamin ve mineral barındırır. Lahana suyunda bulunan sülforafan vücudun enfeksiyonla savaşmasına katkı sağlayabilir, yaraların iyileşme hızını ve çeşitli hastalıklara karşı vücudun korunmasını destekleyebilir. Yapılan çalışmalar lahana suyunun özellikle ülser hastalığının iyileşmesini destekleyici bir rol üstlenebileceğini göstermiştir. Bunların yanında lahananın birçok faydalı yönü lahana suyu için de geçerlidir. Ancak suyu sıkılan lahana posasını kaybeder ve suyu sıkılmadan tüketildiğinde alınabilecek liflerin kaybına sebep olur. Bu da lahananın sindirim sistemine olan katkılarının azalmasına sebebiyet verir.
Lahana Suyunun Mide Sağlığına Faydaları ve U Vitamini Etkisi
Lahananın sıkılarak suyunun çıkarılması, özellikle mide rahatsızlıkları yaşayanlar için çok eski ve etkili bir doğal yöntemdir. Lahananın lifli yapısından ayrılmasıyla elde edilen bu saf su, içeriğindeki U vitamini (S-metilmetiyonin) sayesinde mide ve onikiparmak bağırsasındaki yaraların, gastrit ve ülser gibi hasarlı dokuların hızla iyileşmesine yardımcı olur. Mide asidini dengeleyen lahana suyu, aynı zamanda karaciğerin toksinleri temizleme sürecini destekleyerek vücutta biriken zararlı kimyasalların (ksenobiyotiklerin) dışarı atılmasını kolaylaştırır ve ödem giderici bir etki gösterir.
Lahana Suyu Kürü Nasıl Hazırlanır ve Nasıl Tüketilir?
Mide sağlığını desteklemek veya ödem atmak amacıyla uygulanan lahana suyu kürü için beyaz lahananın dış yaprakları iyice yıkanır. Yaklaşık yarım litre kaynayan klorsuz suyun içerisine 5-6 adet lahana yaprağı bölünerek atılır. Ağzı kapalı bir kapta, kısık ateşte 10 dakika kadar haşlandıktan sonra süzülerek ılımaya bırakılır. Hazırlanan bu taze lahana suyu kürü, içerisine hiçbir tatlandırıcı veya limon eklenmeden, sabah ve akşam yemeklerinden önce aç karnına birer bardak olacak şekilde tüketilir. Vücudun mineral dengesini korumak için kürün 7 günden fazla üst üste uygulanmaması ve ardından mutlaka ara verilmesi tavsiye edilir.
Lahana Suyu ve Lahana Turşusunun Zararları ile Yan Etkileri Nelerdir?
Her doğal besinde olduğu gibi lahana suyu ve fermente lahana turşusunun aşırı tüketimi de bazı yan etkilere yol açabilir. Lahana, yapısındaki kompleks karbonhidratlar sebebiyle sindirim esnasında yüksek oranda gaz salınımına neden olur; bu durum hassas bünyelerde, emziren annelerde ve bebeklerde şiddetli gaz sancısı ve şişkinlik krampları yaratabilir. Ayrıca, lahana turşusunun mayalanma sürecinde oluşan yoğun histamin bileşeni, histamin intoleransı olan kişilerde ciltte döküntü, kaşıntı ve baş ağrısı gibi alerjik reaksiyonları tetikler. Lahana suyunun idrar söktürücü etkisinin aşırı su kaybına yol açmaması için, tüketim süresince günlük su alımına dikkat edilmelidir.