Oligohidramnios (Bebeğin Suyunun Azalması) Nedir? Neden Olur?

Oligohidramnios (Bebeğin Suyunun Azalması) Nedir? Neden Olur?

Oligohidramnios, gebelikte bebeği çevreleyen amniyon sıvısının beklenenden az olması durumudur. Plasenta ile ilişkili sorunlar, su kesesinin erken açılması, bebeğin böbrek ve idrar yollarıyla ilgili bazı durumlar veya gebelik haftasının ilerlemesi gibi nedenlerle gelişir. Tanı genellikle ultrasonla amniyon sıvısının değerlendirilmesiyle konur ve takip planı gebelik haftası ile altta yatan nedene göre belirlenir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 429
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Oligohidramnios, anne karnındaki koruyucu sıvının yetersizliği nedeniyle oluşan ve bebeğin sağlıklı büyümesini zorlaştıran bir durumdur. Gebelik sürecinde bebeği çevreleyen koruyucu sıvının ultrason ölçümlerinde normal sınırların altında kalmasıyla belirlenir.

Amniyon sıvısının dengesi, bebeğin sıvıyı yutması ve idrar üretimi arasındaki döngüyle sağlanır. Bebeğin böbrek anomalileri veya idrar yollarındaki tıkanıklıklar idrar çıkışını durdurarak doğrudan sıvı azlığına yol açar. Bununla birlikte plasenta yetersizliği, erken su gelmesi ve anne adayındaki kronik tansiyon sorunları da bu tabloyu tetikler.

Özellikle gebeliğin ilk altı ayında yaşanan sıvı azlığı, bebeğin hayati organlarının gelişimi üzerinde etkilidir. Bu dönemde yaşanan oligohidramnios tablosu nedeniyle bebeğin akciğer dokusu yeterince gelişemez ve rahim içi baskıya bağlı uzuv anomalileri görülür. Ayrıca erken su gelişi durumunda rahim içi enfeksiyonlar, erken doğum ve fetal kayıp riski yükselir.

Gebeliğin 28 ila 40. haftası arasında teşhis edilen durumlarda farklı komplikasyonlar öne çıkar. Yetersiz sıvı nedeniyle göbek kordonu sıkışabilir; bu durum bebeğe giden besin ve oksijen akışını tehlikeye atar. Süreçte fetal büyüme kısıtlılığı, acil sezaryen gereksinimi ve planlanandan erken doğum riski artabilir

Oligohidramnios Nedir?

Gebelik sırasında bebeği koruyan amniyon sıvısının olması gerekenden daha az seviyede bulunmasına oligohidramnios adı verilir. Amniyotik sıvı, gebelik süreci boyunca bebeği çevreleyerek enfeksiyonlardan ve kordon sıkışmasından korur. Fetüsün solunum ve sindirim sisteminin sağlıklı gelişebilmesine yardımcı olur, vücut sıcaklığını da düzenler. 

Gebelik sırasında amniyotik sıvının normalden daha düşük olması bazı sağlık sorunlarına yol açabilir. Aynı zamanda yaşanan bu azalma, anne karnındaki farklı bir problemin habercisi de sayılabilir.  Sıvı kaybı anne adayları tarafından çoğunlukla doğrudan fark edilmez. Genel takip veya fetüsün büyümesini ölçmek amacıyla yapılan ultrason kontrollerinde sıvı azlığı kolayca tespit edilir.

Gebelik esnasında sıvı azlığı, anne adaylarının yaklaşık yüzde 4'lük bir kısmında görülür. Tablo çoğunlukla gebeliğin son üç aylık döneminde ortaya çıkar. Günü geçen gebeliklerde ise sıvının doğal olarak azalmasıyla birlikte bu oran yaklaşık yüzde 12 seviyelerine yükselir.

Oligohidramnios Belirtileri Nelerdir?

Oligohidramnios belirtileri arasında bebeğin hareketlerinde yavaşlama, iç çamaşırında sürekli sıvı sızıntısı ve karın büyümesinin haftasına göre geride kalması öne çıkar. Amniyon sıvısının azalması mutlaka kontrol altına alınması gereken bir durumdur.

Sıvı azalımı kontrol altına alınmaz ise göbek kordonunun baskılanmasına, bebeklerde kalp atışlarının düşmesine veya akciğer böbrek gibi organların etkilenmesine sebebiyet verebilir. Belirtiler çoğu zaman fark edilmeyebilir. 

Bebeğin suyunun azalması belirtileri şu şekilde ifade edilebilir:

Anne Karnında Bebeğin Hareketlerinde Düşüşler: Anne karnındaki bebeklerin hareketleri belli bir dönem sonrası sıklıkla hissedilmektedir. Amniyon sıvısının azalması sonucunda bebeklerin rahim içerisinde hareket etmeleri de zorlaşır. Bu nedenle anneler bebeklerin hareketlerini olduğundan daha az hisseder.

Anne Adayları Sürekli Sızıntı Yaşar: Hamilelikte çamaşırlarda hafif ıslaklık veya sızıntı durumu belirtilerden birisidir. Özellikle ani su boşalmaları kesenin yırtıldığını gösterebilir. Böyle bir durumda mutlaka doktora başvurmak gerekir.

Anne Karnı Normalden Daha Küçük Görülür: Gebelik döneminde anne adaylarının karınları zamanla büyümeye başlar. Bu durum uzmanlar tarafından bebeğin haftasına göre değerlendirilir. Fakat bazı durumlarda anne karnı bebeğin gebelik haftasına göre daha küçük olabilir. Gebelik haftasına göre rahim büyüklüğünün veya karın çevresinin normalden daha küçük olması oligohidramnios belirtileri arasında yer alır.

Bebek Sıkışmış Gibi Görülebilir: Anne adaylarının hamilelik döneminde düzenli kontrol olması hem bebek hem de annelerin sağlığı için çok önemlidir. Bebek takibi esnasında ultrasonda bebekler anne karnında sıkışmış bir görüntü verebilir. Bu durum genellikle amniyon sıvısının azalması durumunda gözlemlenir. Amniyon sıvısının azalmasının birçok belirtisi olmasına rağmen genellikle ultrason takibi ile belirlenir ve gerekli tedavi uygulanır.

Oligohidramnios Nedenleri Nelerdir?

Oligohidramnios nedenleri arasında anneye, bebeğe veya plasentaya bağlı çeşitli klinik etkenler öne çıkar. Bebeğe bağlı gelişen nedenler arasında böbrek ve idrar yolu anomalileri, kromozom bozuklukları ile gelişim geriliği bulunur. Plasentaya bağlı nedenler arasında ise plasenta yetersizliği, dokunun erken yaşlanması ve erken zar yırtılması yer alır. Anneye bağlı etkenler arasında kronik yüksek tansiyon, kontrolsüz diyabet ve yetersiz su tüketimi gibi durumlar öne çıkar.

Amniyon sıvısının azalmasının nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Böbrek ya da idrar yolları anomalileri
  • Plasenta yetersizliği
  • Fetal gelişim geriliği
  • Yüksek tansiyon hastalığı
  • Diyabet veya böbrek hastalıkları
  • Anne adaylarının susuz kalması
  • Bazı ilaçların kullanımı
  • Zarın erken yırtılması
  • Plasenta yaşlanması

Bebeğin Suyunun Azaldığı Nasıl Anlaşılır?

Bebeklerde amniyon sıvısının azalmasını teşhis etmenin en güvenilir yolu ultrasondur. Ultrason esnasında amniyon sıvısı seviyesi, uzman hekimler tarafından amniyotik sıvı indeksi yöntemi ile detaylıca ölçülür. Yapılan bu ölçümde sıvı derinliğinin 5 santimetrenin altına düşmesi oligohidramnios tablosunu doğrular. 

Bununla beraber oligohidramnios teşhisi şu klinik yöntemlerle de desteklenebilir:

Non-Stres Testi (NST):NST testi, bebeklerin kalp atışlarını ve rahim kasılmalarını inceler. Bununla beraber bebeklerin hareketleri de bu test ile güvenle ölçülebilir. Bu ölçüm sayesinde amniyon sıvısında azalma var ise kordon sıkışması ve fetal stres durumu tespit edilir.

Doppler Ultrason: Doppler ultrason ise anne adaylarında plasenta ve bebeğe giden kan akımını ve damar direncini detaylı şekilde değerlendirir. Bu inceleme sayesinde bebeğe giden besin ve oksijen akışında yetersizlik olup olmadığı anlaşılır.

Biyofizik Profil: Biyofizik profil ile bebeğin solunum hareketleri, kas tonusu ve genel iyilik hâli gözlemlenir. Bu yöntemde ultrason bulguları ile kalp atış testi sonuçları birlikte puanlanarak değerlendirilir. 

Oligohidramnios Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Oligohidramnios tedavisi, damardan veya ağızdan sıvı desteği, yakın klinik takip, istirahat ve riskli haftalarda planlı doğumla yürütülür. Ayrıca tercih edilen yöntemler gebelik haftasına, sıvı kaybının düzeyine ya da enfeksiyon durumuna göre de değişir. Uygulanan temel tedavi yöntemleri şu şekildedir:

Anne adayına ağızdan bol su içmesi önerilir veya damar yoluyla serum desteği uygulanır. Anne adayının fiziksel aktiviteleri sınırlandırılarak bol istirahat önerilir. Gerekli görülen durumlarda ise yakın takip amacıyla hastaneye yatışı yapılır.

Zarda herhangi bir yırtılma varsa enfeksiyon riski değerlendirilir ve gerekirse koruyucu antibiyotik tedavisine başlanır. Bebek yeterli gelişim düzeyine ulaştıysa ve sıvı azalması 36. hafta sonrasında görülürse süreç izlenir. Bu gibi durumlarda bebeğin ve annenin sağlığını korumak adına hekim tarafından doğum planlaması yapılır.

Doğum esnasında kordon sıkışmalarını önlemek amacıyla amnioinfüzyon yöntemiyle rahim içerisine özel serumla sıvı takviyesi yapılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Amniyon sıvısının azalması, özellikle gebeliğin ilk altı ayında veya erken haftalarda fark edildiğinde tehlikelidir.Anne karnında bebeğin amniyon sıvısının azalması her zaman tehlikeli bir durum yaratmaz. Özellikle 38. haftadan sonra hafif azalmalar görülmesi doğal bir süreçtir. Fakat bu durum erken haftalarda ortaya çıkarsa mutlaka uzman hekim tarafından düzenli olarak takip edilmelidir.

Vajinal bölgeden sıvı sızıntısı fark edildiğinde veya bebeğin hareketleri azaldığında vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Ayrıca anne adayında şiddetli baş ağrısı ile el ve ayaklarda ani şişlik oluşabilir. Karın hacminde belirgin küçülme hissedildiğinde de hiç vakit kaybetmeden bir kadın doğum uzmanına gidilmelidir.

Bebeğin suyunun azaldığı en kesin şekilde rutin kontrollerde yapılan ultrason muayenesiyle anlaşılır. Amniyon sıvısının azalması çoğu zaman anne adayının hissedebileceği belirgin bir belirti vermez. Hekim muayene sırasında rahim içi sıvı ceplerini tek tek ölçerek sıvı seviyesini kolayca netleştirir.

Amniyon sıvı azlığı her zaman normal doğuma engel olmaz, ancak doğum şekline bebeğin durumuna göre karar verilir. Anne adaylarının normal doğum yapıp yapamayacağına, sıvının ne kadar azaldığına ve gebelik haftasına bakılarak karar verilir. Özellikle NST testiyle bebeğin kalp atışları ve kordon sıkışması riski yakından incelenir. Bebekte sıkıntı veya kalp atışında düşüş görülürse güvenli doğum için sezaryen tercih edilir.

Evet, altta yatan nedene ve gebelik haftasına bağlı olarak azalan amniyon sıvısının seviyesi tekrar artabilir. Anne adayının dinlenmesi, bol sıvı tüketmesi veya damar yoluyla sıvı desteği alması seviyenin yükselmesine yardımcı olur. Ancak zarda yırtılma veya böbreklerde yapısal bir sorun varsa sıvının kendiliğinden artması beklenmez.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Dr. Öğr. Üyesi Tolga Şişli

Dr. Öğr. Üyesi

Tolga Şişli

Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji)

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam