Menopoz Nedir?
Menopoz, yumurtalıkların işlevlerinin azalması sonucunda östrojen ve progesteron hormonlarının üretiminin düşmesi ve adet kanamalarının kalıcı olarak sona ermesiyle ortaya çıkan doğal bir yaşam dönemidir. Tıbbi olarak menopoz tanısı, başka bir neden bulunmaksızın 12 ay boyunca adet görülmemesi sonrasında konur.
Menopoz tek bir anda gerçekleşen bir değişim değildir. Yumurtalık rezervinin azalması ve hormon seviyelerindeki dalgalanmalar menopozdan yıllar önce başlayabilir. Bu geçiş dönemine perimenopoz adı verilir. Perimenopoz sırasında adet düzensizlikleri, sıcak basması, gece terlemesi, uyku problemleri ve duygu durum değişiklikleri görülebilir.
Menopoz sonrasında östrojen düzeyinin azalması yalnızca adet düzenini değil kemik, kalp-damar sistemi, cilt, vajinal dokular ve idrar yolları gibi farklı sistemleri de etkileyebilir. Bu nedenle menopoz dönemindeki sağlık takibi yalnızca sıcak basması gibi belirtilerin kontrolüne değil, uzun dönem sağlık risklerinin değerlendirilmesine de odaklanır.
Menopoz Paketi Nedir?
Medical Park Menopoz paketi, menopoz ve perimenopoz dönemindeki kadınların genel sağlık durumunun kapsamlı şekilde değerlendirilmesine yönelik olarak oluşturulan bir check-up programıdır. Menopoz döneminde hormonal değişimlerin yanı sıra kemik sağlığı, metabolik durum, kalp-damar sağlığı ve kadın sağlığıyla ilişkili farklı parametrelerin birlikte değerlendirilmesi önem taşır.
Menopoz paketi kapsamında kişinin yaşı, sağlık geçmişi ve mevcut ihtiyaçları doğrultusunda kadın hastalıkları ve doğum değerlendirmesi, gerekli laboratuvar tetkikleri, hormon değerlendirmeleri, kemik sağlığına yönelik incelemeler ve genel sağlık kontrolleri planlanabilir. Paket içeriği, kişinin klinik durumuna göre değişiklik gösterebilir.
Menopoz döneminde görülebilen sıcak basması, uyku sorunları, kilo değişiklikleri, kemik yoğunluğunda azalma, metabolik değişiklikler ve benzeri durumların değerlendirilmesi açısından düzenli kontroller önemlidir. Medical Park Menopoz Paketi, bu döneme özel sağlık ihtiyaçlarının bütüncül olarak değerlendirilmesine yardımcı olur.
Menopoz Ne Demek?
Menopoz kelimesi, kadınlarda doğurganlık döneminin sona erdiği ve adetlerin kalıcı olarak kesildiği biyolojik dönemi ifade eder. Ancak menopoz, kadınlık hormonlarının tamamen yok olduğu veya vücudun aniden farklı bir döneme geçtiği anlamına gelmez. Hormon düzeylerindeki değişiklikler kademeli şekilde gerçekleşir.

Menopoz öncesinde yumurtlama düzensizleşebilir ve adet aralıkları uzayıp kısalabilir. Bazı aylarda adet görülürken bazı aylarda görülmeyebilir. Bu dönemde gebelik ihtimali azalsa da tamamen ortadan kalkmış kabul edilmez.
Menopozdan sonraki dönem ise postmenopoz olarak adlandırılır. Bu dönemde adet kanamaları tekrar başlamaz. Menopoz sonrasında ortaya çıkan herhangi bir vajinal kanama normal kabul edilmemeli ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Menopoz Yaşı Kaçtır?
Doğal menopoz yaşı kişiden kişiye değişmekle birlikte çoğu kadında 45–55 yaş arasında görülür. Ortalama menopoz yaşı genellikle 50'li yaşların başlangıcı civarındadır.
Menopoz yaşının belirlenmesinde genetik özellikler önemli rol oynar. Annenin veya yakın kadın akrabaların menopoz yaşı, kişinin menopoz zamanlaması hakkında fikir verebilir. Bununla birlikte sigara kullanımı, yumurtalıklara yönelik ameliyatlar, bazı kanser tedavileri ve çeşitli sağlık sorunları menopozun daha erken ortaya çıkmasına yol açabilir.
40 yaşından önce yumurtalık fonksiyonlarının belirgin şekilde azalması prematür over yetmezliği olarak değerlendirilir. 40–45 yaş arasında ortaya çıkan menopoz ise erken menopoz olarak tanımlanabilir. Erken yaşta adetlerin kesilmesi durumunda nedenin belirlenmesi için uzman değerlendirmesi önemlidir.
Menopoz Belirtileri Nelerdir?
Menopoz belirtileri hormon düzeylerindeki değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkar ve her kadında aynı şekilde görülmez. Bazı kadınlarda belirtiler oldukça hafifken bazı kişilerde günlük yaşamı ve uyku kalitesini belirgin biçimde etkileyebilir.
En sık görülen menopoz belirtileri şunlardır:
- Adet düzensizlikleri
- Adet aralarının uzaması veya kısalması
- Sıcak basması
- Gece terlemesi
- Uykuya dalma veya uykuyu sürdürme güçlüğü
- Çarpıntı hissi
- Duygu durum değişiklikleri
- Sinirlilik veya huzursuzluk
- Konsantrasyon güçlüğü
- Vajinal kuruluk
- Cinsel ilişkide rahatsızlık veya ağrı
- Cinsel istekte değişiklik
- İdrar yolu yakınmalarında artış
- Cilt ve saç yapısında değişiklikler
- Kas ve eklem ağrıları
Adet Düzensizlikleri
Menopoza geçiş döneminde yumurtalıkların hormon üretiminde meydana gelen dalgalanmalar adet düzenini doğrudan etkileyebilir. Daha önce düzenli seyreden adetler zamanla düzensizleşebilir, bazı aylarda beklenenden erken başlayabilir, bazı aylarda ise gecikebilir veya hiç görülmeyebilir. Kanama miktarında da değişiklik olabilir adetler bazı dönemlerde daha yoğun, bazı dönemlerde ise daha hafif seyredebilir.
Perimenopoz sürecinde görülen bu değişiklikler çoğu zaman doğal hormonal geçişin bir parçasıdır. Ancak çok yoğun kanama, uzun süren adetler, iki adet arasında kanama veya menopoz sonrasında yeniden kanama görülmesi durumunda farklı nedenlerin araştırılması gerekir.
Adet Aralarının Uzaması veya Kısalması
Menopoza yaklaşırken adet döngüsünün süresi değişken hale gelebilir. Bazı kişilerde iki adet arasındaki süre kısalırken bazı kişilerde belirgin şekilde uzayabilir. Örneğin daha önce 28 günde bir adet gören bir kişi, zamanla 21 günde bir veya 40–50 günlük aralıklarla adet görmeye başlayabilir.
Bu değişikliğin temelinde yumurtlamanın her ay düzenli gerçekleşmemesi ve hormon seviyelerindeki dalgalanmalar yer alır. Zaman ilerledikçe adetler daha seyrek hale gelebilir ve sonunda tamamen kesilebilir. Döngülerdeki değişikliklerin menopozla ilişkili olup olmadığı yaş, diğer belirtiler ve gerektiğinde hormonal değerlendirmelerle birlikte ele alınmalıdır.
Sıcak Basması
Sıcak basması, menopoz döneminde en sık görülen ve en karakteristik belirtilerden biridir. Genellikle yüz, boyun ve göğüs bölgesinde aniden başlayan yoğun bir sıcaklık hissi şeklinde ortaya çıkar. Bu his kısa sürede tüm vücuda yayılabilir ve beraberinde terleme, yüzde kızarma, çarpıntı veya hafif baş dönmesi görülebilir.
Sıcak basmaları birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar sürebilir ve gün içerisinde birden fazla kez tekrarlayabilir. Bazı kişilerde hafif seyrederken bazı kişilerde günlük yaşamı, iş performansını ve uyku düzenini belirgin şekilde etkileyebilir. Sıcak ortamlar, stres, alkol, kafein ve baharatlı yiyecekler bazı kişilerde sıcak basmalarını tetikleyebilir.
Gece Terlemesi
Gece terlemesi, sıcak basmasının uyku sırasında ortaya çıkan şekli olarak kabul edilir. Kişi gece boyunca yoğun terleme nedeniyle sık sık uyanabilir ve bazı durumlarda pijamasını veya çarşaflarını değiştirmek zorunda kalabilir. Bu durum uyku bütünlüğünü bozarak sabah yorgun uyanmaya neden olabilir.
Gece terlemelerinin uzun süre devam etmesi dikkat ve konsantrasyon sorunlarını, sinirlilik halini ve günlük enerji düşüklüğünü artırabilir. Menopoz döneminde sık görülmekle birlikte ateş, açıklanamayan kilo kaybı veya başka sistemik belirtilerle birlikteyse farklı sağlık sorunları açısından da değerlendirilmesi gerekebilir.
Uykuya Dalma veya Uykuyu Sürdürme Güçlüğü
Menopoz döneminde uyku sorunları oldukça yaygındır. Kişi yatağa girdikten sonra uykuya dalmakta zorlanabilir, gece sık sık uyanabilir veya sabah çok erken saatlerde uyanıp yeniden uyuyamayabilir. Gece terlemeleri ve sıcak basmaları uyku sorunlarının önemli nedenleri arasında yer alır.
Hormonal değişikliklerin yanı sıra stres, kaygı, çarpıntı hissi ve duygu durum değişiklikleri de uyku kalitesini etkileyebilir. Sürekli uyku eksikliği zamanla gündüz yorgunluğu, unutkanlık, performans düşüklüğü ve duygu durum dalgalanmalarına katkıda bulunabilir. Uyku sorunlarının uzun süre devam etmesi durumunda yaşam tarzı düzenlemelerinin yanı sıra profesyonel değerlendirme de gerekebilir.
Çarpıntı Hissi
Bazı kadınlar menopoz döneminde kalbin daha hızlı, daha güçlü veya düzensiz attığını hissedebilir. Çarpıntı kimi zaman sıcak basmasıyla birlikte ortaya çıkabilir, kimi zaman da bağımsız olarak hissedilebilir. Hormonal dalgalanmalar, stres, uykusuzluk, kafein tüketimi ve anksiyete bu şikâyetin artmasına katkıda bulunabilir.
Bununla birlikte her çarpıntının menopozdan kaynaklandığı düşünülmemelidir. Çarpıntıya göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma, ciddi baş dönmesi veya ritim düzensizliği eşlik ediyorsa kardiyolojik değerlendirme önemlidir.
Duygu Durum Değişiklikleri
Menopoz döneminde hormon düzeylerindeki değişiklikler bazı kadınlarda duygu durumunda dalgalanmalara yol açabilir. Kişi kendisini bir dönem daha hassas, kaygılı veya üzgün hissederken başka dönemlerde daha huzursuz veya kolay öfkelenebilir.
Uyku bozuklukları, sıcak basmaları ve günlük yaşamı etkileyen fiziksel belirtiler de duygu durum değişikliklerini artırabilir. Menopoz tek başına depresyon anlamına gelmez ancak depresyon veya anksiyete öyküsü bulunan kişilerde bu dönemde belirtiler daha belirgin hale gelebilir. Uzun süren çökkünlük, yoğun kaygı veya günlük işlevlerde belirgin bozulma varsa profesyonel destek alınması önemlidir.
Sinirlilik veya Huzursuzluk
Menopoza geçiş döneminde kişinin tahammül eşiğinde değişiklikler yaşanabilir. Daha önce rahatsız etmeyen durumlar karşısında daha kolay sinirlenme, sabırsızlık veya iç huzursuzluk hissi görülebilir. Bu durum hormonal değişikliklerin yanı sıra uykusuzluk ve kronik yorgunlukla da ilişkili olabilir.
Sinirlilik kişinin sosyal yaşamını, aile ilişkilerini veya iş performansını etkileyebilir. Belirtilerin sürekli hale gelmesi veya kişinin kendisini kontrol etmekte zorlandığını hissetmesi durumunda yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerekirse psikolojik destek faydalı olabilir.
Konsantrasyon Güçlüğü
Menopoz döneminde bazı kadınlar odaklanmakta zorlandığını, kelime bulmakta güçlük çektiğini veya daha unutkan olduğunu ifade edebilir. Günlük dilde “beyin sisi” olarak tanımlanan bu durum, perimenopoz ve menopoz döneminde sık bildirilen yakınmalardan biridir.
Hormonal değişiklikler doğrudan etkili olabileceği gibi uyku bozuklukları, stres ve sıcak basmaları da zihinsel performansı olumsuz etkileyebilir. Çoğu kişide bu durum ciddi bir nörolojik hastalık anlamına gelmez ancak belirgin unutkanlık, yön kaybı veya günlük işlevlerde bozulma varsa farklı nedenlerin değerlendirilmesi gerekir.
Vajinal Kuruluk
Östrojen düzeyinin azalması vajinal dokuların incelmesine, elastikiyetinin azalmasına ve doğal nem miktarının düşmesine neden olabilir. Bunun sonucunda vajinal kuruluk, yanma, kaşıntı veya hassasiyet gelişebilir. Bu şikâyetler menopoz sonrası dönemde giderek daha belirgin hale gelebilir.
Vajinal kuruluk yalnızca günlük rahatsızlık oluşturmakla kalmaz, cinsel ilişki sırasında ağrıya da yol açabilir. Vajinal nemlendiriciler, kayganlaştırıcı ürünler ve uygun hastalarda lokal hormonal tedaviler gibi seçenekler değerlendirilebilir.
Cinsel İlişkide Rahatsızlık veya Ağrı
Menopoz döneminde vajinal kuruluk, doku incelmesi ve elastikiyet kaybı cinsel ilişki sırasında yanma, batma veya ağrı hissine neden olabilir. Bu durum tıbbi olarak disparoni olarak adlandırılır ve menopoz sonrası dönemde sık görülebilir.
Ağrılı cinsel ilişki zaman içinde cinsel isteğin azalmasına ve kişinin ilişkiden kaçınmasına yol açabilir. Şikâyetlerin uzun süre devam etmesi durumunda yalnızca kayganlaştırıcı kullanmak yeterli olmayabilir. Vajinal dokuların durumu değerlendirilerek kişiye uygun tedavi seçenekleri planlanabilir.
Cinsel İstekte Değişiklik
Menopoz döneminde cinsel istekte azalma görülebilir ancak bu durum her kadında ortaya çıkmaz. Libido; hormon düzeyleri, ilişki kalitesi, vajinal kuruluk, uyku düzeni, stres, kullanılan ilaçlar ve kişinin genel sağlık durumundan etkilenebilir.
Bazı kadınlarda cinsel isteğin azalmasının temel nedeni hormonal değişikliklerden çok cinsel ilişki sırasında yaşanan ağrı veya rahatsızlıktır. Bu nedenle cinsel istekteki değişiklik değerlendirilirken fiziksel ve psikolojik faktörlerin birlikte ele alınması önemlidir.
İdrar Yolu Yakınmalarında Artış
Menopoz döneminde östrojenin azalması vajina ve idrar yollarını çevreleyen dokuların yapısını etkileyebilir. Bu değişiklikler sık idrara çıkma, ani idrara gitme ihtiyacı, idrar yaparken yanma veya idrar kaçırma gibi yakınmalara yol açabilir.
Bazı kadınlarda menopoz sonrasında tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığı da artabilir. Özellikle sık enfeksiyon, kanlı idrar, ateş veya şiddetli yanma gibi belirtiler varsa yalnızca menopozla ilişkilendirilmemeli ve gerekli değerlendirme yapılmalıdır.
Cilt ve Saç Yapısında Değişiklikler
Östrojen seviyesindeki düşüş cildin kolajen yapısını, nem tutma kapasitesini ve elastikiyetini etkileyebilir. Bunun sonucunda cilt zamanla daha kuru, daha ince veya daha hassas hale gelebilir. Bazı kadınlarda kaşıntı ve hassasiyet de artabilir.
Saç tellerinde incelme, saç yoğunluğunda azalma veya saç yapısında değişiklikler görülebilir. Bununla birlikte belirgin saç dökülmesinde tiroid hastalıkları, demir eksikliği veya farklı hormonal nedenler de araştırılmalıdır.
Kas ve Eklem Ağrıları
Menopoz döneminde kaslarda sertlik, eklemlerde ağrı ve sabahları hareketlere başlarken tutukluk gibi yakınmalar görülebilir. Özellikle diz, omuz, sırt, el ve kalça bölgelerinde rahatsızlık hissedilebilir.
Hormon düzeylerindeki değişiklikler kas-iskelet sistemi üzerinde etkili olabileceği gibi yaşla birlikte ortaya çıkan kas kaybı ve eklem değişiklikleri de belirtilere katkıda bulunabilir. Düzenli yürüyüş, direnç egzersizleri, yeterli protein alımı ve sağlıklı kilo aralığının korunması kas ve kemik sağlığını destekleyebilir. Şiddetli veya sürekli eklem ağrıları ise farklı romatolojik ya da ortopedik nedenler açısından değerlendirilmelidir.
Erken Menopoz Belirtileri Nelerdir?
Erken menopozda görülen belirtiler doğal menopoz belirtilerine benzer. Temel fark, bu şikâyetlerin beklenenden daha genç yaşlarda ortaya çıkmasıdır. Erken menopoz belirtileri arasında; adetlerin düzensizleşmesi veya tamamen kesilmesi, sıcak basması, gece terlemesi, vajinal kuruluk, uyku bozukluğu ve duygu durum değişiklikleri bulunabilir.
Ancak genç yaşta adet düzensizliği her zaman erken menopoz anlamına gelmez. Polikistik over sendromu, tiroid hastalıkları, aşırı kilo kaybı, yoğun egzersiz, stres, prolaktin yüksekliği ve bazı ilaçlar da adetlerin düzensizleşmesine veya geçici olarak kesilmesine neden olabilir.
Bu nedenle özellikle 40 yaşından önce adetlerin uzun süre kesilmesi durumunda hormonal değerlendirme yapılması önemlidir. Erken menopoz veya prematür over yetmezliği tespit edildiğinde kemik ve kalp-damar sağlığı açısından da uzun dönem takip gerekebilir.
Yalancı Menopoz Belirtileri Nelerdir?
“Yalancı menopoz” tıbbi olarak standart bir tanı değildir. Bu ifade günlük kullanımda genellikle menopozu düşündüren belirtilerin geçici olarak ortaya çıktığı veya yumurtalık fonksiyonlarının ilaçlar ya da farklı sağlık durumları nedeniyle geçici biçimde baskılandığı durumları tarif etmek için kullanılır.
Adetlerin kesilmesi, sıcak basması, gece terlemesi, vajinal kuruluk ve duygu durum değişiklikleri menopozu düşündürebilir ancak aynı belirtiler bazı hormonal hastalıklar, yoğun stres, aşırı egzersiz, hızlı kilo kaybı veya kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak da gelişebilir.
Bazı jinekolojik hastalıkların tedavisinde yumurtalık fonksiyonları ilaçlarla geçici olarak baskılanabilir. Böyle durumlarda menopoz benzeri belirtiler görülebilir ancak tedavi sona erdiğinde yumurtalık fonksiyonları tekrar başlayabilir. Bu nedenle yalnızca belirtilere bakarak “menopoz” veya “yalancı menopoz” tanısı koymak doğru değildir. Adet düzensizliğinin süresi, yaş ve hormonal değerlendirmeler birlikte ele alınmalıdır.
Menopoz Testi Nedir?
Menopoz tanısı çoğu zaman kişinin yaşı, adet düzeni ve klinik belirtileri değerlendirilerek konur. Özellikle 45 yaş üzerindeki kadınlarda tipik belirtilerle birlikte 12 ay boyunca adet görülmemesi menopoz tanısı için çoğu zaman yeterlidir.
Bazı durumlarda kan testlerinden yararlanılabilir. En sık değerlendirilen hormonlardan biri FSH (folikül uyarıcı hormon) düzeyidir. Yumurtalık fonksiyonlarının azalmasıyla birlikte FSH seviyesi yükselebilir. Östradiol düzeyleri ise düşebilir.
Ancak perimenopoz döneminde hormon seviyeleri günler ve haftalar arasında önemli ölçüde değişebildiği için tek bir FSH sonucu menopozu kesin olarak göstermeyebilir. Adet düzensizliğinin farklı nedenlerini araştırmak amacıyla gerektiğinde tiroid hormonları, prolaktin veya diğer hormonal testler de değerlendirilebilir.
Evde Menopoz Testi Nasıl Yapılır?
Evde kullanılan menopoz testleri genellikle idrardaki FSH düzeyini ölçmeye yönelik hazırlanır. Test çubuğu idrarla temas ettirildikten sonra sonuç ürünün kullanım talimatında belirtilen süre içinde değerlendirilir.
Yüksek FSH sonucu yumurtalık fonksiyonlarının azalmış olabileceğini düşündürebilir ancak tek başına kesin menopoz tanısı koydurmaz. Çünkü FSH seviyesi perimenopoz döneminde dalgalanabilir ve farklı günlerde farklı sonuçlar alınabilir.
Doğum kontrol hapı veya bazı hormonal ilaçların kullanılması da test sonuçlarını etkileyebilir. Ayrıca adet düzensizliğinin tiroid hastalıkları veya başka hormonal bozukluklardan kaynaklanması mümkündür.
Bu nedenle evde menopoz testi yalnızca ön bilgi sağlayabilir. Özellikle erken yaşta adet kesilmesi, yoğun kanama veya ciddi menopoz belirtileri varsa kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması gerekir.
Menopoza Ne İyi Gelir?
Menopoz döneminde uygulanabilecek yöntemler kişinin yaşadığı belirtilere göre değişir. Hafif belirtilerde yaşam tarzı düzenlemeleri yeterli olabilirken daha belirgin şikâyetlerde ilaç veya hormon tedavileri değerlendirilebilir.
Sıcak basması yaşayan kişilerde ortamın serin tutulması, kat kat giyinmek yerine kolay çıkarılabilir kıyafetler kullanmak ve sıcak içecek, baharatlı yiyecek veya alkol gibi kişisel tetikleyicileri belirlemek faydalı olabilir.
Düzenli fiziksel aktivite menopoz döneminde önemli bir yere sahiptir. Yürüyüş, direnç egzersizleri ve denge çalışmaları hem kilo kontrolüne hem de kemik ve kas sağlığının korunmasına destek olabilir.
Beslenmede sebze, meyve, tam tahıl, kaliteli protein kaynakları ve yeterli kalsiyum içeren besinlere yer verilmesi önemlidir. D vitamini düzeyi ve gerektiğinde takviye kullanımı hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Vajinal kuruluk yaşayan kişilerde nemlendiriciler ve kayganlaştırıcı ürünler yardımcı olabilir. Daha belirgin yakınmalarda lokal vajinal östrojen veya farklı tedaviler hekim tarafından değerlendirilebilir.
Uyku düzeninin korunması, kafeinin özellikle akşam saatlerinde azaltılması, sigaranın bırakılması ve sağlıklı kilo aralığının korunması da menopoz dönemindeki genel yaşam kalitesini destekleyebilir.
Menopoz Ne Kadar Sürer?
Menopozun kendisi, son adet kanamasından sonraki yaşam dönemini ifade eder. Ancak halk arasında “menopoz süresi” denildiğinde çoğunlukla sıcak basması ve adet düzensizliği gibi belirtilerin ne kadar devam ettiği sorulur. Menopoza geçiş dönemi yani perimenopoz birkaç yıl sürebilir. Bu süreçte hormon seviyeleri dalgalandığı için belirtiler dönem dönem artıp azalabilir.
Sıcak basması ve gece terlemesi gibi vazomotor belirtiler bazı kadınlarda birkaç yıl sürerken bazı kişilerde daha uzun süre devam edebilir. Vajinal kuruluk ve idrar yolu yakınmaları ise östrojen düzeyi düşük kaldığı için tedavi edilmediğinde zamanla devam edebilir veya artabilir. Bu nedenle menopoz süresi kişiden kişiye farklıdır ve belirtilerin mutlaka belirli bir yıl içerisinde sona ereceği söylenemez.
Menopoz Tedavisi Var mı?
Menopoz doğal bir yaşam dönemi olduğu için “menopozu ortadan kaldıran” bir tedaviden söz edilmez. Tedavinin amacı menopozla ilişkili belirtileri azaltmak, yaşam kalitesini artırmak ve uzun dönemde kemik sağlığı gibi alanlarda oluşabilecek riskleri yönetmektir.
Belirgin sıcak basması ve gece terlemesi yaşayan uygun hastalarda menopozal hormon tedavisi değerlendirilebilir. Tedavide östrojen kullanılabilir rahmi bulunan kadınlarda rahim iç tabakasını korumak için çoğunlukla progesteron veya progesteron benzeri ilaçlar da tedaviye eklenir.
Hormon tedavisi her kadın için uygun değildir. Meme kanseri öyküsü, açıklanamayan vajinal kanama, bazı pıhtılaşma hastalıkları veya belirli kalp-damar sorunları bulunan kişilerde tedavi seçenekleri farklı olabilir.
Hormon tedavisinin uygun olmadığı veya tercih edilmediği durumlarda sıcak basması gibi belirtiler için hormonal olmayan bazı ilaçlardan yararlanılabilir. Vajinal kuruluk ve idrar yolu yakınmalarında ise lokal tedaviler değerlendirilebilir.
Menopoz tedavisinin kişiye özel planlanması önemlidir. Yaş, menopozun başlangıç zamanı, belirtilerin şiddeti, kişinin tıbbi geçmişi ve bireysel risk faktörleri birlikte değerlendirilerek en uygun yaklaşım belirlenir.