Pterjium (Göz Eti)

Pterjium (Göz Eti) Nedir? Pterjium Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Pterjium, gözün beyaz kısmını örten zar dokusunun kornea üzerine doğru ilerlemesiyle ortaya çıkan, halk arasında “göz eti” olarak da bilinen bir göz hastalığıdır. Genellikle güneş ışığına, rüzgâra, toza ve kuru hava koşullarına uzun süre maruz kalan kişilerde daha sık görülür. Gözde kızarıklık, batma, yanma, sulanma, yabancı cisim hissi ve ilerleyen durumlarda görme bulanıklığına neden olabilir. Pterjiumun takibi ve tedavisi, hastalığın ilerleme düzeyine göre göz hastalıkları uzmanı tarafından planlanmalıdır.

Güncelleme :
Görüntüleme : 25.393
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Göz eti olarak bilinen pterjium, gözün beyaz kısmında pembe, et benzeri görünüme sahip kama şeklindeki oluşumdur. Genellikle gözün burun kısmına yakın köşesinde ortaya çıkar ve göz yüzeyi boyunca ilerleme gösterebilir.

Daha ciddi vakalarda, kornea ve göz bebeğini bile kaplayabilen pterjium bulanık görmeye neden olabilir. Bu durum geliştiğinde ortaya çıkan görünüm her ne kadar korkutucu olabilse de göz etinin aslında iyi huylu ve tedavi edilebilir bir durum olduğu unutulmamalıdır.

Pterjium (Göz Eti) Nedir?

Pterjium, gözün kornea olarak isimlendirilen tabakasının konjonktiva veya mukoz membran gibi beyaz kısımlarında meydana gelen doku büyümesidir. Kornea bölgesi gözün ön kısmını kaplayan koruyucu tabakadır. Kanseröz olmayan göz eti genellikle kama şeklinde meydana gelir.

Hastaların büyük bir çoğunluğunda herhangi bir şikayete neden olmaması nedeniyle tedavi gereksinimi duyulmayan bu durum eğer görme problemi başta olmak üzere çeşitli semptomlara neden oluyorsa temizlenebilir.

Pterjium (Göz Eti) Belirtileri Nelerdir?

Göz eti genellikle gözün iç yan kısmında meydana gelir. Tek bir gözün veya iki gözün de etkilendiği vakalar mevcuttur. Pterjiumun ilk evrelerinde oluşan yapı genellikle çok dikkatli bakılmadığı sürece farkına varılamayacak düzeydedir.

Görme ile ilgili herhangi bir probleme neden olmaması veya göz bölgesinde herhangi bir rahatsızlık hissi oluşturmaması nedeniyle kolaylıkla gözden kaçabilir.

Büyümeye devam eden göz eti çeşitli şikayetlerin oluşumuna neden olabilir. Özellikle dışarıdan bakıldığında tespit edilebilir hale gelen pterjium, ete benzer pembe, kırmızı veya sarı renklere sahip üçgen bir yapı şeklinde görülür. Göz eti büyümesi ile oluşabilecek diğer belirtiler ise şu şekilde özetlenebilir:

  • Konjonktivada kızarıklık,
  • Tek bir gözde veya her iki gözde meydana gelen kaşıntı, yanma veya kuruluk hissi,
  • Göze kum kaçmış gibi hissedilmesi.
  • Başlangıç aşamasında gözün yan kısımlarında bulunan göz etinin gözün orta kısmına doğru ilerlemesi halinde bu şikayetlere bulanık görme gibi şikayetlerin de eklenebileceğine dikkat edilmelidir.

Pterjium (Göz Eti) Neden Olur?

Pterjium (Göz Eti) Neden Olur?

Göz eti birçok farklı durum nedeniyle meydana gelebilen bir durumdur. Güneşin ultraviyole ışınlarına uzun süreli maruziyet bu durumun oluşmasında rol oynayabilecek etkenlerin başında gelir.

Özellikle meslek gereği veya tercih olarak dışarıda uzun süreli zaman geçiren bireylerde göz eti oluşmasına dair bir risk artışı söz konusu olabilir. Göz kuruluğu olan veya daha önce bu durumu yaşamış bireylerde göz eti gelişimine karşı yatkınlık olabilir.

Göz kuruluğu ve güneşin ultraviyole ışınlarına uzun süreli maruziyete ek olarak kum, toz ve rüzgar gibi doğal etkenlere maruziyet de göz eti olan bireylerin şikayetlerinin ilerlemesine veya mevcut oluşumun büyümesinin tetiklenmesine neden olabilir.

Yapılan çeşitli araştırmalar aile öyküsünde göz eti bulunan bireylerin bu duruma karşı daha yatkın olduğuna işaret eder. Tespit edilen vakaların büyük bir çoğunluğu 20 yaşın üzerindedir.

20 ile 40 yaş arasındaki göz eti olan bireylerde bu oluşum genellikle tek olarak tespit edilirken 40 yaşın üzerindeki bireylerde göz eti birden fazla sayıda oluşabilir. Pterjium aynı zamanda erkeklerde kadınlara göre iki kat daha fazla tespit edilebilen bir durumdur.

Pterjium (Göz Eti) Nasıl Anlaşılır?

Pterjium tanısı göz hekimlerine bu rahatsızlığa dair çeşitli şikayetler ile başvurulmasının ardından direkt olarak gerçekleştirilebilen bir durumdur. Sadece fizik muayene uygulamaları ile hastanın gözünü inceleyen göz hekimi göz etine dair meydana gelen büyümeyi tespit ederek tanıyı doğrulayabilir.

Fizik muayene ve özel ışık altında gerçekleştirilen göz muayenesine ek olarak gerekli durumlarda hekimler görme testi veya korneal topografi gibi çeşitli ek tetkiklere de başvurabilirler.

Her ne kadar nadir de olsa pterjium, kornea üzerinde ciddi bir yaralanmaya da sebep olabilir. Kornea üzerinde meydana gelen skar (yara) dokusu zaman içerisinde görme kaybına ilerleyebileceği için tedavi ile kontrol altına alınması gereken bir durum olarak kabul edilir.

Bu tarz ilerlemiş vakalarda cerrahi müdahaleye başvurulabilirken hafif seyirli vakalarda ise tedavi genellikle nemlendirici göz damlaları ile gerçekleştirilir.

Pterjium (Göz Eti) Tedavisi Nasıldır?

Pterjium, ciddi şikayetlere veya görme ile ilgili problemlere neden olmadığı sürece genellikle herhangi bir tedavi girişimine gerek duyulmayan bir rahatsızlıktır.

Bu tarz oldukça hafif seyirli olgularda düzenli göz muayenesi ile takip edilerek hastanın gözünde meydana gelen oluşumun büyümesinin derecesi değerlendirilebilir.

Göz etinin kızarıklık veya hassasiyet gibi şikayetlere neden olduğu kişilerde kuruluğu engellemek adına göz damlaları ve/veya göz etinin geliştiği bölgedeki inflamasyonu baskılamak için kortikosteroid içeren merhemlerin reçetelendirilmesine başvurulabilir.

Pterjiumun göz damlası veya nemlendirici girişimler ile kontrol altına alınamadığı olgularda özellikle astigmatizm veya bulanık görme gibi çeşitli görme şikayetlerinin meydana geldiği vakalar için cerrahi girişimler önemli bir tedavi seçeneğidir.

Bazı bireylerde ise herhangi bir şikayet olmamasına rağmen sadece kozmetik kaygılar göz önünde bulundurularak cerrahi tedavi uygulamaları ile göz eti ortadan kaldırılabilir.

Her operasyon için olduğu gibi göz eti ameliyatlarının da bir takım riskleri mevcuttur. Bazı bireylerde pterjium ameliyatı ardından bir süre sonra göz etinin tekrar oluştuğu tespit edilebilir. Ameliyat sonrasında gözde kuruluk veya tahriş hissi oluşabilecek diğer istenmeyen durumlar arasında yer alır.

Pterjium (Göz Eti) Olanlar Nelere Dikkat Etmelidir?

Pterjium olan veya bu durumun gelişimine dair risk altında olan bireylerin hekimlerinin bilgisi ve önerisi dahilinde yapabileceği çeşitli uygulamalar mevcuttur:

  • Güneş gözlüğü kullanımı: Ultraviyole ışınların %90-100’ünü engelleyebilen güneş gözlüklerinin açık havaya her çıkıldığında kullanılması yapılabilecek pratik uygulamalar arasındadır. O günün güneşli, bulutlu olmasına aldırmadan araba içinde seyahat ediliyor bile olsa güneş gözlüğü kullanımı güneş ışınlarının göz eti hususundaki zararlı etkileri dışında kum, toz veya rüzgar gibi irrite edici etkenlere karşı korunmaya da katkı sağlanabilir.
  • Şapka kullanılması: Çeşitli formlardaki şapkaların kullanımı ile göz bölgesinin güneş ışınlarına direkt olarak maruz kalmasının engellenmesine destek olunabilir.
  • Nemlendirici göz damlaları kullanımı: Rüzgarlı ortamlarda, toprak bölgelerde veya tozlu alanlarda zaman geçirilmesi halinde hekimlerinizin önerdiği yapay göz damlalarını kullanarak gözlerin yeterince nemli kalması için normal göz fonksiyonlarına katkı sağlanabilir.

Göz eti olarak bilinen pterjium, hastalarda genellikle herhangi bir ciddi sağlık problemine neden olmaması nedeniyle iyi huylu kabul edilen bir rahatsızlıktır. Bazı olgularda sadece küçük bir çıkıntı şeklinde başlar ve büyümesi direkt olarak durabilir.

Büyümenin ilerlememesi adına alınabilecek önlemlere uymak ve gözün tahriş olabileceği ortamlardan uzak durmak oldukça önemlidir.

Göz bölgesinde meydana gelen her sağlık sorunu için olduğu gibi göz eti oluşumu da başlangıçta korkutucu bir tanı gibi görünebilir. Ancak bu rahatsızlığın kanserleşme eğiliminde olmadığı ve birçok vakada çeşitli tedavi yöntemleri ile kolayca kontrol altına alınabildiği unutulmamalıdır.

Bu rahatsızlığa dair belirti ve bulguları kendinizde veya çevrenizde gözlemlemeniz halinde bir sağlık kuruluşlarına başvurarak uzman hekimlerden destek almanız önerilir. 

Pterjium (Göz Eti) Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Pterjium ameliyatı, gözün beyaz kısmından kornea üzerine doğru ilerleyen anormal zar dokusunun cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Halk arasında göz eti ameliyatı olarak da bilinir.

Ameliyat genellikle pterjiumun görme alanını etkilemeye başlaması, sık kızarıklık ve batma yapması, gözde belirgin rahatsızlık oluşturması veya estetik açıdan kişiyi rahatsız etmesi durumunda gündeme gelir.

İşlem çoğunlukla lokal anestezi altında yapılır. Bu sayede hasta ameliyat sırasında ağrı hissetmez, ancak hafif baskı veya dokunma hissi olabilir. Ameliyat sırasında göz yüzeyindeki pterjium dokusu dikkatlice çıkarılır.

Ardından hastalığın tekrarlama riskini azaltmak için genellikle gözün sağlıklı konjonktiva dokusundan alınan ince bir doku parçası, çıkarılan alanın üzerine yerleştirilir. Bu yönteme konjonktival otogreft denir.

Yerleştirilen doku, dikişle veya özel doku yapıştırıcılarıyla sabitlenebilir. Hangi yöntemin kullanılacağı pterjiumun büyüklüğüne, göz yüzeyinin durumuna ve cerrahın değerlendirmesine göre belirlenir.

İşlem tamamlandıktan sonra göz kapatılabilir veya koruyucu damlalarla takip süreci başlatılır. Ameliyat genellikle kısa süren ve hastanede yatış gerektirmeyen bir işlemdir.

Pterjium ameliyatı sonrası birkaç gün batma, sulanma, kızarıklık, yabancı cisim hissi ve hafif ağrı olabilir. Doktorun verdiği antibiyotikli veya kortizonlu göz damlaları düzenli kullanılmalı, göz ovuşturulmamalı ve kontrol randevuları aksatılmamalıdır. Güneş gözlüğü kullanmak, tozlu ve rüzgârlı ortamlardan korunmak iyileşme sürecini destekleyebilir ve tekrarlama riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Pterjium tekrar edebilen bir hastalık olduğu için ameliyat sonrası takip önemlidir. Görme bulanıklığı, şiddetli ağrı, artan kızarıklık, yoğun akıntı veya ani görme değişikliği gelişirse vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Pterjium genellikle iyi huylu bir göz yüzeyi hastalığıdır ve çoğu zaman hayati tehlike oluşturmaz. Ancak gözün beyaz kısmından kornea üzerine doğru ilerlediği için takip edilmesi gerekir. Küçük ve ilerlemeyen pterjiumlar yalnızca kızarıklık, batma, yanma ve yabancı cisim hissi gibi şikâyetlere neden olabilir.
Pterjium büyüdüğünde korneanın şeklini bozabilir, astigmata yol açabilir ve görme kalitesini etkileyebilir. Göz bebeğine doğru ilerleyen pterjiumlarda görme bulanıklığı gelişebilir. Bu nedenle pterjium her zaman tehlikeli kabul edilmese de ilerleme riski nedeniyle göz hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Pterjium ameliyatı göz hastalıkları uzmanları tarafından sık uygulanan cerrahi işlemlerden biridir. Genellikle lokal anestezi altında yapılır ve hasta işlem sırasında ağrı hissetmez. Ameliyatın zorluğu pterjiumun büyüklüğüne, kornea üzerine ne kadar ilerlediğine, göz yüzeyinin durumuna ve daha önce ameliyat geçirilip geçirilmediğine göre değişebilir.
Günümüzde pterjium ameliyatında tekrarlama riskini azaltmak için konjonktival otogreft gibi yöntemler kullanılabilir. Bu yöntemde sağlıklı göz yüzeyi dokusu, pterjiumun çıkarıldığı bölgeye yerleştirilir. Ameliyat genellikle kısa sürse de ameliyat sonrası damla kullanımı, göz hijyeni ve güneşten korunma iyileşme süreci açısından önemlidir.

Pterjium kendiliğinden tamamen kaybolan bir hastalık değildir. Gözde oluşan zar dokusu zamanla aynı boyutta kalabilir veya yavaş yavaş kornea üzerine doğru ilerleyebilir. Kızarıklık, batma ve kuruluk gibi şikâyetler damlalarla hafifletilebilir; ancak mevcut pterjium dokusu ilaçla ya da kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Pterjiumun ilerlemesini azaltmak için güneş gözlüğü kullanmak, rüzgâr, toz ve kuru ortamdan korunmak, göz kuruluğu varsa doktorun önerdiği suni gözyaşı damlalarını kullanmak faydalı olabilir. Ancak görmeyi etkileyen veya büyüyen pterjiumlarda cerrahi tedavi gerekebilir.

Pterjium, görme alanına doğru ilerlediğinde, korneada şekil bozukluğu veya astigmat oluşturduğunda, sık kızarıklık ve batma şikâyetine neden olduğunda ya da estetik olarak kişiyi rahatsız ettiğinde ameliyat gündeme gelebilir. Ayrıca pterjiumun düzenli kontrollerde büyüdüğü görülüyorsa cerrahi tedavi değerlendirilebilir.
Ameliyat kararı yalnızca görünümüne göre değil; hastanın şikâyetleri, görme düzeyi, kornea etkilenmesi ve pterjiumun ilerleme hızı dikkate alınarak verilmelidir. Bu nedenle pterjiumu olan kişilerin göz hastalıkları uzmanı tarafından takip edilmesi önemlidir.

Pterjium ilaçla tamamen yok edilemez. Ancak pterjiuma bağlı kızarıklık, yanma, batma, sulanma ve kuruluk gibi şikâyetler göz damlalarıyla hafifletilebilir. Doktor gerekli görürse suni gözyaşı damlaları, kısa süreli iltihap giderici damlalar veya alerjiye yönelik tedaviler önerebilir.
İlaç tedavisi pterjiumun oluşturduğu rahatsızlığı azaltabilir; fakat kornea üzerine ilerlemiş dokuyu ortadan kaldırmaz. Pterjium büyüyorsa, görmeyi etkiliyorsa veya tekrarlayan şikâyetlere neden oluyorsa cerrahi tedavi gerekebilir. Göz damlaları mutlaka doktor önerisiyle kullanılmalıdır.

Pterjium ameliyatı genellikle kısa süren bir işlemdir. Çoğu hastada ameliyat yaklaşık 20-45 dakika içinde tamamlanabilir. Ancak pterjiumun büyüklüğü, kullanılan cerrahi yöntem, greft uygulanıp uygulanmayacağı ve göz yüzeyinin durumu süreyi etkileyebilir.
Ameliyat genellikle hastanede yatış gerektirmez ve hasta aynı gün evine dönebilir. İşlem sonrası gözde batma, sulanma, kızarıklık ve yabancı cisim hissi birkaç gün devam edebilir. İyileşme sürecinin sorunsuz ilerlemesi için doktorun verdiği damlalar düzenli kullanılmalı ve kontrol randevuları aksatılmamalıdır.

Pterjium ameliyatı sonrası gözde bir süre kızarıklık, doku hassasiyeti ve iyileşme görünümü olabilir. Bu durum genellikle zamanla azalır. Modern cerrahi yöntemlerde amaç hem pterjium dokusunu temizlemek hem de göz yüzeyinin mümkün olduğunca düzgün iyileşmesini sağlamaktır.
Bazı kişilerde ameliyat bölgesinde hafif iz, renk değişikliği veya damar belirginliği kalabilir. Ayrıca pterjium tekrarlayabilen bir hastalık olduğu için ameliyat sonrası güneşten, rüzgârdan, tozdan ve kuru ortamdan korunmak önemlidir. Güneş gözlüğü kullanımı ve doktorun önerdiği damlaların düzenli uygulanması iyileşmeyi destekleyebilir.

Pterjium genellikle gözün buruna yakın beyaz kısmında hafif kızarıklık, kabarıklık veya zar şeklinde doku büyümesiyle başlar. Başlangıçta küçük olduğu için kişi yalnızca gözde batma, yanma, kuruluk, sulanma veya yabancı cisim hissi yaşayabilir. Bazı kişilerde ise belirti vermeden rutin göz muayenesinde fark edilebilir.
Güneş ışığına uzun süre maruz kalma, rüzgâr, toz, kuru hava ve açık havada çalışma pterjium gelişme riskini artırabilir. Zamanla bu zar dokusu kornea üzerine doğru ilerleyebilir. Bu nedenle erken dönemde güneş gözlüğü kullanmak, göz kuruluğunu tedavi etmek ve düzenli göz kontrolü yaptırmak önemlidir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Op. Dr. Sibel Malazgirt

Op. Dr.

Sibel Malazgirt

Göz Hastalıkları

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam