Reflü Nedir? Reflü Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Reflü Nedir? Reflü Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu göğüste yanma, ağza acı su gelmesi, boğazda tahriş, öksürük ve yutma güçlüğü gibi şikâyetlere yol açabilen yaygın bir sindirim sistemi sorunudur. Beslenme alışkanlıkları, fazla kilo, geç saatlerde yemek yemek, sigara, alkol, stres ve bazı yiyecekler reflü şikâyetlerini artırabilir. Hafif vakalarda yaşam tarzı değişiklikleri ve beslenme düzeni rahatlama sağlayabilir. Ancak sık tekrarlayan, gece uykudan uyandıran veya yutma güçlüğü, kilo kaybı, kanama gibi belirtilerle birlikte görülen reflü durumunda gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır.

Güncelleme :
Görüntüleme : 37.435
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Reflü Nedir?

Reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu ortaya çıkan bir sindirim sistemi problemidir. Normalde mide ile yemek borusu arasında bulunan kapakçık yapısı, mide asidinin yukarı çıkmasını engeller. Bu yapı yeterince iyi çalışmadığında mide asidi ve sindirim sıvıları yemek borusuna doğru geri kaçabilir.

Reflü en sık göğüste yanma, mide ekşimesi, ağza acı veya ekşi su gelmesi, boğazda yanma, öksürük, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Şikâyetler özellikle yemeklerden sonra, yatınca, öne eğilince veya gece saatlerinde artabilir.

Baharatlı yiyecekler, yağlı yemekler, çikolata, kahve, gazlı içecekler, sigara, alkol, fazla kilo ve geç saatte yemek yemek reflüyü tetikleyebilir.

Ara sıra görülen reflü şikâyetleri yaşam tarzı ve beslenme düzenlemeleriyle hafifleyebilir. Ancak reflü sık tekrarlıyorsa, gece uykudan uyandırıyorsa, yutma güçlüğü, kilo kaybı, kanlı kusma, siyah dışkı veya uzun süren öksürük gibi belirtiler eşlik ediyorsa gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır.

Reflü Belirtileri Nelerdir?

Reflü belirtileri, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu ortaya çıkar. En sık görülen şikâyetler göğüste yanma, mide ekşimesi ve ağza acı ya da ekşi su gelmesidir. Şikâyetler özellikle yemeklerden sonra, yatınca, öne eğilince veya gece saatlerinde daha belirgin hale gelebilir.

Reflü belirtileri arasında şunlar yer alabilir:

  • Göğüste yanma hissi
  • Mide ekşimesi
  • Ağza acı veya ekşi su gelmesi
  • Boğazda yanma ve tahriş
  • Geğirme ve şişkinlik
  • Yutma güçlüğü
  • Boğazda takılma hissi
  • Ses kısıklığı
  • Kronik öksürük
  • Ağız kokusu
  • Diş minesinde aşınma
  • Gece uykudan uyandıran yanma veya öksürük
  • Bulantı
  • Yemek sonrası göğüs veya mide bölgesinde rahatsızlık

Reflü belirtileri sık tekrarlıyorsa, yutma güçlüğü, kilo kaybı, kanlı kusma, siyah dışkı, kansızlık veya şiddetli göğüs ağrısı gibi bulgular eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Bu belirtiler reflü dışında farklı hastalıklarla da ilişkili olabilir.

Bebeklerde Reflü Belirtileri

Bebeklerde reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkabilir ve özellikle ilk aylarda sık görülebilir. Bazı bebeklerde beslenme sonrası az miktarda kusma veya ağızdan süt gelmesi normal kabul edilebilir.

Ancak kusmanın sık olması, bebeğin kilo alamaması veya huzursuzlukla birlikte görülmesi durumunda çocuk doktoru değerlendirmesi gerekir.

Bebeklerde reflü belirtileri şunlar olabilir:

  • Beslenme sonrası sık kusma veya ağızdan süt gelmesi
  • Beslenirken huzursuzluk
  • Memeyi veya biberonu reddetme
  • Sık ağlama ve gaz sancısına benzer huzursuzluk
  • Kilo alamama veya yetersiz kilo artışı
  • Öksürük, hırıltı veya boğazda tahriş
  • Uyku sırasında huzursuzluk
  • Sırtını geriye doğru kasma
  • Beslenme sonrası sık yutkunma veya öğürme

Bebekte fışkırır tarzda kusma, kilo kaybı, kanlı kusma, solunum güçlüğü, morarma, ateş veya ciddi beslenme sorunu varsa acil değerlendirme gerekir. Bebeklerde reflü tedavisi mutlaka çocuk doktoru tarafından planlanmalıdır.

Çocuklarda Reflü Belirtileri

Çocuklarda reflü belirtileri yaşa göre değişebilir. Daha büyük çocuklar mide yanması, ağza acı su gelmesi veya göğüste yanma gibi şikâyetleri ifade edebilirken, küçük çocuklarda belirtiler daha belirsiz olabilir.

Reflü, bazı çocuklarda karın ağrısı, iştahsızlık, kronik öksürük veya ses kısıklığıyla kendini gösterebilir.

Çocuklarda reflü belirtileri arasında şunlar yer alabilir:

  • Mide yanması veya mide ekşimesi
  • Ağza acı ya da ekşi tat gelmesi
  • Karın üst bölgesinde ağrı
  • Göğüste yanma veya rahatsızlık
  • Sık geğirme
  • Bulantı veya kusma
  • İştahsızlık
  • Yutma güçlüğü
  • Boğazda yanma veya takılma hissi
  • Kronik öksürük
  • Ses kısıklığı
  • Ağız kokusu
  • Gece uykudan öksürük veya yanma hissiyle uyanma
  • Diş minesinde aşınma

Çocuklarda reflü şikâyetleri sık tekrarlıyorsa, büyüme-gelişme etkileniyorsa, yutma güçlüğü, kilo kaybı, kanlı kusma veya uzun süren öksürük varsa çocuk gastroenterolojisi ya da çocuk sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Reflü Neden Olur?

Reflü Neden Olur?

Reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını engelleyen kapakçık mekanizmasının yeterince iyi çalışmaması sonucu ortaya çıkar. Normalde mide ile yemek borusu arasında bulunan alt özofagus sfinkteri, mide asidinin yukarı çıkmasını önler.

Bu yapının gevşemesi veya basıncının azalması durumunda mide asidi yemek borusuna kaçarak yanma, ekşime ve ağza acı su gelmesi gibi şikâyetlere neden olabilir.

Reflünün oluşmasında beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı önemli rol oynar. Yağlı ve baharatlı yiyecekler, çikolata, kahve, gazlı içecekler, alkol, sigara, fazla yemek yemek ve yemekten hemen sonra uzanmak reflü şikâyetlerini artırabilir. Ayrıca fazla kilo, gebelik, mide fıtığı, karın içi basıncın artması, bazı ilaçlar ve stres de reflü gelişimine katkıda bulunabilir.

Reflü bazı kişilerde aralıklı olarak görülürken, bazı kişilerde kronik hale gelebilir. Sık tekrarlayan reflü, yemek borusunda tahrişe ve iltihaplanmaya yol açabileceği için uzun süren şikâyetlerde gastroenteroloji uzmanına başvurulması önemlidir.

Reflüye Ne İyi Gelir?

Reflüye iyi gelen en önemli adımlar, mide asidinin yemek borusuna kaçmasını azaltmaya yönelik beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleridir. Küçük porsiyonlarla beslenmek, yemeklerden hemen sonra uzanmamak, geç saatlerde yemek yememek ve reflüyü tetikleyen gıdalardan uzak durmak şikâyetlerin azalmasına yardımcı olabilir.

Reflü şikâyetlerini hafifletmeye yardımcı olabilecek öneriler şunlardır:

  • Az ve sık öğünler tercih etmek
  • Yemekten sonra en az 2-3 saat uzanmamak
  • Gece reflüsü varsa baş kısmını hafif yükselterek uyumak
  • Yağlı, kızartılmış ve baharatlı yiyecekleri sınırlamak
  • Kahve, çikolata, gazlı içecekler, alkol ve sigaradan kaçınmak
  • Fazla kilolar varsa sağlıklı şekilde kilo vermek
  • Dar kıyafetlerden ve karın bölgesine baskı yapan giysilerden uzak durmak
  • Hızlı yemek yememek ve yiyecekleri iyi çiğnemek
  • Stres yönetimine dikkat etmek

Reflü şikâyetleri sık tekrarlıyorsa, gece uykudan uyandırıyorsa veya yutma güçlüğü, kilo kaybı, kanlı kusma, siyah dışkı ya da şiddetli göğüs ağrısı gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Reflü tedavisinde ilaç kullanımı ve ileri değerlendirme gerekip gerekmediği gastroenteroloji uzmanı tarafından belirlenmelidir.

Reflü Tedavisi Nedir?

Reflü tedavisi, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını azaltmayı, yemek borusundaki tahrişi iyileştirmeyi ve kişinin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan bir tedavi yaklaşımıdır.

Tedavi planı reflü şikâyetlerinin sıklığına, şiddetine, yemek borusunda hasar olup olmamasına, kişinin yaşına, kilosuna, beslenme alışkanlıklarına ve eşlik eden hastalıklarına göre belirlenir.

Hafif reflü şikâyetlerinde ilk adım genellikle yaşam tarzı ve beslenme düzeninin değiştirilmesidir. Az ve sık yemek yemek, geç saatlerde yemek yememek, yemekten hemen sonra uzanmamak, fazla kiloları kontrol altına almak, sigara ve alkolden uzak durmak reflü belirtilerinin azalmasına yardımcı olabilir. Ayrıca yağlı, baharatlı, asitli ve mideyi rahatsız eden yiyeceklerin sınırlandırılması önerilebilir.

Daha sık veya şiddetli reflü şikâyetlerinde doktor tarafından mide asidini azaltmaya yönelik ilaçlar, mide koruyucu tedaviler veya asit baskılayıcı ilaçlar önerilebilir.

Bu ilaçlar kişinin durumuna göre belirli sürelerle kullanılmalıdır. Uzun süreli veya kontrolsüz ilaç kullanımı önerilmez. Yutma güçlüğü, kilo kaybı, kanlı kusma, siyah dışkı, kansızlık veya şiddetli göğüs ağrısı gibi alarm belirtileri varsa endoskopi gibi ileri değerlendirmeler gerekebilir.

Bazı hastalarda mide fıtığı, ilaç tedavisine rağmen geçmeyen reflü veya ciddi yemek borusu hasarı varsa cerrahi tedavi seçenekleri gündeme gelebilir. Reflü tedavisi kişiye özel planlanmalı ve özellikle uzun süren şikâyetlerde gastroenteroloji uzmanı tarafından değerlendirme yapılmalıdır.

Reflüye İyi Gelen Yiyecekler Nelerdir?

Reflüye iyi gelen yiyecekler, mideyi fazla yormayan, asit üretimini artırmayan ve sindirimi daha kolay olan besinlerdir. Ancak her kişide reflüyü tetikleyen yiyecekler farklı olabilir. Bu nedenle reflü hastalarının hangi besinlerden sonra şikâyetlerinin arttığını takip etmesi ve beslenme düzenini buna göre oluşturması önemlidir.

Reflü şikâyetlerini azaltmaya yardımcı olabilecek yiyecekler şunlardır:

  • Yulaf ezmesi: Lif içeriği sayesinde uzun süre tokluk sağlayabilir ve mideyi fazla rahatsız etmeden tüketilebilir.
  • Muz: Asit oranı düşük meyvelerden biridir ve bazı kişilerde mide yanmasını artırmadan tüketilebilir.
  • Elma ve armut: Asit oranı daha düşük meyveler arasında yer alır; ancak porsiyon kontrolü önemlidir.
  • Sebzeler: Kabak, havuç, patates, brokoli, yeşil fasulye ve ıspanak gibi sebzeler haşlama, fırın veya buharda pişirme yöntemiyle tercih edilebilir.
  • Yağsız protein kaynakları: Tavuk, hindi, balık, yumurta beyazı ve yağsız et seçenekleri reflü diyetinde yer alabilir.
  • Yoğurt ve kefir: Bazı kişilerde sindirimi destekleyebilir; ancak asitli veya fazla yağlı ürünler şikâyetleri artırıyorsa dikkatli tüketilmelidir.
  • Tam tahıllar: Tam buğday ekmeği, bulgur, esmer pirinç ve yulaf gibi lifli besinler porsiyon kontrolüyle tercih edilebilir.
  • Zencefil: Bazı kişilerde mide bulantısı ve sindirim şikâyetlerini hafifletebilir; ancak fazla tüketimi mide hassasiyetini artırabilir.

Reflüsü olan kişilerde kızartmalar, çok yağlı yemekler, çikolata, kahve, nane, domates, narenciye, acı baharatlar, gazlı içecekler, alkol ve büyük porsiyonlar şikâyetleri artırabilir. Bu nedenle “iyi gelen yiyecekler” kadar, kişiye dokunan besinlerden uzak durmak da tedavinin önemli bir parçasıdır.

Reflü Diyeti Nasıl Yapılır?

Reflü diyeti, mide asidinin yemek borusuna kaçmasını azaltmaya yardımcı olacak şekilde düzenlenen bir beslenme planıdır. Bu diyetin temel amacı mideyi aşırı doldurmamak, asit üretimini artırabilecek yiyecekleri sınırlamak ve sindirimi kolay öğünler oluşturmaktır.

Reflü diyeti katı yasaklardan çok, kişiye özel tetikleyicilerin belirlenmesi ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanılması üzerine kurulmalıdır.

Reflü diyeti yapılırken az ve sık öğünler tercih edilmelidir. Büyük porsiyonlar mide basıncını artırarak reflü şikâyetlerini tetikleyebilir. Akşam yemekleri yatmadan en az 2-3 saat önce yenmeli, yemekten hemen sonra uzanılmamalıdır. Gece reflüsü olan kişilerde baş kısmını hafif yükselterek uyumak da şikâyetleri azaltmaya yardımcı olabilir.

Reflü diyetinde dikkat edilebilecek temel noktalar şunlardır:

  • Kızartma ve çok yağlı yemeklerden kaçınılmalıdır.
  • Acı baharatlar, domates sosları, ketçap ve narenciye gibi asitli besinler sınırlandırılabilir.
  • Kahve, çikolata, nane, gazlı içecekler ve alkol reflüyü artırıyorsa tüketilmemelidir.
  • Yemekler yavaş yenmeli ve iyi çiğnenmelidir.
  • Dar kıyafetlerden ve karın bölgesine baskı yapan giysilerden kaçınılmalıdır.
  • Fazla kilo varsa sağlıklı kilo kaybı hedeflenmelidir.
  • Su tüketimi gün içine yayılmalı, yemek sırasında aşırı sıvı tüketiminden kaçınılmalıdır.
  • Kişiye dokunan yiyecekleri belirlemek için beslenme günlüğü tutulabilir.

Reflü diyeti herkes için aynı değildir. Bir kişide kahve şikâyetleri artırırken başka bir kişide domates veya baharatlı yiyecekler daha belirgin etki gösterebilir.

Bu nedenle reflü diyeti, kişinin şikâyetleri ve genel sağlık durumu dikkate alınarak planlanmalıdır. Uzun süren, ilaçsız geçmeyen veya alarm belirtileriyle birlikte görülen reflü şikâyetlerinde gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır.

Reflü Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Reflü ameliyatı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını önlemek amacıyla mide ile yemek borusu arasındaki kapakçık mekanizmasını güçlendirmeye yönelik yapılan cerrahi bir işlemdir.

Genellikle ilaç ve yaşam tarzı değişikliklerine rağmen şikâyetleri devam eden, mide fıtığı bulunan, uzun süre ilaç kullanmak istemeyen veya yemek borusunda reflüye bağlı hasar gelişen hastalarda gündeme gelebilir.

Reflü ameliyatı çoğunlukla laparoskopik yani kapalı yöntemle yapılır. Bu yöntemde karın bölgesine birkaç küçük kesi açılır ve kamera yardımıyla ameliyat gerçekleştirilir.

Ameliyat sırasında mide fıtığı varsa onarılır, ardından midenin üst kısmı yemek borusunun alt kısmı etrafına sarılarak kapakçık mekanizması güçlendirilir. Bu işlem fundoplikasyon olarak adlandırılır. En sık uygulanan yöntemlerden biri Nissen fundoplikasyonudur.

Ameliyat genel anestezi altında yapılır. İşlem sonrası hasta genellikle kısa süre hastanede takip edilir. İlk günlerde sıvı ve yumuşak gıdalarla beslenme önerilebilir; katı gıdalara geçiş doktorun belirlediği plana göre aşamalı olarak yapılır.

Ameliyat sonrasında bir süre şişkinlik, yutkunma güçlüğü, geğirme zorluğu veya gaz hissi görülebilir. Bu şikâyetler çoğu kişide zamanla azalır.

Reflü ameliyatı herkes için uygun değildir. Ameliyat kararı verilmeden önce endoskopi, pH ölçümü, yemek borusu basınç testi ve görüntüleme yöntemleri gibi değerlendirmeler gerekebilir. En uygun tedavi yöntemi; hastanın şikâyetleri, reflünün şiddeti, mide fıtığı varlığı ve yemek borusu fonksiyonları dikkate alınarak gastroenteroloji ve genel cerrahi uzmanları tarafından belirlenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Reflü olan kişiler mide asidini artırabilecek, mide boşalmasını yavaşlatabilecek veya mide ile yemek borusu arasındaki kapakçık yapısını gevşetebilecek yiyecek ve içecekleri sınırlamalıdır. Özellikle yağlı yemekler, kızartmalar, baharatlı gıdalar, çikolata, kahve, gazlı içecekler, alkol, domates sosları, ketçap, narenciye ve çok büyük porsiyonlar reflü şikâyetlerini artırabilir.
Reflüde her yiyecek herkesi aynı şekilde etkilemez. Bu nedenle kişi hangi besinlerden sonra yanma, ekşime, ağza acı su gelmesi veya öksürük gibi şikâyetlerinin arttığını takip etmelidir. Yemeklerden hemen sonra uzanmamak, geç saatlerde ağır yemek yememek ve porsiyon kontrolü yapmak da reflüyü azaltmada önemlidir.

Reflüyü en çok tetikleyen faktörler arasında fazla yemek yemek, yemekten hemen sonra yatmak, geç saatte beslenmek, fazla kilo, sigara, alkol, stres ve bazı yiyecek-içecekler yer alır. Yağlı ve kızartılmış yemekler, acı baharatlar, çikolata, kahve, nane, gazlı içecekler, domates, narenciye ve asitli gıdalar bazı kişilerde reflüyü belirgin şekilde artırabilir.
Bunun yanında dar kıyafetler giymek, karın bölgesine baskı olması, gebelik ve mide fıtığı da reflü şikâyetlerini tetikleyebilir. Reflü sık tekrarlıyorsa yalnızca tetikleyici gıdalardan kaçınmak yeterli olmayabilir; gastroenteroloji uzmanı tarafından değerlendirme yapılmalıdır.

Reflü en sık göğüs kemiği arkasında yanma, mide üst bölgesinde rahatsızlık ve ağza acı ya da ekşi su gelmesiyle kendini gösterir. Bazı kişilerde yanma hissi boğaza kadar yükselebilir. Boğazda tahriş, yutkunma sırasında takılma hissi, ses kısıklığı, kronik öksürük ve ağız kokusu da reflüyle ilişkili olabilir.
Reflü bazen göğüs ağrısı şeklinde hissedilebilir ve kalp hastalıklarıyla karışabilir. Özellikle baskı tarzında göğüs ağrısı, nefes darlığı, sol kola veya çeneye yayılan ağrı, soğuk terleme ya da bayılma hissi varsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.

Su içmek bazı kişilerde mide asidinin seyrelmesine ve yemek borusundaki tahriş hissinin hafiflemesine yardımcı olabilir. Özellikle küçük yudumlarla su içmek, ağza acı su gelmesi veya boğazda yanma hissi olduğunda geçici rahatlama sağlayabilir. Ancak su tek başına reflü tedavisi değildir.
Yemek sırasında çok fazla su içmek mideyi gerebilir ve bazı kişilerde reflüyü artırabilir. Bu nedenle su tüketimini gün içine yaymak daha uygun olabilir. Reflü şikâyetleri sık tekrarlıyorsa beslenme düzeni, yaşam tarzı ve gerekirse ilaç tedavisi doktor tarafından planlanmalıdır.

Reflü sık tekrarlıyor, gece uykudan uyandırıyor veya ilaç ve yaşam tarzı değişikliklerine rağmen geçmiyorsa dikkate alınmalıdır. Özellikle yutma güçlüğü, yutarken ağrı, açıklanamayan kilo kaybı, kanlı kusma, siyah dışkı, kansızlık, uzun süren öksürük, ses kısıklığı veya şiddetli göğüs ağrısı gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.
Uzun süre kontrol altına alınmayan reflü yemek borusunda tahriş, iltihap, daralma ve bazı kişilerde daha ciddi değişikliklere yol açabilir. Bu nedenle kronik reflü şikâyetleri gastroenteroloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Maden suyu bazı kişilerde hazımsızlık hissini hafifletebilir ancak gazlı olduğu için reflü şikâyetlerini artırabilir. Mide içindeki basıncı artırarak geğirme, şişkinlik, mide yanması ve ağza acı su gelmesi gibi belirtileri tetikleyebilir. Bu nedenle reflüsü olan kişilerde maden suyu her zaman iyi bir seçenek olmayabilir.
Maden suyu tüketilecekse küçük miktarlarda denenmeli ve kişinin şikâyetlerini artırıp artırmadığı gözlemlenmelidir. Sık reflü yaşayan kişiler gazlı içeceklerden uzak durmalı; su, şekersiz ve gazsız içecekleri tercih etmelidir.

Uzun süre aç kalmak reflüye her zaman iyi gelmez. Bazı kişilerde mide uzun süre boş kaldığında asit birikimi artabilir ve mide yanması, ekşime veya bulantı şikâyetleri görülebilir. Reflüde genellikle uzun açlıklar yerine az ve sık öğünler daha iyi tolere edilir.
Ancak sık atıştırmak veya büyük porsiyonlarla yemek de reflüyü artırabilir. Bu nedenle amaç mideyi aşırı doldurmadan, düzenli ve dengeli öğünlerle beslenmektir. Gece geç saatte yemek yememek ve yatmadan en az 2-3 saat önce beslenmeyi bitirmek reflü kontrolünde önemlidir.

Limonlu su reflüye iyi gelmeyebilir; hatta asitli yapısı nedeniyle bazı kişilerde mide yanması, ekşime ve boğazda yanma hissini artırabilir. Özellikle gastrit, mide hassasiyeti veya sık reflü şikâyeti olan kişiler limonlu su tüketirken dikkatli olmalıdır.
Limonlu suyun reflüyü tedavi ettiğine dair kesin bir yaklaşım yoktur. Reflüsü olan kişiler suyu sade tüketmeyi tercih edebilir. Limonlu su içildiğinde şikâyetler artıyorsa tüketilmemelidir.
Ceviz sağlıklı yağlar, lif ve bazı mineraller açısından besleyici bir kuruyemiştir; ancak yağ içeriği yüksek olduğu için bazı reflü hastalarında şikâyetleri artırabilir. Özellikle fazla miktarda ceviz tüketmek mide boşalmasını yavaşlatabilir ve mide yanmasını tetikleyebilir.
Reflüsü olan kişiler cevizi küçük porsiyonlarda deneyebilir. Eğer tüketim sonrası yanma, ekşime veya şişkinlik artıyorsa ceviz miktarı azaltılmalı ya da tüketimden kaçınılmalıdır. Kuruyemişler gece geç saatte ve fazla miktarda tüketilmemelidir.

Reflüsü olan kişilerde asit oranı yüksek meyveler şikâyetleri artırabilir. Portakal, mandalina, greyfurt, limon, yeşil elma, ekşi erik, ananas ve bazı ekşi meyveler mide yanması ve boğazda tahriş hissini tetikleyebilir. Ayrıca meyve suları, özellikle narenciye suları, reflü belirtilerini daha belirgin hale getirebilir.
Reflüde meyve seçimi kişiye göre değişir. Bazı kişiler muz, armut, tatlı elma veya kavun gibi daha düşük asitli meyveleri daha rahat tolere edebilir. Meyveler büyük porsiyonlarla ve yatmadan hemen önce tüketilmemelidir.

Bal bazı kişilerde boğazı yumuşatabilir ve tahriş hissini geçici olarak hafifletebilir. Ancak bal reflüyü tedavi eden bir yöntem değildir. Şeker içeriği yüksek olduğu için fazla tüketildiğinde kalori alımını artırabilir ve bazı kişilerde mide rahatsızlığına neden olabilir.
Reflüsü olan kişiler balı küçük miktarlarda tüketebilir; ancak şikâyetleri artırıyorsa kullanılmamalıdır. Diyabet, insülin direnci veya kilo kontrolü gerektiren durumlarda bal tüketimi sınırlandırılmalıdır. Sık reflü şikâyetlerinde kalıcı çözüm için gastroenteroloji uzmanı değerlendirmesi gerekir.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
cengiz-bolukbas

Prof. Dr.

Cengiz Bölükbaş

Gastroenteroloji

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam