Ayak bileği ya da diz eklemi gibi bölgeler yaralanması, kıkırdağın zarar görmesine ve “osteokondral lezyon” olarak adlandırılan duruma neden olabilir. Yaralanmalar, eklem yüzeyinde bulunan ekleme zarar verebileceği gibi kemikte kistlerin meydana gelmesine de neden olabilir. Osteokondral lezyon bağ yaralanmasına bağlı sık burkulmalar, damar hastalıkları, basma ya da hormonal bozukluk gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Hasta hareket ederken ağrı hissettiği için aktiviteleri kısıtlanır. Kıkırdaklı yapının hasar alması, kemikte hücre ölmesi ile birlikte osteokondral lezyonunun oluşması anlamına gelebilir.
Osteokondral Lezyonu Çeşitleri Nelerdir?
Osteokondral lezyon, travma sonucu ya da travma olmaksızın ortaya çıkabilir. Ayakta ağrı ya takılma gibi durumlar ile kendini gösterebilir. Lezyona bağlı ağrı, yaralanmanın olduğu bölgeye göre ayak bileğinin iç ya da dış kısmı ile içinde hissedilebilir. Osteokondral lezyon, kıkırdaklı bölgelerde bulunabilir. Bu lezyonun çeşitleri, evrelerine göre farklılık gösterir. Şöyle sınıflandırılabilir;
- Kemik ödemi olmaksızın kendini gösteren Evre I,
- Altta bulunan kemiğin yerinden oynamamış kırığıyla ilgili olan Evre II,
- Stabil olmayıp yer değiştirmesi Evre III,
- Kalan kemik parçalarının olmaması Evre IV,
- Kıkırdakla kapaklı olan kistler Evre V,
- Büyük bir yapıya sahip olup geniş yüzeyi kaplayan Evre VI'dır.
Lezyonun evreleri, belirti ve tedavi aşamasında önemli bir rol oynar. Hastanın genel sağlık durumu ile lezyonun belirtilerine göre doğru bir tedavi planı yapılır. Genellikle, sporcularda görüldüğü düşünülse de, yaralanmalara bağlı olarak hemen herkeste ortaya çıkabilir.

İyi Huylu Osteokondral Lezyonu Belirtileri
Osteokondral lezyon, çocuk ya da yetişkin fark etmeksizin herkesin yaşayabileceği bir durumdur. Genellikle, ağrısız gelişen bu kist türü, rastlantısal olarak teşhis edilebilir. Ancak, damar ve sinire bası yaptığı takdirde bazı semptomlar yaşanabilir.
İskelet gelişim sürecinde, yavaş bir şekilde büyüyen şişlik, olgunlaşma süreci tamamlandıktan sonra büyümesini durdurur. Hareketsiz ve ağrısız bir kitle olarak kategorize edilir. El ve ayak bileklerinde görülen iyi huylu osteokondral lezyon çeşitleri, ağırlıklı olarak şişkinlikle kendini gösterir.
Bazı tümörlerde hafif ağrı ya da acı hissedilebilirken bazılarında sadece şişlik olarak görülebilir. Bu lezyon türleri, kadın ve erkeklerde sıklıkla görülmekle birlikte büyüme çağında çocuklarda da ortaya çıkabilir. Anevrizmal ya da kanserli bir tümör olup olmadığı alanında uzman bir doktor tarafından düzenli takip süreci ile anlaşılır.
Kötü Huylu Osteokondral Lezyonu Belirtileri
Kötü huylu osteokondral lezyon, yoğunlukla büyüme oranı ve ağrı gibi belirtiler gösterir. Başlarda sportif aktiviteleri kısıtlarken ilerleyen zamanlarda günlük rutinlere de engel olabilir. Eklem, kıkırdak ve kemik gibi hareketli bölgelerde görülen bu lezyon, bulunduğu alanın fonksiyonlarını önemli ölçüde olumsuz etkiler. Ciddi kilitlenme ve takılma olan hastaların eklem içinde serbest kıkırdak ya da kemik parçaları da yer alabilir. Belirtiler genellikle, bölgeye ağırlık verildiği zaman kötüleşir. Tedavi edilmediği takdirde, kronik bir ağrı ve şişmeye neden olabilir. Kötü huylu osteokondral lezyon belirtileri içerisinde:
- Sık sık burkulma,
- Kronikleşen ağrı,
- Tedavi edilse dahi geçmeyen şişlik,
- Önemli ölçüde hassasiyet,
- Takip edildiği zaman şişliğin büyüdüğünün fark edilmesi,
- Eklem veya kemik parçalarının içeride serbestleşmesi,
- Sorunlu bölgenin kilitlenmesi, tıklaması ya da takılması,
- Lezyonlu alanın işlevselliğinin azalması,
- Hastanın hareketli aktivitelerine engel olması gibi birçok faktör yer alır.
Osteokondral Lezyonu Tanısı Nasıl Konulur?
Osteokondral lezyon alanında uzman doktorlar tarafından fizikî muayene ve tetkikler ile birlikte değerlendirilerek tanı konulur.
Öncelikle, hastanın bir yaralanma yaşayıp yaşamadığı sorularak öyküsü öğrenilir. Sonrasında, fizikî muayene yapılarak eklem stabilitesi test edilir. Yaralanma ya da burkulma gibi sorunlar yaşayan hastalarda görüntüleme teknikleri kullanılarak durum netleştirilir. Ayağın basılı haliyle röntgen çekilir. Sonuçlar, lezyonun yerini ve boyutunu gösterebilir.
- Manyetik rezonans (Emar) ve bilgisayarlı tomografi isteyen doktorlar, lezyonun net görüntülerini elde eder. Etkilenen bölgede bulunan eklem ve kıkırdağın eklem boşluğuna doğru hareket edip etmediği görülür.
- Bilgisayarlı tomografi (BT) ise kemik sınırlarını net bir şekilde ortaya koyarak doktorun doğru bir tedavi seçeneği sunmasına destek olur. Osteokondral lezyon tanısı, birbirinden farklı yöntemler ile görüntüleme alındıktan sonra koyulup hastanın sağlık durumuna göre de hastalığın tedavisine başlanır.

Osteokondral Lezyonu Nasıl Tedavi Edilir?
Osteokondral lezyonu tanısı konulduktan sonra tedavi alternatifleri cerrahi ve cerrahi dışı olmak üzere iki çeşide ayrılır. Cerrahi dışı tedaviler, herhangi bir şikayet yaşamayan hastalarda uygulanır. Fizik tedavi, istirahat ve yük vermeyi azaltma gibi yöntemlerden oluşur. Kireçlenme riskini, ağrı ve hassasiyeti minimum seviyeye indirmeyi hedefler.
Lezyonun yeri, büyüklüğü, derinliği, hastanın yaşı gibi değişkenlere göre cerrahi yöntemler kullanılabilir. Cerrahi tedavi seçenekleri şöyle listelenebilir;
- Debridman: Sorunlu kıkırdak parçasının çıkartılması olarak adlandırılır.
- Mikrokırık: 1-1.5 cm'den küçük kıkırdakların tamamen hasar görmesi durumunda tercih edilir.
- AMIC: Hasarlı kıkırdak alanının değişken olması önemli bir unsurdur. Açık cerrahi ile fibrokıkırdak oluşması sağlanır.
- Mozaikplasti: Genellikle, tam kat kıkırdak ve kemik hasarlarında uygulanır.
- Kıkırdak Nakli: Hastanın kendi kıkırdak hücreleri özel şartlarda çoğaltılır. Ardından, implanta gönderilerek ameliyat günü hasarlı bölge kaplanır.
- Osteokondral Allogreft: Kemik dokudaki büyük hasarlarda ve birkaç kez ameliyat olup tedavi edilemeyen hastalarda kullanılır.
Osteokondral Lezyonu Ameliyatı
Osteokondral lezyon ameliyatı, cerrahi tedavi yöntemlerini kapsar. Sorunlu kıkırdak parçasının çıkarıldığı debridman, hastanın birkaç hafta içerisinde normal yaşama dönmesini sağlar. Mozaikplasti, kullanılmayan eklem bölgesinden alınan parçanın hasarlı alana aktarılması anlamına gelir. Açık ameliyat uygulanarak iç bölgedeki hasar minimum seviyeye indirilir.
Genellikle, 2 cm²'den daha geniş hasarlarda uygulanan kıkırdak nakli, hastanın kendi kıkırdağından oluşturulur. Canlı hücre naklinin gerçekleştirildiği osteokondral allogreft yönteminde, kadavradan alınan kıkırdak hücrelerinin canlılığı korunarak uygulanır.
Osteokondral Lezyonu Tedavisi Sonrası İyileşme Süreci
Osteokondral lezyon iyileşme süreci, lezyonun büyüklüğü ve yeri ile hastanın genel durumuna göre farklılık gösterir. Tedavi seçenekleri, kitle ile doğrudan bağlantılı olduğu için iyileşme süreci de değişir. Cerrahisiz tedavilerde iyileşme, 3 ile 6 ay arasında sürer. Ameliyatlı tedavi seçeneklerinde ise;
- Debridman: Birkaç gün içerisinde basabilir ve birkaç haftada ise normal yaşama döner.
- Mikrokırık ve AMIC: Hasta 6-8 hafta koltuk değneği ile basabilir. 6 ay sonra sportif aktivitelere dönebilir.
- Mozaikplasti: Eklem hareketlerine hızlı bir şekilde başlanır. Ancak, 6 hafta boyunca yük verilmemesi gerekir.