PFO, kalbin üst odacıkları arasında doğumda oluşan ve doğumdan sonra kapanmayan yumuşak bir kapakçıklı minik deliğe verilen isimdir. Anne karnındayken tüm bebeklerde kalp üst odacıkları arasında olan tünelcik doğumdan sonra ortalama olarak %50 oranında kişide altı aylıkken, %75 oranında kişide ise yetişkinliğe geçildiğinde kapanmış olur. Kalan %20-25 oranındaki kişide ise delik kalıcı hale gelir yani PFO (Patent Foramen Ovale) olur ve ömür boyu bununla yaşamak mümkündür. Bazı bebeklerde oluşabilen bu deliğin normal seyirde doğum sonrası doğal olarak kapanması beklenirken delik aynen kalırsa uzun vadede ciddi sorunlar yaşanabilir. PFO (Patent Foramen Ovale) problemi günümüz tıbbi teknolojisinin gelişmiş imkanlarıyla ameliyatsız tedavi edilebilmektedir. Gereken müdahale kardiyoloji bölümü doktorlarınca yapılır.
Patent Foramen Ovale PFO Nedir?

Anne karnındaki bebekte kalbin sol ve sağ kulakçıkları arasında foramen ovale isimli bir açıklık bulunur. Açıklık bazen delik bazen de tünelcik olarak da tanımlanır.
Bu açıklık sayesinde anneden bebeğe geçen bol oksijenli kan bebeğin kalbinde sağdan sola oradan da beyne iletilir. Bu akış bebeğin sağlığı açısından çok önemlidir. Ayrıca Patent Foramen Ovale, doğuştan kalp rahatsızlığına sahip bazı bebeklerin henüz anne rahmindeyken ölme ihtimaline karşı bir koruyucu olarak bebeğin hayatını kurtarabilir.
Bebek doğup nefes almaya başlayınca, kalpte kan akışı nefesle birlikte soldan sağa olmaya başlar. Zamanla tünelcikten kan akışı engellenir ve buradaki hücreler yapışıp açıklığı kapatır.
Zaten artık kalp kulakçıkları arası açıklığa ihtiyaç yoktur ve normal gelişim sürecinde delik zamanla kendiliğinden kapanır. Kapanma genellikle süt çocukluğu döneminde olur. Delik kapanmazsa patent foramen ovale olarak isimlendirilir ve doktor kontrolüyle bu konu hakkında tedavi süreciyle ilgili karar alınması gerekir.
PFO (Patent Foramen Ovale) tablosu bir kalp hastalığı değildir sadece anatomik olarak bir farklılıktır ancak bazı problemler için tetikleyici bir neden olabilir. Örneğin; kan pıhtılarının kalpten beyne gidip kan akışını tıkamasıyla felç yaşanabilir.
Patent Foramen Ovale Neden Olur ve Nelere Sebep Olabilir?
Yani kalpteki tünelciğin süt çocuğu evresinden sonra kaybolmama tablosunun sebebi net değildir. Bu durumda olan birçok kişi bunun farkında bile olmaz zira belirtiler sönüktür. Ortada sessiz bir tablo vardır, klinik bulgu genelde olmaz, kalpten herhangi bir üfürüm hissedilmez.
Kalpteki tünelciğin normal seyirde kapanmamasının neden olabileceği düşünülen bazı durumlar arasında felç ve migren vardır. Ayrıca öksürme ve ıkınma gibi sebeplerle göğüs basıncı arttığında inme ve organ sorunları da yaşanabilir.
PFO’lu 60 yaş altı yetişkinlerde inme riski PFO’su olmayan kişilere göre %40-50 yüksektir. 60 yaş altında inme yaşayan kişilerde neden bulunamıyorsa patent foramen ovale durumuyla ilgili araştırma gerekir. PFO'su olan ve bir defa sebebi bulanamayan inme geçiren kişide gelecek yıllarda tekrar inme geçirme riski %2.5 oranındadır.
PFO’su olan dalgıçlarda vurgun yaşama riski diğer kişilere göre 5 kat yüksektir.
Auralı migren yaşayan kişilerde PFO (Patent Foramen Ovale) etkisi olabileceği düşünülmektedir. PFO’nun kapatılmasının auralı migren yaşayan kişilerde baş ağrılarını hafiflettiği bilinmektedir.
Patent Foramen Ovale PFO Belirtileri Nelerdir?
Patent foramen ovale çoğunlukla farklı sağlık sorunlarına yönelik testler yapılırken keşfedilir. Çoğu kişide belirti görülmez. Sadece bazı kişilerde migren ve özellikle ayaktayken ve ayağa kalkarken nefes sorunu bir sinyal olarak kendini gösterebilir. Tek başına yeterli olmasa da düşük kan oksijen seviyesi (hipoksemi) de bir belirti olabilir.
Patent Foramen Ovale Tanısı Nasıl Konur?

Kalpteki tünelciğin zamanla kapanmaması tek başına ciddi bir şikayet oluşturmadığı için çoğunlukla başka rahatsızlıklar için tetkikler yapılırken ortaya çıkar. İnme Özellikle inme geçirenlerde yapılan testlerde bu tünelciğin kapanmadığı ortaya çıkabilir. Süreci çoğunlukla nöroloji ve kardiyoloji uzmanı hekimler yürütür.
Tanı konulabilmesi için şu yöntemler kullanılabilir:
- Transtorasik ekokardiyogram: Eko olarak da bilinen ekokardiyogramda, kalp görüntülerinin elde edilmesi için ses dalgaları kullanılır. İşlem öncesi 4 saat açlık istenir. İşlem ortalama yarım saat sürer. Eko sonrası 1-2 saat sersemlik hali olabilir.
- Transözofageal ekokardiyogram (TEE): Yemek borusundan küçük bir kamera sarkıtılarak işlem yapılır. PFO'yu standart ekokardiyograma göre daha net görme ihtimali olduğu için tercih edilebilen bir yöntemdir.
- Transkraniyal Doppler (TCD) Ultrason: Beyne giden kan akışı ses dalgaları yardımıyla incelenir. Bu testle kan pıhtısı sebepli felç de tespit edilebilir.
- Kabarcık Testi: Bazen uygulanan bir testtir. Damara tuzlu su solüsyonu verilerek yapılır. Akciğerlerin kabarcıkları filtreleyemediği tespit edilirse ve kabarcıklar kalp solundaki delikten geçerse PFO şüphesi yüksek olur.
İncelemelerin sonucunun pozitif veya şüpheli olması halinde hastanın bacaklarında pıhtı bulguları varsa, inme tekrarlama riski olabileceği için delik işlemi hastaya önerilir.
Ameliyatsız Patent Foramen Ovale Kapama Nasıl Yapılır?
Geçmiş yıllarda kalpteki tünelcik cerrahi yöntemle kapatılırken son yıllardaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde artık özel implantlarla kolay bir şekilde anjiografik kapama yapılır. Bu yöntemde lokal anestezi kullanılır. Kapama cihazı kasık toplardamarından uzun bir kılıfla hedef bölgeye yani kalpte ilgili yere yerleştirilir.
Kapama uygulaması yaklaşık 1 saat sürer. İşlemden sonra hastanın en az 6 saat kadar yatması gerekir. Dinlenme süreci olarak hasta 1 gün hastanede kaldıktan sonra taburcu edilir. İstirahat süresi 1-2 gündür. Sonrasında kişi günlük yaşamına dönebilir. Kapalı anjiografik uygulanan kişilerin bir süre kan sulandırıcı kullanması gerekir. Kan sulandırıcı kapama cihazının üstünde kan pıhtısı oluşmasını önler.
İşlemin ardından ortalama 3-6 ay arasında kalbin iç yapısı kapama cihazını örtmeye başlar ve cihaz vücudun bir parçası olarak benimsenir.