Paralizi, sinir sisteminde meydana gelen hasarlara bağlı olarak vücutta bir ya da birden fazla kas grubunun, istekli hareket kabiliyetini kısmen ve bazı durumlarda tamamen kaybetmesi olarak tanımlanır. Bu terim diğer bir ismiyle felç ya da inme olarak da bilinir.
Motor sinirlerin, omuriliğin ya da beynin ilgili merkezlerinin iletim fonksiyonunu yitirmesine bağlı olarak oluşum gösterir. Hücreler arası sinyal iletiminin kesintiye uğraması halinde kaslar, beyinden gelen komutları yanıtlayamaz. Erken tanı ve tedavi ile fonksiyon kaybının önüne geçilmesi hedeflenir.
Paralizi nedenleri arasında, beyin damar tıkanıklığı, beyin kanaması, kafa ve omurilik travmaları, Multiple Skleroz (MS), ALS, beyin tümörleri ve sinir enfeksiyonları yer alır. Beyin, omurilik ya da çevresel sinir ağları, bu durumlara bağlı olarak hasar alabilir. Hasar ise beyin ile kaslar arasındaki iletimi keserek paralizi oluşumunu tetikler. Meydana gelen bu hasarlar, etkilenen bölgeye bağlı olarak vücudun tek bir tarafında ya da tamamında işlev kaybı oluşturabilir.
Paralizi Nedir?
Paralizi, sinir iletim yollarının bozulması nedeniyle vücudun belirli kas gruplarında motor fonksiyon kaybı yaşanması durumudur. Santral ya da periferik sinir sistemini etkileyen travmalar, damar tıkanıklıkları ya da nörolojik hastalıklar bu durumun temel nedenleri arasında değerlendirilir. Beyinden çıkan hareket komutlarının kas dokusuna ulaşamaması, kaslarda felç oluşumuna yol açar.
Paralizi nedeniyle kasların hareket ettirilmemesi haricinde, bölgede his kaybı gibi belirtiler de bu süreçte ortaya çıkar. Uygulanacak tedavi yöntemleri, hasarın derecesine göre planlanır. Paralizi nedenleri arasında şu maddelere yer verilebilir:
- Serebrovasküler hastalıklar
- Omurilik yaralanmaları
- Omurga travmaları
- Beyin tümörleri
- Multipl Skleroz (MS)
- Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS)
- Diğer nörodejeneratif hastalıklar
- Guillain-Barré sendromu
- Çocuk felci (Poliomyelit)
- Kafa travmaları
- Konjenital beyin hasarları
- Serebral Palsi
Paralizi Türleri Nelerdir?

Paralizi; vücutta etkilendiği bölgenin genişliğine, kas tonusunun durumuna ve sinir sistemindeki hasara göre farklı türlerde değerlendirilir. Kaslardaki işlev kaybının ne kadar azaldığı ve vücudun hangi bölgesinde görüldüğü de bu türlerin belirlenmesinde yardımcıdır.
Kişide hangi türün görüldüğü, tedavi planlamasını direkt olarak etkiler. Etkilenen bölgeye ve hasara göre uygulanacak tedaviler farklılık gösterebilir. Paralizi türleri şu şekilde sıralanabilir:
Monopleji: Monopleji, vücutta yalnızca tek bir uzvun hareket yeteneğini kaybetmesi durumudur. Genellikle beynin belirli bir motor alanını etkileyen lezyonlar, kafa travmaları ya da tek bir periferik sinir ağının hasar görmesi sonucunda bu tür ortaya çıkabilir. Etkilenen uzuvda güç kaybı gözlemlenir.
Hemipleji: Hemipleji, vücudun sağ ya da sol yarısını dikey olarak etkileyen felç türüdür. Beyin kanaması ya da beyin tümörleri gibi beynin tek bir bölgesi ile alakalı olarak ortaya çıkan hasarlarda görülür. Hastalar bu süreçte şiddetli hareket kaybı yaşar.
Parapleji: Parapleji, göğüs ya da bel seviyesindeki omurilik yaralanmaları sonrasında vücudun alt yarısının etkilenmesidir. Trafik kazaları, yüksekten düşmeler ya da omurilik tümörleri parapleji türünün en temel nedenleri arasında değerlendirilir. Hastalarda yürüme kaybı ciddi şekilde seyreder ve idrar ya da dışkı kaçırma gibi sorunlar bu süreçte ortaya çıkabilecek belirtiler arasında yer alır.
Kuadripleji (Tetrapleji): Kuadripleji, boyun bölgesindeki omurilik zedelenmelerine bağlı olarak her iki kolun, her iki bacağın ve gövde kaslarının tamamen süreçten etkilenmesidir. Hasarın seviyesine göre solunum kaslarında da bazı olumsuz etkiler görülebilir ve hastaların solunum cihazına bağlanması gerekebilir. Vücudun büyük bir kısmında hareket kaybı söz konusudur.
Fasiyal Paralizi (Yüz Felci): Fasiyal paralizi, fasiyal sinirin iltihaplanması, baskıya maruz kalması ya da hasar görmesine bağlı olarak yüz kaslarının bir tarafında hareket kaybı oluşmasıdır. Bell felci ya da yüz felci olarak da adlandırılan bu durum, gözün kapanamaması, ağız kenarının kayması ve konuşma bozukluğu gibi belirtilere de neden olur.
Spastik ve Flasit Paralizi: Spastik paralizi, kas tonusunun aşırı artması ve kasların sertleşip kasılmasıyla karakterize bir paralizi türü olarak bilinir. Flasit paralizi ise kas tonusunun tamamen kaybolarak kasların gevşek ve yumuşak bir hal alması olarak tanımlanabilir.
Paralzi Belirtileri ve Tedavisi
Paralizi belirtileri arasında; etkilenen bölgede aniden ya da kademeli olarak gelişen kas gücü kaybı, hareket edememe ve his kaybı yer alır. Hasarın beynin ya da omuriliğin hangi alanında meydana geldiğine bağlı olarak belirtilerin şiddeti ve yayıldığı bölge kişiden kişiye farklılık gösterir.
Bu süreçte bölgede uyuşma, karıncalanma, refleks kaybı ya da kaslarda sertlik gibi nörolojik bulgular da ortaya çıkabilir. Belirtiler yüz, kol ya da bacak gibi tek bir alanda görülebileceği gibi vücudun tamamını etkileyen işlev kayıpları şeklinde de görülebilir. Paralzi belirtileri şu şekildedir:
- Kaslarda güç kaybı
- Hareket kısıtlılığı
- His kaybı
- Uyuşma
- Karıncalanma
- Yüz kaslarında sarkma ve asimetrik görünüm
- Bölgeye bağlı olarak konuşma bozukluğu
- Yutma güçlüğü
- Denge kaybı
- Kaslarda istemsiz kasılmalar
- Kas gevşekliği
- Mesane ve bağırsakta kontrol kaybı
- Reflekslerde azalma
Paralizi tedavisi, hastalığın temel nedenine, hasarın şiddetine ve etkilenen bölgeye bağlı olarak ilaç tedavisi, cerrahi müdahale, fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları ile gerçekleştirilir.
Tedavide asıl amaç, sinir hasarının ilerlemesini durdurmak, kaybedilen kas işlevlerini geri kazandırmak ve kişinin yaşam kalitesini artırmaktır. Bu tür vakalarda özellikle ilk saatlerde uygulanan tıbbi müdahaleler kalıcı felç riskinin önemli ölçüde engellenmesine yardımcı olur. İlaç tedavisi ile kişinin belirtilerinin hafifletilmesi sağlanır.
Tedavi sonrasında ise kas gücünü geri kazandırmak ve hareket kabiliyetini artırmak için fizik tedavi sürecine başlanarak bazı egzersizlerin uygulanması önerilir. Paralizi tedavisi şu adımlardan oluşur:
- İlaç Tedavisi
- Cerrahi Müdahale
- Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
- Robotik Rehabilitasyon
- Nöromüsküler Elektrik Stimülasyonu (NMES)
- Ergoterapi
- Ortez Kullanımı
- Konuşma ve Dil Terapisi