Narsist Özellikleri Nelerdir?
Narsist özellikler, kişinin kendini olduğundan daha üstün görmesi, yoğun ilgi ve onay beklemesi, eleştiriye karşı aşırı hassas olması ve empati kurmakta zorlanmasıyla ilişkilidir.
Narsistik özellikler herkeste zaman zaman görülebilir ancak bu davranışlar sürekli hale geliyor, ilişkileri ve günlük yaşamı olumsuz etkiliyorsa uzman değerlendirmesi gerekebilir.
Narsist kişilerde görülebilecek özellikler şunlardır:
- Kendini özel, üstün veya ayrıcalıklı görme
- Sürekli beğenilme, takdir edilme ve onaylanma ihtiyacı
- Eleştiriye karşı aşırı hassasiyet
- Hatalarını kabul etmekte zorlanma
- Empati kurmakta güçlük çekme
- Başkalarının duygularını ve ihtiyaçlarını önemsememe
- İlişkilerde kontrolcü veya manipülatif davranma
- Kendi başarılarını abartma
- Başkalarını küçümseme veya değersizleştirme
- Haklı olduğunu düşünme ve özür dilemekte zorlanma
- İlgi odağı olma isteği
- Kıskançlık veya başkalarının kendisini kıskandığını düşünme
- Sınır ihlalleri yapma
- Suçluluk hissettirme veya karşı tarafı manipüle etme
Bu özelliklerin birkaçının görülmesi tek başına narsistik kişilik bozukluğu anlamına gelmez. Tanı, kişinin davranış örüntüsü, ilişkileri, işlevselliği ve psikolojik durumu birlikte değerlendirilerek psikiyatri uzmanı veya klinik psikolog tarafından konulmalıdır.
Narsist Kişilik Bozukluğu Nedir?

Yaygın olarak görülmesine ve çoğu zaman diğer psikiyatrik bozukluklarla beraber olmasına rağmen üzerinde en az çalışılan kişilik bozukluklarından birisidir.
Tedavinin oldukça zor olduğu bu durumda beraber ortaya çıkan diğer bozuklukların tedavisi de zorlaşabilir. Yapılan çalışmalarda narsist kişilik bozukluğunun ortaya çıkma sıklığı ve sosyodemografik özellikleri tanı kriterlerinin halen gelişme aşamasında olması nedeniyle net bir şekilde ortaya konamamıştır.
Ancak Avrupa ve ABD genelinde yapılan çalışmalar görülme sıklığının yüzde 0 ile 6.2 arasında olduğunu ve erkeklerde görülme oranının kadınlara göre daha fazla olduğunu göstermiştir. Klinik çalışmalarda ise kliniklere ayaktan başvuran nüfusta NKB görülme oranının yüzde 1 ila 17 arasında olduğu bulunmuştur. Ancak tanı kriterlerinin net olmaması nedeniyle bozukluğun görülme sıklığını net bir şekilde gösteren çalışma yoktur.
Narsist Kişilik Bozukluğu Neden Olur?
Narsist kişilik bozukluğunun tek bir nedeni yoktur genellikle genetik yatkınlık, çocukluk dönemi deneyimleri, aile tutumları, kişilik gelişimi ve çevresel faktörlerin birlikte etkisiyle ortaya çıktığı düşünülür.
Çocuklukta aşırı övülme, sürekli eleştirilme, duygusal ihmal, değersiz hissettirilme, sınırların sağlıklı öğretilmemesi veya ebeveynlerle kurulan ilişkinin dengesiz olması narsistik kişilik özelliklerinin gelişiminde rol oynayabilir.
Bazı kişilerde dışarıdan özgüven gibi görünen davranışların altında kırılgan benlik algısı, yoğun onay ihtiyacı ve eleştiriye karşı aşırı hassasiyet bulunabilir.
Bu nedenle narsist kişilik bozukluğu yalnızca “kendini beğenmişlik” olarak değerlendirilmemelidir. Kişinin ilişkilerini, iş yaşamını ve sosyal uyumunu etkileyen kalıcı bir davranış örüntüsü söz konusu olduğunda psikiyatri uzmanı veya klinik psikolog tarafından değerlendirme yapılması gerekir.
Narsist Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Narsist kişilik bozukluğu belirtileri, kişinin kendini aşırı önemli görmesi, sürekli ilgi ve onay beklemesi, eleştiriye karşı yoğun hassasiyet göstermesi ve empati kurmakta zorlanmasıyla ilişkilidir.
