Molluskum Kontagiozum

Molluskum Kontagiozum Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Molluskum kontagiozum, poxvirüs ailesinden molluskum kontagiozum virüsünün yol açtığı, deride ortası hafif çukur, inci parlaklığında küçük kabarcıklarla seyreden bulaşıcı bir cilt enfeksiyonudur. En sık 1-10 yaş arası çocuklarda görülür ve çoğu vakada aylar içinde kendiliğinden geriler.

Güncelleme :
Görüntüleme : 292
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Molluskum Kontagiozum Nedir?

Hastalığa neden olan virüs yalnızca insanı enfekte eder ve derinin en üst tabakası olan epidermiste çoğalır. Kan dolaşımına geçmediği için iç organları etkilemez, ateş ya da halsizlik gibi genel belirtiler yaratmaz. Virüsle karşılaştıktan sonra ilk kabarcıkların çıkması genellikle 2 ile 7 hafta sürer, bu süre bazen 6 aya kadar uzayabilir. Hastalık dünyanın her yerinde görülür, ancak sıcak ve nemli iklimlerde daha yaygındır. Çocuklarda kreş ve okul gibi kalabalık ortamlar, yetişkinlerde ise cinsel temas başlıca yayılma zeminidir.

Enfeksiyonun daha sık görüldüğü gruplar şunlardır:

  • 1-10 yaş arasındaki çocuklar
  • Atopik dermatit (kuru ve kaşıntılı seyreden egzama) olan çocuklar
  • Cinsel açıdan aktif genç yetişkinler
  • HIV enfeksiyonu, organ nakli ya da kanser tedavisi nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler
  • Güreş, judo ve yüzme gibi tenin tene ya da ortak ekipmana değdiği sporlarla uğraşanlar

Molluskum Kontagiozum Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın tek belirgin bulgusu deride beliren kabarcıklardır. Tıpta papül olarak adlandırılan bu yapılar deriden hafifçe kabarık, sert ve kubbe biçimlidir. Dermatoloji uzmanları, karakteristik görünümleri sayesinde çoğu zaman tek bakışta tanıyabilir. Kabarcıkların başlıca özellikleri şöyle sıralanabilir:

  1. Ten renginde, pembe ya da inci beyazı, parlak yüzeyli kabarcıklar.
  2. Tepede küçük bir çukurluk bulunur. İçinden çıkan beyaz, peynirimsi madde yoğun miktarda virüs taşır.
  3. Çoğu 2-5 milimetre çapındadır. Bağışıklığı zayıf kişilerde 1 santimetreyi aşan dev lezyonlar gelişebilir.
  4. Çocuklarda genellikle 10-20 arasında olur. Tek bir kabarcık da, yüzü aşan sayıda kabarcık da görülebilir.
  5. Çocuklarda gövde, koltuk altı, dirsek ve diz arkası ile yüz; yetişkinlerde alt karın, kasık, uyluk iç yüzü ve genital bölge öne çıkar; avuç içi ve ayak tabanında nadirdir.
  6. Kaşıma ya da sürtünmeyle virüs taşındığı için kabarcıklar çoğu zaman çizgi boyunca ya da kümeler halinde sıralanır.

Kaşıntı, Kızarıklık ve Egzama Benzeri Tepkiler

Lezyonlar çoğunlukla ağrısızdır, ancak yaklaşık her on çocuktan birinde çevrelerinde kaşıntılı, kuru ve kırmızı bir egzama alanı gelişir. Molluskum dermatiti adı verilen bu tablo kaşımayı artırdığı için yeni kabarcıkların çıkmasını kolaylaştırır. Bazı kabarcıklar ise bir anda kızarır, şişer ve iltihaplanmış gibi görünür. Çoğu durumda bu, bağışıklık sisteminin virüsü tanıyıp temizlemeye başladığının işaretidir ve lezyon birkaç hafta içinde kabuklanarak kaybolur. Buna karşın artan ağrı, sıcaklık, sarı akıntı ve bal rengi kabuk, impetigo gibi ikincil bir bakteriyel enfeksiyonu düşündürür. Göz kapağı kenarına yerleşen kabarcıklar da gözde kızarıklık ve sulanmaya, yani konjonktivite yol açabilir.

Molluskum Kontagiozum Neden Olur?

Virüs, enfekte deriyle doğrudan temas ya da virüsün bulaştığı nesneler aracılığıyla yayılır. Derideki küçük çizik, kuruluk ve tahrişler virüsün yerleşmesini kolaylaştırır. Başlıca bulaşma yolları şunlardır:

  • Ten tene temas: Oyun, temas sporları ve aile içindeki yakın temas
  • Ortak eşyalar: Havlu, banyo süngeri, giysi, oyuncak ve havuz kenarında ortak kullanılan yüzme tahtaları
  • Otoinokülasyon (kendine bulaştırma): Kaşıma, sıkma, tıraş ya da ağda ile virüsün kişinin kendi derisinde yeni bölgelere taşınması
  • Cinsel temas: Yetişkinlerde genital bölge, kasık ve alt karındaki lezyonların en sık nedeni

Havuz suyunun kendisinin virüsü taşıdığı gösterilmemiştir; yüzücülerdeki artışın ortak havlu ve ekipman kullanımından ve ıslak derinin daha kolay tahriş olmasından kaynaklandığı düşünülür. Virüs bağışıklık sisteminden saklanabildiği için hastalık aylarca sürebilir. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde vücut virüsü kontrol edemediğinden lezyonlar daha büyük, daha yaygın ve tedaviye dirençli olur. Bu nedenle yüzünde ve vücudunda çok sayıda lezyon bulunan yetişkinlerde altta yatan bir bağışıklık sorunu araştırılır. Genital yerleşimli vakalarda diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar için de test yapılması önerilir.

Molluskum Kontagiozum Tedavi Süreci

Sağlıklı çocuklarda tek tek lezyonlar yaklaşık 2 ay içinde kaybolur; hastalığın tamamen geçmesi ise çoğunlukla 6-12 ay, bazen 3-4 yıl sürer. Bu nedenle birçok hekim, lezyon sayısı az ve şikâyet yoksa beklemeyi ve izlemeyi önerir; bu yaklaşım iz kalma riskini de en aza indirir. Kaşıntı ve egzama, genital yerleşim, göz kapağı tutulumu, hızlı yayılma, bağışıklık yetmezliği ya da estetik ve sosyal kaygılar tedaviyi gündeme getirir. Yöntem seçilirken lezyonların sayısı ve yeri ile kişinin yaşı ve ağrıya toleransı dikkate alınır. Evde iğne, cımbız ya da tırnakla kabarcıkları patlatmak virüsü yaydığı ve iz bıraktığı için önerilmez.

Hekimin uygulayabileceği başlıca yöntemler şunlardır:

  • Kriyoterapi: Lezyon sıvı azotla dondurulur. Birkaç saniyelik yanma hissi olur ve işlem 2-4 hafta arayla tekrarlanabilir. Koyu tenli kişilerde geçici açık renkli leke bırakabilir.
  • Küretaj: Kabarcık, kaşık biçimli küçük bir aletle kazınarak çıkarılır. Öncesinde deriyi uyuşturan bir krem sürülebilir. Hızlı sonuç verir, ancak küçük çocuklarda ağrı ve korku nedeniyle her zaman uygun değildir.
  • Kabarcık oluşturan çözeltiler: Yalnızca hekim tarafından muayenehanede lezyonun üzerine sürülür ve birkaç saat içinde altında küçük bir su toplaması oluşturarak kabarcığın dökülmesini sağlar. Uygulama sırasında ağrı hissedilmez.
  • Topikal tedaviler: Deriye sürülen bu krem, jel ve çözeltiler lezyonu tahriş ederek bağışıklık yanıtını uyarır ya da virüs yüklü hücreleri eritir; reçeteyle ve hekim kontrolünde kullanılır.
  • Lazer tedavisi: Kan damarlarını hedefleyen lazerler, yaygın ya da diğer yöntemlere yanıt vermeyen lezyonlarda bir seçenektir.

Molluskum kontagiozum

Molluskum Kontagiozumdan Korunma Yöntemleri ve Yaşam Tarzı

Molluskum kontagiozuma karşı geliştirilmiş bir aşı yoktur; korunma, virüsün deriden deriye ve eşyalardan geçişini kesmeye dayanır. Aşağıdaki önlemler hem hasta kişide yeni lezyon çıkmasını hem de çevresindekilere bulaşmayı azaltır:

  • Eller, özellikle lezyonlara dokunduktan sonra sabun ve suyla yıkanmalıdır.
  • Kabarcıklar kaşınmamalı ve sıkılmamalı; giysiyle örtülmeyen bölgelerdekiler su geçirmez bantla kapatılabilir.
  • Havlu, sünger, tıraş bıçağı, giysi ve bornoz paylaşılmamalıdır.
  • Lezyonlu bölgede tıraş ve ağdadan kaçınılmalıdır.
  • Havuz ve spor salonunda lezyonlar bantla örtülmeli, ortak ekipman kullanımı sınırlandırılmalıdır.
  • Genital lezyonlar tamamen geçene kadar cinsel temastan uzak durulmalıdır; prezervatif yalnızca örttüğü alanı korur.
  • Egzaması olan çocuklarda deriyi düzenli nemlendirmek bariyeri güçlendirir ve yayılmayı yavaşlatır.

Çocuklarda Okul, Kreş ve Havuz

Molluskum kontagiozum okul ya da kreşten uzak kalmayı gerektirmez ve çocuk günlük yaşamına devam edebilir. Açıkta kalan lezyonların giysi ya da bantla örtülmesi ve oyuncakların düzenli temizlenmesi çoğu zaman yeterlidir. Kardeşlerin aynı küvette yıkanmaması ve ayrı havlu kullanması evde bulaşmayı önemli ölçüde azaltır.

Çocuklarda görülen bulaşıcı hastalıklar arasında ateş yapmadığı için kolayca gözden kaçar; banyo sırasında çocuğun derisine göz atmak erken fark etmeyi sağlar. Çocuklarda genital bölgedeki kabarcıklar çoğunlukla kaşıma yoluyla bu bölgeye taşınır, yine de hekim her vakayı ayrıca değerlendirir.

Molluskum Kontagiozum Tedavi Yöntemleri 

Molluskum kontagiozum, poxvirüs ailesinden bir virüsün neden olduğu, ortası göbekli ve inci gibi parlak kabarcıklarla kendini gösteren, genellikle zararsız seyirli bir deri enfeksiyonudur. En sık küçük çocuklarda, egzaması olanlarda ve bağışıklığı zayıf kişilerde görülür; yetişkinlerde ise çoğunlukla cinsel temasla bulaşır. Tanı büyük ölçüde muayeneyle konur, doku örneği yalnızca şüpheli durumlarda alınır. Sağlıklı çocuklarda hastalık çoğu zaman 6-12 ay içinde kendiliğinden geçer.

Yayılma, kaşıntı, genital bölge ya da göz çevresi tutulumu olduğunda kriyoterapi, küretaj, kabarcık oluşturan çözeltiler ve lazer gibi yöntemler iyileşmeyi hızlandırır. Kabarcıkları kaşımamak, kişisel eşyaları paylaşmamak ve lezyonları örtmek hem kişinin kendi derisinde hem de evdekilerde yayılmayı azaltır.

Çocuklarda yeni kabarcıklar fark edildiğinde çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına, yetişkinlerde ya da yaygın ve inatçı lezyonlarda ise dermatoloji uzmanına başvurulması önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Kabarcıkların büyük bölümü iz bırakmadan iyileşir. Kaşıma, sıkma ya da bakteriyel enfeksiyon sonrasında küçük çukur izler veya renk değişiklikleri kalabilir. Kriyoterapi ve küretaj da nadiren benzer izlere yol açar.

Hastalık kalıcı bir bağışıklık bırakmadığı için yeniden enfeksiyon mümkündür. Ancak iyileşme sırasında "yeniden çıktı" sanılan kabarcıkların bir kısmı, kuluçka dönemindeki eski lezyonların görünür hale gelmesidir.

Hayır. İyi huylu bir viral enfeksiyondur ve kötü huylu bir hastalığa dönüşmez. Yetişkinlerde tek ve büyümeye devam eden bir lezyon ise başka deri tümörlerinden ayırt etmek için incelenir.

Virüs plasentadan geçmez ve bebeğe zarar verdiği gösterilmemiştir. Doğum sırasında genital lezyonlardan bebeğe bulaşma çok nadir bildirilmiştir. Gebelikte ilaçlı seçenekler sınırlı olduğundan gerekirse dondurma ya da kazıma gibi fiziksel yöntemler tercih edilir.

Bir yaşın altında nadirdir; bunun anneden geçen antikorlarla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bu yaş grubunda deride benzer kabarcıklar görüldüğünde başka hastalıkları dışlamak için hekim muayenesi gerekir.

Bu bölgede ev yöntemleri ve deriyi tahriş eden ürünler kesinlikle kullanılmamalıdır. Tekrarlayan göz kızarıklığı varsa hem dermatoloji hem de göz hekimi değerlendirmesi istenir; kabarcık genellikle küretajla güvenli şekilde çıkarılır.

Serin kompres, kokusuz nemlendirici ve pamuklu giysiler kaşıntıyı azaltır. Tırnakları kısa tutmak, kaşıma sırasında virüsün başka bölgelere taşınma riskini düşürür. Belirgin egzama gelişirse hekim uygun bakım ürünlerini önerir.

Bu tür ev yöntemlerinin etkinliği bilimsel olarak gösterilmemiştir. Deride yanık, tahriş ve kalıcı leke bırakabilecekleri için özellikle çocuklarda ve yüz bölgesinde kullanılmamalıdır.

Son kabarcık tamamen kaybolana kadar bulaşma riski sürer. Kızarmış ya da kabuklanmış lezyonlar da virüs taşıyabilir, bu yüzden iyileşme dönemindeki kabarcıklar da örtülmelidir.

Bölge sabunlu suyla yıkanıp kurulanmalı ve temiz bir bantla kapatılmalıdır. Kabarcıktan çıkan madde virüs taşıdığı için dokunduktan sonra eller de yıkanmalıdır.

Evet, partnerin de deri muayenesinden geçmesi önerilir. Her iki kişi tedavi edilmezse virüs çiftler arasında karşılıklı olarak yeniden bulaşabilir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Uzm. Dr. Cemile Güler

Uzm. Dr.

Cemile Güler

Dermatoloji (Cildiye)

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam