Obezite Ameliyatı | Obezite Cerrahisi | Obezite Tedavisi

Obezite Nedir? Obezite Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Obezite cerrahisi, kilo vermeyi teşvik eden ve obezite ile ilgili sağlık sorunlarını azaltmayı amaçlayan bir dizi cerrahi müdahaleyi kapsar. Bu ameliyatlar, mide hacmini küçültmek veya sindirim sisteminin işleyişini değiştirmek suretiyle kilo kaybını sağlar. Obezite cerrahisi, vücut kitle indeksi (BMI) 40'ın üzerinde olan veya BMI’si 35'in üzerinde olup, ciddi sağlık sorunları yaşayan bireylerde tercih edilir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 77.101
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Obezite, vücutta sağlığı olumsuz etkileyebilecek düzeyde aşırı yağ birikmesiyle ortaya çıkan kronik ve çok faktörlü bir hastalıktır. Yalnızca fazla yemek yemek veya yeterince hareket etmemek sonucunda gelişen basit bir kilo problemi olarak değerlendirilmemelidir.

Genetik özellikler, metabolizma, hormonlar, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite, uyku düzeni, psikolojik durum, kullanılan ilaçlar ve çevresel koşullar obezite gelişiminde birlikte rol oynayabilir.

Obezite hesaplama ve değerlendirme sürecinde en sık kullanılan yöntemlerden biri vücut kitle indeksidir (VKİ). Bununla birlikte VKİ tek başına kişinin vücudundaki yağ miktarını veya yağın hangi bölgede toplandığını göstermez. Bu nedenle bel çevresi, vücut kompozisyonu, mevcut hastalıklar ve metabolik riskler de değerlendirmeye dahil edilebilir.

Obezitenin erken fark edilmesi ve uygun şekilde yönetilmesi; tip 2 diyabet, kalp ve damar hastalıkları, uyku apnesi, karaciğer yağlanması ve eklem sorunları gibi obezite ile ilişkili sağlık problemlerinin önlenmesi veya kontrol altına alınması açısından önem taşır.

Obezite Nedir?

Obezite Nedir?

“Obezite ne demek?” sorusu, genel olarak vücutta sağlığı bozabilecek miktarda aşırı yağ dokusunun birikmesi şeklinde yanıtlanabilir. Obezite yalnızca kişinin kilosuyla ilgili değildir. Aynı kiloya sahip iki kişinin yağ oranı, kas kütlesi ve yağın vücuttaki dağılımı birbirinden farklı olabilir.

Obezite zaman içerisinde gelişebilen ve tedavi sonrasında yeniden ortaya çıkabilen kronik bir sağlık problemidir. Bu nedenle yalnızca kısa süreli kilo verme programları yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir sağlık yönetimi yaklaşımı gerekir.

Obezite ile Fazla Kilo Arasındaki Fark Nedir?

Fazla kilo ile obezite arasındaki fark genellikle vücut kitle indeksi üzerinden açıklanır. Yetişkinlerde VKİ'nin 25 ile 29,9 kg/m² arasında olması fazla kilolu, 30 kg/m² ve üzerinde olması ise obezite olarak sınıflandırılır.

Ancak bu değerler birer tarama aracıdır. Kas kütlesi yüksek kişilerde VKİ yüksek olmasına rağmen vücuttaki yağ oranı düşük olabilir. Bu nedenle kişinin gerçek sağlık riskinin belirlenmesinde yalnızca kilogram veya VKİ değerine bakılmamalıdır.

Obezite Bir Hastalık mıdır?

Evet. Obezite kronik, tekrarlayabilen ve birçok biyolojik, genetik, çevresel ve davranışsal faktörden etkilenen bir hastalık olarak değerlendirilir. Obezite kişinin irade eksikliği olarak görülmemelidir.

İştahı, enerji kullanımını ve kilo kontrolünü düzenleyen biyolojik mekanizmalar oldukça karmaşıktır. Bu nedenle obezite tedavisi de kişinin sağlık durumuna göre beslenme, fiziksel aktivite, davranış değişiklikleri, ilaç tedavisi veya cerrahi gibi farklı yöntemleri kapsayabilir.