Bu belirtiler kişinin ilişkilerini, iş yaşamını ve sosyal çevresini olumsuz etkileyebilir.
Narsist kişilik bozukluğunda görülebilecek belirtiler şunlardır:
- Kendini özel, üstün veya ayrıcalıklı görme
- Sürekli beğenilme ve takdir edilme ihtiyacı
- Başarılarını, yeteneklerini veya önemini abartma
- Eleştiriye karşı aşırı hassas olma
- Hatalarını kabul etmekte zorlanma
- Empati kurmakta güçlük çekme
- Başkalarının duygu ve ihtiyaçlarını önemsememe
- İlişkilerde kontrolcü veya manipülatif davranma
- Kendi çıkarları için başkalarını kullanma eğilimi
- Başkalarını küçümseme veya değersizleştirme
- Haklı olduğunu düşünme ve özür dilemekte zorlanma
- İlgi odağı olma isteği
- Kıskançlık yaşama veya başkalarının kendisini kıskandığını düşünme
- Eleştirildiğinde öfke, kırılganlık veya savunmacı tavır gösterme
- Sınır ihlalleri yapma
Bu belirtilerin birkaçının görülmesi tek başına narsist kişilik bozukluğu tanısı anlamına gelmez. Tanı belirtilerin sürekliliği, kişinin ilişkilerine ve günlük yaşamına etkisi, davranış örüntüsü ve psikolojik değerlendirme sonucunda psikiyatri uzmanı veya klinik psikolog tarafından konulmalıdır.
Narsist Kişilik Bozukluğu Nedenleri Nelerdir?
Narsist kişilik bozukluğunun oluşma sebebi bilinmese de bilim insanları tarafından oluşturulan hipotezler, bu bozukluğun genetik, biyolojik veya psikososyal nedenlere bağlı oluşabileceğini göstermiştir.
- Genetik: Diğer kişilik bozukluklarında olduğu gibi NKB’nin de genetik sebeplere bağlı oluşabileceğine dair çalışmalar olsa da tutarlı sonuca ulaşılamamıştır. Genel olarak kişilik bozukluklarında kalıtım oranı yüzde 60’ın üzerinde bulunmuştur ve bu da genetik etkinin belirgin bir şekilde var olduğunu göstermiştir. NKB üzerinde yapılan ikiz çalışmaları ise kalıtımsal geçişin yüzde 25 ila 79 arasında değişebildiği sonucuna varmıştır.
- Biyolojik: Narsist kişilik bozukluğunun biyolojik faktörler ile ilişkisini araştıran çok fazla çalışma yoktur. Ancak yapılan çalışmalarda empati eksikliğinin nedeninin sinirsel bağlantılara bağlı olabileceği bulunmuştur.
- Psikososyal: Narsist kişilik bozukluğu gelişiminde ebeveynlerin rolünün olduğu düşünülmektedir. Özellikle aşırı korumacı ve çocuğa aşırı değer veren yaklaşımlar ile birlikte çocukluk döneminde ebeveynler tarafından soğuk veya sinirli davranışların ya da reddetme gibi durumların olması ilerleyen dönemlerde çocukta narsist kişilik bozukluğu oluşmasına katkıda bulunur. Yapılan çalışmalarda çocuklukta istismar ya da ihmalin de bu duruma yol açtığı gösterilmiştir.
Narsist Kişilik Bozukluğu Tanısı Nasıl Konulur?

Diğer psikiyatrik rahatsızlıkların ve kişilik bozukluklarının tanısında olduğu gibi narsist kişilik bozukluğu teşhisi için de Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM-5) kriterleri kullanılır. Ancak narsist kişilik bozukluğunda DSM-5 kriterleri ile ilgili tartışma halen devam etmekte olup bu durum, NKB’nin çok farklı şekilde klinik bulgularının olmasından kaynaklanır. DSM-5’te yer alan tanı kriterleri şu şekildedir:
- Görkemli bir öz-önem duygusuna sahip olma (başarıları ve yetenekleri abartma, uygun bir başarı olmadığı halde üstün olarak tanınma isteği gibi).
- Sınırsız başarı, güç, mükemmellik, güzellik veya ideal aşk fantezileriyle meşgul olma
- Özel ve benzersiz olduğuna inanma ve sadece diğer özel veya yüksek statülü kişiler (veya kurumlar) tarafından anlaşılabileceğine veya onlarla ilişki kurması gerektiğine inanma
- Kendisine karşı aşırı hayranlığa ihtiyaç duyma
- Bir hak etme duygusunun olması (özellikle beklentilerine göre olumlu davranış veya otomatik itaat gibi mantıksız beklentilerin olması)
- Diğer kişilere karşı istismarcılık ve kendi amaçlarına ulaşmak için başkalarından faydalanma
- Empati eksikliği (başkalarının duygularını ve ihtiyaçlarını tanımaya veya bunlarla özdeşleşmeye isteksizlik)
- Genellikle başkalarını kıskanma veya başkalarının kendisini kıskandığına inanma
- Kibirli davranış ve tutumlar gösterme
Bu DSM-5 kriterlerinden beş ya da daha fazlasının olması ile birlikte belirgin erken yetişkinlik döneminde başlayan ve çeşitli bağlamlarda ortaya çıkan büyüklenmecilik, beğenilme ihtiyacı ve empati eksikliğinin olması durumunda narsist kişilik bozukluğu tanısı konulur.
Narsistik Çeşitleri Nelerdir?
Narsistlik davranışların farklı sebeplerden oluştuğu iki farklı narsisizm türü vardır. İki türün ortak özellikleri olabilir ancak farklı çocukluk deneyimleriden kaynaklanırlar. Bu iki tip insanların ilişkilerde nasıl davranacaklarını da belirler.
- Büyüklenmeci Narsisizm: Bu davranışa sahip kişiler muhtemelen çocukluk dönemlerinde diğer insanlardan üstün ve ayrıcalıklıymış gibi muamele görmüşlerdir. Bu muameleye alıştıkları için yetişkin bireyler olduklarında büyüklenmeci tarzda davranışları devam eder. Övünme ve elit görünme eğiliminde olurlar. Büyüklenmeci narsizmi olan kişiler saldırgan, baskıcı bir tutum sergilerler ve önemli olduklarını göstermeye çalışırlar. Özgüvenleri yüksektir ve hassas kişiliğe sahip değillerdir.
- Kırılgan Narsisizm: Bu davranış genellikle çocukluk döneminde yaşanan ihmal ya da istismarın sonucudur. Bu davranışa sahip kişiler çok hassas yapıdadır. Narsistlik davranışların kendilerini yetersizlik duygularına karşı koruduklarını düşünürler. Başkalarından daha aşağı ya da üstün hissetmek arasında bocalarlar ve başkaları onlara özelmiş gibi davranmadıklarında alıngan ve endişeli olurlar.
Narsist Kişilik Bozukluğu Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Psikoterapiler ve ilaç tedavileri narsist kişilik bozukluğu olan kişilerde kullanılabilen tedavi yöntemlerinden olsa da öncelikle ilaç yerine psikoterapi uygulanır.
Ancak narsist kişilik bozukluğunun çeşitli diğer psikiyatrik rahatsızlıklar ile beraber görülebilmesi tedavi sürecini oldukça zorlaştırır. Ayrıca tanı kriterlerinin hala tartışılıyor olması nedeniyle klinik tanının konulması da zorlu bir süreçtir. Bu nedenle tanının doğru bir şekilde değerlendirilmesi oldukça önemlidir.
Narsist kişilik bozukluğu olan kişiler, tipik olarak tedaviye başlama konusunda isteksiz davranırlar ve tedaviye katılmaya direnç gösterirler. Bu nedenle psikoterapi sırasında sağlık profesyonelleri tarafından empati kurulması ve tedavi hedeflerine odaklanırken işbirliği içerisinde davranması gereklidir. Klinisyenler tarafından tedavi için çeşitli psikoterapi yöntemleri kullanılabilir.
Destekleyici psikoterapi, yapılandırılmış psikoterapiler, zihinselleştirme temelli terapi, aktarım odaklı psikoterapi, şema odaklı psikoterapi veya diyalektik davranışçı terapi yöntemleri uygulanabilir.
Narsist kişilik bozukluğunda ilaç kullanımı ise minimumda tutulur. Genellikle güvenlik için risk oluşturan NKB belirtilerinin varlığında ya da eşlik eden tedavi edilebilir diğer psikiyatrik bozuklukların varlığında ilaçlar kullanılabilir.
Narsist kişilik bozukluğu belirtileri bulunan kişilerin tanı ve tedavi süreçlerine başlanması oldukça önemlidir. Bu nedenle belirtilerin görülmesi halinde mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurulması ve profesyonel destek alınması gereklidir.