Deprem Sonrası Psikolojik Travma Etkileri Nasıl Azaltılır?

Deprem Sonrası Psikolojik Travma Etkileri Nasıl Azaltılır?

Deprem gibi yıkıcı afetler sonrasında yalnızca doğrudan etkilenen bireyler değil, toplumun tamamı yoğun kaygı, şok ve güvensizlik gibi derin psikolojik süreçler yaşayabilir. Ruh sağlığını korumak ve travmanın uzun vadeli olumsuz etkilerini azaltmak için "Bak-Dinle-Bağ Kur" ilkesine dayanan doğru psikolojik ilk yardım yaklaşımları büyük önem taşır.

Güncelleme :
Görüntüleme : 2.376
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Deprem gibi doğal afetler sonrasında tüm toplumda psikolojik bir takım süreçler yaşanabilir. Çok derin kayıpların yaşandığı afetlerde yalnızca afetzedeler değil, afetzedelerin yakınları, yaşandığı bölgelerindeki yardım ekipleri ve toplumun tüm fertlerinin ruh sağlığı etkilenebilir. Travma etkileriyle baş edebilmek için akla gelen ilk sorular ve yanıtları aşağıdaki gibi olabilir;

 

Afetzedelere Nasıl Yaklaşılmalı?

Bir afetten sonra çoğu zaman hoş olmayan ağır duygular ve bedensel tepkiler yaşanmaktadır. Korku, çaresizlik, şok, kaygı, kendine ve başkalarına güvenmeme şeklinde duygular ortaya çıkabilir. İlk müdahale psikolojik yardımdan ziyade önceliklere yönelip insani ive destekleyici bir müdahale de bulunmak gerekir. Afetten etkilenen kişilerle çalışan uzmanlar ve araştırmacılar afet ardı çıkan ilk duygusal tepkilerin varlığını azaltmakta ve psikolojik ilk yardım sağlamaktadır. Bu yardım da kişinin İzleyip – denetleyip – bağ kurması gerekir. Birinci olarak izleyip oradaki kişilerin ihtiyaçları tespit edilmeli ve gıda barınma gibi temel gereksinimleri acil ihtiyaçları sağlanmalıdır. İkinci olarak ise dinleyerek ve denetim sağlayarak onları sakinleştirmeye ve diğerleri ile bağ kurmasında yardımcı olunmalıdır. En önemlisi bu tür bir afet ile karşılaşmış olan bireylere “ bak senden daha kötü durumda olanlar var, onlar bütün ailesini kaybetti”  “her şey iyi olacak” gibi cümleleri duymak istemiyorlar ve bu cümleler onlara iyi gelmemektedir. Ve şunu hissedeceksin şunu yap gibi ne yapacağı dikte edilmemesi gerekmektedir.

Psikolojik İlk Yardım Nedir?

Psikolojik ilk yardım (PİY), acı çeken ya da desteğe ve yardıma ihtiyaç duyan kişilerin bakım ve desteğini sağlamak, ihtiyaçlarını ve kaygılarını belirlemek, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için yardımcı olmak (gıda, su, tıbbi müdahale, doğru bilgi almak gibi), olay hakkında konuşmaya zorlamadan dinlemek, rahatlatılıp sakinleşmesi için yardımcı olmak, sosyal destek ve hizmetlere ulaşması için destek olmak, olası zararlardan korumaya çalışmak gibi destekleyici müdahaleleri içerir.

Bak, Dinle, Bağ-Kur

Psikoojik ilk yardımın üç temel ilkesi bulunur. Bu eylem ilkeleri yaşanan kriz durumunda nelere bakılması, alana güvenle nasıl girileceği, krizden etkilenen kişilere nasıl yaklaşılacağını ve ihtiyaçları belirlendikten sonra nasıl destek verileceğini anlamamızı sağlar. İlk aşama “İzle/Bak”; önce güvenli alan olmadığı gözlemlenir, acil temel ihtiyacı olan kişiler belirlenir ve ciddi stres tepkisi gösteren kişiler kontrol edilir. İkinci aşama “Dinle”; desteğe ihtiyaç duyan kişilere yaklaşılır, ihtiyaçları ve kaygıları sorulur, sadece dinlenilir ve sakin kalabilmesi için yardımcı olunur. Son aşama ise “Bağ Kurma”; kişilerin temel ihtiyaçlarını belirledikten sonra gerekli hizmeti alabilecekleri yerlere yönlendirilir, doğruluğu kesinleşmiş ve açık, net bilgiler verilir, sevdikleriyle bağlantı kurmaları sağlandıktan sonra problemleriyle baş etmelerine ve sosyal destek sağlanmasına yardımcı olunur.

Travmanın Olumsuz Ruhsal Etkilerini Azaltmak İçin Neler Yapılmalı?

İnsan vücudu kendini tehlikede hissettiği andan itibaren kaygı mekanizmasını devreye sokarak kişiyi hayatta tutmaya çalışır. Bu belirtiler hızlı nefes almak, kalbin düzensiz çarpması, nefes alıp vermede güçlük, el-bacak titremesi, mide bulantısı, baş dönmesi gibi olup ölecekmiş hissi verebilir. Ancak bu belirtilerin görülmesi normaldir. Vücut kendini güvende hissettiğinde eski haline geri dönecektir. Deprem sonrasının ilk birkaç günlerinde uyuyamama, yemek yiyememe, bir şey yapmakta isteksizlik, yorgunluk, çaresizlik hisleri normaldir. Durumu yatıştırmaya çalışmak için sakinleştirici nesnelere (alkol, ilaç vb.) başvurmayın. Beden kendini tehlikede olmadığını anladığında bunlar eski haline gelecektir. Yaşadığınız olayı konuşmak isteyebilirsiniz ama çekinebilirsiniz. Böyle bir durumda sizi dinleyecek, anlayacak, destekleyecek yakınlarınıza anlatmaktan kaçmayın. Sosyal destek alınması travmalar üzerinde iyileştirici ve etkisini hafifletici bir etkiye sahiptir. Depremden sonra kapalı alanlarda, kalabalık ortamlarda ya da tanımadığınız, daha önce bulunmadığınız yerlerde olmak sizi tedirgin edebilir ve kaçınmak isteyebilirsiniz. İlk etapta girmek zorunda değilsiniz ancak güvendiğiniz insanlarla ilerleyen zamanlarda bunları deneyimlemeniz sizin için daha iyi olacaktır. Sağlıksız baş etme yöntemlerini tercih etmeyin. Bunların yerine sevdiklerinizle daha fazla zaman geçirmeyi, yürüyüşler yapmayı, nefes ve gevşeme egzersizlerini, meditasyonu deneyin. İnsan başına gelen olumsuz olaylardan sonra kaygısıyla beş etmek için bazen suçlu arama isteğinde olabilir. Bu biri, bir kurum, devlet, yaratıcı ya da kişinin kendisi olabilir. Böyle durumlarda güvenilir kaynaklardan bilgi almanız, spekülatif yönlendirmelerden uzak durmanız ve önceliği kendi sağlığınız ve güvenliğinize vermeniz ruh sağlığınız için daha önemlidir.

Nasıl Sosyal Medya Kullanmalı?

Güvenilirliği ve doğruluğu kanıtlanmamış kaynaklar ya da bilgileri paylaşmayın.

İnsanların öldüğü, zedelendiği, ağladığı, yaralandığı, feryad ettiği, yıkıntıların görüntülerini paylaşmayın. Hem birebirden etkilenen insanların haklarını ihlal etmiş hem de izleyenler için yalnızca travma oluşturmuş olacaksınız.

Nefret söylemleri, spekülatif haberler, kışkırtıcı içeriklerden uzak durun.

Öncelikle kendinize şu soruyu sorun; “bunu paylaşmam birinin işine yarayacak mı ya da birilerinin zarar görmesine neden olabilir mi?” Eğer paylaşacağınız görsel toplumda farkındalık yaratmak, kamuoyunu bilgilendirmek, bilinçlendirmek amacı taşıyorsa paylaşın.

Komplo Teorilerine ve Dedikodulara Nasıl Yaklaşmalı?

Afet ve travmalardan sonra insanlar bir suçlu arama, birilerini günah keçisi ilan etme eğiliminde olabilirler. Bu tarz haberler ve dedikodulara karşı dikkatli olun. Bu tür dedikodular, hurafeler, batıl inançlar, doğaüstü açıklamalar toplumsal bölümlere neden olabilmektedir. Gerçek niteliği taşıyan, kaynağı belli ve güvenilir olduğu ispatlanmış olan haberleri dinleyin, izleyin, paylaşın. Aksi halde gerçeği yansıtmayan bilgiyi kamuoyuna taşımak ya da sosyal platformlarda paylaşmak yasal değildir.

Çocuklar İçin Neler Yapabiliriz?

 Çocukların hayal dünyaları yetişkinlere göre daha geniştir ve gördüğü şeyleri farklı yorumlayabilirler. Bu nedenle depreme ait görselleri ve videoları izlememeleri, yanlarında olumsuz konuşmalara ve tekrarlayıcı olumsuz görüntülere maruz kalmamalıdır. Her çocuğun deprem sonrası göstereceği tepki farklı olabilir. Bu süreçte çok korkabilir ancak duygularını belli edemeyebilir. Konuşabilmesi, resmedebilmesi için destekleyin. “Ben de çok korktum sallandığımızı anladığımda, hatta ağlamak istedim. Belki sen de böyle hissetmiş olabilirsin. İhtiyaç duyduğunda bana sarılabilirsin ve bu konu hakkında konuşabiliriz.” gibi kendinizden örnekler verebilirsiniz. Çocuğun en temel ihtiyacı kendinin ve sevdiklerinin güvende olduğunu bilmesidir. Ona güvende olduğunuzu hissettirin. Fiziksel ihtiyaçlarını karşılayın. Daha fazla sarılmaya, öpülmeye, sevildiğini hissetmeye ihtiyaç duyabilir. Yanınızdan uzaklaştırmadan ihtiyaçlarına kulak vermeyi, dinlemeyi ihmal etmeyin. Sizi gözlemleyerek konfor alanı oluşturdukları için ebeveyn olarak tutarlı, sakin, aşırı tepkilerden kaçınarak yaklaşmayı deneyin. Yakınlığı aşırı koruyuculukla karıştırmadan kişisel gelişimini destekleyici bir yaklaşım benimseyin. Depremin doğal bir olay olduğunu anlatın. Bundan korkmanın, bazen geceleri altını ıslatmanın ya da ağlamanın sorun olmadığını ancak şuan yanında ve güvende olduğunu dile getirin. Çocuğun dili oyundur. Bu nedenle oyunlar oynaması, resimler çizmesi ve eski hayatında yaptığı şeyleri gerçekleştirebilmesi için zemin hazırlayın.

Depremi Medyada İzlediği ve Etkilendiği İçin Ders Çalışmakta Zorlanan Gençlere Neler Önerebiliriz?

Güvendiğiniz bir arkadaşınıza, aile üyenize veya öğretmeninize ulaşın ve duygularınız hakkında konuşarak destek alın.

Aklınızda dönüp duran deprem ile ilgili düşüncelerinizi bir deftere yazın.

Zihnini sakinleştirmek ve stres seviyeni azaltmaya yardımcı olması için spor, müzik veya sanat gibi hoşlandığınız etkinliklere katılın.

Fiziksel ve duygusal sağlığınızı korumak için yeterince uyuyun ve dengeli beslenin.

Depremle ilgili duyguları işlemek için bir danışman veya psikologla konuşmak gibi profesyonel yardım almayı düşünün.

Çalışmalarınızı planlayın ve büyük görevleri daha küçük, daha yönetilebilir parçalara bölün.

Motivasyonunuzu ve sorumluluklarınızı korumak için bir çalışma grubu veya çalışma partneri bulun.

Çalışmalarınız için ulaşılabilir hedefler belirleyin ve bu hedeflere ulaştığınızda başarınız için kendinizi ödüllendirin.

Stresi azaltmaya yardımcı olmak için derin nefes alma ve meditasyon gibi farkındalık ve rahatlama teknikleri uygulayın.

Medyaya ve depremle ilgili grafik görüntülere maruz kalmalarınızı sınırlandırın. Günde 10 kez medyayı kontrol ediyorsanız, 8-5-3-1 şeklinde kademeli olarak azaltın. Aynı şekilde kaç saat buna ayırdığınızı hesaplayıp, saati de kademeli olarak azaltabilirsiniz.

Mola verin, dinlenmek ve yeniden şarj olmak için kendinize zaman tanıyın. Bu molada medyayı takip etmek yerine başka bir aktivite yapın.

Bunalmış hissetmeniz normal ve yardım aramak sizin güçlü bir birey olduğunuzun göstergesidir. Bunu unutmayın. Gençler, kendilerine dikkat ederek ve destek arayarak duygularının üstesinden gelebilir ve derslerine geri dönebilirler.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?

Deprem gibi yaşamı tehdit eden afetler sonrasında bazı kişilerde psikolojik etkiler zamanla azalırken, bazı bireylerde travmanın etkileri uzun süre devam edebilir. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), kişinin yaşadığı veya tanık olduğu travmatik olayın ardından gelişebilen bir ruh sağlığı sorunudur. Kişi olayın etkisini tekrar tekrar yaşayabilir, sürekli tehlike altında hissedebilir ve günlük yaşamını sürdürmekte zorlanabilir. TSSB belirtileri her bireyde ortaya çıkmaz ancak belirtilerin uzun süre devam etmesi profesyonel destek gerektirebilir.

Deprem Sonrası Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri

Deprem sonrasında görülebilecek Travma Sonrası Stres Bozukluğu belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. En sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Depremi tekrar yaşıyormuş gibi hissetmek
  • Sık sık depremle ilgili kabuslar görmek
  • Depremi hatırlatan yer ve durumlardan kaçınmak
  • Sürekli tetikte olma hissi
  • Ani seslere karşı aşırı irkilme
  • Uyku problemleri
  • Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü
  • Yoğun kaygı, korku veya panik ataklar
  • Sinirlilik ve öfke kontrolünde zorlanma

Belirtilerin birkaç haftadan uzun sürmesi ve günlük yaşamı etkilemesi durumunda uzman desteği alınması önemlidir.

Deprem Sonrası Kimler Daha Fazla Risk Altındadır?

Depremden etkilenen herkes psikolojik olarak zorlanabilir ancak bazı gruplarda travma sonrası ruhsal sorunların görülme olasılığı daha yüksektir. Risk altında bulunan kişiler arasında:

  • Çocuklar ve ergenler
  • Yaşlı bireyler
  • Hamileler
  • Daha önce psikiyatrik hastalığı bulunan kişiler
  • Yakınını kaybedenler
  • Evini veya yaşam düzenini kaybedenler
  • Arama kurtarma ekipleri ve sağlık çalışanları

yer alır. Bu kişilerin psikolojik açıdan daha yakından takip edilmesi faydalı olabilir.

Çocuklarda Deprem Sonrası Psikolojik Etkiler

Çocuklar yaşadıkları travmayı yetişkinlerden farklı şekillerde gösterebilir. Deprem sonrasında görülebilecek belirtiler arasında uyku sorunları, ayrılma kaygısı, alt ıslatma, ani korkular, içe kapanma, huzursuzluk ve deprem temasını oyunlarında tekrar tekrar canlandırma yer alabilir. Çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlamak, yaşına uygun açıklamalar yapmak ve rutinlerini mümkün olduğunca korumak iyileşme sürecini destekleyebilir.

Afet Sonrası Psikolojik İlk Yardım

Deprem sonrasında uygulanacak psikolojik ilk yardım, kişinin kendini yeniden güvende hissetmesine yardımcı olmayı amaçlar. Bu süreçte kişinin güvenli bir ortama alınması, temel ihtiyaçlarının karşılanması, zorlanmadan konuşmasına fırsat verilmesi ve sosyal destek kaynaklarıyla bağlantı kurmasının sağlanması önemlidir. Psikolojik ilk yardım tedavi yerine geçmez ancak erken dönemde ruhsal iyilik halinin korunmasına katkıda bulunabilir.

Travma Sonrası İyileşmeyi Destekleyen Yaklaşımlar

Deprem sonrası iyileşme süreci kişiye özgüdür. Bu dönemde düzenli uyku, dengeli beslenme, hafif fiziksel aktivite, günlük rutinlerin yeniden oluşturulması ve yakın çevreden sosyal destek alınması iyileşmeyi destekleyebilir. Duyguları bastırmak yerine güvenilen kişilerle paylaşmak ve ihtiyaç duyulduğunda psikolojik destek almak da sürecin daha sağlıklı yönetilmesine yardımcı olabilir.

Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalıdır?

Deprem sonrasında yaşanan korku ve kaygı ilk günlerde normal kabul edilebilir. Ancak belirtiler bir aydan uzun sürüyorsa, kişinin günlük yaşamını, işini, eğitimini veya sosyal ilişkilerini belirgin şekilde etkiliyorsa, sürekli umutsuzluk hissi, kendine zarar verme düşünceleri veya yoğun panik ataklar gelişiyorsa mutlaka bir psikiyatri veya psikoloji uzmanına başvurulmalıdır. Erken dönemde alınan profesyonel destek, travmanın uzun vadeli etkilerinin azaltılmasına yardımcı olabilir.

Deprem Sonrası Psikiyatrik Tedavi Yaklaşımları

Travma sonrası gelişen ruhsal sorunların tedavisinde kişinin ihtiyaçlarına göre farklı yöntemler uygulanabilir. Psikoterapi, özellikle travma odaklı bilişsel davranışçı terapi gibi yaklaşımlar, belirtilerin azaltılmasında etkili olabilir. Gerekli görülen durumlarda psikiyatri uzmanı tarafından ilaç tedavisi de planlanabilir. Düzenli takip ve bireye özel tedavi planı, iyileşme sürecinin önemli bir parçasını oluşturur.

Bu makale MLPCARE Psikoloji Komitesi tarafından yazılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Afetzedelere yaklaşırken zorlayıcı konuşmalardan kaçınmalı, temel insani ihtiyaçlarına odaklanılmalıdır. "Senden daha kötü durumda olanlar var" veya "Her şey çok güzel olacak" gibi basmakalıp cümleler kurulmamalı, yapması veya hissetmesi gerekenler dikte edilmemelidir.

Psikolojik ilk yardım; kriz durumunda bireylere insani, destekleyici ve pratik yardım sağlama sürecidir. Üç temel eylem ilkesi bulunur: Güvenlik ve ihtiyaçları gözlemlemek için Bak, kaygıları zorlamadan dinlemek için Dinle, temel hizmetler ve sevdikleriyle buluşturmak için Bağ Kur.

Çocukların korkutucu görüntülere maruz kalması önlenmeli, duygularını resim veya oyunla ifade etmelerine izin verilmelidir. Güvende oldukları hissettirilmeli, sarılma ve yakınlık talepleri karşılanmalı, yaşanan korkuların ve alt ıslatma gibi tepkilerin geçici ve doğal olduğu belirtilmelidir.

Duygularını güvendiği kişilerle veya bir deftere yazarak paylaşmalı, sosyal medya kullanımını kademeli olarak kısıtlamalı, büyük görevleri küçük parçalara bölerek hedef koymalı ve spor veya sanat gibi zihni sakinleştiren aktivitelere vakit ayırmalıdır.

Aşırı tetikte olma, kabuslar, yoğun kaygı ve kramplar gibi belirtiler 1 aydan uzun sürüyorsa, kişinin günlük iş veya okul yaşamını engelliyorsa ya da kendine zarar verme düşünceleri eşlik ediyorsa mutlaka bir psikiyatrist veya psikoloğa başvurulmalıdır.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Uzm. Klnk. Psk. Duygu Başak Gürtekin

Uzm. Klnk. Psk.

Duygu Başak Gürtekin

Psikoloji

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam