Mide Fıtığı Nedir?
Mide fıtığı (hiatal herni), midenin bir kısmının diyaframda bulunan yemek borusu açıklığından göğüs boşluğuna doğru kayması sonucu oluşan bir sağlık sorunudur. Normalde diyafram kası, mide ile göğüs boşluğu arasında güçlü bir bariyer görevi görür. Ancak diyaframdaki açıklığın genişlemesi veya bu bölgedeki bağ dokularının zayıflaması sonucunda midenin üst kısmı yemek borusuna doğru yer değiştirerek mide fıtığını oluşturabilir.
Mideyi yemek borusuna bağlayan bölgede bulunan kas ve bağ dokularının zamanla gevşemesi ya da zayıflaması mide fıtığının gelişmesinde önemli rol oynar. Özellikle diyafram kasının elastikiyetini kaybetmesi veya karın içi basıncını artıran durumlar, midenin yukarı doğru yer değiştirmesine neden olabilir.
Mide fıtığı her zaman belirti vermeyebilir. Küçük fıtıklar uzun yıllar fark edilmeden kalabilirken, daha büyük fıtıklar mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olarak reflü şikayetlerini artırabilir. Bu nedenle mide fıtığı çoğu zaman gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) ile birlikte görülmektedir.
Mide Fıtığı Neden Olur?
Mide fıtığı genellikle diyafram kasının zayıflaması ve karın içi basıncının artması sonucu ortaya çıkar. Tek bir nedene bağlı gelişmeyebileceği gibi birden fazla risk faktörünün bir araya gelmesiyle de oluşabilir.
Mide fıtığına neden olabilecek başlıca faktörler şunlardır:
- Yaşlanmaya bağlı kas ve bağ dokularının zayıflaması
- Genetik yatkınlık ve bağ dokusunun yapısal olarak zayıf olması
- Obezite nedeniyle karın içi basıncının artması
- Kronik kabızlık nedeniyle uzun süre ıkınma
- Sürekli ve şiddetli öksürük
- Ağır yük kaldırmayı gerektiren işler
- Gebelik sırasında karın içi basıncının artması
- Sigara kullanımı
- Sağlıksız beslenme alışkanlıkları
- Yoğun stresin sindirim sistemi üzerinde oluşturduğu olumsuz etkiler
Özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerde mide fıtığı görülme sıklığı artmaktadır. Bunun nedeni yaşla birlikte diyafram kaslarının ve bağ dokularının doğal olarak güç kaybetmesidir.
Mide fıtığının kendisi çoğu zaman hayati tehlike oluşturmasa da bazı hastalarda ciddi reflüye, yemek borusunda tahrişe, ülser oluşumuna ve yaşam kalitesini düşüren şikayetlere neden olabilir. Yapılan araştırmalar reflü hastalarının önemli bir bölümünde mide fıtığı bulunduğunu göstermektedir.
.jpg)
Mide Fıtığı Çeşitleri Nelerdir?
Mide fıtığı temel olarak iki farklı tipte görülür.
Paraözofageal Mide Fıtığı
Paraözofageal mide fıtığı daha nadir görülen ancak daha ciddi sonuçlara yol açabilen bir mide fıtığı türüdür. Bu durumda mide, yemek borusunun yanından göğüs boşluğuna doğru ilerler. Özellikle kadınlarda daha sık görüldüğü bilinmektedir.
İlerleyen vakalarda midenin önemli bir bölümü göğüs boşluğuna kayabilir. Kan dolaşımının bozulması sonucu mide dokusunda hasar gelişebileceği için paraözofageal mide fıtığı yaşamı tehdit eden komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle çoğu hastada cerrahi tedavi önerilir ve tedavinin geciktirilmemesi gerekir.
Sliding Hernia (Kayma Tipi Mide Fıtığı)
Sliding hernia, yani kayma tipi mide fıtığı en sık görülen mide fıtığı çeşididir. Bu tipte mide ile yemek borusunun birleşim noktası birlikte yukarı doğru kayar.
Kayma tipi mide fıtığı çoğunlukla reflü hastalığı ile ilişkilidir. Mide asidi daha kolay şekilde yemek borusuna ulaştığı için göğüste yanma, ekşime ve ağıza acı su gelmesi gibi belirtiler daha sık görülür.
Erken dönemde yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabilen bu durum, ilerleyen dönemlerde büyüyebilir ve bazı hastalarda daha ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle belirtilerin uzun süre devam etmesi durumunda uzman değerlendirmesi önemlidir.
Mide Fıtığı Belirtileri
Mide fıtığı başlangıç döneminde çoğu zaman herhangi bir belirti oluşturmaz. Özellikle küçük mide fıtıkları başka bir nedenle yapılan endoskopi veya görüntüleme sırasında tesadüfen saptanabilir.
Fıtık büyüdükçe veya reflü gelişmeye başladığında şu belirtiler ortaya çıkabilir:
- Göğüs kemiğinin arkasında yanma hissi
- Mide ekşimesi
- Ağza acı su veya gıda gelmesi
- Yemeklerden sonra göğüste dolgunluk hissi
- Göğüsten boğaza doğru yayılan ağrı
- Gece başlayan öksürük atakları
- Ses kısıklığı
- Boğazda tahriş hissi
- Ağız kokusu
- Sık geğirme
- Şişkinlik
Özellikle eğilme, ağır kaldırma veya yemeklerden sonra uzanma gibi karın içi basıncını artıran durumlarda şikayetler belirgin şekilde artabilir.
Paraözofageal mide fıtığında ise belirtiler farklılık gösterebilir. Yemek sonrası erken doyma hissi, yutma güçlüğü, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve bazı vakalarda mide kanaması görülebilir. Kusmukta kahve telvesi görünümü veya siyah renkli dışkılama gibi belirtiler gelişmesi acil tıbbi değerlendirme gerektirir.
Mide Fıtığı Tedavisi Yöntemleri Nelerdir?
Mide fıtığı tedavisi hastanın şikayetlerine, fıtığın büyüklüğüne ve reflü varlığına göre planlanır. Küçük ve belirti vermeyen mide fıtıkları çoğu zaman yalnızca takip edilir.
Reflü yakınmaları bulunan hastalarda mide asidini azaltan ilaçlar kullanılabilir. Bunun yanında yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin önemli bir parçasını oluşturur.
Mide fıtığı olan kişilerin dikkat etmesi gereken yaşam tarzı önerileri şunlardır:
- Az ve sık öğünlerle beslenmek
- Yağlı, baharatlı ve asitli yiyecekleri sınırlandırmak
- Çikolata, kahve ve gazlı içecekleri mümkün olduğunca azaltmak
- Yemekten sonra en az 2-3 saat uzanmamak
- Gece yatarken baş kısmını yaklaşık 15-20 santimetre yükseltmek
- Sağlıklı kiloyu korumak
- Sigarayı bırakmak
- Kabızlığı önlemek
- Karın içi basıncını artıracak ağır kaldırma gibi aktivitelerde dikkatli olmak
Bu önlemler birçok hastada belirtilerin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.
.jpg)
Mide Fıtığı Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?
Her mide fıtığı ameliyat gerektirmez. Hafif vakalarda ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olabilir. Ancak bazı hastalarda cerrahi tedavi en uygun seçenek haline gelir.
Aşağıdaki durumlarda mide fıtığı ameliyatı düşünülebilir:
- İlaç tedavisine rağmen devam eden şiddetli reflü
- Büyük mide fıtığı bulunması
- Yemek borusunda hasar gelişmesi
- Sürekli yutma güçlüğü yaşanması
- Paraözofageal mide fıtığı saptanması
- Midenin sıkışması veya kan dolaşımının bozulma riskinin bulunması
- Tekrarlayan mide kanamaları
Mide fıtığı ameliyatı günümüzde çoğunlukla laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılmaktadır. Bu yöntemde karın duvarına açılan küçük kesilerden özel cerrahi aletler kullanılarak mide anatomik yerine yerleştirilir, diyaframdaki açıklık onarılır ve gerektiğinde reflüyü önlemeye yönelik fundoplikasyon işlemi uygulanabilir.
Laparoskopik mide fıtığı ameliyatı, açık cerrahiye göre daha küçük kesi, daha az ağrı, daha düşük enfeksiyon riski ve daha kısa iyileşme süresi gibi avantajlar sağlayabilir. Ancak hangi yöntemin uygulanacağına hastanın genel sağlık durumu, fıtığın tipi ve büyüklüğü ile yapılan tetkikler doğrultusunda genel cerrahi uzmanı karar verir.
Mide Fıtığından Korunmak İçin Neler Yapılabilir?
Mide fıtığını tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da sağlıklı yaşam alışkanlıkları riski azaltmaya yardımcı olabilir.
Bunun için:
- İdeal vücut ağırlığını korumaya özen gösterin.
- Lif açısından zengin beslenerek kabızlığı önleyin.
- Düzenli fiziksel aktivite yapın.
- Ağır yük kaldırırken doğru teknikleri kullanın.
- Sigara kullanımından kaçının.
- Reflüyü artıran yiyecek ve içecekleri sınırlandırın.
- Yemeklerden hemen sonra uzanmayın.
- Gece uyurken baş kısmınızı hafif yüksekte tutun.
- Uzun süre devam eden mide yanması ve reflü şikayetlerini ihmal etmeyerek uzman değerlendirmesine başvurun.
Erken tanı ve uygun tedavi ile mide fıtığına bağlı şikayetler büyük ölçüde kontrol altına alınabilir ve olası komplikasyonların gelişme riski azaltılabilir.