Solunum yetmezliği, akciğerin görevi olan kana oksijeni taşıma görevini yeterince sağlayamadığı veya hiç sağlamadığı durumlarda ortaya çıkan önemli bir rahatsızlıktır.
Bunun sonucunda vücudun ihtiyacı olan oksijen karşılanmazken kandaki karbondioksit miktarı artar.
Bununla birlikte ortaya çeşitli solunum yolu rahatsızlıkları ortaya çıkar. Başat akciğer olmak üzere çeşitli organlarda işlev bozukluğu meydana gelir.
Bu rahatsızlığın iki önemli tanısı bulunur: Hipoksemi (vücuda yetersiz oksijen alınması) ve hiperkapni (kandaki karbondioksit miktarının artması).
Solunum Yetmezliği Nedir?

Akciğerler, solunum organlarının en temel organıdır. Akciğerde meydana gelen solunum rahatsızlıkları sonucunda vücuda yeterli miktarda oksijen alınamaz.
Bu solunum rahatsızlıklarının başında koah, astım, zatürre (pnömoni), akciğer ödemi, obezite ve covit-19 gelmektedir.
Solunum insan hayatında en önemli fonksiyondur. kalitesiz ve yetersiz solunum tedavi edilmediği durumlarda ölümle sonuçlanabilir.
Akciğerde bulunan rahatsızlık sonucunda doku ve organlara daha az oksijen gider. Bu durum çeşitli rahatsızlıkların artmasına veya ortaya çıkmasına neden olur.
Hipoksemi (yetersiz oksijen alımı) ve hiperkapni (karbondioksit miktarının fazla olması) sonuçlarında vücutta fonksiyon bozuklukları ortaya çıkar.
Karbondioksit miktarının artmasına bağlı olarak, vücutta toksik madde birikir. Kanda ve diğer vücut sıvılarında çok fazla asidik madde oluşur.
Asit oranını etkilediğinden dolayı solunum yetmezliğine asidoz veya asitlenme de denir.
Solunum Yetmezliği Belirtileri Nedir?
Kandaki oksijen miktarının azalmasına ve buna bağlı olarak karbondioksit miktarının artmasına neden olan solunum yetmezliği çok ciddi bir rahatsızlık olup yaşam kalitesini büyük oranda etkiler.
Nefes almada zorlanma ve nefes darlığı olarak ortaya çıkar. Nefes almada zorlanan hastalar daha sık nefes almaya çalışır.
Uzun süre devam eden solunum yetmezliğinde kronik hale dönüşür. Kandaki oksijen miktarının azalmasına bağlı olarak ciltte morarma görünür.
Özellikle dudak çevresinde ve parmak uçlarında mavimsi bir görünüm ortaya çıkar. Solunum yetmezliği belirtileri aşağıdaki gibi sıralanabilir;
- Nefes darlığına bağlı olarak, bayılma, panik atak ve nöbet
- Oksijen miktarının vücutta az olmasına bağlı olarak uyuklama ve sersemlik, dikkat dağınıklığı
- Şiddetli ve geçmeyen baş ağrıları
- Dokularda yaşanan karbondioksit miktarının artmasına bağlı olarak kas seğirmeleri, kramplar
- Nefes almada zorlanma, sık nefes alma ve bununla birlikte hırıltı öksürük
Solunum Yetmezliği Nedenleri Nedir?
Yetersiz solunum sonucunda vücutta Hipoksemi (yetersiz oksijen alımı) ve hiperkapni (karbondioksit miktarının fazla olması) durumu ortaya çıkar . İki durumun neden olduğu rahatsızlıklar farklı değerlendirilmektedir.
Hipoksemi (yetersiz oksijen alımı) rahatsızlığına neden olan durumlar;
Solunum sistemi akciğerler ile başlayan doku, sinirler ve kasların eşlik ettiği bir sistemdir. Bu sistemleri de içine alan rahatsızlıklar solunum yetmezliğine neden olabilir.
- Ciddi akciğer rahatsızlıkları: astım, zatürre, bronşit, koah, kistik fibroz,
- Akciğer ödemi
- Son zamanlarda artan corana virüsü rahatsızlığı sonucunda akciğerde oluşan fonksiyonel kayıplar,
- Aşırı kilo ve obezite durumu,
Hiperkapni (karbondioksit miktarının fazla olması) rahatsızlığının neden olan durumlar;
- Solunum sisteminin etkilenmesi sonucunda başta kan ve dokular olmak üzere karbondioksit miktarında ciddi oranda artış
- Nefes almayı etkileyen ve solunum sistemine zarar veren skolyoz türü rahatsızlıklar
- Akciğer ödemi
- Beyin ve omurilikte meydana gelen zedelenmeler
- İnme, felç durumlarında kas ve sinirlerin zarar görmesi ile solunum rahatsızlıkları
- İlaç, kimyasal ve soba zehirlenmelerinin neden olması
- Aşırı sigara tüketimi ve alkol kullanımı
- Ayrıca trafik kazalar sonrasında akciğer çevresinde oluşan doku zedelenmeleri, kaburga kırıkları, göğüs bölgesinde oluşan darbeler
Solunum Yetmezliği Tanısı Nasıl Konulur?
Hastalığın tanısında hastanın öyküsünü dikkatli dinlemek gerekir. Doğru tanı için hastanın şikayetlerinin şekli ve miktarı çok önemlidir.
Solunum rahatsızlığının ne kadar sıklıkla ve ne kadar süredir devam ettiği tanının konulmasında önemli rol oynar. Hastada ciltte mavimsi renge neden olduğu iyi gözlenmeli, doku kayıpları dikkatli incelenmelidir.
Uygulanacak ilk tetkik akciğerlerin iyice dinlenmesinden sonra, kandaki oksijen miktarına bakmak olacaktır.
Nabız oksimetresi denilen cihaz ile işaret parmağından ölçüm yapılır. Beraberinde hastanın kan tetkiklerine ve arteriyel kan gazına bakılır.
Arteriyel kan gazına bakıldığı zaman hastanın kandaki mineral ve oksijen miktarını, kanın asidik seviyesi ölçülür.
Akciğer röntgeni ve bilgisayarlı tomografi (BT) çekilerek, akciğerlerin ne kadar etkilendiğine bakılır. Akciğerin yapısı ve anatomisi incelenir.
Solunum yetmezliğinin hasta da ne kadar nefes darlığına neden olduğunu anlamak için solunum testleri yapılır. Böylelikle astım ve koah hastalıklarının da teşhisi konur.
Bir diğer tanı yöntemi biyopsi alınmasıdır. Akciğerden alınan doku örneklerinde rahatsızlıkların nedenleri araştırılır.
Özellikle ağır seyreden durumlarda kesin teşhis için çok önemli bir yöntemdir.
Solunum Yetmezliği Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hastanın yaşam kalitesini artırmak ve sağlık durumunu korumak öncelikli durumdur. Hastalığın seyrine ve durumuna göre uygulanacak yöntemlerde değişir.
Ağır olmayan durumlar dışında tedavi edilebilir. Hastaya tedavi yanında psikolojik destek ve fiziksel egzersizler önerilir.
Solunum yetmezliği olan hasta ne kadar yaşar, sorusu hastaların en merak ettiği durumların başında gelir.
Hastalığın seyrini etkileyecek en önemli detay erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleridir. Yaşadığınız sağlık sorunlarında tereddüt etmeden sağlık kuruluşuna başvurup, uzman görüşü almalısınız.
Tedavide kullanılacak ilk yöntem ilaç tedavisi, oksijen takviyesi sağlamaktır.
Nefes yolu tıkanıklığını ilaç tedavisi ile rahatlatmak hedeflenir. Hava yollarının açılmasında fısfıs sprey yardımcı olur.
Hastaya mekanik ventilasyon cihazı ile solunum desteği sağlanarak solunumun devam etmesine destek olunur. Bu yönteme hastanın kendi başına solunum yapamadığı durumlarda başvurulur.
Oksijen takviyesi ile kanın ihtiyacı olan oksijeni sağlamak hedeflenir. Özellikle kronik solunum yetmezliği olan hastalarda düzenli olarak oksijen tüpü kullanımı önerilir.
Oksijen tedavisinde amaç kana olması gereken oksijen seviyesini geri kazandırmak, hastanın yaşam kalitesini ve performansını iyileştirmektir. Kronik solunum yetmezliğinde uzun süreli oksijen tedavisi uygulanmaktadır.
Ventilasyon genellikle solunum bozuklukları durumunda kullanılırken, oksijen uygulaması genellikle akciğer yetmezliğinde hastalığın neden olduğu oksijen eksikliğini telafi etmek için kullanılır. Yüze yerleştirilen bir maske (Non-invazif Ventilasyon) ile hastaya solunum hareketleri yaptırılır.
Mekanik ventilasyon solunumu desteklenmesinin ve solunumun devam etmesinin bir cihaz yardımıyla sağlanmasıdır.
Solunum güçlüğü yaşanan ve hastanın kendi başına solunum yapamadığı durumlarda başvurulmaktadır. Ağır durumda olan hastalarda entübasyon tüpü kullanılır.
Hastaya ağız yoluyla akciğerin hava borularına yerleştirilen tüp veya gırtlak bölgesinde cerrahi bir deliğe yerleştirilen tüp ile solunum yapması sağlanır.
Tedavinin başarılı olmasında erken tanı çok önemlidir. İleri boyutta ve kronikleşen akciğer rahatsızlıklarına bağlı olarak ortaya çıkan solunum yetmezliklerinde hastalık ve tedavi de zor olur. Bu durumda hastanın yaşam kalitesini artırmak hedeflenir. Solunum yetmezliği tedavisi kaç gün sürer gibi bir sorunun yanıtını ise vermek mümkün değildir.