Her yaştan insanı etkileyebilen CMV virüsü genellikle hafif semptomlarla seyreder. Ancak herhangi bir sebeple bağışıklık sistemi zayıf olanlarda virüs ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Hamilelik döneminde anne adayı CMV ile enfekte olursa virüsü bebeğine aktarabilir, bu durum işitme kaybı, gelişim problemleri gibi doğumsal anomalilerle kendisini gösteren konjenital (doğumsal) CMV’ye neden olabilir.
Sitomegalovirüs (CMV) Nedir?
Sitomegalovirüs, Herpesviridae virüs ailesine ait, özellikle kan, tükürük, idrar ve anne sütü gibi durumlar sonucunda bulaşan virüs çeşididir. Ramsay Hunt sendromu'na neden olduğu bilinen Varicella Zoster virüsü ve herpes virüs ailesine ait olan diğer pek çok virüs gibi CMV de uzun yıllar konakçıda pasif halde kalabilir. Ancak herhangi bir sebeple kişinin bağışıklık sistemi zayıflarsa virüs aktif hale gelerek çeşitli semptomlara neden olabilir.
Dünya genelinde 6 yaşından büyük kişilerin yaklaşık %59’u hayatının bir döneminde sitomegalovirüs (CMV) ile enfekte olmaktadır. Bununla birlikte yenidoğan döneminde de en sık karşılaşılan enfeksiyon hastalıklarından bir tanesi CMV enfeksiyonudur. Yeterli tarama yöntemleri kullanıldığında yenidoğan bebeklerin yaklaşık %1’inde sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonu görülmektedir.

Sitomegalovirüs (CMV) Neden Olur?
Sitomegalovirüs enfeksiyonu kişinin herpes virüs ailesinin Beta Herpesviridae alt familyasına ait çift sarmallı bir DNA virüsü olan sitomegalovirüs virüsü ile enfekte olmasının ardından gelişen bir enfeksiyon hastalığıdır.
CMV enfeksiyonu primer (birincil) enfeksiyon, yeniden enfeksiyon/aktivasyon şeklinde ortaya çıkabilir. Bir diğer ifadeyle virüs insan vücuduna girdikten sonra semptomlara neden olabileceği gibi uzun süre konakçıda pasif durumda kalarak bağışıklık sisteminin herhangi bir sebeple baskılanması veya zayıflaması neticesinde tekrar aktif hale gelerek semptomlara neden olabilir.
Özellikle hamilelik döneminde anne adayının CMV ile enfekte olması fetusta gelişim problemlerine neden olabilir.
Sitomegalovirüs (CMV) Nasıl Bulaşır?
Sitomegalovirüs veya CMV virüsü insandan insana ter, tükürük, kan gibi vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşabilir. Sitomegalovirüsünün başlıca bulaşma yolları aşağıdaki gibidir:
- İdrar ve tükürük ile doğrudan temas yoluyla,
- Cinsel ilişki yoluyla,
- Emzirme yoluyla anneden bebeğe,
- Kan nakli veya organ nakli operasyonları.
Bazı çalışmalar hamilelere ve küçük çocuklara CMV bulaşmasının en sık karşılaşılan yolu idrar ve tükürük gibi vücut sıvılarıyla temas etmektir.
Sitomegalovirüs (CMV) Belirtileri Nelerdir?
Sitomegalovirüs enfeksiyonunun belirtileri kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu belirtilerin başlıca olanları yüksek ateş, halsizlik, CMV'ye bağlı zatürre ve bulanık görme problemidir.
Bunun yanı sıra konjenital (doğuştan) CMV ile sonradan edinilen CMV belirtileri de farklılık gösterebilir.
Bağışıklık sistemi sağlıklı olan kişilerde hastalık çoğu zaman asemptomatik seyreder yani herhangi bir şikâyete neden olmaz veya halsizlik, yüksek ateş, eklem ve kas ağrıları gibi hafif belirtiler görülebilir.
Ancak bağışıklık sistemi zayıf olanlarda veya kanser tedavisi gibi herhangi bir sebeple bağışıklık sistemi baskılanmış olanlarda daha ciddi semptomlar ortaya çıkabilir.
Bu kişilerde görülen başlıca sitomegalovirüs (CMV) belirtileri şu şekildedir:
- Yüksek ateş,
- Halsizlik,
- CMV’ye bağlı zatürre (pnömoni),
- Bulanık görme, görme kaybı gibi göz problemleri,
- Mide ağrısı, gaitada (dışkıda) kan, mide bulantısı, kusma ve ishal gibi sindirim sistemi problemleri ile karakterize CMV gastriti veya ülseri,
- Nöbetler, baş ağrısı, bilinç bulanıklığı gibi belirtilerle ortaya çıkan ensefalit olarak da bilinen beyin iltihabı.
Sayılanların yanı sıra hamilelik döneminde anne adayından bebeğe geçen konjenital sitomegalovirüs (CMV) bebeklerde farklı semptomlara da neden olabilir.
Bazı yenidoğanlarda bu semptomlar doğumda görülmeyebilir, zamanla ortaya çıkabilir. Başlıca konjenital sitomegalovirüs (CMV) belirtileri aşağıdaki gibidir:
- Erken doğum,
- Düşük doğum ağırlığı,
- Anemi yani kansızlık,
- Sarımsı göz ve cilt rengi ile karakterize sarılık,
- Ciltte kırmızı lekeler,
- Hepatomegali olarak bilinen karaciğer büyümesi,
- Splenomegali olarak da bilinen dalak büyümesi,
- Baş çevresinin diğer bebeklere kıyasla daha küçük olması ile kendisini gösteren mikrosefali,
- Akciğer iltihabı,
- İşitme problemleri.
İlave olarak, doğumdan önce veya doğum sırasında CMV ile enfekte olan çocukların yürüme, oturma, emekleme gibi motor becerilerinde gerilik görülebilir.
Sitomegalovirüs (CMV) Nasıl Teşhis Edilir?
Sitomegalovirüs hastalığı belirtileri ile sağlık kuruluşlarına başvuran hastalar öncelikle alanında uzman bir doktor tarafından detaylı olarak muayene edilir ve hastanın tıbbi öyküsü alınır.
Çoğu hastada sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonu hafif semptomlara neden olduğundan CMV açısından hastayı test etmeye gerek olmayabilir.
Ancak hamilelerde veya bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde uzmanlar kan ve diğer vücut sıvıları tetkikleri ile hastalığı teşhis edebilir.
Ek olarak, hamile kadınlarda yeni bir enfeksiyonun tespit edilmesi durumunda uzmanlar fetusun etkilenip etkilenmediğini anlayabilmek için halk arasında bebeğin suyu olarak da bilinen amniyon sıvısından amniyosentez adı verilen bir yöntem yardımıyla sıvı örneği alabilir.
Bebeklerde konjenital sitomegalovirüs olduğundan şüphelenilen durumlarda uzmanlar ilk 3 hafta içerisinde bebekleri CMV açısından test edebilir.
CMV karaciğer ve böbrekleri etkileyebileceği için gerekli durumlarda karaciğer fonksiyon testleri gibi ek tetkiklerden de faydalanılabilir. Bunların yanı sıra AIDS hastalığı gibi sebeplerle bağışıklık sistemi zayıf olanların veya organ nakli yaptıranların sitomegalovirüs açısından düzenli olarak test edilmesi gerekebilir.
Sitomegalovirüs (CMV) Enfeksiyonu Tedavisi Nasıl Yapılır?
Sitomegalovirüs çoğu zaman sağlıklı kişilerde herhangi bir semptoma neden olmaz. Bu nedenle hastalığın tedavi edilmesine de gerek olmayabilir. Ancak bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde veya CMV ile doğan bebeklerde uzmanlar çeşitli antiviral ilaçlar yardımıyla hastalığı tedavi edebilir. Yine de bu ilaçlar hastalığın ilerlemesini önlemeye ve semptomların şiddetini azaltmaya yardımcı olsa da virüsü tamamen ortadan kaldırmayabilir.