tup-bebek-nedir

Tüp Bebek Nedir? Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bir yardımcı üreme tekniği olan tüp bebek tedavisi; sebebi belirlenemeyen kısırlıklar, ileri yaş, kadınlarda enfeksiyon ve tüplerdeki tıkanıklıklar, erkeklerde ise sperm sayısının azlığı ve kalitesinin düşüklüğü, obezite gibi metabolik rahatsızlıklar yüzünden çocuk sahibi olamayan çiftlere çocuk sahibi olabilme imkanı sunan bir tedavi yöntemidir.

Güncelleme :
Görüntüleme : 57.033
Medical Park’ı sağlıkta güvenilir kaynağınız olarak seçin
ai Bu İçeriği Yapay Zeka İle Özetle

Kadın üreme hücresi olan yumurta ile erkek üreme hücreleri olan spermler belirli koşullar altında toplanarak tüp bebek işlemi gerçekleştirilir.

Döllenme sağlıklı bir şekilde tamamlandıktan sonra yumurtanın bölünme sürecine başlaması ve embriyo adı verilen yapıya dönüşmesi beklendikten sonra embriyonun anne rahmine yerleştirilmesi ve başarılı bir şekilde tutunması sonucunda gebelik süreci başlar.

Bu aşamadan sonra gebeliğin doğal yöntemlerle oluşmuş gebeliklerden herhangi bir farkı kalmaz. 

Tüp Bebek (IVF) Nedir?

Tüp Bebek (IVF) Nedir?

Tüp bebek tedavisi, kadın ve erkek üreme hücrelerinin laboratuvar koşullarında bir araya getirilmesi ve döllenmiş yumurtanın anne rahmine yerleştirilmesi ile uygulanan yapay döllenme tekniğidir. 

Tüp bebek tedavisinde anneden alınan yumurta hücresi ile babanın sperm hücreleri kadın üreme sisteminin dışında laboratuvar ortamında bir araya getirilerek içlerinden bir spermin yumurtayı döllemesi ile embriyo elde edilir. 

Bu şekilde elde edilen embriyonun anne rahmine yerleştirilmesi sonucunda normal yöntemlerle gebe kalamamış kişilerde gebelik oluşturmak mümkün hale gelir. 

Tüp Bebek (IVF) Nasıl Yapılır?

Tüp bebek tedavisi işleminde ilk olarak kadın yumurtalıkları hormon tedavisiyle uyarılır ve olgunlaşan yumurtalar toplanır.

Eş zamanlı olarak erkekten alınan sperm örneği laboratuvar ortamında hazırlanır. Ardından yumurta ve sperm, laboratuvarda döllenerek embriyo haline getirilir.

Oluşan embriyo, embriyo transferi yöntemiyle anne adayının rahmine yerleştirilir. Yaklaşık 2 hafta sonra ise kadına yapılan kan testiyle kandaki Beta HCG düzeyine bakılır.

Tüp bebek tedavisi, çocuk sahibi olmakta güçlük çeken çiftler için uygulanan yardımcı üreme yöntemlerinden biridir. Çocuk sahibi olmak isteyen pek çok birey doğal yollarla bunu sağlayamadığında tüp bebek tedavisine başvurur. 

IVF ise (In Vitro Fertilizasyon), tüp bebek yönteminin bilimsel adıdır. Gelişen embriyolardan en sağlıklı olanları seçilir ve rahme transfer edilir.

Tüp bebek tedavisinde her süreç, her aşama özenle planlanır ve kişinin özel durumuna göre şekillenir. Sonuçta, sağlıklı bir gebelik elde etmek amaçlanır.

Tüp Bebek Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Genel olarak bir tüp bebek süreci ortalama 4 ila 6 hafta arasında tamamlanır. Ancak bu süre kişiden kişiye değişebilir.

Tüp bebek tedavisi, regl döneminin ikinci ya da üçüncü günü başlatılır ve yumurtalıkların uyarılmasıyla devam eder.

Yaklaşık 10-14 gün süren bu süreçten sonra yumurtalar toplanır, laboratuvar ortamında döllenerek embriyo oluşturulur.

Embriyonun rahme transferi ve sonrasındaki 12 günlük bekleme süresi, tedavinin tamamlayıcı adımlarıdır. Bu yöntem, döllenmenin vücut dışında gerçekleştiği, bilimsel adıyla in vitro fertilizasyon sürecidir.

Bu sürecin sağlıklı bir şekilde tamamlanması adına tıbbi planlama, düzenli takip ve kişiye özel uygulamalarla belirlenen, umut dolu bir süreçtir.

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan Yöntemler Nelerdir?

Tüp bebek tedavisinde laboratuvar ortamında döllenen yumurtaların rahme yerleştirilmesinde iki farklı yöntem kullanılır.

Bunlardan ilki olan klasik tüp bebek tedavisinde yumurta hücresi ve sperm hücreleri belirli bir ortamda yan yana bırakılarak kendi kendine döllenmesi beklenir. Diğer yöntem de mikroenjeksiyon uygulamasıdır.

Bir diğer yöntem olan mikroenjeksiyon uygulamasında ise sperm hücreleri özel pipetler kullanılarak direkt olarak yumurta hücresinin içerisine enjekte edilir. Bu iki teknikten hangisinin tercih edilmesi gerektiğine çiftlerin bireysel özelliklerine göre uzman hekimler tarafından karar verilir.

Tedavi sürecinde amaç döllenme ve sağlıklı bir gebeliğin meydana gelebilmesi için en uygun ortamın sağlanmasıdır. 

Tüp Bebek Tedavisinde Aşamalar Nelerdir?

Tüp bebek tedavisi, hazırlık ve değerlendirme, yumurtalıkların uyarılması, yumurta toplama, sperm toplama ve dölleme gibi aşamaları içerir.

Tüm aşamalar ise şu şekildedir:

  • Hazırlık ve değerlendirme
  • Yumurtalıkların uyarılması
  • Yumurta toplama
  • Sperm toplama ve dölleme
  • Embriyo gelişimi ve takibi
  • Embriyo transferi
  • Luteal faz desteği
  • Gebelik testi

Ne Zaman Tüp Bebek Tedavisine Yönelinmelidir?

Yaşı 35’in altında olan ve gebe kalmasını önleyebilecek herhangi bir hastalığı olmayan bir kadın, 1 yıl korunmasız ve düzenli cinsel ilişkiye girmesine rağmen gebe kalamıyorsa mutlaka inceleme altına alınmalı ve gerekli görüldüğü takdirde tedaviye başvurmalıdır.

Yaşı 35’in üstünde olan ya da daha önce gebe kalmayı etkileyen herhangi bir problem yaşayan kadınların ise 6 ay deneme yapmaları yeterlidir.

Bu süre sonunda gebelik oluşmadıysa yaşın daha fazla ilerlememesi ve zaman kaybedilmemesi için bir an önce gerekli tedavi prosedürüne başlanmalıdır.

Prof. Dr. Meryem EKEN, tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen 5 faktörü aşağıdaki videoda detaylı bir şekilde ele alıyor.

Tüp Bebek İşleminde Başarılı Olma Şansı Nedir?

Tüp bebek başarısında anne adayının yaşı ve embriyo kalitesi gibi faktörler büyük önem taşır. Bu nedenle başarı şansı da bu faktörlere göre değişir. 30 yaş altı kadınlarda tüp bebek başarısı %55-60’larda iken 40 yaş üstündeki kadınlarda bu oran %15-20’lere düşmektedir.

Tüp Bebek Tedavisinde SGK Kullanılabilir mi?

Tüp bebek tedavisi, SGK tarafından belirlenen koşulların tamamının karşılanması halinde SGK kapsamında gerçekleştirilebilir. SGK desteğinden yararlanabilmek için eşlerin evli olması ve mevcut evlilikte çocuk sahibi olmaması, kadının 23 yaşından büyük ve 40 yaşından küçük olması, eşlerden birinin en az 5 yıldır genel sağlık sigortalısı bulunması ve en az 900 gün prim ödenmiş olması gerekir. Ayrıca doğal yollarla çocuk sahibi olunamadığını gösteren sağlık kurulu raporu bulunmalı ve tedavi SGK ile sözleşmeli bir üremeye yardımcı tedavi merkezinde uygulanmalıdır.

Gerekli sağlık kurulu raporunun eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesi gibi üçüncü basamak bir sağlık kuruluşundan alınması gerekir. Raporu düzenleyen hastane ile tüp bebek tedavisinin gerçekleştirildiği merkezin farklı olması SGK açısından engel oluşturmaz. Ayrıca son üç yıl içinde uygulanan diğer tedavilerden sonuç alınamadığının belgelenmesi istenir; ancak kadında yumurtalık yetmezliği veya erkekte menide sperm bulunmaması gibi bazı durumlarda bu şart aranmaz.

SGK kapsamında tüp bebek tedavisi en fazla üç deneme için karşılanabilir. Bununla birlikte tedavi tamamen ücretsiz değildir. SGK’nın karşıladığı tutar üzerinden birinci denemede %30, ikinci denemede %25 ve üçüncü denemede %20 katılım payı uygulanır. Özel sağlık kuruluşunun mevzuata uygun şekilde talep edebileceği ilave ücretler, ilaç fiyat farkları veya raporda belirtilen dozların üzerinde kullanılan ilaç bedelleri ayrıca hastaya yansıyabilir.

Yaş değerlendirmesinde embriyo transferinin gerçekleştirildiği tarih esas alınır. Transfer günü itibarıyla 40 yaşını doldurmuş kişiler için SGK karşılaması uygulanmaz. Ancak 40 yaşından önce alınmış geçerli bir sağlık kurulu raporu bulunması ve rapor tarihinden itibaren 30 gün içinde transfer yapılması halinde istisna uygulanabilir.

Başvuru sırasında kimlik belgeleri ve evlilik cüzdanı, üçüncü basamak hastaneden alınmış sağlık kurulu raporu, daha önce uygulanan tedavilere ait belgeler, varsa önceki tüp bebek denemelerine ilişkin kayıtlar ve sigortalılık hizmet dökümü istenebilir.

Sağlık kurulu raporunun düzenlenme tarihinden itibaren altı ay içinde tedaviye başlanması gerekir. SGK uygulamalarında değişiklik olabileceği için tedavi öncesinde güncel koşulların hastane tarafından değerlendirilmesi önemlidir. 

Tüp bebek tedavisi, Medical Park Göztepe Hastanesi’nde, SGK’nın belirlediği uygunluk kriterlerini karşılayan hastalarda SGK kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Elektronik Şahitlik Sistemi Nedir?

Elektronik şahitlik sistemi, tüp bebek tedavisi sırasında hastaya ait sperm, yumurta ve embriyo örneklerinin tedavinin farklı aşamalarında doğru şekilde tanımlanması ve takip edilmesi amacıyla kullanılan dijital bir güvenlik sistemidir. Sistem, üreme hücreleri ve embriyoların başka hastalara ait örneklerle karışma riskini azaltmaya yönelik ek bir kontrol mekanizması oluşturur.

RFID teknolojisi kullanılarak hasta bilgileri ile sperm, yumurta ve embriyo örnekleri otomatik olarak eşleştirilir. Eşleşmeyen bir örnek tespit edildiğinde sistem işlemin devam etmesini engelleyebilir ve kullanıcıyı uyarabilir. Böylece laboratuvar süreçlerinde uygulanan manuel kimlik kontrolleri elektronik doğrulama ile desteklenir.

Elektronik şahitlik sistemi; yumurta toplama (OPU), mikroenjeksiyon (ICSI), embriyo transferi ve embriyo dondurma gibi tüp bebek tedavisinin farklı aşamalarının kayıt altında tutulmasına yardımcı olur. İşlemin hangi personel tarafından, hangi zamanda ve hangi çalışma alanında gerçekleştirildiği sistem üzerinden izlenebilir.

Dondurulmuş embriyoların saklandığı tank içerisindeki konumu da dijital olarak kayıt altına alınabilir. Ayrıca tedavi sürecindeki doğrulama adımlarının kayıtlarından oluşan dijital bir şahitlik raporu oluşturulabilir. Bu sistem hem hasta güvenliğinin desteklenmesine hem de embriyoloji laboratuvarındaki takip ve kayıt süreçlerinin daha sistematik yürütülmesine katkı sağlar.

Elektronik Şahitlik Sisteminin Avantajları Nelerdir?

Elektronik şahitlik sistemi tüp bebek laboratuvarlarında;

  • Hasta ile sperm, yumurta ve embriyo örneklerinin otomatik olarak eşleştirilmesini,
  • Yanlış veya uyumsuz eşleşmelerde sistemin uyarı vermesini,
  • OPU, ICSI, embriyo transferi ve dondurma süreçlerinin kayıt altına alınmasını,
  • Dondurulmuş embriyoların saklama alanındaki konumlarının dijital olarak takip edilmesini,
  • İşlemlerin kim tarafından, ne zaman ve hangi çalışma alanında gerçekleştirildiğinin izlenmesini,
  • Manuel kontrol ve kayıt süreçlerinin elektronik sistemle desteklenmesini,
  • Tedavinin doğrulama aşamalarına ilişkin dijital kayıt oluşturulmasını sağlar.

Erkek Kısırlığında Yeni Sperm Seçme ve Bulma Yöntemleri

Erkek kısırlığında tedavinin önemli aşamalarından biri, mikroenjeksiyon için uygun spermin seçilmesidir. Klasik yöntemlerde sperm seçimi büyük ölçüde spermin hareketi ve mikroskop altındaki görünümüne göre yapılırken, günümüzde bu değerlendirmeyi destekleyen farklı laboratuvar yöntemlerinden yararlanılabilir.

PICSI, IMSI, MACS, mikroakışkan sperm çipleri ve yapay zekâ destekli sistemler; spermlerin hareket, olgunluk ve yapısal özelliklerinin daha ayrıntılı değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Menide hiç sperm bulunmayan azospermi durumunda ise mikro-TESE gibi cerrahi yöntemlerle veya gelişmekte olan yapay zekâ destekli sistemlerle sperm bulmaya yönelik farklı yaklaşımlar değerlendirilebilir.

Bu yöntemlerin tamamı her hastaya rutin olarak uygulanmaz. Hangi yöntemin kullanılacağı sperm özellikleri, önceki tüp bebek denemeleri, döllenme sonuçları ve çiftin genel klinik durumuna göre belirlenir.

PICSI Nedir?

PICSI, ICSI yani mikroenjeksiyon işlemi öncesinde kullanılabilen sperm seçim yöntemlerinden biridir. Bu yöntemde spermler, hiyalüronik aside bağlanma yeteneklerine göre değerlendirilir. Hiyalüronik aside bağlanabilen spermlerin belirli olgunluk özelliklerine sahip olabileceği ve DNA bütünlüğü açısından daha uygun sperm hücrelerinin seçimine yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

PICSI ile seçilen sperm daha sonra klasik ICSI yönteminde olduğu gibi mikroenjeksiyon yoluyla yumurta hücresinin içerisine aktarılır. Yöntem; önceki ICSI denemelerinde başarısızlık yaşanması, tekrarlayan gebelik kayıpları, ileri anne yaşı veya bazı erkek faktörüne bağlı infertilite durumlarında hekim ve embriyoloji ekibinin değerlendirmesi doğrultusunda düşünülebilir.

PICSI'nin amacı daha uygun özelliklere sahip sperm hücresinin seçimine yardımcı olmaktır. Bununla birlikte embriyo kalitesi, gebelik veya canlı doğum başarısı üzerinde her hasta için kesin bir artış sağlayacağı söylenemez; uygulanıp uygulanmayacağı çiftin klinik özelliklerine göre değerlendirilir.

Tüp Bebek Tedavisinin Riskleri Nelerdir?

Tüp bebek tedavisi oldukça umut verici bir süreç olmakla birlikte bazı riskleri de içerebilir. Bunlar arasında çoğul gebelikler, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı, düşük riski, dış gebelik, yumurtalık aşırı uyarılma sendromu, yumurtalık toplama işlemine bağlı komplikasyonlar ve gestasyonel diyabet, doğumsal anomaliler ve psikolojik etkiler yer alır.

Tüp Bebek Tedavisi Fiyatları 2026

Tüp Bebek fiyatları 2026 yılı miktarları hakkında uzman doktor muayenesi olmadan bilgi vermek mümkün değildir. Hastanın durumu, tedavi planı, kullanılacak metoda bağlı olarak tüp bebek tedavisi 2026 fiyatları değişiklik gösterebilir. Tüp bebek fiyatları hakkında detaylı bilgi almak için ulaşmak için sayfa içerisindeki iletişim bilgileri formunu doldurabilirsiniz. 

 

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

 Size özel en uygun tedavi yöntemleri, başarı oranları ve güncel fiyatlar hakkında uzmanlarımızdan detaylı bilgi almak için 444 78 48 numaralı hattımızı arayabilirsiniz.

Elektronik şahitlik sistemi, tüp bebek tedavisi sırasında hastaya ait sperm, yumurta ve embriyoların doğru şekilde tanımlanması ve takip edilmesi amacıyla kullanılır. Manuel kontrolleri elektronik doğrulama ile destekleyerek örneklerin karışma riskinin azaltılmasına yardımcı olur.

Sistem, hasta ile sperm, yumurta ve embriyo örneklerini RFID teknolojisi aracılığıyla eşleştirir. Uyumlu olmayan bir eşleşme algılandığında işlem durdurulabilir ve laboratuvar ekibine uyarı verilebilir.

Yumurta toplama, ICSI, embriyo transferi ve embriyo dondurma gibi farklı laboratuvar aşamalarında kullanılabilir. Gerçekleştirilen işlemler ve doğrulama adımları dijital olarak kayıt altına alınabilir.

Elektronik şahitlik sistemleri, dondurulmuş embriyoların saklandığı tank içerisindeki konumunun dijital olarak kayıt altında tutulmasına yardımcı olabilir. Böylece saklama ve takip süreci elektronik kayıtlarla desteklenir.

Sistem üzerinden tedavi sırasında gerçekleştirilen doğrulama aşamalarını içeren dijital bir şahitlik raporu oluşturulabilir. Raporun kapsamı kullanılan sistemin ve merkezin uygulamalarına göre değişebilir.

ICSI, seçilen spermin doğrudan yumurta içerisine enjekte edilmesi işlemidir. PICSI ise ICSI öncesinde spermlerin hiyalüronik aside bağlanma özelliklerinden yararlanılarak seçim yapılmasını sağlayan yardımcı bir yöntemdir.

PICSI; bazı erkek faktörü infertilitelerinde, tekrarlayan ICSI başarısızlıklarında veya belirli klinik durumlarda değerlendirilebilir. Yöntemin gerekli olup olmadığı çiftin özelliklerine göre hekim ve embriyoloji ekibi tarafından belirlenir.

PICSI'nin amacı sperm seçim sürecini desteklemektir. Ancak yöntemin her hastada gebelik şansını artıracağı garanti edilemez ve elde edilebilecek fayda kişisel klinik özelliklere göre değişebilir.

Azospermi, menide sperm hücresinin bulunmaması durumudur. Bazı kişilerde testis dokusunun belirli bölgelerinde sperm üretimi devam edebildiği için mikro-TESE gibi yöntemlerle sperm aranabilir. Ayrıca sperm hücrelerini laboratuvar ortamında daha hızlı tespit etmeyi amaçlayan yapay zekâ destekli yeni teknolojiler de geliştirilmektedir.

Hayır. İleri sperm seçme ve sperm bulma yöntemleri her tüp bebek tedavisinde rutin olarak kullanılmaz. Yöntem seçimi sperm özellikleri, önceki tedavi sonuçları, döllenme durumu ve çiftin klinik özelliklerine göre kişiye özel olarak planlanır.

Tüp bebek tedavisinde ilk adım, çiftin detaylı bir şekilde değerlendirilmesidir. Hormon testleri, rahim filmi ve sperm analizi gibi temel tetkikler yapılır. Ardından tedavi planı belirlenir ve yumurtalıkların uyarılması için ilaç tedavisine başlanır. 

Genellikle bir tüp bebek döngüsü 1 ila 1,5 ay arasında tamamlanır. Ancak bazı durumlarda hazırlık süreci ve ek uygulamalarla birlikte bu süre 2-3 aya kadar uzayabilir. Süreç, kişinin sağlık durumu ve tedaviye verdiği yanıta göre değişiklik gösterebilir. 

Önce yumurtalıklar ilaçlarla uyarılır ve olgunlaşan yumurtalar toplanır. Laboratuvarda sperm ile döllenen yumurtalardan embriyolar oluşturulur ve en kaliteli embriyolar rahme transfer edilir. 

Tüp bebek denemesinin genel olarak 3 kez yapılması önerilir. Bu sayıdan sonraki denemelerde de gebelik oluşumu ihtimali söz konusudur, ancak şans çok düşüktür.

Kadınlarda 45 yaşına kadar tüp bebek tedavisi uygulanabilir. Ancak 40 yaş üst kadınlarda hamile kalma şansının önemli ölçüde azaldığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle ileri yaştaki kadınlarda tüp bebek tedavisinde başarı oranı daha genç yaşlardaki kadınlara göre düşüktür ve deneme sayısının artırılması gerekebilir.

Tüp bebek tedavisine genellikle adet döneminin 2. veya 3. günü başlanır. Ancak öncesinde çiftin tüm testleri tamamlanmış olmalıdır. Doktorun uygun gördüğü takvime göre süreç başlatılır. Bu nedenle, tüp bebek tedavisi nasıl olur sorusu kişiye özel planlama ile yanıt bulur. Hazırlık süreci ve doğru zamanlama, tedavinin başarısını etkiler.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan hormon ilaçları bazı kadınlarda iştah artışı, ödem veya kilo alımına neden olabilir. Ancak bu durum kalıcı değildir ve kişiden kişiye değişebilir. Kilo alımı, genellikle geçici olup tedavi sonrası dengelenebilir.

Tüp bebek tedavisine başlamak için kadının yumurtalık rezervinin yeterli olması, rahim yapısının uygunluğu ve erkeğin sperm hücrelerinin incelenmesi gerekir. Ayrıca çiftin en az 1 yıl boyunca korunmasız ilişkiye rağmen gebelik elde edememesi önemli bir kriterdir. Her vaka özel olarak değerlendirilir. 

Tüp bebek tedavisinin başarı oranı, çiftin yaşı, yumurta ve sperm kalitesi gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Genç çiftlerde başarı oranı %50’ye kadar çıkabilirken, ileri yaşta bu oran %20-30 seviyelerine düşebilir. Tüp bebek tutma ihtimali, tedavi protokolünün kalitesi ve embriyo gelişimiyle doğrudan ilişkilidir. 

Tüp bebek tedavisinde embriyo transferi öncesinde cinsiyet seçimi mümkündür. Bu işlem, embriyoların genetik testlerle incelenmesi sayesinde gerçekleştirilir. Ancak bu durumun yasal zemini, ülkelere göre değişkenlik gösterebilir. 

Evet, tüp bebek (IVF) yöntemiyle hamile kalan kişiler vajinal doğum yapabilir. Tüp bebekle elde edilen gebeliklerde, eğer annenin ve bebeğin sağlık durumu uygunsa ve gebelik süreci normal seyrederse vajinal doğum mümkündür. Ancak çoğul gebelik, plasenta problemleri ya da annenin sağlık durumu gibi durumlar sezaryen gerektirebilir. Doğum şekline gebeliğin seyrine göre kadın doğum doktoru karar verir.

Vajinal ultrason eşliğinde yumurtalıkların içerisine özel bir iğne ile girilir ve yumurtanın yerleştiği folikül adı verilen içi sıvı dolu yapı boşaltılır. İğne ile alınan sıvı bir tüpün içerisine aktarılır. Tüp içindeki sıvıda mikroskop altında görülebilen oldukça küçük hücrelere sahip yumurta bulunur. Yumurta toplama işlemi ağrılı bir işlem değildir, ancak hastaların rahatsız olmaması için hafif ya da genel anestezi altında yapılması daha uygundur.

Rahim içerisine embriyo transferi oldukça basit ve kısa süreli bir işlemdir. Bu işlem yapılırken öncelikle rahim ağzına uzman doktor tarafından ince plastik bir kateter yerleştirilir. Embriyo, bu kateter aracılığıyla anne rahmine aktarılır. İşlem öncesi süreçte uygulanan yumurta geliştirici iğneler nedeniyle gereken embriyodan daha fazla sayıda embriyo elde edilebilir. Bu durumda transfer edilmeyen kaliteli embriyolar dondurularak saklanabilir.

Embriyo transferinden sonra ilk 45 dakika anne adaylarının dinlenmesi önerilir. 45 dakikanın sonunda hastaneden ayrılmasına izin verilen anne adayının istirahat etmesine gerek yoktur. Günlük aktivitelerine ve iş yaşamına devam etmesinde herhangi bir sakınca bulunmaz. Transferden sonra anne adayı ağır egzersizler, tempolu yürüyüşler gibi spor aktiviteleri ve cinsellik dışındaki tüm normal yaşam aktivitelerine dönüş yapabilir.

Transferden sonra anne adayı ağır egzersizler, tempolu yürüyüşler gibi spor aktiviteleri ve cinsellik dışındaki tüm normal yaşam aktivitelerini sürdürebilir. Özellikle transfer aşamasından sonra ilk bir haftalık süreçte anne adaylarına cinsel ilişki önerilmez. Bunun nedeni yumurta geliştirici tedaviler ve uygulanan işlemler nedeniyle yumurtalıkların bir miktar büyümesidir. Ancak bu uygulamanın gerekliliği henüz bilimsel olarak kanıtlanmış değildir.

Dondurulmuş embriyodan gebelik elde etme oranı, tüp bebek merkezinin laboratuvar kalitesine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Uzman kişiler tarafından elde edilen embriyoların uygun koşullarda saklanması büyük bir öneme sahiptir. 

Sperm sayısının istenilen orandan az olması durumunda mikroenjeksiyon ile tüp bebek tedavisi yapılır. Bu yöntem ile az sayıda sperm elde edilse de başarılı bir döllenme sağlamak mümkün olmaktadır. Menide spermin hiç bulunmaması durumunda ise cerrahi işlem ile testislerden sperm araması yapılır.

Bu konu ile ilgili yeteri kadar çalışmalar olmamakla beraber, çalışmalar gösteriyor ki gebeliğin düşünüldüğü dönemde (prekonsepsiyonel dönem) akdeniz mutfağına öz diyetler (bitkisel yağlar, balık, baklagiller, sebzeler) tüketen hastalarda tüp bebek oranlarının yükseldiği gözlenmektedir. 

Tüp bebek yöntemleriyle oluşan gebeliklerde düşük riski, doğal yolla elde edilen gebeliklerden çok az daha yüksek oranda gözlemlenmiştir. Ne var ki bu sonucun nedeni tüp bebek tedavisinin olmadığı görülmüştür. Düşük riskinin artması kişinin gebe kalmasını engelleyen sebebe bağlanmıştır.

Tüp bebek yöntemini denemiş olan hastaların gebe kalma ihtimalini arttırması amacına dayanan bir yöntemdir. Blastosist transferi bir çok kez sonuç alınamayan yumurta ve sperm hücrelerini bir araya getirerek döllenmeye bırakılması ile oluşan embriyonun 5. günüde göstermiş olduğu gelişim haline denir. Herhangi bir genetik problem olmayan ve yapısal bozukluk tespit edilmeyen kaliteni embriyo laboratuvar ortamında incelenir ve anne adayının rahimine transfer edilir. Bu yöntem büyük oranda başarıyı getirmektedir.

Yumurta toplama işlemi öncesi sadece 3 ile 5 gün arasında cinsel perhiz gerekmektedir, gerekçe olarak sperm sayı ve hareketliliğinin uygun seviyede olması hedeflenmektedir.Transfer sonrası cinsel perhiz konusunda ise hekiminize danışmanız önerilir.

Tüp bebek veya IVF tedavisinde embriyo transferinden sonra gebeliğin tutup tutmadığı genellikle 9 ila 14 gün içinde yapılan kan testiyle belirlenir. Bu test, Beta HCG testidir ve embriyonun rahme tutunup tutunmadığı ortaya konur.

Teşekkürler

En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!


Güncelleme
Güncel Versiyon
Yayınlanma Tarihi:
Prof. Dr. Meryem Eken

Prof. Dr.

Meryem Eken

Tüp Bebek

Bu içeriğin geliştirilmesinde  Medical Park Yayın Kurulu  katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Teşekkürler! En kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz. Sağlıklı günler dileriz!

Makaleye Dön

Sayfa bağlantısı panoya kopyalandı!

Tamam