yumurtalik-kisti-nedir

Yumurtalık Kistleri Nedir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Yumurtalık kisti, genetik faktörler veya hormonal dengesizlikler nedeniyle yumurtalıklarda oluşan ve her yaş grubunda görülebilen içi sıvı dolu keselerdir. Bu kistlerin tedavisi; türüne, büyüklüğüne ve hastanın çocuk sahibi olma planlarına göre takip, ilaç kullanımı veya cerrahi müdahale ile gerçekleştirilir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 58.960
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Rahmin iki yanında bulunan yumurtalıklarda yumurta gelişimi olur; progesteron ve östrojen hormonları üretilir. Genetik problemler, hormonal dengesizlik, yağ bezlerinin fonksiyon bozukluğu ve gelişim bozuklukları nedeni ile yumurtalıklarda kist oluşumu görülebilir. Oluşan yumurtalık kistleri çeşidine ve büyüklüğüne göre takip veya tedavi edilir. Yumurtalık kisti her yaşta görülebilen ve kadınların sıkça yaşadığı bir rahatsızlıktır.

Yumurtalıkta Kist Nedir?

Yumurtalıkta kist, yumurtalığın içinde veya yüzeyinde oluşan genellikle içi sıvı dolu keselerdir. Bu keseler yumurtanın gelişip atıldığı yapıdan, rahim içini kaplayan endometrium yapıdan veya direkt yumurtanın kendisinden oluşabilir. Yumurtalık kistlerinin içi berrak sıvı, akışkan çikolata kıvamında sıvı veya diş, saç, kemik, yağ gibi farklı dokular ile dolu olabilir. Yumurtalık kistlerinin pek çok farklı çeşidi bulunur. Kistin çeşidine ve büyüklüğüne göre farklı belirtiler oluşur ve farklı tedavi yöntemleri uygulanır.

Yumurtalık Kistinin Belirtileri Nelerdir?

Yumurtalık kistlerinin birçoğu belirti bile vermediğinden muayene esnasında tesadüfen tespit edilir. Belirti vermeyen kistler çoğunlukla çok küçük veya geçici olan, zamanla kendiliğinden yok olan, dönemsel kistlerdir. Kistler büyükse ve yayılma eğiliminde ise o zaman önemli belirtiler verir. Yumurtalık kistlerinin en çok karşılaşılan belirtileri, kasıklarda ve karında ağrı, adet döneminde ve ilişki esnasında ağrı, adet gecikmesi, adet düzensizliği ve gebe kalmakta sıkıntıdır. Eğer kist kötü huylu ise çevre dokulara ve organlara baskı yapacağından karın şişliği, kabızlık, sık idrara çıkma gibi durumlar oluşturur.

Yumurtalık Kisti Çeşitleri Nelerdir?

  • Folikül Kisti: Büyüyüp gelişen yumurta hücresinin zamanı geldiğinde çatlaması gerekir. Eğer çatlama gerçekleşmez ve yumurta büyümeye devam ederse folikül kisti oluşur. Gençlerde sıkça rastlanan folikül kisti 2-4 cm boyutunda olup genellikle adet döneminde atılır.
  • Korpus Luteum Kisti: Korpus luteum yumurtanın olgunlaşıp atıldığı yapıdır. Progesteron hormonu salgılayabilen hücrelerden oluşur. Normalde yumurtanın atıldığı adet sürecinde parçalanıp atılması gerekir. Atılmadığında içinde sıvı birikerek 3-5 cm’yi bulan korpus luteum kistleri meydana gelir. Korpus luteumlar hormon üreten kistler olduğundan adet düzensizliği oluşturabilir.
  • Endometrioma: Rahim içini kaplayan endometrium yapısı dışarı yumurtalıklara taştığında burada kist oluşturur. Yumurtalıklarda kanama ile oluşan endometrioma kisti, içini dolduran sıvının görüntüsü çikolataya benzediğinden çikolata kisti olarak da bilinir.
  • Dermoid Kist: Genellikle embriyonel dönemde, olmaması gereken bir dokunun yumurtalık içinde kistleşmesi sonucu dermoid kist oluşur. Dermoid kistlerin içinde, kıl, diş, kemik, kıkırdak gibi normalde olmaması gereken dokular bulunur.
  • Seröz Kistadenom: Seröz kistadenomları içi berrak sıvı dolu, 5-15 cm büyüklüğünde iyi huylu kistlerdir. Normalde bening yani iyi huylu tümörler olsalar da zamanla yüzde 30’u kötü huylu kanserlere dönüşürler.
  • Müsinöz Kistadenom: Yumurtalıklarda görülen en büyük kistler olan müsinöz kistadenomların büyüklüğü 30 cm’ye kadar çıkabilir. İyi huylu kistlerin yüzde 25 kadarını müsinöz kistadenomlar oluşturur.

Yaşa Göre Yumurtalık Kistlerinin Karakteristik Özellikleri

  • Fonksiyonel Kistler (13-18 Yaş): Ergenlik döneminde hormonların tam olarak dengeli bir zemine oturmaması nedeniyle 13-18 yaş aralığında daha sık görülür. Vücut tarafından geçici olarak oluşturulan bu kistler çoğunlukla sadece takip gerektirse de, nadiren kendi ağırlığı nedeniyle "Over Torsiyonu" adı verilen yumurtalığın dönmesi sorununa veya kist rüptürüne (patlamasına) yol açabilir.

  • Germ Hücreli Tümörler: Ergenlik döneminde ve üreme çağının ilk zamanlarında ortaya çıkabilir. Genellikle solid kistik kitleler olarak kendini belli eden bu tümörlerin bir kısmı için sadece cerrahi yeterliyken, bir kısmı için ameliyata ek olarak kemoterapi tedavisi planlanır.

  • Çikolata (Endometriyotik) Kistler: Üreme döneminde daha sık görülür. Doğurganlık çağındaki kadınların annelik planları nedeniyle ameliyat ilk seçenek olarak tercih edilmez; çünkü cerrahi işlem başarılı olmazsa kistin tekrarlama riski olduğu gibi yumurta rezervi de azalabilir. Ancak kist 9-10 cm boyutlarına ulaşıp pelvik baskı yaptığında veya tümör belirteci olan CA-125 miktarı kandan yüksek çıktığında cerrahi kaçınılmaz olur.

  • Menopoz Dönemi Kistleri: Yaşa bağlı olarak oluşan kistlerde kanser riski artış gösterir. Menopoz veya menopoz sonrası dönemde ortaya çıkan kistler fonksiyonel kist değilse, doğrudan ameliyat seçeneği değerlendirilmeli ve 40'lı yaşlardan itibaren ultrason takipleri son derece titiz yapılmalıdır.

Yumurtalık Kisti Tanısı Nasıl Konur?

Kasıklarda ve karında ağrı şikayeti ile gelen hastaya öncelikle doktor fizik muayene yaparak bası uygular ve elle kontrol gerçekleştirir. Sonrasında ultrason ile görüntüleme yaparak yumurtalık kisti tespit edilir. Tespit edilen kistin çeşidinin ve kanserojen olup olmadığının tanısı için çeşitli testler ve gerektiği takdirde MR görüntülemesi gerçekleştirilir. Farklı kist türleri için farklı tümör markerları önemlidir. Seröz tümörler için Ca-125, müsinöz tümörler için Ca19-9, germ hücreli tümörlerde AFP ve Beta HCG değerleri, önemli kanser göstergeleri olur. Yumurtalık kistinin kötü huylu olduğu tespit edilirse MR veya BT ile görüntüleme yapılarak başka bölgelere yayılıp yayılmadığı ve hangi organlara baskı yaptığı tespit edilerek kanserin derecesi belirlenir.

Yumurtalık Kisti Tedavisi Nasıl Yapılır?

Birçok yumurtalık kisti şikayet oluşturmaz ve tedavi gerektirmez. Folikül kistleri, gebelik döneminde oluşan kistler ve fonksiyon kistler kendiliğinden yok olacağından tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Çikolata kistleri gibi agresif seyreden kistler ve kötü huylu tümörler ise tedavi gerektirir. Yumurtalık kisti tedavisinde kistin büyümesini durdurmak için doktor tarafından doğum kontrol ilaçları önerilebilir. Kistin büyümeye devam etmesi veya menopoz döneminde görülmesi kötü huylu bir hastalığa dönüşebileceğinden ameliyat ile cerrahi müdahale gerektirebilir. Kist çok büyük değilse laparoskopi yani kapalı ameliyat gerçekleştirilir. Kist büyük olduğunda ve kötü huylu olduğunda ise laparotomi yani açık ameliyat gerçekleştirilerek bir kesi yapılır. Eğer kist kötü huyluysa ve yayılma gösterdiyse ooferektomi yapılarak yumurtalıkların tamamının alınması da gerekebilir.

Yumurtalık Kisti Kadınlarda Genellikle Kaç Yaşında Ortaya Çıkmaya Başlar?

Yumurtalık kistleri çeşidine göre farklı yaş gruplarında görülebilir. Adölesan dönemde yani ergenlik döneminde, üreme çağında veya menopoz döneminde kistler oluşur. Çoğunlukla ergenlik döneminde görülen kistler fonksiyonel kistlerdir. Yani hormon dengesizliğinden kaynaklı oluşan ve zamanla kendiliğinden kaybolan kistlerdir. Doğuştan oluşan dermoid kistler de erken yaşta kendini gösterebilir. Genellikle üreme çağında görülen kistler seröz kistadenomlar, korpus luteum kisti ve çikolata kistleridir. Menopoz döneminde görülen kistler ise kötü huylu olabileceğinden sıkı takibi yapılmalı ve gerektiği takdirde müdahale edilmelidir.

Yumurtalık Kisti Ağrı Yapar Mı?

Yumurtalık kistlerinin birçoğu belirti bile vermezken bir kısmı ise ağrı oluşturur. Yumurtalık kistlerinde ağrı kasıklarda ve karında görülür. Büyük kistler, adet gecikmesi ve ağrılı bir adet dönemine neden olabilir. Ayrıca ilişki esnasında da ağrı ve acıya sebep olabileceğinden kişinin hayat şartlarını olumsuz etkiler.

Yumurtalık Kisti ve Kanser Tedavisi

Yumurtalık kisti tümörü her yaşta görülebilir ama özellikle menopoz döneminde görülen yumurtalık kistlerin birçoğu kanserdir. Kanserojen kistler çabuk yayılır ve çevre dokulara, organlara baskı uygular. Her kanserde olduğu gibi yumurtalık kisti tümöründe de erken tanı çok önemlidir. Kanserojen kistler cerrahi operasyonla alınır ama eğer kistin konumu ve büyüklüğü operasyon sırasında çevre organlara zarar verecek boyutta ise kemoterapi ile küçültme işlemine gidilir. Kemoterapi tedavisi sonra laparotomi ile kistin tamamı alınır. Bazı durumlarda kanser tehlikeli boyutlarda seyrediyor ise yumurtalığın tamamının alınması gerekebilir.

Yumurtalık Kistleri Ebeveyn Olmaya Etki Eder Mi?

Yumurtalık kisti çeşitlerinin bir kısmı gebeliğe engel oluştururken diğer bir kısmı oluşturmaz. Folikül kistleri ve geçici olan fonksiyonel kistler gebeliğe engel oluşturmayan kistlerdir. Çikolata kistleri ise kanamalı olduğundan ve çevre dokulara yapışık olabileceğinden gebeliğe engel oluşturabilen kistlerdir. Hamileliği zorlaştıran bir diğer durum PCOS yani Polikistik Over Sendromudur. Çok fazla sayıda küçük yumurtalık kist oluşturan bu hastalık, adet düzenini bozarak hamile kalmak için olumsuz bir durum oluşturur.

Polikistik Over Sendromu (PKOS) ve Endokrin Etkileri

Polikistik Over Sendromu (PKOS), 15 ila 44 yaş arası kadınların %5 ile 10'unu etkileyen, doğurganlığı olumsuz etkileyen bir endokrin hastalıktır. Yumurtalıklarda çok sayıda küçük ve iyi huylu kistin birikmesiyle karakterize olan bu tablo; hormonal yapıyı bozarak vücutta androjen (erkeklik) hormonu sentezini artırır ve anovülasyon (yumurtlayamama) problemi yaratarak kısırlığa zemin hazırlar. Hastalık sadece üreme sağlığını değil; dış görünüşü (erkek tipi kellik, seste kalınlaşma, göğüslerde hassasiyet/boyut değişimi, aşırı tüylenme ve akne) ve uzun vadede metabolizmayı da etkiler. Uzun süre tedavi edilmeyen PKOS; insülin direnci, hiperinsülinemi, karaciğer yağlanması, tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve endometrial kanser (rahim iç zarı kanseri) gibi ciddi ikincil hastalıklara yol açabilir.

Polikistik Over Sendromunda (PKOS) Beslenme Protokolleri

PKOS kronik bir rahatsızlıktır ve tamamen tedavi edilemez ancak semptomları yaşam tarzı ve beslenme değişiklikleriyle yönetilebilir. Polikistik over sendromu yaşayan kadınların çoğunda 40 yaşından önce diyabet veya prediyabet geliştiği için beslenme önlemleri hayati önem taşır:

  • Düşük Glisemik İndeks (GI) Beslenmesi: Vücudun daha yavaş sindirdiği tam tahıllar, mercimek, fasulye, kuruyemişler, tohumlar ve nişastalı sebzeler tüketilmelidir. Bu besinler insülin seviyelerini hızla yükseltmez.

  • İltihap Önleyici (Anti-inflamatuar) Beslenme: Yüksek kan şekeri ve hormonal dengesizliği iyileştirmek için koyu yapraklı yeşillikler (kara lahana, ıspanak), brokol, karnabahar, yağlı balıklar (uskumru, sardalya, somon), sızma zeytinyağı, avokado, kırmızı meyveler (kırmızı üzüm, böğürtlen, yaban mersini), zerdeçal ve tarçın tüketilmelidir.

  • DASH Diyeti Yaklaşımı: Kalp hastalığı ve hipertansiyon riskini azaltmak için kümes hayvanları, balık, tam tahıllar og az yağlı süt ürünleri beslenme listesine eklenmelidir. Bu diyet yumurtalıklardaki kist sayısının azalmasına ve glikoz yönetimine doğrudan fayda sağlar.

  • Kaçınılması Gerekenler: Beyaz ekmek, hamur işleri gibi rafine karbonhidratlar; fast food, gazlı/şekerli içecekler, sosis gibi işlenmiş etler, margarin ve yüksek miktarda kırmızı et tüketiminden kesinlikle uzak durulmalıdır.

Yumurtalık Kisti Tedavisinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Yumurtalık kisti tedavisinde kişinin yaşına ve doğurganlığına, kistin çeşidine ve büyüklüğüne, kistin oluştuğu döneme ve büyüme eğiliminde olup olmadığına dikkat edilmelidir. Büyüme eğiliminde olmayan kistlere ilaç tedavisi veya cerrahi tedavi uygulanmaz. Bu kistlerde dikkat edilmesi gereken düzenli kontrollere giderek gelişiminin takip edilmesidir. Eğer cerrahi müdahale gerektiren bir kist oluşumu varsa bu durumda kişinin çocuk sahibi olmak isteyip istemediği önem taşır. Eğer çocuk sahibi olmak istiyorsa doğurganlık korunacak şekilde yumurtalık alınmadan operasyon gerçekleştirilir.

Yumurtalık Kisti Ameliyatı Öncesi, Sonrası ve Risk Yönetimi

  • Bebek ve Çocuklarda Ameliyat: Bebeklerde (0-2 yaş) 6 cm'den küçük kistler 6 ay-1 yıl izlenir. Kist büyürse veya östrojen etkisiyle kıkırdak sorunu yaratırsa cerrahiye başvurulur. 8-10 yaş grubunda da dermoid kistlerin varlığında yumurtalığa zarar vermeyecek şekilde laparoskopik cerrahi önceliklidir.

  • Ameliyat Öncesi Hazırlık: Hastanın beyaz kan hücresi sayımı, kan şekeri, kan grubu ve pıhtılaşma süresi test edilir. Ameliyat öncesindeki geceden itibaren yeme-içme tamamen kesilir ve anestezi çeşidine karar verilir.

  • Cerrahi Teknikler: Açık ameliyatta (Laparotomi) alt karın bölgesine büyük bir kesi atılır, kist alındıktan sonra dokular lazer yardımıyla yakılarak tamir edilir. Kapalı ameliyatta (Laparoskopi) ise karından açılan minimal deliklerden mini kamera ve cerrahi aletler sokularak işlem daha az riskle tamamlanır.

  • Ameliyat Sonrası Bakım: Hastanede kalış süresi ortalama 1-2 gündür. İlk başta serumla yapılan beslenme, bağırsak hareketleri normale dönünce normal gıdaya çevrilir. İlk 1-2 haftalık iyileşme sürecinde ağır fiziksel aktiviteden uzak durulmalı, pansumanlar aksatılmamalı ve olası bir kanama veya enfeksiyonda derhal hekime başvurulmalıdır. Cerrahi uzmanlığına bağlı olarak nadiren de olsa yumurtalık hasarı, yumurtalık rezervinin azalması veya yumurtalık yetmezliği gibi riskler oluşabilir.

Her hastalıkta olduğu gibi yumurtalık kistlerinde de erken tanı önemlidir. Düzenli kadın hastalıkları muayenesi ile kist oluşumu ve takibi yapılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Yumurtalık kistleri adölesan dönemde, üreme çağında veya menopoz döneminde olmak üzere her yaş grubundaki kadınlarda ortaya çıkabilir. Ergenlik döneminde genellikle hormonal dalgalanmalara bağlı fonksiyonel kistler görülürken, ileri yaşlarda ve menopoz sürecinde tespit edilen kistlerin kötü huylu olma riski arttığı için daha yakından takip edilmesi gerekir.

Küçük ve geçici kistler çoğunlukla hiçbir belirti vermezken, büyüyen kitleler kasık ve karın bölgesinde şiddetli ağrılara yol açabilir. Bunun yanı sıra adet düzensizliği, adet gecikmesi, ilişki esnasında ağrı ve çevre organlara baskı yapması durumunda karın şişliği, kabızlık ile sık idrara çıkma gibi şikayetler de sıkça karşılaşılan belirtiler arasındadır.

Evet, çikolata kistleri (endometrioma) kanamalı yapıları ve çevre dokularda yapışıklıklara yol açabilme özellikleri nedeniyle hamile kalma sürecini zorlaştırabilir. Bu tür kistlerin tedavisinde kadının çocuk sahibi olma planları büyük önem taşır; cerrahi müdahale yumurta rezervine zarar verebileceğinden, gebelik planlayan hastalarda ameliyat genellikle ilk seçenek olarak tercih edilmez.

Büyüyüp gelişen yumurta hücresinin çatlamaması sonucu oluşan folikül kistleri ile yumurtlama sonrası oluşan fonksiyonel kistler genellikle geçicidir. Bu kistler hormonal dengesizliklerden kaynaklanır, çoğunlukla 2-4 cm boyutlarındadır ve herhangi bir tedaviye gereksinim duyulmadan birkaç adet dönemi içerisinde kendiliğinden vücuttan atılır.

Kistin hızla büyüme eğiliminde olması, doğum kontrol ilaçlarına yanıt vermemesi, menopoz döneminde ortaya çıkması veya kötü huylu tümör şüphesi barındırması durumunda cerrahi müdahale kaçınılmaz olur. Ayrıca kistin kendi etrafında dönmesi (over torsiyonu) veya patlaması (rüptür) gibi acil tablolarda da ameliyat kararı alınır.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Prof. Dr. Murat Gürkan Arıkan

Prof. Dr.

Murat Gürkan Arıkan

Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji)

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam