Sezgisel Beslenme Nedir? Sezgisel Beslenme Nasıl Yapılır?

Sezgisel Beslenme Nedir? Sezgisel Beslenme Nasıl Yapılır?

Sezgisel beslenme, katı diyet kuralları yerine kişinin açlık, tokluk ve yeme isteği gibi bedensel sinyallerini fark etmesini temel alan bir beslenme yaklaşımıdır. Amaç, yiyeceklerle daha dengeli bir ilişki kurmak ve beslenme kararlarını bedenin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirmektir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 558
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Sezgisel beslenme, kişinin kendi bedeni ile bağ kurarak beslenmesi olarak tanımlanabilir. Bu yaklaşımda kişiler diyet yapmaz ya da kalori hesabına ihtiyaç duymaz.

Bireyin kendi vücudunun ihtiyaçlarını dinlemesi ile ne zaman acıktığını ve ne kadar yediğinde doyduğunu fark etmesi ile sezgisel beslenme gerçekleştirilir. Böylelikle zihinsel baskı ortadan kalkmış olur ve kişi yemek yedikten sonra pişmanlık hissi yaşamaz. Bedenin içsel biyolojik ritmine göre beslenme gerçekleştirilir. Kişiler ne zaman, ne kadar ve ne yiyeceğine dışsal kurallarla karar vermez.

Sezgisel Beslenme Nedir?

Sezgisel beslenme; kişinin diyet kısıtlamaları olmadan bedeninin biyolojik açlık ve tokluk sinyallerine göre hareket ettiği zihin-beden odaklı bir beslenme yaklaşımıdır. 990'lı yıllarda Evelyn Tribole ve Elyse Resch tarafından geliştirilen bu felsefe, fiziksel gereksinimleri tanımayı sağlar. Sezgisel beslenme bir diyet türü değil, duygusal yemeyi önleyen psikolojik ve fizyolojik bir süreç olarak bilinir.

Diyet yapmanın yarattığı beslenme kısıtlaması, kişinin metabolizma hızının yavaşlamasına ve yeme bozukluklarının ortaya çıkmasına sebep olur. Sezgisel beslenme ise vücudun ihtiyaç duyduğu besinlerin tüketilmesine imkan tanır. 

Bu yöntemi benimseyen bireylerde obezite riskinin azaldığına ve kan şekerinin dengelendiğine dair araştırmalar vardır. Vücudun talep ettiği besinleri tüketmek, kontrolsüz beslenme anlamına gelmez.

Bu durum duygusal beslenme olarak bilinir. Sezgisel beslenmede vücudun ne istediği ve ne kadar istediği hissedilir. Genellikle uzman diyetisyenler ile birlikte sezgisel beslenme sürecine başlanması önerilir. Özellikle sürekli olarak diyet yapan kişilerin diyetisyen rehberliğinde sezgisel beslenme sürecine geçiş yapması, yeme bozukluklarının önüne geçilmesine yardımcıdır. 

Duygusal Açlık ile Fiziksel Açlık Arasındaki Fark Nedir?

Sezgisel beslenmenin en önemli adımlarından biri, aniden ortaya çıkan yeme dürtüsünün kaynağını doğru tespit edebilmektir. Duygusal açlık zihinsel tetiklenmeler sonucunda ani bir şekilde ortaya çıkar.

Fiziksel açlık ise vücudun acıkmasıdır ve aniden değil yavaş yavaş ortaya çıkar. Bu iki durum arasındaki farkı anlamak, kişinin duygusal beslenme probleminin önüne geçmesine yardımcı olur ve yeme bozuklukları riskini de azaltır. 

Duygusal açlık ile fiziksel açlığın arasındaki farklar şunlardır: 

Başlangıç Hızı: Fiziksel açlık yavaş yavaş ve kademeli olarak gelişirken; duygusal açlık aniden ortaya çıkar.

Besin Seçimi: Fiziksel açlıkta kişi genellikle yemek ayırt etmez. Duygusal açlıkta ise kişiler daha çok fast food ya da hazır paketli ürünlerin tüketimini tercih eder.

Doyum Noktası: Fiziksel açlık mide dolduğunda sona erer; duygusal açlıkta ise mide dolsa dahi kişiler yemek yemeye devam etmek ister.

Yeme Sonrası Hissiyat: Fiziksel açlıkta yemek sonrasında kişiler doyduğunu hisseder ve rahatlar ancak duygusal açlık sonrasında suçluluk, pişmanlık ve utanç hissi oluşur.

Sezgisel Beslenme Nasıl Yapılır?

Sezgisel Beslenme Nasıl Yapılır?

Sezgisel beslenme, diyet kurallarını göz ardı edip bedenin fizyolojik sinyallerine odaklanarak yapılır. Bu süreçte besinlerle kurulan duygusal bağ yeniden yapılandırılır.

Uygulama sürecinde sadece besine değil, yemek esnasındaki zihinsel tutuma ve bedensel farkındalıklara odaklanılır. Kişi öncelikle yemek yemek için gerçekten aç olup olmadığını değerlendirir.

Yemek esnasında lokmalarını daha yavaş bir şekilde tüketir ve böylelikle aniden şişkinlik yaşanmaz. Kişi yemeği tüketirken doygunluk hissinin farkına varıp, doyduğu an yemek yemeyi bırakır. 

Sezgisel beslenmenin temel adımları şunlardır:

Fiziksel Açlığı Tanımak: Bedenin verdiği biyolojik açlık sinyallerini (mide gurultusu, düşük enerji vb.) öğrenmek ve vücudun aşırı acıkmasını beklemeden yemek. 

Diyet Kurallarından Uzaklaşmak: Diyet yapan kişiler bir besini tüketmek istediğinde zihin otomatik olarak o besinin zararlı olduğunu ve kilo aldıracağını hatırlatır. Bu durum kişinin motivasyonunu kaybetmesine neden olur. Kişinin o besini tüketmesi halinde ise pişmanlık hissi ortaya çıkar. Bu nedenle diyet kuralları, vücudun ihtiyaçlarının fark edilememesine neden olur.

Doygunluk Hissini Fark Etmek: Yemek sırasında bedeni dinleyerek rahat bir doygunluk seviyesine ulaşıldığında yemeyi sonlandırmak gereklidir. Birçok kişi doymuş olmasına rağmen yemek yemeye devam etmeye yatkındır. Fakat bu durum gereksiz kalori alımına neden olarak vücut yağ oranını ve kiloyu artırır. 

Duygusal Yeme ile Baş Etmek: Öfke, yalnızlık, sıkıntı ve stres gibi duygular nedeniyle yeme ihtiyacı ortaya çıkabilir. Fakat bu durum duygusal yeme şekli olarak tanımlanır. Bu süreçte vücut aslında aç değildir. Zihin sadece bu duyguların bastırılabilmesi için farklı yöntemler arar ve ilk olarak besin tüketimine başvurulur. Sezgisel beslenmede kişinin bu duyguları fark etmesi ve daha sağlıklı baş etme yöntemleri geliştirmesi hedeflenir.

Sezgisel Beslenmenin Faydaları Nelerdir?

Sezgisel beslenme, bedenin doğal beslenme düzeninin fark edilmesini ve bu doğrultuda besin tüketiminin gerçekleştirilmesini sağlayarak vücut üzerinde olumlu etkiler oluşturur. Bu beslenme tarzı sadece kilo yönetimi sağlamakla kalmaz.

Aynı zamanda kişinin genel ruh hali, psikolojisi ve metabolizması üzerinde de birçok fayda sağlar. Sezgisel beslenme düzenine geçen bireylerin yaşam kalitesinde de artış gözlemlenir. Bu beslenme türünün kişiye sağladığı bazı faydalar şu şekilde sıralanabilir:

Diyetlerin yarattığı psikolojik stresi ve anksiyete bozukluğu riskini azaltır.

Anoreksiya gibi yeme bozukluklarının ve ataklarının önüne geçer.

Beden algısını güçlendirerek bireyin özsaygısını ve kendine olan güvenini artırır.

Toplam kolesterol, trigliserit ve kan basıncı seviyelerinin dengelenmesine yardımcı olur.

Sindirim sisteminin düzenli bir şekilde çalışmasını destekleyerek, huzursuz bağırsak sendromu semptomlarının hafiflemesini sağlar.

Yo-yo sendromu olarak bilinen sürekli kilo alıp verme döngüsünün sonlanmasına destek olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Sezgisel beslenme, ideal kiloya ulaşmayı destekleyebilir ancak doğrudan kilo vermek için uygulanan bir yöntem değildir. Bu beslenme sisteminin temel noktası kişinin sağlığının korunması ve psikolojik açıdan rahatlamasını sağlamaktır. Beslenme süreci içerisinde yeme krizleri ortadan kalktığı için ise kilo verilmesi mümkün hale gelebilir. Vücudun ihtiyacı kadar beslenilmesi, genetik olarak kişinin ideal kilo dengesinin sağlanmasına yardımcı olur. 

Sezgisel beslenme genel olarak herkes için uygun olarak kabul edilir. Özellikle sürekli diyet yapanlar ve yemek sonrası pişmanlık duyan bireyler için uygundur. Özellikle yeme bozukluğu oluşma riski yüksek olan kişilerin, sezgisel beslenme düzenine geçiş yapması sağlık açısından faydalıdır. Ancak tip 1 diyabet, kronik böbrek yetmezliği veya çölyak gibi hastalıkları olan bireylerin sezgisel beslenme düzenine geçip geçemeyeceğinde diyetisyenler ve uzman hekimlerin değerlendirmesi sonrasında karar verilir.

Sezgisel beslenme, temel ilkeleri öğrenilerek bireysel olarak uygulanabilir ancak uzun süreli yeme bozukluğu geçmişi olan kişilerin diyetisyen desteği alması gereklidir. Özellikle duygusal beslenme problemi yaşayan kişilerin, uzman bir diyetisyen ve psikolog desteği alması, açlık-tokluk sinyallerini yorumlayabilmesine ve duygusal yeme ataklarını yönlendirmesine yardımcıdır.

Evet, sezgisel beslenme, çocuklar için uygundur. Bebekler ve çocuklar acıktıklarında yeme ihtiyacı duyar ve doyduklarında ise yemeyi bırakırlar. Sezgisel beslenme kişinin doğuştan sahip olduğu bir beslenme düzeni olarak bilinir. Bu nedenle çocuklara bu beslenme alışkanlığının kazandırılmasına gerek yoktur. Ancak çocukları tabağı bitirmeye zorlamak, bu doğal sezgisel mekanizmanın bozulmasına yol açar.

Sezgisel beslenme, diyet kurallarını bırakıp bedenin biyolojik ritmine odaklanılması ile öğrenilir. Bu süreçte yemekleri iyi, kötü, zararlı, faydalı ya da kilo aldırır şeklinde değerlendirmeyi bırakmak gerekir. Öğünler esnasında lokmaları daha yavaş bir şekilde çiğnemek önerilir. Böylelikle midenin doyduğunu anlamak kolaylaşır. Stres veya üzüntü gibi anlarda yeme isteğini göz ardı edip farklı dikkat dağıtma yöntemlerini değerlendirmek gereklidir. 

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Uzm. Dyt. Merve Aydoğdu

Uzm. Dyt.

Merve Aydoğdu

Beslenme ve Diyet

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam