Lima sendromu nedir sorusuna, kısaca; lima sendromu, bir kişinin rehin alınması ile başlayan süreçtir. Rehin alan kişi zamanla, rehineye karşı sempati duymaya başlar. Bu sendrom, geçmişte yaşanan toplu bir rehine olayı ile ortaya çıkmıştır. Bu aşamada rehin alan kişi, rehinelerle özel bir bağ kurarak hepsini serbest bırakmıştır.
Lima Sendromu Nedir?
Lima sendromu, bir tür duygu durum bozukluğu olarak tanımlanabilir. Psikolojik hastalık türleri arasında yer alır ve kişide travmaya bağlı olarak ortaya çıkar. Hastalığın ismi, bu sendromun ortaya çıkmış olduğu şehirden gelir. Lima şehrinde 1996 - 1997 seneleri arasında toplu bir rehine alımı gerçekleştirilmiştir. Bu rehine alımında ise durum beklenildiği şekilde ilerlemez.
Lima sendromunun ilk görüldüğü olay bu şekilde kayıtlara geçer. Rehin alan kişi bir süre sonra rehine ile iletişim kurmaya başlar. İlerleyen süreçlerde bu iletişim, rehinenin ihtiyaçlarının giderilmesi şeklinde devam eder. Daha da ilerleyen süreçlerde ise kişi, rehine ya da rehineler ile sohbet etmeye başlar ve bu süreçte duygusal bir bağ kurulur.
Ortaya çıkan bu duygusal bağ, gün geçtikçe daha fazla derinleşir. Böylelikle rehin alan kişi, kendisini rehinenin yerine koymaya ve onu anlamaya başlar. Kişi artık rehineye karşı çok güçlü bir bağ besler ve empati duygusunun artış göstermesi ile birlikte rehineyi serbest bırakır.
Bu durum tıbbi alanda rehin - rehine ilişkisi olarak da tanımlanabilir. Yaşanan olay rehine için her ne kadar olumlu sonuçlar sunsa da ilerleyen süreçte takıntılı bir durum meydana gelebilir. Yaşanan bu sendrom, iki tarafın da psikolojisine zarar verir ve bu gibi durumlarda kişilerin psikolojik destek alması önerilir.
Lima Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Lima sendromunun temel belirtisi, empati oluşumudur. Bu sendrom genellikle daha önce empati yeteneği gelişmemiş insanlarda daha sık görülür. Lima sendromunun diğer belirtileri arasında ise şu maddeler yer alır:
- Rehineye karşı duygusal yakınlık kurma
- Empati hissi
- Travmatik bağlanma
- Otorite kaybı
- Suçluluk hissi
Lima Sendromu Tedavi Edilebilir mi?
Lima sendromu, tedavi edilebilir psikolojik hastalıklar arasında yer alır. Fakat bu durumun tedavi edilebilmesi için kişinin, yaşadığı durumun farkında olması gereklidir. Bazı durumlarda kişiler, bunun psikolojik bir problem olduğunu anlamaz ve anlık olarak gelişen duygular ile hareket edildiğini düşünür.
Fakat bu durum sadece duygu ile hareket edilmesi değildir. Aynı zamanda kişinin bilinçaltı düşüncelerinin ve travmalarının da ortaya çıkma anıdır. Kişinin bilinçaltında yer alan travmalar, bazı durumlarda tetiklenir ve ortaya çıkar. Bu nedenle kişinin tedavi edilmesi gerekir. Tedaviler, uzman psikologlar tarafından gerçekleştirilir. Gerekli olunması halinde ise hastalar, psikiyatristlere yönlendirilir ve ilaç tedavisine başlanır.
İlaç tedavisinden önce ise bilişsel davranışçı terapi uygulamaları önerilir. Böylelikle kişi kendisinin ve yaşadığı bu durumun farkına varır. Bazı kişiler, toplu terapilere de katılarak kendilerini daha iyi hissedebilir. Aynı problemi yaşayan kişilerin bir araya gelmesi ile duygular daha rahat bir şekilde ifade edilir. Kişi, kendisi ile benzer şeyleri yaşayan kişilere kendisini daha rahat anlatacağı için bu durum faydalı olabilir. Toplu terapiler de yine uzman psikologlar ve psikiyatristler tarafından gerçekleştirilir ve belirli aralıklarla seans düzenlenir.
Yaşanan travmalar, kişilerin uzun süreli terapi görmesine neden olabilir. Terapiler öncelikle sık sık gerçekleştirilir, sonrasında ise bu sıklık azaltılır. Kişinin psikolojik durumuna bağlı olarak seanslar belirlenir. Psikoterapi, lima sendromu için en etkili tedavi yöntemi olarak kabul edilir.
Lima sendromu olan kişilerde ve bu duruma maruz kalan kişilerde, travma sonrası stres bozukluğu gibi durumların meydana gelme ihtimali de oldukça yüksektir. Bu nedenle de rehine konumunda olan kişilerin bir süre terapi görmesi önerilir. İlk başta kişi durumun farkına varamaz ve yaşadığı olayın şokunu atlatamaz. Bu durumda psikolojik destek oldukça önemlidir.
Lima Sendromu Farklı Şekillerde Ortaya Çıkar mı?
Evet, bu durum sadece bir rehin - rehine ilişkisi değildir. Günlük hayatta da bu sendromun belirtileri görülebilir. Örnek vermek gerekirse katı bir patron ile personeli arasında böyle bir durumun gerçekleşmesi mümkündür. Aile hayatında, ikili ilişkilerde, arkadaşlıklarda ve diğer birçok alanda bu sendrom ortaya çıkabilir.
Bu sendromun temeli, kişinin başkasına zarar verme arzusudur. Fakat kişiye zarar vermez ve bu süreçte özel bir bağ gelişir. Bu bağ sayesinde kişinin zarar verme isteği de ortadan kalkar. Kişinin zarar verme isteğinin ortadan kalkması çoğu zaman sağlıklı bir durum olarak değerlendirilir. Fakat bu noktada asıl önemli olan kısım, zarar verme isteğinin ortadan kalkma süreci ve bu süreçte yaşanan psikolojik problemlerdir.