Obezite Neden Olur?

“Obezite neden olur?” sorusunun tek bir yanıtı yoktur. Genel olarak vücudun uzun süre boyunca kullandığından daha fazla enerji alması kilo artışına katkıda bulunabilir. Ancak bu dengeyi etkileyen çok sayıda faktör vardır. Obeziteye neden olabilecek faktörler şunlardır:

Genetik ve Biyolojik Faktörler

Genetik özellikler iştah, metabolizma hızı, yağ depolama eğilimi ve vücut kompozisyonunu etkileyebilir. Ailesinde obezite bulunan kişilerde risk daha yüksek olabilir. Ancak genetik yatkınlık tek başına kişinin mutlaka obezite geliştireceği anlamına gelmez.

Beslenme Alışkanlıkları

Enerji yoğunluğu yüksek yiyeceklerin, şekerli içeceklerin ve yüksek kalorili atıştırmalıkların sık tüketilmesi kilo artışını kolaylaştırabilir. Büyük porsiyonlar ve kişinin ihtiyacından fazla enerji alması da zaman içerisinde yağ dokusunun artmasına neden olabilir.

Fiziksel Aktivite Yetersizliği

Günlük hareketin azalması vücudun harcadığı enerjinin düşmesine neden olabilir. Uzun süre oturarak çalışmak, günlük adım sayısının düşük olması ve düzenli egzersiz yapılmaması obezite gelişimine katkıda bulunabilir.

Hormonal ve Metabolik Hastalıklar

Bazı hormonal ve metabolik hastalıklar kilo kontrolünü zorlaştırabilir. Tiroid bezinin yetersiz çalışması, bazı hormonal bozukluklar ve metabolizmayı etkileyen hastalıklar kilo artışıyla ilişkili olabilir. Ancak obezitenin her zaman hormonal bir hastalıktan kaynaklandığı düşünülmemelidir.

Uyku Düzensizliği ve Stres

Yetersiz veya düzensiz uyku, açlık ve tokluk mekanizmalarını etkileyerek iştahın artmasına katkıda bulunabilir. Kronik stres ise bazı kişilerde yüksek kalorili yiyeceklere yönelme ve duygusal yeme davranışını artırabilir.

Psikolojik Faktörler ve Yeme Davranışı

Kaygı, depresif duygu durumu, stres, yalnızlık veya farklı duygusal durumlar bazı kişilerde yeme davranışını etkileyebilir. Açlık hissi olmadan yemek yeme, kontrol kaybı veya tıkınırcasına yeme gibi davranışların bulunması durumunda psikolojik değerlendirme tedavinin önemli bir parçası olabilir.

İlaç Kullanımı

Bazı ilaçların yan etkileri iştah artışı, metabolik değişiklikler veya kilo artışıyla ilişkili olabilir. Böyle bir durumda kullanılan ilaçlar doktor önerisi olmadan bırakılmamalı veya değiştirilmemelidir.

Sosyal ve Çevresel Faktörler

Sağlıklı besinlere ulaşım, çalışma koşulları, ekonomik durum, yaşanılan çevrede fiziksel aktivite imkânlarının bulunması ve günlük yaşam düzeni kilo kontrolünü etkileyebilir. Bu nedenle obezite yalnızca bireysel tercihler üzerinden değerlendirilmemelidir.

Obezite Belirtileri Nelerdir?

Obezite belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde temel bulgu vücut ağırlığının ve yağ dokusunun artmasıyken, bazı kişilerde obeziteye bağlı fiziksel şikâyetler daha belirgin olabilir.

Obezite ile birlikte görülebilecek belirtiler arasında şunlar yer alabilir:

  • Vücut ağırlığında belirgin artış
  • Bel çevresinin genişlemesi
  • Fiziksel aktivitelerde daha çabuk yorulma
  • Nefes darlığı
  • Hareket kabiliyetinde azalma
  • Diz, kalça veya bel ağrıları
  • Horlama
  • Uyku kalitesinin bozulması
  • Gün içinde uyku hali ve yorgunluk
  • Aşırı terleme
  • Günlük aktivitelerde zorlanma
  • Özgüven ve beden algısıyla ilgili sorunlar

Obezite nasıl anlaşılır sorusunun yanıtı yalnızca dış görünüşe dayanmaz. Kişinin VKİ'si, bel çevresi, vücut yağ dağılımı ve sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir.

Obezite Nasıl Anlaşılır ve Tanısı Nasıl Konur?

Obezite tanısı yalnızca tartıda görülen kilo üzerinden konulmaz. Boy ve kilo ölçümüyle VKİ hesaplanmasının yanı sıra bel çevresi, yağ dağılımı, kan basıncı, mevcut hastalıklar ve metabolik değerler de değerlendirilebilir.

Vücut Kitle İndeksi Nasıl Hesaplanır?

Obezite hesaplama işleminde en yaygın kullanılan yöntem VKİ'dir. Vücut kitle indeksi, kişinin kilogram cinsinden ağırlığının metre cinsinden boyunun karesine bölünmesiyle hesaplanır.

VKİ = Vücut ağırlığı (kg) / Boy² (m)

Örneğin 90 kilogram ağırlığında ve 1,70 metre boyundaki bir kişinin VKİ değeri yaklaşık 31,1 kg/m²'dir. Bu değer yetişkinlerde obezite aralığında değerlendirilir.

Yetişkinlerde VKİ Değerleri Nasıl Sınıflandırılır?

Yetişkinlerde kullanılan genel VKİ sınıflandırması şöyledir:

VKİ (kg/m²) Sınıflandırma
18,5'in altı Düşük kilo
18,5 – 24,9 Normal kilo
25 – 29,9 Fazla kilo
30 – 34,9 1. derece obezite
35 – 39,9 2. derece obezite
40 ve üzeri 3. derece obezite

Bu değerler tek başına hastalık riskini göstermez. Yağ dağılımı, kas kütlesi, yaş ve mevcut sağlık sorunları da dikkate alınmalıdır.

Bel Çevresi ve Bel-Boy Oranı Nasıl Değerlendirilir?

Karın çevresinde biriken yağ dokusu metabolik ve kalp-damar hastalıkları açısından önemli olabilir. Bu nedenle obezite değerlendirmesinde bel çevresi ölçümü kullanılabilir.

Bel çevresinin yanı sıra bel çevresinin kişinin boyuna oranı da yağ dağılımının değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Özellikle karın bölgesinde yoğunlaşan yağlanma, aynı VKİ değerine sahip kişiler arasında sağlık risklerinin farklı olmasına neden olabilir.

Obezite Tanısında Hangi Testler Yapılır?

Obezitesi bulunan kişilerde eşlik eden hastalıkların araştırılması amacıyla farklı testlerden yararlanılabilir. Kişinin sağlık durumuna göre şu değerlendirmeler yapılabilir:

  • Açlık kan şekeri
  • HbA1c
  • Kan yağları
  • Karaciğer fonksiyon testleri
  • Böbrek fonksiyonları
  • Tansiyon ölçümü
  • Gerekli durumlarda tiroid ve diğer hormon testleri

Ek tetkikler kişinin belirtilerine ve mevcut hastalıklarına göre planlanır.

VKİ Tek Başına Yeterli midir?

Hayır. VKİ yararlı bir tarama yöntemidir ancak kişinin yağ oranını, kas miktarını veya vücuttaki yağın dağılımını doğrudan göstermez.

Bu nedenle sağlık riskinin belirlenmesinde VKİ ile birlikte bel çevresi, vücut kompozisyonu, tansiyon, kan şekeri, kan yağları ve eşlik eden hastalıkların değerlendirilmesi daha kapsamlı bilgi sağlar.

Obezite Nasıl Sınıflandırılır?

Obezite dereceleri yalnızca kişinin ağırlığına göre değil, VKİ değerine, yağın vücuttaki dağılımına ve obezitenin altında yatan nedenlere göre farklı şekillerde sınıflandırılabilir.

VKİ'ye Göre Obezite Dereceleri

Yetişkinlerde VKİ 30–34,9 kg/m² arasında olduğunda 1. derece, 35–39,9 kg/m² arasında olduğunda 2. derece ve 40 kg/m² veya üzerinde olduğunda 3. derece obezite olarak sınıflandırılır.

Obezite derecesinin yükselmesi genel olarak sağlık sorunları açısından riskin artmasıyla ilişkilidir. Bununla birlikte gerçek risk değerlendirmesi kişinin metabolik sağlığı ve eşlik eden hastalıklarıyla birlikte yapılmalıdır.

Yağ Dağılımına Göre Obezite

Yağın karın bölgesinde yoğunlaşmasına santral veya abdominal obezite adı verilir. Karın içi yağlanmanın artması metabolik hastalıklarla daha güçlü ilişki gösterebilir.

Yağın daha çok kalça ve uyluk çevresinde toplandığı vücut tiplerinde ise farklı bir yağ dağılımı söz konusudur. Bu nedenle toplam kilo kadar yağın vücutta nerede biriktiği de önem taşır.

Nedenine Göre Obezite

Obezite çoğunlukla genetik, çevresel, biyolojik ve davranışsal faktörlerin birlikte etkisiyle gelişir. Daha az sayıdaki vakada belirli hormonal hastalıklar, genetik sendromlar veya kullanılan ilaçlar kilo artışında belirgin rol oynayabilir.

Altta yatan nedenlerin belirlenmesi, tedavinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olur.

Obezite Hangi Hastalıklara Yol Açabilir?

Obezite Hangi Hastalıklara Yol Açabilir?

Obezitenin zararları yalnızca fiziksel görünüm veya hareket kabiliyetiyle sınırlı değildir. Uzun süre devam eden aşırı yağlanma vücuttaki farklı sistemleri etkileyebilir ve çeşitli kronik hastalıkların gelişme riskini artırabilir. Obezitenin yol açabileceği hastalıklar şunlardır:

Kalp ve Damar Hastalıkları

Obezite; yüksek tansiyon, kolesterol bozuklukları, damar sertliği, kalp hastalıkları ve inme riskindeki artışla ilişkili olabilir. Karın bölgesinde yoğunlaşan yağlanma metabolik risk açısından özellikle önem taşır.

Tip 2 Diyabet ve İnsülin Direnci

Fazla yağ dokusu vücudun insüline verdiği yanıtı bozabilir. Zaman içerisinde insülin direnci ve ardından tip 2 diyabet gelişebilir. Kilo kontrolü bu riskin azaltılmasında önemli bir yere sahiptir.

Karaciğer Yağlanması

Obezite, karaciğerde aşırı yağ birikmesinin önemli risk faktörlerinden biridir. Karaciğer yağlanması bazı kişilerde iltihaplanmaya ve ilerleyen dönemlerde karaciğer hasarına yol açabilir.

Uyku Apnesi

Boyun ve üst solunum yolları çevresindeki yağ dokusunun artması uyku sırasında hava yolunun daralmasına katkıda bulunabilir. Bu durum horlama, gece boyunca tekrarlayan solunum durmaları ve gündüz aşırı uyku haliyle seyreden uyku apnesine neden olabilir.

Eklem ve Kas-İskelet Sorunları

Vücut ağırlığının artması özellikle diz, kalça ve bel bölgesindeki yükü artırabilir. Bunun sonucunda eklem ağrıları, hareket kısıtlılığı ve osteoartrit gibi sorunların gelişme riski artabilir.

Üreme Sağlığı Sorunları

Obezite kadınlarda yumurtlama düzensizlikleri, adet sorunları ve gebelikle ilişkili bazı komplikasyonlarla bağlantılı olabilir. Erkeklerde ise hormonal değişiklikler ve üreme fonksiyonları üzerinde etkiler görülebilir.

Obezite ve Kanser Riski

Obezite, bazı kanser türlerinin gelişme riskindeki artışla ilişkilidir. Bu ilişkinin hormonal değişiklikler, kronik inflamasyon ve metabolik süreçlerle bağlantılı olabileceği düşünülmektedir.

Obezitenin Psikolojik Etkileri

Obezite fiziksel sağlık kadar psikolojik ve sosyal yaşamı da etkileyebilir. Kilo damgalaması, ayrımcılık, beden algısı sorunları ve sosyal izolasyon psikolojik iyilik halini olumsuz etkileyebilir. Bazı kişilerde depresyon, kaygı ve yeme davranışı sorunları da eşlik edebilir.

Çocuklarda Obezite Nasıl Değerlendirilir?

Çocuklarda obezite değerlendirmesi yetişkinlerden farklıdır. Büyüme ve gelişme devam ettiği için yalnızca sabit bir VKİ sınırı kullanılmaz. Çocuğun VKİ değeri yaşına ve cinsiyetine göre oluşturulmuş büyüme eğrileri ve persentiller üzerinden değerlendirilir.

Çocuğun büyüme hızı, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivitesi, uyku düzeni, aile öyküsü ve mevcut sağlık problemleri de değerlendirmeye dahil edilir. Çocukluk çağı obezitesinde amaç yalnızca kilo kaybı değildir sağlıklı büyümenin desteklenmesi, uygun beslenme alışkanlıklarının kazanılması ve tüm ailenin sürece dahil edilmesi önemlidir.

Çocuklarda kontrolsüz veya çok kısıtlayıcı diyet programları uygulanmamalı, değerlendirme çocuk sağlığı alanında uzman sağlık profesyonelleri tarafından yapılmalıdır.

Obezite Tedavisi Nasıl Yapılır?

Obezite Tedavisi Nasıl Yapılır?

Obezite tedavisi kişinin VKİ değeri, sağlık sorunları, yaşam tarzı, önceki kilo verme girişimleri ve bireysel ihtiyaçlarına göre planlanır. Tek bir yöntem herkes için uygun değildir.

Tedavinin amacı yalnızca tartıdaki sayıyı azaltmak değil, sürdürülebilir kilo kontrolü sağlamak, metabolik sağlığı iyileştirmek ve obeziteye bağlı hastalık risklerini azaltmaktır.

Tıbbi Beslenme Tedavisi

Tıbbi beslenme tedavisinde kişinin yaşına, kilosuna, günlük enerji ihtiyacına, hastalıklarına ve beslenme alışkanlıklarına uygun bir program hazırlanır.

Çok kısıtlayıcı ve kısa süreli diyetler yerine uzun vadede sürdürülebilecek beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi hedeflenir. Porsiyon kontrolü, besin çeşitliliği ve enerji yoğunluğu yüksek yiyeceklerin azaltılması tedavinin parçaları olabilir.

Fiziksel Aktivite

Düzenli fiziksel aktivite enerji harcamasını artırmanın yanı sıra kalp-damar sağlığı, kas gücü, metabolik sağlık ve kilo koruma açısından da yararlıdır.

Egzersiz programı kişinin yaşına, kilosuna, eklem sağlığına ve mevcut hastalıklarına uygun şekilde planlanmalıdır. Günlük hareket miktarının artırılması da tedavinin önemli bir parçasıdır.

Davranışsal ve Psikolojik Destek

Yeme davranışı, stres yönetimi, motivasyon, uyku ve duygusal yeme gibi faktörler kilo kontrolünü etkileyebilir. Bu nedenle gerekli durumlarda psikolojik ve davranışsal destek tedavi programına eklenebilir.

Kişinin yiyeceklerle ilişkisini ve kilo kontrolünü etkileyen davranışların belirlenmesi uzun vadeli sonuçların sürdürülebilmesine yardımcı olabilir.

Obezite İlaç Tedavisi

Yaşam tarzı değişikliklerinin tek başına yeterli olmadığı belirli kişilerde doktor değerlendirmesiyle obezite ilaçları kullanılabilir. Bu ilaçların seçimi VKİ, mevcut hastalıklar, kullanılan diğer ilaçlar ve kişinin tedaviye uygunluğu dikkate alınarak yapılır. Obezite ilaçları doktor kontrolü olmadan kullanılmamalıdır. Tedavinin etkisi ve olası yan etkiler düzenli olarak takip edilmelidir.

Obezite Cerrahisi

Obezite cerrahisi veya metabolik ve bariatrik cerrahi, belirli kriterleri karşılayan ve cerrahi tedaviye uygun bulunan kişilerde değerlendirilebilir. Tüp mide ve gastrik bypass gibi farklı cerrahi yöntemler bulunmaktadır.

Ameliyat kararı yalnızca VKİ değerine bakılarak verilmez. Kişinin mevcut hastalıkları, daha önce uygulanan tedaviler, beslenme alışkanlıkları ve cerrahi riskleri birlikte değerlendirilir. Ameliyat sonrasında da beslenme, vitamin-mineral takibi ve yaşam tarzı değişiklikleri devam eder.

Obezite Nasıl Önlenir?

Obezitenin önlenmesinde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının erken dönemde kazanılması önemlidir. Bununla birlikte obezitenin çok faktörlü bir hastalık olduğu unutulmamalı ve yalnızca kişisel irade üzerinden değerlendirme yapılmamalıdır.

Sağlıklı ve Dengeli Beslenme

Sebze, meyve, tam tahıllar, yeterli protein kaynakları ve sağlıklı yağlardan oluşan dengeli bir beslenme düzeni kilo kontrolüne katkıda bulunabilir. Şekerli içeceklerin ve enerji yoğunluğu yüksek yiyeceklerin sık tüketiminin azaltılması önemlidir.

Düzenli Fiziksel Aktivite

Günlük hareket miktarını artırmak ve düzenli egzersiz yapmak hem kilo kontrolünü hem de genel sağlığı destekler. Uzun süre hareketsiz kalınan dönemlerin azaltılması da önem taşır.

Uyku ve Stres Yönetimi

Yeterli ve düzenli uyku, iştah kontrolü ve metabolik sağlık açısından önemlidir. Kronik stresin yeme davranışını etkilediği kişilerde stres yönetimi ve gerektiğinde psikolojik destek faydalı olabilir.

Düzenli Sağlık Kontrolleri

Kilo, bel çevresi, tansiyon, kan şekeri ve kan yağlarının belirli aralıklarla değerlendirilmesi metabolik risklerin erken belirlenmesine yardımcı olabilir. Özellikle ailesinde obezite, diyabet veya kalp-damar hastalığı bulunan kişiler düzenli kontroller konusunda daha dikkatli olmalıdır.

Obezite İçin Hangi Doktora Gidilir ve Ne Zaman Başvurulmalıdır?

Obezite değerlendirmesi için iç hastalıkları, endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları veya obezite alanında çalışan sağlık ekiplerine başvurulabilir. Tedavi sürecinde diyetisyen, psikolog, fizyoterapist ve gerekli durumlarda cerrahi branşların da yer aldığı multidisipliner bir yaklaşım gerekebilir.

VKİ'nin obezite aralığında olması, bel çevresinin belirgin şekilde artması, kısa sürede hızlı kilo alınması veya kilo vermekte sürekli güçlük yaşanması durumunda değerlendirme yapılması faydalıdır. Obeziteye diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması veya eklem problemleri gibi sağlık sorunları eşlik ediyorsa tıbbi değerlendirme daha da önem kazanır.

Kişinin kendi başına hızlı kilo verme yöntemlerine veya kontrolsüz ilaç kullanımına yönelmesi yerine, obezitenin nedenlerinin ve eşlik eden sağlık risklerinin belirlenmesi için kişiye özel bir tedavi planı oluşturulmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

 Cerrahi yöntemler, ameliyat süreci, uygunluk kriterleri ve tedavi fiyatları hakkında kapsamlı bilgi almak için 444 78 48 numaralı hattımızla iletişime geçebilirsiniz.

Obezite için tek başına belirli bir kilo sınırı yoktur. Değerlendirme kişinin boyu ve kilosu kullanılarak hesaplanan vücut kitle indeksine (VKİ) göre yapılır; yetişkinlerde VKİ’nin 30 kg/m² veya üzerinde olması obezite olarak kabul edilir.

Evet, obezite tedavi edilebilir ve kontrol altına alınabilir kronik bir hastalıktır. Tedavi; beslenme düzenlemeleri, fiziksel aktivite, davranış değişiklikleri, gerekli durumlarda ilaç tedavisi ve uygun hastalarda obezite cerrahisini kapsayabilir.

Genetik faktörler obezite gelişme riskini etkileyebilir ancak obezite yalnızca genetik nedenlerle ortaya çıkmaz. Beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite, uyku, çevresel koşullar, biyolojik faktörler ve bazı hastalıklar da kilo kontrolünde rol oynar.

Obezite; kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet ve bazı kanser türleri dahil çeşitli kronik hastalıkların riskini artırabilir. Özellikle ileri derecede obezite ve eşlik eden hastalıkların bulunması uzun vadeli sağlık risklerini artırabilir.

Obezite doğrudan her kişide kansere neden olmaz ancak bazı kanser türlerinin gelişme riskinin artmasıyla ilişkilidir. Rahim, kalın bağırsak, böbrek, pankreas, karaciğer ve menopoz sonrası meme kanseri bunlar arasında yer alabilir.

Kilo kaybı, obeziteyle ilişkili sağlık sorunlarının kontrolünü destekleyebilir. Kan şekeri, tansiyon ve kolesterol değerlerinde iyileşme sağlanabilir; ancak sonuçlar kişinin mevcut hastalıklarına ve sağlık durumuna göre değişir.

Obezite cerrahisi her kişi için uygun değildir. İleri derecede obezitesi bulunan, obeziteye bağlı sağlık sorunları yaşayan veya diğer tedavi yöntemleriyle yeterli sonuç alınamayan kişilerde doktor değerlendirmesi sonucunda gündeme gelebilir.

Çocuklarda yetişkinlerde olduğu gibi sabit bir VKİ sınırı kullanılmaz. VKİ değeri yaş ve cinsiyete göre değerlendirilir; VKİ’nin yaş ve cinsiyete göre 95. persentil veya üzerinde olması çocukluk çağı obezitesi olarak değerlendirilir.

Obezite çocukluk döneminden ileri yaşlara kadar her yaş grubunda görülebilir. Çocukluk ve ergenlik döneminde gelişen obezitenin yetişkinlikte devam etme ihtimali bulunduğu için erken dönemde değerlendirilmesi önemlidir.

Obezite ile psikolojik sağlık arasında çift yönlü bir ilişki bulunabilir. Beden algısı sorunları, kilo nedeniyle damgalanma, sosyal problemler ve yaşam kalitesindeki değişiklikler psikolojik iyilik halini etkileyebilir psikolojik sorunlar da yeme davranışı ve kilo kontrolünü zorlaştırabilir. 

Obezite ambulansı, yüksek vücut kitle indeksine sahip hastalar için özel olarak tasarlanmış genişletilmiş araçlardır. Bu ambulanslar, ağır hastaları taşıyabilecek donanımlara sahip olup, acil durumlarda rahat ve güvenli bir şekilde taşımalarını sağlar.

Obez korsesi, özellikle obezite cerrahisi sonrası toparlanma sürecinde kullanılabilir. Ancak, uzun süreli kullanımı kasların zayıflamasına yol açabileceği için doktor tavsiyesi ile ve kontrollü olarak kullanılmalıdır.

Zayıflama ilaçları, obezite tedavisinde doktor kontrolünde kullanılabilir. Ancak, bu ilaçlar ciddi yan etkilere neden olabileceğinden, mutlaka bir uzman gözetiminde alınmalıdır.

Çocuklarda obezite testi, genellikle boy, kilo ve vücut kitle indeksi (VKİ) ölçümleriyle yapılır. Bu değerlere göre, çocuğun yaşı ve cinsiyeti dikkate alınarak obezite riski değerlendirilir.

Zayıflama ameliyatının fiyatları, ameliyatın türüne, hastanın genel sağlık durumuna ve uygulanacak hastaneye göre değişiklik gösterir. Ayrıca, cerrahın deneyimi ve kullanılan malzemeler de maliyeti etkileyen faktörler arasındadır.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Prof. Dr. Evren Dilektaşlı

Prof. Dr.

Evren Dilektaşlı

Genel Cerrahi

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Benzer İçerikler

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam