Retinoid Nedir?
Retinoidler, cildin biyolojik işleyişini hücresel düzeyde düzenleyen A vitamini türevleridir. A vitamini moleküllerinin genel adı olan retinoidler, ilgili vitamin türevlerinin en gelişmiş formu olarak hücre çekirdeğindeki reseptörlere nüfuz eder.
Buna bağlı olarak cildin biyolojik işleyiş mekanizmasını hücresel düzeyde programlar ve hasarlı hücrelerin atılımını sağlar. Ayrıca hücrelerin çoğalma, farklılaşma ve doku bazında yenilenme süreçlerini dengede tutar. Epidermal değişim ivme kazandıkça cildin doğal bariyeri kökten güçlenir.
Retinoidler Nelerdir?
Retinoid çeşitleri, kimyasal yapılarına ve bağlandıkları reseptörlerin seçiciliğine göre dört farklı jenerasyonda incelenir. Retinoidler birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü nesil olmak üzere dört jenerasyon halinde sınıflandırılır.
Kimyasal yapıları ve çekirdek reseptörlerine olan seçicilikleri doğrultusunda sınıflandırılan moleküller hücresel düzeyde farklı farmakolojik özellikler gösterir.
Hafif etken maddeler içeren retinoidler kozmetik sektöründe bakım ürünlerinde yer alır ve reçetesiz olarak kullanılabilir. Daha güçlü türevler ise yüksek konsantrasyonlarda formüle edildiği için sadece uzman hekimlerin reçetesiyle alınabilir.
Klinik uygulamalarda farklı dermatolojik göstergelere yanıt veren retinoid grupları şu şekildedir:
Birinci Nesil (Doğal Formlar): Doğal A vitamini bileşiklerinin türetilmesiyle elde edilen birinci nesil; tretinoin (saf retinoik asit),retinol, izotretinoin ve retinal gibi modifiye edilmemiş moleküllerden oluşur.
İkinci Nesil (Aromatik Yapılar): Moleküler yapısına aromatik halkalar dahil edilerek geliştirilen etretinat ve asitretin gibi sentetik türevlerdir. Sistemik yoldan uygulanan moleküller, sedef hastalığı ve ağır cilt sertleşmesi (keratinizasyon) bozukluklarının tedavisinde reçete edilir.
Üçüncü Nesil (Poliaromatik Formlar): Belirli retinoid reseptörlerine yüksek hassasiyetle bağlanan adapalen, tazaroten ve beksaroten üçüncü nesil sınıfında yer alır. Yapısal olarak daha sabit olan ajanlar, yan etkileri en aza indirilmiş gelişmiş formülasyonlardır.
Dördüncü Nesil (Hedefe Yönelik Formlar): Güncel moleküler teknolojiyle geliştirilen trifaroten molekülünü içeren bir sınıftır. Epidermal dokuda baskın olarak bulunan RAR-gama reseptörlerine bağlanarak etki alanını daraltır.
Retinoidler Ne İşe Yarar?

Retinoidlerin temel görevi, hücresel döngüyü hızlandırmak, kolajen sentezini uyarmak ve gözenekleri arındırmaktır. Retinoidlerin işlevsel özellikleri arasında hücresel döngüyü düzenlemesi ve dermal matrisi güçlendirmesi yer alır.
Bununla birlikte foliküler kanallardaki tıkanıklıkları açar, por ve sebum kontrolü sağlar. Bileşiklerin etki mekanizması dermis katmanına ulaştığı için cildin alt katmanlarından başlayan bir onarım süreci başlatır. Buna bağlı olarak da klinik dermatoloji ve medikal estetik uygulamalarında başvurulan etken bir maddedir.
Retinoid faydaları şunlardır:
Retinoidler, yağ bezlerinin hiperaktivitesini kontrol altına alarak foliküler kanallarda mikrokomedon gelişimini engeller.
Melanosit regülasyonu sağlayan moleküller hiperpigmentasyon sorunlarını eşitler. Aşırı melanin üretimini baskılayarak güneş hasarından kaynaklanan pigmentasyon bozukluklarını daha da azaltmış olur.
Dermal matrisi güçlendiren retinoidler mevcut kolajen yıkımını durdurur. Buna bağlı olarak yeni kolajen sentezini uyarır ve bağ dokusunu oluşturur.
Cildin hücresel döngüsünü düzenler ve hasarlı dokuyu yüzeyden uzaklaştırır.
Retinoid Kremlerin Faydaları Nelerdir?
Retinoid krem faydaları; cildin yapısal onarımını başlatarak kolajen yıkımını önlemek ve doku elastikiyetini yeniden kazandırmaktır. Retinoid kremler, cildin alt katmanlarında kolajen ve elastin üretimini destekleyen topikal ürünlerdir.
Aktif A vitamini türevleri hücresel reseptörlere bağlanarak cildin yapısal onarım mekanizmalarını harekete geçirir. Cildin alt katmanlarına nüfuz eden etken madde, kolajen ve elastin üretimini artırır.
Buna bağlı olarak ince çizgileri ve sarkmaları azaltır. Kremlerin işe yaradığı bir diğer nokta da kolajen moleküllerinin parçalanmasını önlemektir. Bu koruyucu mekanizma, cildin daha genç ve dolgun görünmesini sağlar.
Retinoid Akne Tedavisinde Nasıl Kullanılır?
Retinoidlerin akne tedavisinde kullanımı; foliküler kanalları temizleyip komedon oluşumunu engelleyerek iltihaplı süreçleri baskılama esasına dayanır.
Retinoid kremler, dermatolog gözetiminde hastanın belirli aralıklarla akneli bölgeye uygulamasıyla kullanılan bir tedavi yöntemidir. Kremler, akne tedavisinde gözeneklerin tıkanmasını önleyip iltihabı baskılar ve sivilce oluşumunu kökten engeller.
Sivilceler, ölü derilerin gözeneklere sıkışmasından ve sebum kontrolünün sağlanamamasından dolayı ortaya çıkar. Topikal retinoid kremler cildin derin katmanına nüfuz edip yağı dışarı çıkarır; dokuyu hücresel düzeyde onararak yeniler.
Akneye eğilimli ciltlerde retinoid kremler önce geceleri temiz cilt yüzeyine nohut büyüklüğünde sürülerek uygulanır. İlk ay kusma evresi olarak adlandırılır.
Tedavinin 4-6. haftalarında cildin altında gizlenen tüm sivilceler çıkar ve akne artışı gözlenmesi normaldir. İlk ay uygulanan topikal krem cildi temizler ve dermatolog kontrolüyle kremin etkisi değerlendirilir. Dermatolog, sivilce izlerini ve lekeleri kontrol ettikten sonra retinoid ile birlikte farklı bir kremi tedaviye dahil edebilir.
Retinoid Kremler Her Cilt Tipine Uygun mu?
Retinoid kremler her cilt tipine uygun değildir. Özellikle yüksek biyolojik aktiviteye sahip moleküller hassas ciltlerde iritasyon yaratabilir. Bu ürünler, sivilce ve akneye meyilli cilt tiplerinde kullanılması önerilen etken içeriklere sahiptir. Yağlı, karma ve akneye meyilli ciltler retinoidlerin hücre yenileyici ve gözenek sıkılaştırıcı etkilerine daha kolay alışır.
Kuru ve hassas ciltlerde ise aktif bileşen içeren kremler deriyi daha da tahriş eder. Normal ve karma cilt tiplerinde de retinoidi doğru dozda uygulayarak olumlu etkiler görebilirsiniz. Bu nedenle ürün seçimi ve uygulama sıklığı cilt tipine özel ayarlanmalıdır.
Retinoid Lekeleri Yok Eder mi?
Retinoidler lekelerin görünümünü azaltır, epidermal hücre dönüşümünü hızlandırarak pigment birikmiş ölü deriyi yüzeyden uzaklaştırır. Melanin pigmentinin üretimini dengeleyen retinoid, lekeler üzerinde etkilidir ve lekelerin rengini açarak düzenli kullanımda azaltır. Hücresel döngüyü sağlayan kremler ölü deri tabakasını nazikçe soyup alt katmandaki deriyi yüzeye çıkarır ve lekeyi de gidermiş olur.
Özellikle güneş lekeleri ve sivilce sonrası oluşan akne izleri giderildiği için daha temiz bir cilt görünümü elde edilebilir. Yine de bazı lekeler cildin çok daha derin katmanlarında yer aldığı için retinoid tedavisi tek başına yeterli olmayabilir. Derin hiperpigmentasyon vakalarında kombine dermatolojik tedavilere ihtiyaç duyulabilir.