Milia Nedir?
Milia, keratin proteininin epidermis tabakasının altındaki bölgeye hapsolmasıyla oluşan kistik yapılar olarak tanımlanabilir. Cildin yüzeyinde beliren bu yapılar, enfeksiyon veya bakteri kaynaklı kistler olmadıkları için kızarıklık ya da ağrı hissine neden olmaz.
Komedon veya sivilcelerden farklı olarak sıkılarak boşaltılmaları mümkün değildir. Milialara uygulanan bilinçsiz müdahaleler cilt yapısında kalıcı lezyonların oluşmasına neden olabilir.
Zamanında müdahale edilmeyen ve uygun temizleme rutinleriyle desteklenmeyen milialar, cildin alt katmanlarında uzun süre kalabilir. Bu durum estetik açıdan rahatsızlık verebilir. Milia oluşumu görüldüğünde detaylı bir cilt analizi yapılması gereklidir.
Milia Türleri Nelerdir?

Milia türleri, kistlerin oluşum mekanizmasına, ortaya çıktığı yaş grubuna ve geliştiği anatomik bölgeye göre farklı türlerde değerlendirilir. Her milia türünün altında yatan neden farklılık gösterebileceği için uygulanacak bakım ve tedavi yaklaşımları da farklılık gösterir.
Bebeklik döneminde görülen fizyolojik oluşumlar kendiliğinden gerileme eğilimindeyken, yetişkinlerde travma veya bazı ürünlerin kullanımı sonrası oluşabileceği için tedavi gerektirir. Milia çeşitleri şunlardır:
Primer (Birincil) Milia: Herhangi bir travma ya da cilt hasarı olmaksızın, direkt olarak cildin doğal dökülme döngüsünün aksaması sonucu ölü cilt hücrelerinin gözeneklerde sıkışmasıyla meydana gelen ve en sık rastlanan milia türü olarak bilinir. Genellikle yetişkinlerde ve çocuklarda göz çevresi, göz kapakları, yanaklar ve alın bölgesinde gelişim gösterir.
Sekonder (İkincil) Milia: Ciltte meydana gelen derin bir travma, güneş yanığı, su toplaması, soyucu kimyasal peeling veya lazer işlemleri sonrasında ter kanallarının ya da kıl foliküllerinin zarar görmesiyle oluşum gösteren milia türüdür. Hasar gören cilt dokusunun iyileşme sürecinde ter bezlerinin tıkanmasına bağlı olarak travmanın gerçekleştiği bölgede yoğun bir şekilde oluşur.
Neonatal (Yenidoğan) Milia: Doğumdan hemen sonraki ilk birkaç hafta içinde bebeklerin yaklaşık %50’sinde görülen, zararsız ve fizyolojik bir cilt durumu olarak bilinir. Genellikle burun kanatlarında, yanaklarda ve ağız çevresinde beliren bu kabarcıklar, anneden bebeğe geçen hormonların etkisine bağlı olarak ortaya çıkar. Aynı zamanda henüz tam gelişmemiş yağ bezleri sebebiyle de oluşabilir ve çoğunlukla birkaç hafta içinde kendiliğinden kaybolur.
Milia En Plaque: Genellikle kulak arkasında, göz kapağında, çene hattında veya yanaklarda birden fazla kistin bir araya gelmesiyle oluşan nadir bir mila türüdür. Otoimmün cilt hastalıkları veya diskoid lupus gibi rahatsızlıklarla ilişkili olarak oluşum göstermesi mümkündür. Bu milia türü orta yaş ve üzeri kadınlarda daha sık gözlemlenir.
Çoklu Eruptif Milia: Yüz, boyun, üst kol ve gövde bölgesinde aniden ortaya çıkan, birkaç hafta veya ay içerisinde hızlı bir şekilde yayılım gösteren ve birden fazla kistin bir araya gelmesi ile oluşan milia türüdür. Kaşıntı ile birlikte seyredebilen bu kistler, genetik yatkınlıklar veya bazı ilaçların uzun süreli kullanımı sonucunda oluşabilir.
Milia Neden Olur?
Milia, cildin doğal soyulma mekanizmasının aksaması ve ölü hücre tabakasının gözeneklerden atılamayıp deri altına hapsolması sebebiyle oluşur. Yaşlanma süreciyle birlikte hücresel yenileme hızının yavaşlamaya başlaması, cilt tipine uygun olmayan kozmetik ürünlerin kullanımı gibi nedenlere bağlı olarak da milia oluşumuna rastlanır.
Güneşin kronik doku hasarına neden olması, derinin üst katmanını kalınlaştırarak ölü hücrelerin dökülmesini engeller ve gözeneklerin kapanmasına neden olur.
Aynı zamanda makyajın ciltten tam olarak temizlenmemesi de yine gözeneklerin kapanmasına yol açarak, milia oluşumunu tetikler. İnce ve hassas göz altı dokusuna uygun olmayan yoğun yapılı göz çevresi kremlerinin bölgede birikmesi halinde ise göz altı milia oluşumu gözlemlenebilir.
Milia nedenleri şu şekilde sıralanabilir:
- Hücresel yenilenmenin yavaşlaması
- Yağ bazlı nemlendiricilerin, komedojenik içerikli ürünlerin gözenekleri tıkaması
- Güneş hasarı
- Doku kalınlaşması
- Cilt travmaları
- Dermabrazyon
- Kimyasal peeling
- Yetersiz cilt bakımı
Milialar Nasıl Geçer?
Milialar, cildin alt katmanlarında biriken keratin kistlerinin medikal veya estetik işlemler uygulanarak cildin yüzeyinden temizlenmesi ile geçer. Bu işlemin genellikle uzman hekimler tarafından uygulanması gereklidir. Evde miliaları sıkmak veya iğne ile temizlemeye çalışmak doku hasarına ve kalıcı cilt lekelerine neden olur. Yapılacak olan işlemin kişinin cilt tipine özel olarak planlanması gereklidir.
Bu süreçte doktorlar tarafından hastaya topikal kremler reçete edilebilir ve hücresel yenilenmeyi hızlandıran medikal bakım rutinleri önerilebilir. Böylelikle hafif seyreden vakalarda oluşan milialar zaman içerisinde ortadan kalkar. Şiddetli ve derin oluşum gösteren milialar için ise küçük cerrahi müdahalelere başvurulabilir. Milia tedavisi için şu yöntemlerin uygulanması mümkündür:
Sterilizasyon ve Derin Temizlik: Steril ve mikro ölçekli iğneler yardımıyla miliaların üzerindeki deri katmanında minik bir kanal açılır. Daha sonrasında ise komedon presiyle kist içeriği çıkarılır.
Topikal Retinoid ve Asit Uygulamaları: A vitamini türleri olarak bilinen retinoidler ile glikolik veya salisilik asit içeren medikal kremlerin kullanımı doktorlar tarafından önerilebilir.
Kimyasal Peeling: Cildin en üst katmanının özel solüsyonlarla kontrollü biçimde soyulması ile milia tedavisi gerçekleştirilebilir. Böylelikle ölü hücre birikimi ortadan kaldırılarak milia oluşumu engellenir.
Lazer ve Koterizasyon Tedavisi: Şiddetli, derin ve çoklu lezyonlarda, lazer tedavisi veya koterizasyon tedavisi ile keratin birikintisinin temizlenmesi mümkündür.
Kriyoterapi: Sıvı azot kullanılarak milia lezyonunun dondurulmasını ve dondurulan kist dokusunun birkaç gün içerisinde kabuklanarak kendiliğinden düşmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir.